# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
MAYHEM – Wolf’s Lair Abyss EP
| 06.12.2019

Değişimin sinyalleri dramatik, savaş kapıda!

Emir Şekercioğlu

Maniac ve Blasphemer gibi kendi branşlarında iki ayrı fenomen ve canavar müzisyeni kadrosuna katan Mayhem olaylı ilk albümlerinin sonrasında ve radikal olduğu kadar cesur bir değişim hamlesi olarak yorumlanabilecek ikinci stüdyo albümleri “Grand Declaration of War”un öncesinde, bu yeni müzisyenlerle gerçekleştirdiği elle tutulur ilk çalışması “Wolf’s Lair Abyss” EP’sini 1997’de yayınladı. İçerdiği beş şarkıyla gruptaki müzikal değişimin ziyadesiyle keskin bir doğrultuda gerçekleşmiş olduğunu gösteren çalışma, kaybedilen kanların yerine gelen taze kanların da bir o kadar grubun bünyesine entegre olmaktan öte ona kendilerine özgü bir yön verecek kadar sıra dışı müzisyenlik özelliklerine sahip olduğunu da ispatlıyordu. Bu yeni yön, “Bizden ikinci bir ‘De Mysteriis Dom Sathanas’ beklemeyin, hayal kırıklığına uğrarsınız. “ diyebilecek ölçüde yenilikçi, karakteristik ama tam da Mayhem’den beklenebilecek bir müziğin ve mentalitenin doğasını dışa vuruyordu.

Maniac’ın grubun gelecekteki işlerinde ne kadar baskın bir rol oynayacağını kestirmek intro niteliğindeki “The Vortex Void of Inhumanity”den itibaren kolaylaşıyor. Yalnızca tek bir sözün yer aldığı bu “garip” ve kısa bestede (“Militant men in peaceful times attack themselves”) vokalistin gerek sahip olduğu söyleyiş tarzı gerekse sözlerini oluşturacağı fikriyatın kaynağı doğrultusunda gruba yepyeni bir açı kattığını söylemek mümkün. Parçada geçen sözün manası, felsefe tarihinin gördüğü en büyük ve en “black metal” filozoflardan biri olan Friedrich Nietzsche’nin (1844-1900) İngilizceye “Beyond Good and Evil” şeklinde çevrilen eserindeki şu sözün değiştirilmiş bir versiyonundan geliyor:

“Under peaceful conditions a warlike man sets upon himself”.

Nietzsche ve Mayhem; kendi hâllerinde bile kişide derman bırakmayan iki yoğun ifade biçiminin bir araya gelmesi. Bu bize “Grand Declaration of War”un tema bazında alt metnini sunadursun, üçüncü şarkı “Fall of Seraphs” ile beraber Maniac’ın yalnızca kendi vokal tarzını ortaya koymakla kalmayıp, aynı zamanda bir önceki vokalist Atilla’yı da çağrıştıracak ritüelistik vokal kullanımlarına başvurduğunu görüyoruz. Tiz ve bıçak kesiği gibi ince ince serpiştirilen çığlıkları, kilise korosu stili vokalleri, nutuk atan politik clean vokalleri, uzun ve bağrı parçalayan cinsten başka scream’leri ile Maniac birkaç farklı vokal biçimini birbirine neredeyse eş değer bir başarı düzeyinde icra edebilmesi bakımından çalışmanın en rahatsız ismi statüsüne erişiyor.

Diğer yandan Blasphemer intro dışındaki dört şarkıda da, arkasına Hellhammer’ın ultra agresif davullarını ve yanına Necrobutcher’ın baslarını alarak matkap gibi işitsel alanı kazıyan riflerle kişinin ruhunda oyuklar açarken bilhassa “I Am Thy Labirenth” ve “Ancient Skin” şarkılarında kompozisyon hususundaki yaratıcılığını konuşturuyor. Riflerinin taşıdığı agresiflik düzeyi ilk etapta tepeden aşağı yuvarlanan bir kaya yığını gibi kulağa çullanırken sonrasında kendi içinde gitgide melodik bir alan oluşturduğu ve beraberinde dikkati, tekrar eden notasyondaki bu melodik alana hapsettiği tecrübe ediliyor şahsım tarafından. Hâl böyle olunca Blasphemer’ın rif yazımındaki üslubu, ilhamı ve yarattığı hissi, ilk şarkının isminde var olan “vortex” kelimesinden daha iyi tanımlayan bir kavram bulamıyorum.

“Symbols of Bloodswords”un genelinde ise birkaç yıl sonra çıkacak “Grand Declaration of War” ve “In the Lies Where upon You Lay” bestelerindeki belirli melodilerin bir araya getirilmiş versiyonlarını dinliyoruz. Çalışmanın kapanışını yapan bu beste, önceki şarkılarla oluşturulan ve zihnimizde mevcut olan ikinci albüme yönelik tematik ve müzikal hissiyatı, bu noktada bizzat albümün kendisine ilişkin materyallerle değiştirerek aynı zamanda güzel bir köprü görevi görüyor ve EP’nin genelinin, adeta çıkacak olan albümün uzun soluklu bir intro’su ya da hazırlık evresi gibi bir biçim almasını sağlıyor.

Tüm bunların akabinde bir doğum sancısı gibi müzikal açıdan büyük bir müjdeyle dolu, bir o kadar da yoğun, sert ve keskin bir genel havaya sahip bu tadımlık çalışma Mayhem’in bünyesine aldığı yeni müzisyenlerle ilerleyeceği yoldaki müzikal havayı ve bu bağlamda sergilenecek sanatsal aşırılıkları, radikal farklılıkları ve black metal yorumunu teneffüs ettirmesi bakımından fikir verici bir konumda bulunuyor. Buna ek olarak, oldukça akılda kalıcı partisyonlar barındıran zengin içeriğiyle de dinlemesi keyifli bir icra ortaya koyuyor.

7/10
Albümün okur notu: 12345678910 (5.63/10, Toplam oy: 24)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
1997
Şirket
Misanthropy Records
Kadro
Maniac: Vokal, sözler
Blasphemer: Gitar
Necrobutcher: Bas
Hellhammer: Davul
Şarkılar
1) The Vortex Void of Inhumanity
2) I Am Thy Labirenth
3) Fall of Seraphs
4) Ancient Skin
5) Symbols of Bloodswords
  Yorum alanı

“MAYHEM – Wolf’s Lair Abyss EP” yazısına 2 yorum var

  1. Ouz says:

    Marduk’ların, Immortal’ların, Satyricon’ların CD’lerinin cirit attığı müzik setimde dinlerken beni çılgına çeviren işlerden biriydi bu EP. Black metale yeni yeni başlayan biriyken ve grubun, tür için ne denli büyük bir isim olduğunu bilmeden dinliyordum EP’yi. Tabii “Herifler ne iyi müzik yapıyor” filan diyerek de kendimce Mayhem’i takdir ediyordum. :)

    Emir, ellerine sağlık. Yazıdaki detaylar yine harika. Bu kontrollü kaos için benden 9 çalıştı.

    Noshophoros

    @Ouz, Teşekkür ederim, beğendiysen ne mutlu bana da.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.