# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
CIRITH GORGOR – Sovereign
| 08.04.2019

Başkası olma kendin ol, böyle çok daha güzelsin.

Oğuz Sel

PA için hazırladığım birinci ve yüzüncü yazı için kritiklerini özellikle denk getirdiğim Cirith Gorgor, benim için özel gruplardan biri. Her ne kadar bu yazı, 280 sayısına denk gelse de (300’e az kaldı, ha gayret) kısmet bu sayıyaymış diyorum. Belki bunun anlamını/böyle denk gelmesini ileride keşfederiz, böyle gariplikler oluyor hayatta ne de olsa. Gariplikler demişken albüme geçmeden, gelin bir şeyler anlatayım size.

Size özel anlar yaşatan ya da alelâde gibi görünen olağan dışı anları sizin için unutulmaz kılan müzikler/ses bütünleri üreten gruplara yaklaşımınız ister istemez farklı oluyor. Bu “alelâde gibi görünen olağan dışı anları” açayım hemen. Bulunduğunuz acemi birliğinde, -20’lere yaklaşan hava sıcaklığında, sabahın kör saatindeki içtimadan sonra kahvaltı için toplu hâlde sırada beklerken bölük çavuşu her zamanki gibi fırça atıp sıradakileri düzene sokmaya çalışıyordur. O an için sizi o ortamdan soyutlayacak bir şeylere ihtiyacınız vardır ve pek çok metalci gibi sizin için de kaçış yolu, içinizden bir şeyler mırıldanmaktır.

Kasım 2007’de, Erzincan’daki acemi birliğine teslim olmadan ne kadar süre önce olduğunu hatırlamıyorum ama Bunaltı’dan indirdiğim Cirith Gorgor’un kendi adını taşıyan albümüyle türün en iyi işlerinden birini dinlemeye başladığımı anlamıştım. Zaten acayip akılda kalıcı şarkılar içerdiği için ezberlemem kısa sürmemişti albümü. İşte yukarıdaki sahneyi yaşarken de yine grubun, o albümünden The Black Hordes parçasının 7:49’da giren kısmını mırıldanmaya başladım. Buraya kadar her şey normal; ilgili kısmı dinlemeye başlarsanız, sekizinci dakikadan itibaren aralıklarla karga seslerinin geldiğini işitebilirsiniz. İşte “alelâde gibi görünen olağan dışı anlar” sözüyle bu anı kastediyordum çünkü benim mırıldanmaya başladığım bölümün akabinde gelen karga seslerini, zihnimde değil, gerçekten duymaya başladım yemek sırasındayken. Kargalar, zaten birliğin biraz dışındaki çöplerden besleniyordu, acemi birliğindeki sabah görevim çöp taşımak olduğu için iyi biliyordum ama şimdiye kadar “gak”lamalarını, mırıldandığım herhangi bir şarkıya denk getirmemişti bu garip canlılar. Buna tesadüf diyebilirsiniz, bu bana göre tesadüften çok öte bir şeydi ve inanın; o günlere dair net hatırladığım birkaç sahne varsa, bunlardan biri “o” andır.

Kaderin bir cilvesi midir, kozmik güçlerin beni ve grubu taşıdığı yerle mi ilgilidir bilemiyorum ancak Cirith Gorgor’un yeni albümü “Sovereign” de 2011 çıkışlı “Der Untergang… / Победа!!!” gibi savaş/askeriye temelli bir yapım.

Grubun, üye ve zihniyet değişiklikleriyle kendini bulmaya çalıştığı, ortaya koyduğu materyallerden belli oluyordu. Ekibin; farklı temaları ele alması, karanlık tarafa daha fazla yanaşmaya çalışması, kendi deyimiyle artık apocalyptic black metal yapması filan, hep bundandı. Yansıtılan tema, kendilerine uygun gördükleri sıfatlar vs. ortaya konan eser, çok da iyi olmayınca biraz havada kalıyor açıkçası. Bunun örneğini, grubun 2016 çıkışlı albümünde görmüştük. 2017 çıkışlı EP ise az ama öz şarkı içermesiyle daha çok Cirith Gorgor, daha çok müzikti. Her iki yazıda da ortak bir konudan bahsediyordum; “tını”. Grubun imzası hâline gelen akorlar, akorların kullanılış şekilleri, mini melodicikler, ortaya konan şarkıların dinlenebilirliğini arttırırken tüyleri de hafiften diken diken ediyordu. Gruba aşina dinleyiciler “İşte bu Cirith Gorgor parçası,” diyebiliyordu. Az önce de dediğim üzere ekibin “kendini bulma çalışması,” mevzusu, “Sovereign” ile bayağı bir su yüzüne çıkmış. Bir kere grup, 1997 çıkışlı demolarından bu yana kullandığı dallı budaklı logosunu son albümle değiştirmiş. İlk defa savaş temalı albüm yapmadıklarını söylemiştim ancak önceki eser, daha çiğ, daha Cirith Gorgor bir eserdi. Melodi/rif mevzusuna hiç girmiyorum.

Artık örnek vermekten ben utanır oldum ama Cirith Gorgor da Marduk çizgisine yaklaşan bir müzik yapıyor albümde. Bunu kompozisyonlardan, sound’dan, yer yer vokallerden görebilirsiniz. “Marduk yapınca şak şak şak (alkış), başkası yapınca yuh!” gibi bir durum yok ama konu savaş temalı black metal olduğunda akla ilk gelen gruba fazlaca öykünürseniz, bunu yaparken de kendi kimliğinizi olduğu gibi rafa kaldırırsanız, eleştiri oklarına hedefi hâline gelmeniz işten bile olmaz.

Yapımda gerçekten yırtıcı, savaşa hazırlık/savaş ortamı ayarında eserler var, albüme adını veren parça gibi kimileri güzel melodilerle güçlendirilmiş, kimileri muhtemelen bilinçli olarak sakat bırakılarak belirli rif döngüleriyle donatılmış. “Sakat bırakılma” ifadesini bilerek kullandım, adamların istediklerinde neler yapabildiğini, yapabileceğini biliyorum. Grubun ana gitaristi Marchosias 20 yıldır ekipte, çok ama çok büyük ihtimalle bestelerin çoğu onun zihninden çıkıyor. Davul taburesinde oturan Levithmong’un grubun kariyerindeki en iyi davul performansı da “Sovereign”e nasip olmuş. Satanael kişisi ise gırtlağından geleni ardına koymamış; konuşmuş, bağırmış, haykırmış müziğin vokal tarafındaki varlığının temsiliyetini hakkıyla yapmış, hakkını teslim edelim. Prodüksiyon ise pırıl pırıl, davul kick’leri subwoofer zıplatıyor, 2007 çıkışlı albümlerindekinden daha fazla hem de. Her şey tane tane duyuluyor, karambole giden hiçbir fikir yok. Bu süper.

Ama…

“Ama”sı, bu müziğin iyi oluşu Cirith Gorgor müziğini temsil ettiği anlamına gelmiyor maalesef. Şöyle diyeyim, bu albümü başka bir yeni grup yapsa, öve öve bitiremez, saniyelerden alıntılar yapar bana yaşattığı hissiyat üzerine paragraflar bile hazırlardım, üşenmezdim. Ama kardeşim, siz Cirith Gorgor’sunuz, sizi bugüne taşıyan temel unsur olan nev-i şahsına münhasır müzikal ayrıntıları nasıl yok edersiniz? “Sizden” olduğu rahatlıkla anlaşılan ufak tefek tınıları nasıl olur da albümün 20. dakikasına kadar bekletip bunu da tek şarkıyla (Deathcult) sınırlandırırsınız? Sizin oralarda, “Taklitler aslını yaşatır,” gibi sözler, “Başkası olma kendin ol, böyle çok daha güzelsin,” gibi sözlerin olduğu şarkılar yok mu?

Niyet okumaya girişmek istemiyorum ama Cirith Gorgor’un bundan sonraki işlerinde bu yolu sürdürme ihtimali yüksek. Baktınız ya da bakacaksınız, albüme verdiğim puan fena değil; keza yabancı yayınlar da yapıma iyi puanlar veriyor -haklı olarak-. Grup adına çekincem ve az önce zikrettiğim ihtimali dile getirmemdeki maksat da bu; yüksek puanlar, grubun bundan sonra atacağı adımları yönlendirebilir, grup; “Madem eski Cirith Gorgor’dan izler taşımayan sert ve ölümcül black metal iş yapıyor, bundan sonra böyle kardeşim …” diyerek benim gibi grubun enteresan tınılarına hayran olup grubu seven kitleyi üzebilir.

Unutmadan, albümün açılış parçası, ekibin kendine ait değil Henry Purcell adlı klasik müzik bestecisinin Music for the Funeral of Queen Mary adlı parçasıymış; bundan bahseden yayınlar, müziğin “Otomatik Portakal”la tanındığını da belirtmişler. Üşenmedim, IMDB kayıtlarımdan baktım, filme 9 Nisan 2010’da puan vermişim (bu yazının yayınlanacağı günü bilmiyorum, eğer aynı güne denk gelirse ekran görüntüsü de ekleyip “Bu da mı tesadüf?” derim valla). Filmden aklımda kalan sahnelerin bile hayal meyal olduğunu göz önüne alırsak, bu müziği, filmle ilişkilendiremememi mazur görebiliriz. Hem zaten, unutmazsak deliririz, değil mi?

“Sovereign”, grupla bir tanışma albümü olabilir mi, bundan tam olarak emin değilim. Geçmişi yâd edip “Eskiden de harbi işler yapılıyormuş,” diyerek yıllar önce çıkan albümleri deşeleyen müzikseverler için önceki Cirith Gorgor eserleri bana kalırsa daha iyi ve grubu yansıtır nitelikte. Yok, “Yenilerden başkasına zaman ayıramam,” diyenlerdenseniz ve grupla şimdiye dek bir münasebetiniz olmadıysa “Sovereign”i gönül rahatlığıyla deneyimleyebilirsiniz. Tabii uyarımı baştan yaptım, yenilikçi veya şimdiye dek yapılmamış bir şey arıyorsanız, seçiminiz pek de doğru sayılmaz fakat işiteceğiniz müziğin iyice olduğuna garanti verebilirim. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.

8/10
Albümün okur notu: 12345678910 (6.30/10, Toplam oy: 10)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2019
Şirket
Hammerheart Records
Kadro
Satanael: Vokal
Marchosias: Gitar
Valefor: Gitar
Waldtyr: Bas
Levithmong: Davul
Şarkılar
1. Funeral March for Modern Man
2. Hellbound
3. Sovereign
4. Luciferian Deathsquad
5. Deathcult
6. Legio Luporum
7. Dominion
8. Manifestation of Evil
9. Blood and Iron
  Yorum alanı

“CIRITH GORGOR – Sovereign” yazısına 8 yorum var

  1. theravenking66 says:

    teşekkür ederim, askerlik anın da ilgi çekiciymiş. albümü deneyeceğim

    Ouz

    @theravenking66, Asıl ben teşekkür ederim, denk geldikçe böyle anlatıyorum işte bir şeyler. :)

  2. Ouz says:

    Bir gün farkla “bu da mı tesadüf? diyemedim. :) Ama yine de ekran görüntüsünü bırakayım buraya:

    https://i.hizliresim.com/36k169.jpg

  3. Aykut says:

    Ellerine sağlık resmen tavadaki omleti spatula yardımıyla tavada kazıyıp altüst etmişsin omleti. Derinlemesine güzel yazı olmuş.

    Cirith gorgor eskilerini bildiğimden birazcık bu albümü pek bir kafa patlatamadım. Dediğin gibi son dönemlerde felaket derece 1. ve 2. dünya savaşları hakkında hem görsel hem yazımsal albümler çıkmaya başladı. Kötü bir şey değil tabi ki. 2.dünya savaşıyla ilgili yazılar belgeseller görseller gördüğüm an yapışıp kalırım biraz ilgiliyimdir o konulara. Evet marduk manyağıyım köpek gibi de taparım.

    Marduk yapınca şak şakcı değilim de. Bu adamların daha önceden kendi kimliği olan soundu duruşu nasıl böyle bir şey oldu anlamış değilim.

    Yukarıdaki paragrafta sonuna kadar katılıyorum. Şimdi bu adamlar lan her yerden yeni soundla çok iyi puanlar aldık gelecek için aynı çizgiden ver yansın yaparlarsa diye de korkmuyor değilim. İnşallah yanıltırlar.
    Albüm yine de güzel benden de 8 çalışır.

    Yazın da harika…

    Ouz

    @Aykut, Güzel sözlerin için de detaylı yorumun için de çok sağ ol.

    Cirith Gorgor tavayı yağlamayı unuttuğu için omlet yapışmıştı, daha iyisini yapamadım, mecbur kazıdım işte. :)

    Birinci ve İkinci Dünya Savaşı, büyük firmaların yaptığı bilgisayar oyunları sayesinde popüler kültürün yeni oyuncağı haline gelmeye başladı aslında son zamanlarda, belki müzisyenler de konunun bu denli revaçta olmasından hareketle fikirlerini şekillendiriyorlardır. Tamamen bir varsayım tabii bu.

    Açıkçası puan konusunda çok gittim geldim, düşük versem haksızlık olacaktı. Yüksek versem, olur da buralara da denk gelirlerse ve yüksek puanı görürlerse “Çok kıskandığımız Türkiye’de bile yüksek puan almışız” diye gaza gelebilirlerdi. :) Neyse, sonuç bu, umarım bir hataya düşüp de kendi karakterlerinden ödün vermeye devam etmezler sonraki albümlerde. İşte o zaman üzerler beni.

    Aykut

    @Ouz, habahaha 😁😁dostum iyi yaşa sen. İşyerinde kahkaha attım. Avrupa bizi kıskaniöööö:)))
    Aynen katılıyorum. Bilgisayar ve oyun konsolları aldı başını gitti bu savaş oyunları mevzusunda. Tabi ben hala daha fifa pes kafalarındayım oyun mevzusu olunca.
    Aman diyim puanı orta karar verdiğin iyi olmuş.😁

  4. 9yearsago says:

    Askerlik yapan herkes Allah katındandır. Sen, Mehdi’nin ordusunda subay makamında oluculardansın.

  5. mardukcan belphorgil says:

    uydum hazır olan imama…

    https://www.youtube.com/watch?v=AwL6Qx9ezHQ

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.