# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
ARCHGOAT – The Luciferian Crown
| 27.09.2018

Kılavuzu keçi olanın…

BLASPHEMY’nin seksenlerin ikinci yarısında çizmeye başladığı yolu Kuzey Avrupa semalarında devam ettirmek üzere yine o dönemlerde kurulan ve kısa sürede Fin ekstrem metal sahnesinin önemli isimlerinden biri hâline gelme potansiyeli olmasına rağmen 1993’te dağılan, ardından 2004’te tekrar bir araya gelerek dehşet ilk albümü “Whore of Bethlehem”i 2006’da çıkarabilen ARCHGOAT’la beraberiz bugün.

Tüm bio’yu bir paragrafta geçtikten sonra, black/death metalin yaptığı işe en çok adanmış gruplarından biri olan ARCHGOAT’un yepyeni albümü “The Luciferian Crown”a odaklanalım. “The Luciferian Crown”, ARCHGOAT’un bildiğimiz tüm özelliklerini yansıtan, bunların yanına belli ölçüde atmosfer koyan ve var olan en büyük, en mutlak pislik olma düsturundaki war metal/bestial death metal gruplarının aksine gayet kolay dinlenir, rahat benimsenir bir albüm olarak karşımıza çıkıyor.

ARCHGOAT’un önceki işlerinde de hissedilen bu daha ılıman hava, grubun war metalin içine MOTÖRHEAD’vari bir groove sokması şeklinde özetlenebilir. “Darkness Has Returned” gibi şarkılarda açıkça görülen bu durum, hiçbir zaman aşırı ekstrem bir sound’u olmayan (tabii ki türdaşlarına kıyasla; yoksa adamlar bin türlü pislikle dolu bir müzik yapıyor) ARCHGOAT’un war metale giriş grubu olarak nitelenmesini de sağlıyor.

Eskilerden bir BLASPHEMY, bir CONQUEROR; 2000 sonrasından bir REVENGE, bir BLACK WITCHERY dinlediğinizde, ARCHGOAT’un daha kolay yaklaşılır bir müzik yaptığını görebiliyorsunuz. Bunun sebeplerinden biri, adamların orta tempo bölümler ve şarkılar kullanmaya daha meyilli olmaları. Bunun yanında, grubun özellikle yeni albümde hissettirdiği ve sonradan katılan klavyecinin de müsebbibi olduğu bir Yunan black metali etkisi var. Bu Hellenic black metal havası albümde yer yer açık şekilde hissediliyor (misal albüme adını veren şarkıda ve “Star of Darkness”ta). Benzer şekilde, gitar sololarında da eskiden duymadığımız tarzda denemeler var.

Elbette ki Chris Moyen imzalı kapağı ve genel sunumuyla her şeyiyle bir ARCHGOAT albümü olan “The Luciferian Crown”ın, war metal özelinde konuşursak biraz uysal bir çalışma olduğunu düşünüyorum. Tüm müziği yazan Ritual Butcherer’ın bu albümde biraz değişken bir müzik amaçladığını ve başta bahsettiğim MOTÖRHEAD referanslı punk etkisinden, “The Obsidian Flame”de görülen doom havalarına dek gayet çok yönlü bir karakter hedeflendiğini bilsem de albüm ARCHGOAT kimliği çerçevesinde biraz daha zehirli, biraz daha pislik olsa daha iyi olurmuş diye düşünmeden de edemiyorum. Belki sadece Lord Angelslayer’ın vokalleri bu kadar dolgun ve tok olmasa, “The Whore of Bethlehem”dekilere azıcık da olsa benzeyen türde şirret ve kaotik olsa, “The Luciferian Crown” bir nebze olsun çirkinleşebilirmiş.

Son kelamda diyeceklerim; “The Luciferian Crown” bir ARCHGOAT albümü ve sadece bu titrle bile belli bir kalitenin üstünü ifade ediyor. Vahşet açısından grubun bir TEITANBLOOD, bir REVENGE olmasını elbette ki beklemiyorum ama en azından belli bir tehditkârlığı da aramıyorum desem yalan olur.

7/10
Albümün okur notu: 12345678910 (7.22/10, Toplam oy: 9)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2018
Şirket
Debemur Morti Productions
Kadro
Lord Angelslayer: Bas, vokal
Ritual Butcherer: Gitar
Diabolus Sylvarum: Klavye
Goat Aggressor: Davul
Şarkılar
1. Intrantation
2. Jesus Christ Father of Lies
3. Jezebels Black Mass Orgy
4. Messiah of Pigs
5. Darkness Has Returned
6. Sorcery and Doom
7. Star of Darkness and Abyss
8. The Obsidian Flame (From My Depths)
9. The Luciferian Crown (Venom of God)
10. I Am Lucifer's Temple
  Yorum alanı

“ARCHGOAT – The Luciferian Crown” yazısına 2 yorum var

  1. BM Kommando says:

    Öbürkü Archgoat albümlerindeki kadar leşlik olmamasına rağmen klavye ile daha farklı bir düzeye oturtturulmuş bir albüm. Punk ve doom etkisi ile klavye haşır meşir olunca ortaya enfes bir albüm çıkmış. Ilk başlarda dinlediğimde lezzeti alamasam da sonra ki dinleyişimlerde ” işte budur ” dedim. Bu yılın en iyi black metal albümü olmaya aday.

  2. Kaan says:

    Star of darkness of abyss, ve the obsidian flame çok kral parçalar, evet pisliik rekoru kırmamışlar ama kara atmosferi 12 den vurmuşlar, helal ! Çok başarılı bir albüm. Klavye bu kadar mı güzel yedirilebilir bu müziğe.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.