# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
İNCELEME: Son Yıllarda Öne Çıkan 5 Black Metal Davulcusu
| 12.08.2019

Black metal davulculuğuna ilişkin temel bilgiler eşliğinde.

Abaddon, Fenriz, Grim, Frost, Hellhammer, Trym, Horgh, niceleri… Black metal tarihi türe yön veren efsanevi davulcularla dolu. Bugün bu büyük isimlerin izinden giden ve türün farklı dinamiklerini farklı bağlamlarda yansıtarak black metal davulculuğunu en iyi şekilde temsil eden birkaç isimden bahsedeceğiz.

Her ne kadar incelemenin başlığında 5 rakamı varsa da bu yazı bir en iyiler listesi değil. İnsanoğlu tarih boyunca listeleri sevmiştir. İslam’ın Beş Şartı, On Emir, Köpeğinizin Mutlaka Sahip Olması Gereken En Sevimli 5 Hırka gibi…

Bu listeler genelde hep 5, 10, 15, 20 gibi 5’in katlarından oluşurlar, ama bence bu akılda kalıcılığı kolaylaşsın diye yapılan bir şeydir. Mesela On Emir’deki “Açgözlülük etmeyeceksin” belli ki liste 10’a tamamlansın diye eklenmiş bir temenni. Tamam adam öldürmemeyi, hırsızlık yapmamayı anlarım da açgözlüysem sana ne birader? Gayet de Dokuz Emir olabilirmiş aslında.

Ne var ki bu listeyi oluştururken konu dâhilinde gerçekten bahsedilmesi gereken insanları düşündüm ve ortaya 5 kişi çıktı. Aklıma gelmeyen altıncı, yedinci birileri varsa yorum olarak yazarsanız onları da konuşuruz.

Bildiğimiz gibi black metal farklı yaklaşımlarla karşımıza çıkan bir metal türü. Bazısı olabildiğince vahşi, agresif icra ediyor ve içini saf kötülükle dolduruyor; bazısı ise içindeki çaresizliği ve tükenmişliği ifade etmek için olabildiğince ızdıraplı bir şekilde sunuyor. Bu yönü dolayısıyla black metalin belli bir atmosferi ve hissiyatı olduğundan elbette ki söz edebiliriz. Bazen dakikalarca aynı tarama rifi tekrar ederek bile etkileyici bir şeyler yaratabilir, gönüllerde taht kurabilirsiniz.

Davulcu listemize geçmeden önce black metal davulculuğundan biraz bahsetmek ve incelemenin altyapısını hazırlamak istiyorum. Black metal karakter icabı negatif bir havaya sahip olduğundan, müziğin temposunu belirleyen davullar çoğu zaman önemli bir rol üstleniyor. Daha çok atmosfer tarafına yüklenen black metal gruplarındaki davulcuların bu esnada konsantrasyon dağıtmamak adına daha sade stiller tercih ettiğini, çoğu zaman sadece dolgu görevi gördüğünü görebiliyoruz. Bu atmosferlerin yaratılması konusunda önemli rolü olan prodüksiyondan dolayı kimi zaman davulların bir miktar arka planda kaldığını ve her bir ayrıntısının duyulması için kasılmadığına da tanık olabiliyoruz. Kimi zaman da az sonra işleyeceğimiz bazı isimlerde de göreceğimiz üzere, davullar belirli grupların sound’ları için büyük önem taşıyor ve çok etkin, baskın rollere bürünebiliyorlar.

Black metal davulculuğunun başlangıcına gitmeden önce, türün karakteristik özelliklerinin nasıl ortaya çıktığından ve günümüze nasıl geldiğinden kısaca bahsedelim. Bildiğimiz gibi black metal davulculuğunun ve dolayısıyla ekstrem metal davulculuğunun temel unsurlarından ikisi double kick ve blast beat’lerdir. Davulculuğa dair diğer teknikler neredeyse tüm müzik türlerinde karşımıza çıkarken, double kick ve blast beat kullanımını neredeyse sadece metal içerisinde görürüz. Yapı itibarıyla uçlarda olmayı, şoke etmeyi, sarsıp şaşırtmayı, korkutmayı, kısacası insanoğlunun duyularını olabildiğince uyararak onu tahrik etmeyi amaçlayan black metal de doğal olarak davulculuğun bu daha sıra dışı tekniklerine dört elle sarılmış ve varoluşunun temelleri arasına yerleştirmiştir.

Duke Ellington’ın 1952 çıkışlı “Skin Deep” parçasında çalan efsane davulcu Louie Bellson, lise yıllarından beri aklında olan double kick kullanımını ilk kez bu şarkıdaki performansıyla davulculuk dünyasına armağan etmiş, sonrasında gelen kimi davulcular da yer yer bu tekniğe başvurmuşlardır (yukarıdaki videoda 1.36). Double kick’in esas kimliğini bulması ve başlıca bir davulculuk tekniğine bürünmesi ise elbette ki metal sayesinde olmuştu.

Olayın metal ve black metal boyutuna geçtiğimizde double kick’lerin yetmişlerin sonlarından itibaren etkin şekilde kullanıldığını görüyoruz. Black metalin en ilham verici insanı diyebileceğimiz Quorthon, hayatındaki ilk double kick davulları MOTÖRHEAD’in 1979 çıkışlı klasik şarkısı “Overkill”de duyduğunu söylüyordu. Benzer şekilde VENOM’ın 1982 tarihli kült albümü “Black Metal”de Abaddon’un çeşitli double kick kullanımlarını duyabiliyoruz. Bilhassa “Countess Bathory”nin nakaratı bunun için güzel bir örnek.

BATHORY’den devam edersek, Quorton’un ilk albümü kaydettiği sırada bazı şarkılarda double kick kullanmak gibi bir niyeti olsa da kayıt ortamının şartlarından dolayı bu pek de mümkün görünmüyordu. İki çok küçük odadan oluşan kayıt ortamında, davulun çalınacağı yer kullanılmış araba parçalarıyla dolu bir odadan ve bu odadaki minik bir davuldan oluşuyordu. Sadece bir kick, bir trampet ve bir de zil içeren bu davulla double kick çalmak mümkün olmadığından, Quorton ve davulcu Stefan Larsson çareyi kick’i bu araç parçası dolu kutulardan birinin üstüne koymakta ve uçlarına kumaş sarılı bagetlerle, yani elle çalmakta bulmuşlardı. Albümdeki şarkılardan “Raise the Dead”in sonundaki double kick davullar, sanıldığı gibi ayakla değil elle çalınarak albüme eklenmişti.

Aynı dönemde ortaya çıkacak bir diğer efsane Dave Lombardo ile iyice üst bir noktaya çıkan double kick’ler, bilindiği gibi sonradan black metal davulculuğunun olmazsa olmazları arasına girerek standart bir ögeye dönüştü.

Black metal ve davul dendiğinde akla gelen esas şey ise elbette ki blast beat’ler. Türün hızını, vahşetini, kaosunu veren başlıca unsurlardan olan blast beat’in kökenine gittiğimizde muhtemelen çeşitli kabilelerle, orman insanlarıyla karşılaşacağız, ancak modern müziğe baktığımızda ilk blast beat’lerin 50’lerin caz davulcuları tarafından öyle ya da böyle çalındığını görüyoruz. ABD’li grup ATTILA’nın 1970 çıkışlı şarkısı “Brain Invasion”ın 02.00’sinde çok net bir örneğine rastladığımız tekniğin metale entegre edilmesi ise sanıldığı gibi NAPALM DEATH’e değil, ondan 4-5 yıl öncesine dayanıyor.

Her ne kadar “blast beat” terimini ilk kullanan grup NAPALM DEATH olsa da grubun 1987 çıkışlı ilk albümü “Scum”dan 4 yıl önce D.R.I.’ın “No Sense” adlı şarkısında çok net blast beat’ler mevcut. Aynı şekilde SEPULTURA (“Antichrist”), S.O.D. ve SARCÓFAGO da NAPALM DEATH’ten önce blast beat kullanan gruplar arasında. Yine benzer şekilde REPULSION 1986’da çıkan “Slaughter of the Innocent” demosunda blast beat’e yer verirken, SIEGE ve ANTISOCIAL gibi hardcore punk grupları da olay henüz NAPALM DEATH tarafından benimsenmeden önce bu tekniği kullanmaya başlamışlardı.

Olayın black metale tezahür etmesi ise seksenlerin ikinci yarısına dayanıyor. Her ne kadar BATHORY ve HELLHAMMER gibi gruplar hızlı tempolara çıktılarsa da blast beat olarak kabul edebileceğimiz ilk kullanımlardan biri şüphesiz ki SARCÓFAGO’nun “Sathanas” şarkısında karşımıza çıkıyor. Birinci dalga black metalin hemen ardından gelen Norveçli gruplarda zaten bu tekniği sıklıkla görmeye ve kanıksamaya başlıyoruz. Bugün baktığımızda blast beat, DARK FUNERAL’ın buz gibi akorlarında da ALCEST’in shoegaze’le yoğrulan narin melodilerinde de karşımıza çıkıyor ve black metalin en önemli yapı taşlarından biri olarak kullanılıyor.

Bu girişin ardından incelememizin konusuna, yani son yıllarda karşımıza çıkan ve bahsedilmesi gerektiğini düşündüğüm 5 black metal davulcusuna gelebiliriz. Bahsedeceğim isimleri sahne isimlerini göz önünde bulundurarak alfabetik olarak sıraladım, yazının başında da dediğim gibi sizler de hakkında konuşulması gerektiğini düşündüğünüz isimleri yorum olarak yazabilirsiniz.

Listemize sağlam bir giriş yapıyoruz ve günümüz black metal davulculuğunun en önemli isimlerinden biriyle başlıyoruz.

1- DARKSIDE (MACIEJ KOWALSKI) – MGŁA, KRIEGSMASCHINE

Günümüzde black metal davulculuğunun sınırlarını genişletebilecek birileri varsa, bunlardan birisi kesinlikle Darkside, yani Maciej Kowalski’dir.

1984 yılında Kraków’da doğan Darkside, bilinen ilk grubu olan GODERAK ile birlikte 2001 yılında ortamlara atıldı. O sırada 17 yaşında olan Darkside, 20’li yaşlarının başlarında Polonya’nın hatırı sayılır gruplarından THY DISEASE ve DARZAMAT’ta, ardından da tam anlamıyla bir black metal oluşumu olan MASSEMORD’da baget salladı. Günümüzde hızından ziyade yaratıcılığı ve tekniğiyle öne çıkan Darkside, MASSEMORD’daki günlerinde bu iki özelliğindense hızı ve agresifliğiyle kendini belli ediyordu.

2000 yılına geldiğimizde Darkside, arkadaşı M. (Mikołaj Żentara) ile birlikte önce MGŁA’yı, ardından da 2002 yılında KRIEGSMASCHINE’i kurdu. Yıllar içerisinde olgunlaşan ve günümüzde adları black metalin en tepelerinde yer alan bu iki grup, Darkside’ın modern black metal davulculuğu adına gerçek bir ilham kaynağı olmasını sağlamakla kalmayacak, adeta black metal davulculuğunun yeni standartlarını belirleyecekti. Darkside’ın MGŁA’da yaptığı sıra dışı ve aşırı karakteristik şeyler zaman içinde iyice öne çıkmış, davulcu özellikle “Exercises in Futility”deki performansıyla büyük övgü almıştı.

Darkside’ı Darkside yapan şeylerin başında zil kullanımı geliyor. Olayı agresifleştirmektense sofistikeleştirmeyi yeğleyen Darkside, bu ağır başlı ama son derece usta tarzıyla MGŁA müziğinin de değer kazanmasını sağlıyor. Blast beat konusunda aşırı derecede rahat bir stili olan davulcu, en büyük artısını ise davul yazımından alıyor. Bu noktada MGŁA’dan çıkıp KRIEGSMASCHINE’e geçebiliriz, zira neredeyse hiç blast beat içermeyen “Enemy of Man” albümündeki inanılmaz davul yazımının üstüne bir de “Apocalypticists” albümünde yaptıklarıyla Darkside’ın değeri bir kez daha anlaşıldı. Sitemizde okur oylarıyla 2018’in en iyi albümü seçilen “Apocalypticists”, içerdiği muazzam davul performansı ve black metalin sınırlarını zorlayan davulculuk fikirleriyle gerçekten de ders niteliğinde gösterilebilecek bir çalışma. Darkside’ın bu albümde yaptığı kimi şeyler, “black metalde bunlar kullanılabilir mi?” sorusunu akıllara getiriyor ve bu soruyu “İyi yapılırsa öyle bir kullanılır ki” şeklinde yanıtlayarak bir gövde gösterisine dönüşüyor.

Yukarıdaki şarkıya baktığımızda, girişteki Tomas Haake etkili davullarla afallayan dinleyici, Darkside’ın çok seyrek video yüklediği YouTube kanalından da yayınladığı şu zil bölümünde (şarkının 3.24’ünde başlıyor) ise kendinden geçiyordu.

Bu gibi örnekler Darkside’ın elinin dokunduğu her şarkıda kendini belli ediyor. Gerek MGŁA gerekse KRIEGSMASCHINE’de duyduğumuz davullar gerçekten de alışık olduklarımızdan çok farklı, caz başta olmak üzere farklı tarzlardan alınan ilhamlarla bezeli ve olayı adeta bir davulculuk dersine dönüştürüyorlar.

Tüm bu özelliklerinden dolayı Darkside benim için günümüzün en önemli black metal davulcularından biri ve belli açılardan bakıldığında ortamlarda onun kadar yaratıcısı, iyi davul partisyonu yazanı ve şarkılara bu denli yön vereni var mı, gerçekten emin değilim.

***

2- DOMINATOR (NILS FJELLSTRÖM) – DARK FUNERAL, 1349, AEON, NORDJEVEL

Listemizin ikinci sırasında black metal dünyasının hız konusundaki liderlerinden olan ve acımasızlığını yer aldığı her projeye taşıyan Dominator, yani Nils Fjellströn var. Dominator elbette ki uzun yıllardır black metal ortamlarında baget sallıyor, bu yüzden ona son dönemde demek biraz ters kaçıyor. Ancak son dönemde yer aldığı projelerden dolayı onu da bu listeye katmamak olmazdı.

1981 yılında Stockholm’de doğan ve bilindiği kadarıyla davulculuk kariyerine 1998 yılında yer aldığı ODHINN ile başlayan Dominator, 90’ların sonlarında çeşitli melodik death metal grupları da dâhil farklı türlerde gruplarda çalıyordu. AEON ve SANCTIFICATION gibi adı daha çok bilinen death metal gruplarıyla çaldıktan sonra, 2009 yılında DARK FUNERAL’ın “Angelus Exuro pro Eternus” albümünde yer alarak black metal dünyasına adımını atmış oldu. Atış o atış; sonrasında Dominator 1349’dan MYRKSKOG’a, tekrar DARK FUNERAL’dan NORDJEVEL’e kadar pek çok önemli grupta yer aldı.

Solak bir davulcu olan Dominator’ın stiline baktığımızda öncelikle soluk aldırtmayan bir sürat görüyoruz. Zamanında aşırı fazla çalıştığı ve bu hızlarda bu denli ustalaşmak adına büyük emek verdiği, tüm performans videolarından görülüyor. Dominator’ın tarzını oluştururken Dave Lombardo’nun seksenlerde SLAYER’la yaptıklarından ilham aldığını düşünüyorum. Çılgın atan ataklarından belli bir Lombardo’culuk seziliyor. Aynı şekilde Kevin Talley benzeri trampet alto gezintileri de dikkatimi çekiyor. Bu noktada biraz teknik işlere girersek, Dominator’ın inanılmaz hızlara çıkmasını sağlayan başlıca şey blast beat sırasında bageti French grip tekniğiyle tutması ve sadece parmaklarını kullanması (ilgileniyorsanız German grip ve American grip‘e de YouTube’dan bakabilirsiniz). Bu sayede bageti müthiş bir hızla indirip kaldırarak benzersiz blast beat hızlarına ulaşabiliyor. Altoları dolaşarak atak yaptığı sırada ise parmak kullanımından bilek kullanımına geçiyor ve tamamen kavradığı bagetleri bilek hareketiyle vurarak dehşet bir güç uygulamayı başarıyor. İşte Dominator’ın benzersiz gücü ve agresifliği bu şekilde ortaya çıkıyor.

Her şeyini hıza veren ve şarkıya bir şey katmayan pek çok azman black metal davulcusunun aksine, Dominator’ın olduğu albümlerde grubun ve müziğin yukarıya çıktığını ve daha tehditkâr olduğunu görüyoruz. Eminim kendisiyle çalışan gruplar da albümlerini yazarken ve albümde Dominator’ın çalacağı belli ise ona göre daha ekstrem hızlara çıkan bölümler yazarken daha rahat davranıyorlardır. DARK FUNERAL ve NORDJEVEL gibi hızın önem taşıdığı gruplarda Dominator’ın bu denli kendini belli eden ve şarkıya fikir katan şeyler yapabilmesi gerçekten takdire şayan.

Yukarıdaki videodan da görüleceği üzere, sahnede 1349’a eşlik ederken Frost (sav)’ın yazdığı davulları bile zorlanmadan, yer yer aktif dinlenme ile çalabilen bir hayvan kendisi. Lakin yine yukarıdaki videodan görüleceği üzere bu hızlara çıkması neticesinde belirgin şekilde öne doğru eğilme eğilimi gösteriyor. Bu durum ileride onun için sorun yaratır mı, çeşitli sıkıntılar çeker mi bilmiyorum ama belki boyundan belki de alıştığı davul kurulumundan ötürü bazen onu izlerken çok da sağlıklı oturmadığı izlenimine kapılabiliyorum. Yine de bu hızlara bu şekilde çıkılabiliyorsa isterse bağdaş kurup otursun. Şu videonun 1.07-1.40 arasından Dominator’ın hız açısından ne denli eşsiz olduğu gayet açık şekilde görülebilir.

***

3- FREDRIK WIDIGS – MARDUK, NORDJEVEL, KRAANIUM, ENTRAILS

Listemizdeki diğer bir isim 1988 Stockholm doğumlu davulcu Fredrik Widigs. Diğer dört ismin aksine black metal grubundan çok death metal grubunda çalan Widigs, black metal kamuoyunun karşısına MARDUK davulcusu olması sayesinde çıktı.

2015-2018 arasında MARDUK’un “Frontschwein” ve “Viktoria” albümü ile NORDJEVEL’in kendi adını taşıyan ilk albümünde çalan Widigs, kısa sürede türün takipçileri tarafından tanındı. Bunun başlıca sebebi, MARDUK’a gelmeden önce çaldığı pek çok brutal death metal grubundan edindiği kondisyon ve hayvanlığı, “Frontschwein” gibi bir albüme aktarmasıydı.

Fredrik Widigs’in MARDUK’a girişi, birini yukarıda gördüğümüz YouTube videolarının da etkisiyle oldu aslında. “Wormwood” ve “Serpent Sermon” albümlerinde çalan Lars Broddesson’un yoğun sırt ağrıları nedeniyle gruptan ayrılmasının ardından davulcu bakan MARDUK, zaten bir dolu brutal death metal, death metal ve black metal grubunda çalmışlığı olan Fredrik Widigs’i bu videolardaki performansı sonrasında gruba dâhil etti. MARDUK gitaristi Morgan Håkansson, bir röportajında Broddesson’un sırt ağrıları nedeniyle setlist’i onu zorlamayacak şarkılardan oluşturmak durumunda kaldıklarını ve Widigs’in gelişiyle bu durumun ortadan kalktığını, MARDUK konserlerinin eski vahşetine kavuştuğunu söylemişti.

İlham aldığı davulculardan bahsederken öncelikle Derek Roddy, Tim Yeung, Dave Culross, Kevin Talley ve Reno Kiilerich gibi isimleri sayan Widigs’i özel kılan şeylerin başında mükemmel tekniği sayesinde konserlerde şarkıları kusursuza yakın çalması geliyor. Aşağıdaki videodan da görülebileceği üzere şarkı boyunca devam eden tüm blast beat’leri tek ayağıyla yapan Widigs bu sayede Frost akımının günümüzdeki en öküz temsilcilerinden biri hâline geliyor ve her türlü küfrü hak ediyor.

Fredrik Widigs’le ilgili ilginç durumlardan biri de davulcunun şu anda herhangi bir grupta çalmıyor oluşu. YouTube kanalına ara ara video atan Widigs yaptığı açıklamada davulculuğu bırakmadığını ancak artık öncelikli olarak davulcu olmaktansa mimarlık çalışmalarına ağırlık vereceğini duyurdu. Yine de 2015 yılında yazılan ve bu sene çıkması beklenen yeni ANGMAER albümü ile birlikte yakında kendisinden bir şeyler duyacağız gibi duruyor.

***

4- KÉVIN PARADIS – SVART CROWN, AUTOKRATOR, DRASTUS, SHINING, MELECHESH, BENIGHTED

1991 doğumlu Fransız davulcu Kévin Paradis listemizin şu an için az bilinen ancak yakın zamanda adından çokça söz ettireceğini düşündüğüm tek ismi.

Ekstrem metal davulculuğuna dair her şeyi çalabilen ve black metalden teknik death metale kadar pek çok farklı tarzı hakkını vererek icra eden Paradis, özellikle son 2-3 yılda muazzam bir üretkenlikle çok sayıda grubun önemli albümlerinde yer almayı ve hepsinde de destan yazmayı başardı.

Çok aktif kullandığı bir YouTube kanalı olan ve esasında bir session davulcu olması sebebiyle farklı tarzlardan kayıt ve cover videoları paylaşan Paradis’in esas gücü çok yönlülüğünden geliyor. Bu yıl çıkan önemli black metal albümlerinden DRASTUS – “La croix de sang” ve MUSMAHHU – “Reign of the Odious”ta çalan Paradis, son yılların enteresan gruplarından AUTOKRATOR ve SEROCS’un da son albümlerinde baget salladı. Black metal adına listedeki diğer isimler kadar tanınmayan Paradis’i kısa zamanda daha önemli grup ve albümlerde de göreceğimizi düşünüyorum. SHINING ve MELECHESH gibi kalburüstü gruplarla konserlere de çıkan Paradis, YouTube kanalı sayesinde dünyanın farklı yerlerinden pek çok black metal ve death metal grubuna hizmet sunmaya devam ediyor.

***

5- MENTHOR (Manuel Rodrigues) – ENTHRONED, NIGHTBRINGER, BESTIA ARCANA, ANTAEUS

Listemizdeki son davulcu, esrarengiz kimliğiyle pek de fazla bilinmeyen ancak hep sağlam gruplarda ve önemli albümlerde çalan Portekizli davulcu Menthor.

Son 2 ENTHRONED albümünde, son 2 NIGHTBRINGER albümünde ve son BESTIA ARCANA albümünde çalan bu gizemli davulcu, gerçek bir hayvan olması sayesinde ANTAEUS gibi şakası olmayan gruplar tarafından da tercih ediliyor. ANTAEUS’un son albümü “Condemnation”daki davullardan sorumlu olan Menthor, yine bu yılın en değerli black metal çalışmalarından AORATOS – “Gods Without Name”de de hünerlerini sergilemişti.

2003’ten bu yana çaldığı grupların tavırlarından ve hakkında az bilgi olmasından, Menthor’un soyut temalara meraklı bir insan olduğu izlenimini çıkarabiliriz. Gerçekten de çaldığı grupların büyük kısmında okült bir hava var ve Menthor’un bunu bilinçli olarak tercih ettiğini düşünüyorum. Deneysel black metal yapan gruplardan, grup elemanlarının kimliklerinin belli olmadığı gruplara; Menthor genelde hep bir karanlığın içinde durma eğilimi gösteriyor.

Son olarak yeni ENTHRONED albümü “Cold Black Suns”da duyduğumuz Menthor’un en ön planda olduğu grup da doğal olarak ENTHRONED. 7 yıldır grupta yer alan Menthor bu arada pek çok yan projede görev yaptı ve son 5-6 yılda yaklaşık 15 albümde yer alarak üretkenliğini ve çok yönlülüğünü gösterdi.

Listenin ilk üç sırasındaki isimler kadar dikkat çekmese de çaldığı grupların kalibresi düşünüldüğünde Menthor da son yılların önemli black metal davulcuları arasına adını yazdırıyor. ABD’li black metal insanı Naas Alcameth’in pek çok projesinde yer almasının yanı sıra, ANTAEUS tarafından tercih edilmesi de Menthor’un boş olmadığını net şekilde gösteriyor. Menthor’u daha uzun yıllar çok önemli black metal albümlerinin davul taburesinde otururken göreceğimize eminim.

Böylece listemizin sonuna geldik. Yazıda da dediğim gibi, listede bahsedilmeyen ama son dönemde türe yeni bir şeyler kattığını, çok karakteristik bir tarzı olduğunu veya sadece çok iyi çaldığını düşündüğünüz başka black metal davulcuları varsa aşağıya yazarak konunun genişlemesini sağlayabilirsiniz. Tabii geçmişte tarih yazan efsane davulcuların daha fazla insan tarafından görülmesi gerektiğini düşündüğünüz performanslarını da paylaşırsanız mutlu oluruz, yeni bir şeyler keşfederiz.

Bu tarz başka inceleme fikirleriniz varsa onları da belirtmekten çekinmeyin. Bir sonraki incelemede görüşmek üzere.

Albümün okur notu: 12345678910 (9.00/10, Toplam oy: 16)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
Şirket
Şarkılar
Web
  Yorum alanı

“İNCELEME: Son Yıllarda Öne Çıkan 5 Black Metal Davulcusu” yazısına 26 yorum var

  1. şeyh hulud says:

    Benim açımdan Darkside’ın en özel yanı show off yapan davulcu iticiliğine düşmeden her zaman yeteri kadar yaratıcı ve eğlenceli kalmayı başarması. İşin teknik yönünden hiç anlamam ama dinlerken darkside kadar eğlendiğim başka davulcu yok.

  2. Ouz says:

    Yıllar önce burada Kevin Paradis videosu paylaştığımı hatırlıyorum, hatta şu video bile olabilir:

    https://youtu.be/u3r5ohONGuQ

    Herifin zaman içerisinde bu kadar tanınacağını hiç tahmin etmezdim, çok başarılı bir arkadaş, yolu açık olsun.

    Frost için (sav) yerine (ks) demek daha uygun olur bence. :) Bir de açgözlülük iyi bir şey değil, yönetici konumuna gelen insanların açgözlülüğe kapılmalarının neler mal olduğunu bugün bile görüyoruz. Her taraf talan ediliyor, doymak bilmez yöneticiler yüzünden hayvan gibi vergilere maruz bırakılıyoruz vs. Kısacası, emir gayet yerinde. Tüm emir ve yasaklar gibi uymak/uymamak bireye kalmış.

  3. Retrokafa says:

    Black Metal’de davul,çok önemsiz bir şeydir…
    -fENRİZ-

  4. ali says:

    Elinize sağlık!

  5. Ubeydullah İndiroğlu says:

    Kriegsmaschine hiç dinlememiştim, bateristlerini bu yazıda görünce bir kulak verdim. Şahaneymiş lan. Sırf bateri partisyonları için dinlenir.

    Bu Maciej denen herif kesinlikle bir Progressive Metal projesinde yer almalı.

  6. Dysplasia says:

    darkside (ve ekürisi m.) uzun zaman sonra beni black metale tekrar ısındıran adam oldu. madem black metalde bunları yapabiliyordunuz da niye şimdiye kadar dümdüz blast beatlerle işi savsakladınız? şu residual blight’ın gitar rifflerini bu listedeki veya popüler çoğu diğer black metal davulcusuna verin, üzülürsünüz.
    şahsen kendisini daha güçlü bir davul prodüksiyonuyla daha farklı türlerde de duymak isterim.

  7. Vatoz says:

    Çayı böreği aldım okuyorum. Elinize sağlık

  8. den4x says:

    Kriegsmaschine’i geçen sene spotify yerine tidal kullandığımdan dinleyememiştim, acayip merak etmeme rağmen niyeyse youtube’da falan da bakmadım. tam beklediğim gibi çıktı albüm. bu tip black metal acayip keyif veriyor. mgla, kriegsmaschine, blaze of perdition, nightbringer yanında hate ve enthroned’un bu seneki albümleri. niye saydım şimdi, normalde çok black metal dinlemememe rağmen bu bateristlerin albümlerini hep dinlemişim.

  9. P L A G U E says:

    Beynine sağlık, baya güzel olmuş makale, klas adamlara değinmişsin. Bunların haricinde çok beğendiğim en azından enthroned – tetra karcist te show yapan ‘alsvid’ reizi anmış olayım. https://www.metal-archives.com/artists/Alsvid/10243

  10. Emre says:

    Darkside’In ismini diğerleriyle birlikte anmak ne kadar anlamlı emin değilim. Black metal değil de genel olarak ekstrem metal listesi olsa bana diğerlerinin oradaki varlığı gayet yersiz görünürdü açıkçası.

  11. Evelin says:

    biraz yalan liste dogrusu soyle olmali

    1.DOMINATOR
    2.DOMINATOR
    3.DOMINATOR
    4.DOMINATOR
    5.DOMINATOR

  12. D says:

    Abi eline saglik, keyifle okudum. Ben de oyumu darkside reyizden yana atip kaciyorum. Bir de basima bir is gelmeyecekse, darkside dinlerken aklima hep jamie saint merat geliyor. Muziklerine kattiklari farkli tatlar hosuma gidiyor.

    Eklemek istedigim tek bir isim var, o da gercekten varsa eger deathspell omega davulcusu. Eger programliyorlarsa da, yazan arkadasin oldukca basarili bir kulagi var :D

    Godless Killing Machine

    @D, programlamiyorlar, en son verdikleri röportajda acikca program olmadigini, davulların bir insan (?) tarafından calindigini söylediler.

    D

    @Godless Killing Machine, Dogru diyorsun, hatirladim. Yine de pek inandirici gelmiyor :D

  13. Gökçen says:

    Kesinlikle Erce Arslan

  14. HaNNibaL says:

    Darkside’ın davul yazımı müziğe çok farklı tatlar katıyor. Dominator hayvanlık hiç o konuya girmeyelim

  15. hickdead says:

    ellerine sağlık abi. yazı güzel, liste makul.

    dominator’ın dark funeral ve aeon ile yaptığı albümleri de, davulculuğunu da beğeniyorum. yalnız yazıda yer alan dark funeral videolarındaki manzara nedir arkadaş? böylesine yetenekli bir adamı bu kadar komik giydirme fikri zamanında kimin aklından çıktıysa onun ben bu hayattan payına düşeni sikeyim.

    bu arada hazır black metal ve davulculuktan bahsetmişken şu arkadaşı da anmak iyi olur. eleman paracletus’tan bu yana çıkan bütün dso albümlerini baştan sona tek seferde çalıyor. yer yer tuşesi dinamikliğini yitirse de (e bir zahmet) çok yetenekli bir arkadaş;

    https://www.youtube.com/watch?v=NOZ7ILTSdLM

    Ahmet Saraçoğlu

    @hickdead, teşekkürler. Link’ini verdiğin eleman cidden bay sayko bir arkadaş. İzlerken ara ara “ya birader siktir git harbiden” falan diyorum ahah. Hem deli cesareti hem de deli gücü var çocukta.

  16. dice says:

    inceleme ile başlayan her yazını ayıla bayıla okuyorum

  17. mardukcan belphegorgil says:

    Nick Barker emice üstüne tanımam birde proscriptor dayı var absugillerden değişik bir dayı

  18. Horrendous says:

    Sıfat bulamıyorum.

    https://youtu.be/wcsTJ1n2jkE

    Aşırı iyi inceleme Ahmet Abi bu arada ellerine, ritmine sağlık.

    Ahmet Saraçoğlu

    @Horrendous, sağ olasın. Video efso. İzlemeye doyum olmuyor Darkside’ı. Adam cübbesinin içinde sessiz sedasız ders veriyor resmen.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.