# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
EQUILIBRIUM – Renegades
| 03.09.2019

Hem ayranı dökülmüyor hem de başka tatsız olaylar yaşanmıyor.

Grubu bilen her 10 kişinin 11’inde olduğu gibi ben de EQUILIBRIUM’dan “Blut im Auge” sayesinde haberdar oldum. Folk metalin en patladığı dönemlere denk gelen ve o dönem için enteresan diyebileceğimiz klibiyle dikkat çeken şarkı, 2008 çıkışlı “Sagas” albümünün patlamasını ve EQUILIBRIUM isminin folk metal ortamlarında fazlasıyla duyulmasını sağlamıştı.

Sonrasında EQUILIBRIUM tarzını az çok esnetse de temel olarak yakın sularda yüzmeyi sürdürdü ve sonradan çıkan albümleriyle “Sagas”ın etkisini yapamadı. Lakin önemli olan Alman disipliniydi ve grup düzenli olarak albüm yayınlamayı sürdürdü, kitlesini çok fazla olmasa da korudu. Yeni albüm “Renegades”in haberi ilk geldiğinde aklımdan geçen ilk şey “Bu ne kadar kötü bir kapaktır…” oldu. Gerçekten korkunç bir kapağı olan albüm beni ilk andan %0 vurarak ilk andan 4-0 yenik durumda başladı. Ardından klipler gelmeye başladı. “Path to Destiny” klibini ilk gördüğümde ve şarkıyı duyduğumda gerçekten çok acayip şeyler hissettim ve EQUILIBRIUM’un iyicene saldığını düşündüm. Klipte omzunda teyp olan birtakım gencolar bildiğin rap yapıyor ve bildiğimiz EQUILIBRIUM’la alakası olmayan bir müzikal kimlik hasıl oluyordu. Tabii tepkiler de gecikmedi. YouTube’a konmasından itibaren tam 1 ay geçen “Path to Destiny” klibi şu anda 2.100 like, 1.700 dislike almış durumda. Bugüne dek bir metal grubunun bu kadar çok dislike alan bir klibine rastlamamıştım, EQUILIBRIUM bunu başarmış oldu.

Neredeyse her gün bir albüm inceleyen biri olarak ağır aşağılayabileceğim, verip veriştirebileceğim bir albüm geliyor gibiydi ve ender rastlanan bu olay karşısında ağzımın azıcık da olsa sulandığını itiraf etmeliyim. “O kadar kötüyse iyice gömerim ben bunu” türevi düşünceler kafamda oluşmaya başlarken, albüme verilen yüksek notları görmemle “noluyo lan?” hisleri de ufaktan baş vermeye başladı.

Tüm bu ön gömme hazırlığına inat, “Renegades”i ilk dinleyişimde hissettiğim şey çok net bir takdirdi. Çıkardığı 5 albümle sınırlı bir başarı elde etmiş ve bir noktaya kadar gelebilmiş bir grubun büyük oranda “yetti lan artık” deyişi ve tarzını çok daha ilgi çekici bir şeye dönüştürmesi bir anda tüm ön yargılarımı alt üst etti ve kendimi bir anda gömmeye hazırlandığım albümü överken buldum. Burada çok net bir “Reroute to Remains” sendromuyla karşı karşıyayız ve bizi büyük oranda hazırlıksız ve “NE GEREK VAR LAAAAAN??!!!” şeklinde yakalayan IN FLAMES’in aksine, folk metalin sınırlı karakterini aşmak adına büyük çaba sarf eden ve başarılı da olan bir grubun zafer çığlığına tanık oluyoruz.

Klipleri dinlediğinizde karşınızda aşırı cheesy, kolay dinlenir, dandik bir şey olduğunu düşünebilirsiniz ve bu gayet normal. Ancak albümün tamamına ve EQUILIBRIUM’un yapmak istediği şeye baktığımızda grubun gerçekten de akılcı bir karar verdiğini, sürdürülebilir bir yolu seçtiğini görebiliyoruz. “Renegades” folk metal olarak dinlenmemesi gereken, modern bir heavy metal albümü gözüyle bakılması gereken bir iş. Evet zaman zaman çok cheesy, çok formülize, çok jenerik… Ancak tüm bunlar albümün başarılı olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Albümde çok sürükleyici, dopdolu pek çok şarkı var ve her şarkı bir şekilde akıllıca bir yan yansıtmayı başarıyor.

Bazı şarkılarda çok güçlü bir nakarat, bazısında çok akılda kalıcı bir folk melodisi, bazısında süper groove’lu gaz bir şeyler; “Renegades”in neredeyse her şarkısı keyifle dinlenecek bir albüm oluşması için üzerine düşeni yapıyor. Eğer detaylarda kaybolmayıp gayet yüzeysel şekilde sunulan şeyi almaya hazırsanız albümden gerçekten keyif alabilirsiniz. İllaki derinine ineceğim, kurcalayacağım diyorsanız da sıkıntı yok; EQUILIBRIUM şarkıların altyapılarını nakış gibi işlemiş ve yeri gelince 7 telli gitarın gücüyle yeri gelince elektronik unsurlarla capcanlı bir şey ortaya çıkarmış.

Bu açıdan bakınca “Renegades” benim için son dönemin en sağ gösterip sol vuran albümlerinden biri oldu. Bir grup göz göre göre, bağıra bağıra davayı satıyor ve günümüz şartları düşünüldüğünde çok da iyi yapıyor. Ağzıma geleni söylemeye hazırlandığım bu kritikte adamlara “helal lan” demekten kendimi alamıyorum. Dava satılacaksa böyle satılsın arkadaş. Göstere göstere, dibine kadar ama hakkını da sonuna kadar vererek. Albümde THE HOOTERS klasiği “Johnny B”nin iyicene coşkulu, transpoze nakaratlı bir cover’ı da var “Himmel und Feuer” gibi devasa seksenler nakaratlı bir şarkı da var. Aynı zamanda grubun geçmiş zamanlarını hatırlatan bir “Moonlight” da var hayvan gibi blast beat’li “Final Tear” da var, yer yer “kalbim çıt gözyaşım pıt” anlar sunan hayvan gibi “Rise of the Phoenix” de var. Kısacası EQUILIBRIUM bu albümü çok fazla şeyle doldurmuş ve hepsini de akıllıca kurgulayarak ortaya ciddi anlamda dinlemesi zevkli, görkemli bir şey çıkmasını sağlamış. Tekrarlıyorum: kliplere bakınca düşük not vermek, “bu ne lan” demek çok olası, ama albümün bütünü cidden çok mantıklı bir şey ortaya koyuyor.

EQUILIBRIUM “Renegades” ile son zamanlarda dinlediğim en akılda kalıcı, en zekice kurgulanmış ve başarıya dönük işlerden birini yaratmış. Eleştiri gelecektir, kimi kesimlerden en ağır şekilde gelecektir ama bence grup geleceği adına çok iyi bir karar vermiş ve “sal gitsin” demenin özgürlüğünü sonuna kadar, gayet başarılı şekilde kullanmış.

8/10
Albümün okur notu: 12345678910 (4.44/10, Toplam oy: 9)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2019
Şirket
Nuclear Blast
Kadro
Robse: Vokal
René: Gitar, klavye
Dom: Lead gitar
Skar: Bas
Skadi Rosehurst: Klavye
Hati: Davul
Şarkılar
1. Renegades - A Lost Generation
2. Tornado
3. Himmel und Feuer
4. Path of Destiny
5. Moonlight
6. Kawakaari - The Periphery of the Mind
7. Johnny B. (THE HOOTERS cover'ı)
8. Final Tear
9. Hype Train
10. Rise of the Phoenix
  Yorum alanı

“EQUILIBRIUM – Renegades” yazısına 6 yorum var

  1. killyourselfchuck says:

    instagram’ı yalnızca dünyanın çeşitli ülkelerinde bulunan dövme sanatçılarının çalışmalarını görmek ve koleksiyonuma kategorize edilmiş haliyle katmaya çalışan birisi olarak, albüm kapağı bana baya baya (arkadaki şehir binalarını saymazsak) bir dövme çalışmasını andırdı.

    necrobutcher

    @killyourselfchuck, hani sosyal medya kullanmıyordun sen ? varmış işte.

    killyourselfchuck

    @necrobutcher, sosyal medya hesabım var, aktif olarak kullanmıyorum. sanırsam yalnızca iki tane sosyal medya hesabım var. 1 tanesi twitter, sanırım onu dört sene evvel açmıştım ama hiç kullanmamıştım. öbürü de instagram. o da -yanlış olmasın- 2015 yılından kalma. 2015′in başından itibaren dövme modeli koleksiyonu yapıyordum. kendi hoşuma giden tarzda dövmeleri ayırıp flash’a atıyordum. orada da beğendiğim artistlerin kendine has olan çalışmalarını ülkeden tutta, tarza kadar vs. her şeyi ile kategorize ediyordum. o dönemden beride kullanmıyorum işte. onun dışında zaten hayatımda hiç facebook hesabı açmadım ve hala da whatsapp kullanmıyorum. (gerçi whatsapp bir sosyal medya platformu sayılmaz da anladın işte)

  2. Noumena says:

    Path to destiny, 2019 yılında dinlediğim en kötü şarkı. Albümden hiçbir umudum yok ama bu akşam çevireceğim bakalım

  3. agorapocalypse says:

    Yorumlarım tamamen kendi görüşümdür haberiniz ola. Grubun ilk 2 albümü benim için 10/10 dur. Turis Fratyr ve Sagas albümlerini 2008′den bu yana yüzlerce kez dinlemişimdir. bu ayarda bir çok grup olsa da bu denli başarılı bulduğum epik/folk/black metal icra eden başka bir gruba da denk gelemedim. 2. albümden itibaren yaşanan köklü kadro değişiklikleri, ardından 3. albümleri rekreatur sonrası ufak ufak başlayan müzikal çöküş bu albümde dibe vurmaktan ziyade yerin dibine de geçmek olmuş. müzikal olarak basitleşmek nedir ne değildir tanımını yapmışlar. 16 dakikalık mana parçaları var bu arkadaşların enstrümental, onun herhangi bir yerinden seçilecek 3 dakika bile bu albümün tamamına bedeldir. johnny b nice alkollü gecelerimde bana eşlik eder çokta sevdiğim bir klasiktir, onu bile bu denli kötü kavırlamaları bir garip. rap yapmışlar, elektronik müzik, clean vokal koymuşlar vs onlara değinmeyeceğim zira her müziğe açığımdır. ama bu işlere en son bulaşacak gruplardan biri olmalı bunlar ya. garip. IF’in Reroute to Remain gibi bir albüm yapmasından daha da köklü bir değişim bu bence. grubun eski dönemlerinde çalan bir eleman olsam bu albümden yeminle utanırdım. 2/10 veriyorum. bu saatten sonra da ilk zamanları gibi bir şey gelmeyeceğine emin olduğum için equilibrium defterini kapattım.

    düşünün şu parçayı yapan adamlar şu an albüme rap bölümü koyuyor: https://www.youtube.com/watch?v=bpF6gc_o88M

  4. hyshot says:

    Albümde sonlarına kadar dinleyebildiğim iki şarkı var. Himmel Und Feuer ve Moonlight. Bunları da eski soundlarına yaklaştırabildiğim için sevdim. Johhny B de başlarda hoşuma gitti ama dinledikçe sıkmaya başladı. Geriye kalan şarkılar hakkında yorum yapamayacağım maalesef, çok kötüler.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.