# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Haberler
AT THE GATES’ten klip
12.04.2019

The Colours Of The Beast.

İsveçli melodik death metal devi AT THE GATES, son albümü “To Drink From the Night Itself“ten “The Colours of the Beast”in klibini sundu.

“Daggers Of Black Haze”in konser klibi de Mart başında yayınlanmıştı.

Grup bir süre önce de “The Mirror Black”in klibini yayınlamıştı. Şarkının EP olarak çıkan yeni versiyonunda vokalleri Tompa değil, crust punk’ın babası kabul edilen AMEBIX ve TAU CROSS’tan Rob Miller üstleniyor.

“A Stare Bound in Stone” klibi de aşağıda.

Albüme adını veren şarkının klibi de şöyle.

İçeriği de hatırlayalım.

01. Der Widerstand
02. To Drink From The Night Itself
03. A Stare Bound In Stone
04. Palace Of Lepers
05. Daggers Of Black Haze
06. The Chasm
07. In Nameless Sleep
08. The Colours Of The Beast
09. A Labyrinth Of Tombs
10. Seas Of Starvation
11. In Death They Shall Burn
12. The Mirror Black

  Yorum alanı

“AT THE GATES’ten klip” yazısına 77 yorum var

  1. Gökay says:

    Abi 3. parça harika. Melankolisi, yine nefreti ve Tompası, isveç soğuğu ve de hep yönelmelerini istediğim gotik. Girişte gotik etkiyi damardan alıyorsun resmen. Albüm umarım bu havada olur.

  2. Melkor says:

    Albüm ortamlarda

  3. Melkor says:

    At war with reality’nin ağzına yüzüne veren bir albüm ile karşı karşıyayız beyler. Seas of starvation ne lan öyle

  4. Godless Killing Machine says:

    Yeni albüm çok net başyapıt. Slaughter of the Soul ayarında diyeyim. İnanılmaz şaşırdım bu derece iyi bir albüm yapabilmelerine. Muhtemelen yılın albümü oldu şimdiden benim için.

  5. Godless Killing Machine says:

    Beyler bir şey diyeyim mi?

    Slaughter of the Soul’dan daha iyi.

    Vallahi.

    trivago

    @Godless Killing Machine, sen deme moruq.

    Ouz

    @Godless Killing Machine, Slaughter of the Soul’u baştan dinlemekte fayda var bence. Albüm iyi ama klasik olmaktan uzak.

  6. trivago says:

    söz konusu melodeath ise slaughter of the soul’un üzerine çıkılamaz.

  7. trivago says:

    slaughter of the soul’a hiç saygı kalmamış yazık yazık.

  8. Melkor says:

    Albümde bi tane boş şarkı yok ya.
    ATG ihtişamına kulakları bıraktık resmen.
    Durmadan dinliyorum işitme frekansım daraldı aq.

  9. MetaLstorM says:

    At War With Reality’den çok çok daha kaliteli bir albüm ile karşı karşıyayız. Yılın kesinlikle şimdiden en iyi 5-10 albümünden biri.

  10. Özgür says:

    S E A S o f S T A R V A T I O N

  11. converge says:

    6 saattir dinliyorum albümü ve adım gibi eminim ki bu ve büyük ihtimalle önümüzdeki yılı bu albümle bitiricem, hepsi birbiriden güzel delireceğim\m/ \m/ \m/ \m/

  12. Noumena says:

    Albüm çıkmadan da söylemiştim,geçen sayfada da yazdım.Seas of Starvation!!

  13. Gürkan says:

    Colours of the Beast’in 3. dakikasındaki çılgın melodinin sadece iki kere tekrarlanması çok ayıp olmuş, oraya sarmaktan şarkıyı dinleyemez oldum.

    Albüm At The Gates kimliğine At War With Reality’den daha yakın. Melodik pasajlar kendini daha net hissettiriyor. İlk ve son parçalarda eski albümlerde kullandıkları tarzda enstrümental/orkestral dokunuşlar mükemmel. Neyse daha ayrıntılı yorum için kritiği bekleyeceğim.

    Ama içimde ukte kaldı o kadar güzel melodi iki tekrara heba edilir mi ya.

  14. swedish says:

    Riffleri ile tam konserlik albüm olmuş.Şimdilik favorilerim seas of starvation ve palace of lepers

  15. Mahallenizin Sevilen Ayısı Yorgo says:

    Belki çok kişisel olacak bu yorum, albümün açık ara at War with reality’in çok çok üstünde, slaughter of the soul’un ilerisinde olduğunu düşünüyorum.Öyle olmak zorunda, öyle olmalı. Saygı unsurunu veya yıllandıkça değerlenen şarap tasvirlerini bir kenara bırakalım. Müziğin doğasında gelişme ve olgunlaşma vardır. Evet 1995 yılında kusursuz bir baş yapıt çıktı, bu müzik bir janrayı alıp bambaşka noktalara taşıdı, kabul fakat çıktığı yıldan bu yana, ortalama 23 yıl aradan sonra bir müzik icracısı/grubu kendi sınırlarını zorlayamıyorsa, kendini aşamıyorsa başarılı bir grup değildir. geçmişin kaymağını yemeye çalışan, hazıra konucudur. Piyasada bu ayarda saymakla bitmeyecek o kadar çok oluşum var ki. Peki at the Gates böyle bir grup mu? Hayır tabi ki değil. Peki bu albüm at the Gates’in şu ana kadar yaptığı en iyi çalışma mı? Bir sonraki albüme kadar kesinlikle evet

  16. Oğul says:

    abi deliriyorum zevkten büyük grup olmak böyle bir şey işte

  17. mysh says:

    At the gates aşığı bir adam olarak ilk dinlemede hic albumün icine giremedim. Bunda en büyük pay sahibi de sound oldu. Albüm boyunca bir türlü sound bariyerini aşıp esere yogunlasamadim. Sanirim cd den dinlemek lazim

    Cccüneyt

    @mysh, sound ne aluminum ses demek değil miydi o ?

    Mehmet Yüce

    @mysh, abi sound bariyeri derken? Bence müzikten zevk almak için ses hızını aşmaya gerek yok o kadar.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.