# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Tartışma
2018 Dünya Kupası
| 11.06.2018

Rusya’dan sevgilerle.

2018 Dünya Kupası tartışma başlığından herkese merhaba.

14 Haziran – 15 Temmuz tarihleri arasında Rusya’da düzenlenecek turnuvadaki tüm maçlarla ilgili konuşabileceğimiz, takımlara dair düşüncelerimizi söyleyebileceğimiz bu başlık turnuva boyunca burada olacak.

Kolaylık olsun diye grupları da verelim. Ayrıca bu tabloya bakarak çeyrek final, yarı final, final ve şampiyon tahminlerinizi yapabilirsiniz.

Şimdiden iyi muhabbetler.

  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Yorum alanı

“2018 Dünya Kupası” yazısına 132 yorum var

  1. Crackedbrain says:

    BEN DEMİŞTİM BELÇİKA ELEYECEK BREZİLYA’YI DIYE ;)

  2. den4x says:

    hadi geçmiş olsun. kupa benim için bitmiştir. her şampiyon benim şampiyonumdur. neymar kumda dikkatli yuvarlan yavrum

  3. Godless Killing Machine says:

    Hırvatistan hastasıyım, hayranlık duyuyorum takımlarına karşı. Alacaklar kupayı reisler güveniyorum.

  4. Stoperimiz turnuvaya damga vuruyor. İnanamıyorum, rüya değildir umarım. En iyi 11′e Vida seçilirse hiç şaşırmam.

  5. Crackedbrain says:

    Belçika-Fransa Ortada bi maç. Bence o gün hangi forvet hattı günündeyse o takım alacak maçı.
    Ingiltere-Hirvatistan Southgate yine sterling ile başlarsa Hırvatistan kazanır. Ama sterling yerine vardy yada rashford ile başlarsa gollü güzel bi maç olur.

  6. Belçika-Brezilya maçının ilk yarısındaki Belçika çok uzun zamandır gördüğüm en mükemmel taktik anlayışla oynadı. Martinez resmen döktürdü ve Fellaini tercihi ve üstüne Casemiro’suzluk Brezilya’nın orta alanda anasını ağlattı. Fernandinho’nun dalağı şişti resmen ama başka çaresi de yoktu. De Bruyne tam ortada oynayınca ve Hazard ile Lukaku’nun santrforsuz oynuyorlarmışçasına kanatlara çekmeleri Brezilya’nın 1. ve 2. bölgesini baya dağıttı. Mükemmel maçtı, acayip zevk aldım.

    Fransa-Uruguay’da beklenen oldu. Atan ve tutanın iyi olacak muhabbetinde; hem Cavani’nin olmayışı hem de Muslera’nın hatasıyla, zaten 7 savunma ağırlıklı adamla oynayan ve çok uyuz bir takım olan Fransa’nın yenilmesi imkânsızdı.

    İngiltere’nin muhafazakâr anlayışını kırarak 3′lü savunma oynatan Southgate’e helal olsun. Sterling eleştirilse de İsveç gibi bir takıma karşı oynaması gerekiyordu bence ve pozisyon kaçırsa da faydalı oldu. Pickford’ın performansı İngiltere’nin “bu sefer olacak mı lan yoksa” düşüncelerinin oluşmasını sağlayan en önemli sürpriz etken. Cidden yüreğini koymuş oğlan, ki bunda grup aşamasında Arsene Wenger’in “İngiltere’nin zayıf halkası Pickford” demesinin de ekstra bir gazı olabilir.

    Rusya-Hırvatistan maçı da turnuvanın kaderi olan dramatik sona doğru gitti, iki takım da çıkabilirdi ama Hırvatlar çıktı. Bence iyi de oldu, çünkü İngiltere-Hırvatistan maçı İngiltere-Rusya maçından çok daha iyi olacaktır. Hırvatistan çıkmış olsa da ben hâlâ Hırvat forvetlerinin yeterli olmadığını düşünüyorum. İngiltere maçında Lovren-Vida’ya karşı Sterling veya sonradan girerse Rashford ilginç şeyler yapabilir.

    Önceki tahminlerimden sadece Brezilya’nın yarı finale çıkacağı konusunda yanıldım ve iyi ki de yanıldım. Şu noktada isteğim Belçika-İngiltere finali olsun, mükemmel bir maç olsun. İkisi de kazanabilir, ikisi adına da sevinirim.

  7. Spacedementia says:

    Kupa öncesinde yarı final için yaptığım tahmine baktım da bir tek Fransa tutmuş. Muhakkak bir Latin Amerika ülkesinin çıkacağını düşünmüştüm oysaki. Keşke Brezilya Belçika’yla değil de İngiltere’yle eşleşseydi o zaman görürdük It’s coming homeları :(
    Şimdiye kadar izlediğim performanslardan yola çıkarak kupayı en çok Belçika’nın hakettiğini düşünüyorum. O kadar saygı duyduğum Mbappe’nin bile Uruguay maçındaki o Neymar tavırları zaten yeterince uyuz olduğum Fransa’nın elenmesini istemem için bir neden daha yaratmış oldu.
    Hırvatistan’ın mükemmel kaleci performansı ve turnuvadaki en güçlü orta saha silahlarına sahip olması takımın yarı finali görmesini sağladı. Olası bir final unutulmaz bir jenerasyonun unutulmaz bir başarısı olarak kayda geçecektir.
    Son olarak İngilizler, belki de en şanslı ancak aynı zamanda çok zeki bir TD’ye sahip takım. Diğer yarı finalistlere baktığımız zaman en kolay yoldan İngiltere’nin geçtiğini düşünüyorum (Kolombiya ve İsveç’i hafife almıyorum kesinlikle). Hatta bunun için Belçika’ya bilerek yenilmiş olmaları (ne kadar doğrudur bilemiyorum) gibi bir durum oldu. Kupayı kazanmayı hak ettiklerini düşünmüyorum. Teknik direktörle ilgili şöyle bir durum var, Southgate’in bir NBA maçından etkilenerek basketboldaki back-screen olayını futbolda duran toplarda oyunculara boş alan yaratma aksiyonuna uyarlamış olması gerçekten çok ilginç ve zekice. Attıkları 11 gölün 8inin duran toptan gelmiş olması da bunu ne kadar iyi uyguladıklarını gösteriyor. Gerçekten inanılmaz bir teknik direktör başarısı var burada. Ben finalin Belçika – İngiltere olacağını düşünüyorum ancak kazananın ve kazanmayı hakedenin hiçbir zaman hiçbir kupada desteklemediğim Belçika’nın olduğunu düşünüyorum.

  8. Turnuva sonrası büyük bir transfer yapacak oyuncular kimler sizce?

    Siyah forma

    @Ashes of the Wake, Vida

    Ahmet Saraçoğlu

    @Ashes of the Wake, Cristiano Ronaldo, Eden Hazard, Yerry Mina.

    Ashes of the Wake

    @Ahmet Saraçoğlu, Abi sen bu yorumu yazdıktan kısa bir süre sonra Ronaldo’nun transferi açıklandı. :D

  9. @Ahmet Saraçoğlu, Barcelona’nın, Mina’yı satacağını sanmıyorum. Çok büyük bir potansiyele sahip.

    Ahmet Saraçoğlu

    @Ashes of the Wake, potansiyeli var ancak şöyle teknik bir durum var; La Liga’da takımların AB üyesi olmayan ülkelerden 3 oyuncu oynatma hakkı var.

    Barcelona’da Messi’nin İspanyol pasaportu var, Suarez’in de eşi İtalyan olduğu için çift pasaportlu.

    Bu kıstasa uymayan isimler Coutinho, Paulinho ve Yerry Mina idi. Bugün Gremio’dan Brezilyalı Arthur Melo’yu aldılar ve muhtemelen bunu yapabilmek adına 3 gün önce Paulinho’yu tekrar Çin’e kiraladılar.

    Dolayısıyla Yerry’ye ancak Paulinho’yu gönderince yer açılmış oldu. İlk 11′de oynatacakları başka bir adam alma planları varsa -Dünya Kupası sağ olsun- Yerry’yi de ilk planladıklarından çok daha yüksek fiyata satabilirler, ki Everton ilgileniyor kendisiyle.

    Bu AB üyesi olmayan ülkelerden 3 oyuncu oynatabilme sınırı baya ilginç bir şey, Coutinho da sırf bu yüzden Portekiz vatandaşlığına başvurdu, ama bu sezon olması zor. O Portekiz pasaportu alınca Paulinho’yu Çin’den geri çağıracaklar gibi duruyor.

    Kısacası Barcelona’nın ya Yerry Mina ya da bonuslarla birlikte 40 milyon € verdikleri 21 yaşındaki Arthur Melo’dan birini kiralama ya da satma yoluyla kadrosundan çıkarması gerekiyor.

    Melo’yu daha bugün aldıkları düşünülürse, Yerry Mina’nın gönderilmesi daha olası gözüküyor.

    Ashes of the Wake

    @Ahmet Saraçoğlu, O kural tamamen aklımdan çıkmış. Paulinho’yu eski takımına göndermelerine şaşırmıştım. Sayende sebebini öğrenmiş oldum abi. 50 Milyon Euro’ya zorunlu satın alma bedeli var Paulinho’nun. Geri çağırma ihtimalleri yok yani.

  10. Crackedbrain says:

    De bruyne deli etti beni arkadaş!!!

    Siyah forma

    @Crackedbrain, Beni de lukaku etti ayı oğlu ayı! ceza sahasında top buna geliyor bu toptan kaçıyor futbol özürlü.

    Crackedbrain

    @Siyah forma, De bruyne a ne demeli adam city de oynuyor ama ayağa ara pas atıp forveti pozisyona sokamıyor. Ikinci yarı hiç ayağa ara pas atamadılar hep kanatlara pas oradan orta. Varane ve umtiti gibi iki devin arasında lukaku nasıl kafa vursun.

  11. Hırvatistan-İngiltere’ye 15 dk kala dünkü maçtan bahsedeyim.

    Belçika’nın elenmesine üzüldüysem de, Fransa’nın kazanacağı çok açıktı. Belçika’nın nasıl oynadığı fark etmeksizin, Fransa’nın oyun tarzı karşısındaki aşırı derecede kilitleyen bir yapıya sahip. Bir kere adamlar akıl almaz savunma yapıyorlar. Daha önce de demiştim, savunma yönü ön planda 7 kişiyle oynuyorlar, Griezmann 10 numara oynuyor, Mbappe kontratak yardırıyor, kale önünde beceriksiz olan Giroud ise orta alanda ve savunma tarafında önemli işler yapıyor.

    Bu düzende Belçika’nın bir şey yapması zaten mümkün değildi. Açılan Brezilya karşısında De Bruyne, Hazard ve Lukaku yardırmıştı ama Fransa gibi oturaklı ve pragmatik bir takım karşısında afallayıp kaldılar. De Bruyne çok düşük pas istatistiğiyle oynadı, Lukaku kucakta kaldı falan ama genel olarak Belçika’nın dizilişinin önceki maça göre sıkıntılı olmasının başlıca sebebi Meunier’nin olmamasından dolayı tüm kadronun şekil değiştirmek zorunda kalmasıydı. Chadli’yi sağ bekte gördük resmen.

    Matuidi başta olmak üzere Fransa 1. ve 2. bölgede acayip oynadı, Mbappe/Giroud biraz daha şanslı/becerikli olsa 2, 3 de olabilirdi.

    Başlamasına 10 dk kalan Hırvatistan-İngiltere maçına dair düşüncelerim; normal şartlarda İngiltere’nin kazanacağı şeklinde. Hırvat ileri uç oyuncularının yetersiz olmasının yanı sıra, bu maçta sanki Hırvat defansının bir şekilde hata yapacağını ve ya penaltı, ya kırmızı kart, bir şekilde sıkıntı yaratacağını düşünüyorum. Bunun başlıca sebebi Sterling olacak gibime geliyor.

    Onun dışında son maçta manyak oynayan Henderson/Lingaard/Young ve Modric/Rakitic/Brozovic’in orta sahadaki mücadelesi ilginç olacak. Bu arada Lingaard da iyi yardırıyor, baya beğendim bu turnuvada.

    Çok çekişmeli olacağı kesin, ayrıca çok şenlikli de bir maç olacak gibime geliyor. Olaylar olaylar olabilir. Cüneyt Çakır’a kolaylıklar.

    Maça 4 dk kaldı, Yolla’ya basıyor maça geçiyorum.

  12. Crackedbrain says:

    Southgate teknik direktörlükten hiç anlamıyor. Turnuvanın başından beri yapması gereken sterling yerine rashford ile maça başlamak. Ama bunu maç 1-1 e gelince yapıyor..

  13. Melkor says:

    Ohh be hırvatlar finalde. Yalnız aşırı yoruldular. Fransa maçında işleri çok zor. Yani o maçta uzatmalara giderse birileri sahada şehit düşebilir ldnfkd

    Ashes of the Wake

    @Melkor, Katılıyorum bu yoruma. Vrsaljko özellikle çok yoruldu. Maç sonu çok yorgun gözüküyordu.

  14. Brozovic, Modric, Rakitic siz nasıl bir üçlüsünüz be birader? Brozovic’e helal olsun. Hırvatistan’ın gizli kahramanı. Nainggolan ile birlikte harika bir orta saha ikilisini oluşturacaklar. ŞL’de Inter başarılı olursa kimse şaşırmasın.

  15. Rashid says:

    Beklediğimden daha iyi bir dünya kupası oldu. Grup maçlarındakı araplar filan biraz sıkmıştı ama Almanya gruptan çıkamayınca işler değişti. Gruplar sonrası oynanan neredeyse her maçtan zevk aldım. Hırvatistan 2008′deki Türkiye misalı bu yıl geriden gelmelerle, penaltılarla bir şekilde finale kadar geldi. Belçikayla maçtan önce Fransa takımını beğeniyordum ama o maçta dakika geçirmek adına yaptıkları Brezilya/Portekiz vari hareketlerden sonra kupası canı gönülden Hırvatistanın kazanmasını diliyorum. Adamlar müthiş bir hikaye yazıyorlar ve umarım mutlu sonla bitebilir bu hikaye.

  16. Siyah forma says:

    Abi bu lukaku tam bi şaban şükür lan! debruyne’ün hazard’ın kaç asistini piç etti!futbol fukarası.ben heriflerin yerinde olsam sopayla dalarım.

    Crackedbrain

    @Siyah forma, sopayla dalacaksan önce de bruyne’den başlayacaksın. Fransa karşısında hiçbişe yapamadı ne doğru düzgün şut çekti ne ara pas attı. Attığı ara paslar hep defansa takıldı. Sonra o da farkına vardı hiç ara pas denemedi aldığı topu kanatlara gönderdi.

    Siyah forma

    @Crackedbrain, Ben 3.lük maçına göre yazdım onu ama evet fransa maçında de bruyne hayaletti.Belçika bana göre fransa’dan çok hakediyordu,Hırvatlar olamadı keşke onlar olsaydı şampiyon diyorum.

  17. Siyah forma says:

    Çok yazık oldu hırvatistan’a fransa neredeyse pozisyona girmeden 4 gol buldu! ilk 2 gol komedi, 3-4 saçmasapan goller.subasic seyirci olarak gelmiş maça,yahu bi yat bari 4. golde o mesafeden top sert de gelmiyor, altyapı kalecileri bile adımlayarak çıkarır o topu.

  18. Bir güzel turnuvanın daha sonuna geldik. Grup maçlarından sonra berbat olan turnuva bir anda unutulmaz bir turnuvaya dönüştü. Bana göre turnuvanın en iyi 11′i şöyle;

    Courtois
    Ashley Young – Vida – Varane – Pavard
    Modric – Kante
    Hazard – Griezmann – Mbappe
    Kane

    Forvete Kane’i İngiltere’ye iyi bir liderlik yaptığı için koydum. Attığı gollerin basitliğine takılmamak lazım. Bu adam attı mı? Attı. İngiltere gibi genç bir takıma bu genç yaşta liderlik yapmak takdir edilesi bir başarıdır.

    Ashley Young beni turnuvada en çok şaşırtanlardan biri.

    Vida gerçekten çok iyi bir performans gösterdi. Final maçında Hırvatistan adına iyi oynayan nadir isimlerdendi. Lovren ve Subasic saçmalasaydı 4 gol yemezlerdi. Adam Mbappe’yi durdurdu, asist yaptı daha ne yapsın?

    Hazard’ın performansından çok takımına bu kadar iyi liderlik yapması şaşırttı. Kafasına ne zaman eserse o zaman iyi oynayan, maç seçen bir futbolcu çünkü.

    Bu arada Giroud resmen defans oyuncusu gibi oynadı ya turnuvada. 6 maçta 0 gol ne arkadaş? 1-2 kafa golü atsaydın bari o boyla. Free win gibi birşey oldu.

    Tırışka

    @Ashes of the Wake, sol beke hernandes’i köy

    Ashes of the Wake

    @Tırışka, Hernandez’i unutmuşum, oda benim ayıbım olsun. :) Günümüzde olan Alaba – Marcelo rekabeti gelecekte Theo – Lucas Hernandez kardeşler arasında olacak.

  19. Nox says:

    Son iki kupaya göre daha renkli geçse de sonuçta dünya kupası bu. sıkıcı olmak kaderinde var. son iki kupadan daha renkli geçmesinin de tek sebebi iklim bana göre. afrika ve amazon ikliminden sonra daha yumuşak bir havada daha hareketli maçlar izledik.

    bu kupayla görmüş olduk ki kupadaki hocaların çoğu diego simeone’yi taklit etmeye çalışıyor. maç kazanma stratejileri katı defans + rakip yarısahada duran top kazanma üzerine. şampiyon fransa’nın sol kanadı defansif ortasaha matuidi’ye emanetti (insert facepalm) pozitif futbol oynamaya çalışan belçika başta olmak üzere birkaç takım vardı sadece. zaten atılan gollerin büyük çoğunluğu var’ın da katkısıyla duran toplardan geldi. bunun farkında olan oyuncuların sürekli yerlerde yuvarlanması aşırı sinirlerimi bozdu. fifa tabi ki buna bir önlem almadı ve finaldeki ilk golde griezmann denen piçin hiçbir temas olmadan kendini yere attığını görüyoruz. Neymar gibi daha çok gözönünde olan oyuncuların yerlerde kıvranması daha çok dikkat çekse de genel olarak bütün oyuncular temas olsun olmasın sürekli kendilerini yere attılar. bu oyunu çirkinleştiren bir etmendi.

    sempati duyduğum takımlar meksika ve arjantin’di. meksika gücünün yettiği yere kadar ilerleyip yine brezilya’ya elendi. Arjantin ise eşi benzeri görülmemiş bir teknik traktör faciasına kurban gitti. bu işte messi’nin parmağı varsa o da sktirsin gitsin çok afedersiniz. şu takım messi’siz ve düzgün bir hocayla bundan çok daha iyisini yapabilecek kapasitede.

    finalistlerden hrvatistan’ın hem oyun hem de kadro kalitesi açısından finali haketmediğini düşünüyorum. kura şansı ve diğer faktörler yanlarındaydı. bir de sıkı bir takım neticede fakat penaltılarla eledikleri danimarka ve rusya’dan 3 aşağı 5 yukarı pek farkları yoktu. bakmayın siz futbol romantiklerinin modric merkezli abartmalarına. diğer finalist fransa ise kadro kalitesi açısından iyi bir takım olsa da simeone futboluyla izleyici olarak beni 2 dcm + pogba formatıyla kanser etti ama günümüz futbolunda kazandıran formül bu. yapacak bir şey yok.

    finali zaten gözucuyla izledim. griezmann’ın kendini yere atıp kazandırdığı serbest vuruştan saçma bir gol bulduklarında iyice modum düştü. final maçı mücadele ve kalite açısından tatmin etmedi ama tabi ki gerilimi bu kadar yüksek final maçları genelde böyle zevksiz geçer. kimse izleyiciye güzel futbol seyrettirelim derdine düşmez o atmosferde. kazanmaya bakarlar sadece. ben bile fifa’da division atlayacağım maçlarda gerginlikten ne yaptığımı bilmiyorken adamlar kanlı canlı dünya kupası finalindeler.

    sonuç olarak 25 yaşında izlediğim 5. dünya kupası. 2002-2006-2010-2014-2018. 2002′yi kenara ayırırsam diğer 4′ü içerinde ilk sıraya yazabileceğim bir kupa oldu.

    3-3′lük portekiz-ispanya maçı efsaneydi. bunu da vurgulamak isterim.

    Nox

    kupalarda çalınan penaltı sayıları:

    2010: 15

    2014: 13

    2018: 28 (yuuuh!!)

  20. den4x says:

    Yine kupadan hayvan gibi zevk aldığımı belirterek başlayayım. Beni futbola döndürdü resmen. Dolaylı olarak da PA’ya döndürdü zira bayadır yorum yapmıyordum sitede.

    Şampiyonlar liginden öyle böyle nefret etmiyorum. Dünya kupası ilaç gibi mübarek. Final bitti yarın mısır nijerya ne zaman grup maçı yapıyor diyorum, hemen yeni bi tane daha başlasın. Dalgasına söylüyordum eskiden ama gittikçe ciddileşiyor: ligler turnuva usulü olsun, nba’de sadece draft ve playoff olsun, avrupa dünya kupaları 2 senede bir olsun.
    Fakat bu sene premier ve serie a’yı takip edeceğim.

    Düşündüğüm birçok şey burada ifade edilmiş: Mbappe’nin Neymar benzeri tavırları hoş değildi, umarım o yolu tercih etmez. Hırvatistan bizim avrupa kupasındaki gibi ilerledi. Orada acı bi elenmeden sonra buraya gelmeleri müthiş. Bu gibi hikayeler çok hoşuma gidiyor, chelsea’nin penaltılarla şamp. ligini kaybedip sonra drogbanın golüyle alması, bayernin aynı şekilde final kaybedip 2 3 sene sonra alması gibi. Umarım Liverpool için de bu geçerli olur.
    Aynı şekilde yanılmıyorsam turnuvada son dakika golü atan herkes bi şekilde karşılığını gördü, elendi. Dramatik oluyor da ben hiç sevmiyorum. İngiltere ve Belçika da grupta yatmanın cezasını çektiler üçüncülük maçında yine karşılaştılar, bu sefer ciddi olarak. Fransa da dümdüz herkesi yenip aldı tak diye. No Drama.

    Southgate turnuvanın en iyi iki hocasından biri, Sterling ısrarı tek falsosu herhalde, bir açıklaması vardır belki. Gerçi son iki maçta ingiltere karşı takımlara cevap veremedi. Aynı şekilde Belçika da yarı finalde kötüydü. Oynadıkları futbola 2004 yunanistan muamelesi yapılması da canımı sıkıyor, o kadar da anti bir futbol değildi bence.
    Bu arada Belçikanın fellaini ve chadli hamlesi tamamen japonya maçını çevirdikleri için oldu bence, o maçı rahat kazansalar brezilya içlerinden geçebilirmiş. Meunier konusunda Ahmet Saraçoğlu haklı, ciddi etkiledi takımı.

    Hayvan gibi iyi kaleciler vardı turnuvada. Ben altın eldiveni Pickforda veriyorum ama final hariç her maç muazzam kaleci performansları vardı. Subasic’in Kane’in direkten dönen topuna olan müdahalesinin Gifi vardı, ona denk gelirseniz mutlaka bakın.
    Giroud gereksiz eleştiriliyor. Lukaku ve Kane ise biraz daha fazla hakediyor eleştiriyi. Özellikle Lukaku. Kane top geldiğinde Hırvatistan maçında kaleyi yokladı. Hazard <3 VAR <3

    Demiştim demeyi severim notları: her kupa grup aşamasında sıkıcı mıkıcı diye eleştiriliyor, hepsinde de bir olay bir detay çıkıyor, burda da çıkacak demiştim. 98den beri en iyi kupa diyesim geliyor da 2010 da çok iyiydi. Gereksiz fazla dramatikti ama.
    Bir de gruplar sonrası yaptığım tahminler ispanya ve final hariç tamamı tuttu. İspanyayı da hırvatistana elemiştim zaten çok etki etmedi. Finali belçika – ingiltere yazmam tabi büyük falso :(

    Hazard madride gitme kardeşim. (Hazard: tmm)

    den4x

    @den4x, fransanın futbolu anti değildi demek istedim bu arada, yazıyı editlerken öyle kalmış.

    Malum gif: https://twitter.com/TheManUtdWay/status/1018236680153821184
    inanılmaz bir pozisyon. Bir de İran’ın son dakika kaçırdığı gol var böyle komple kader değiştiren.

    Twitterda beğenilerime bakındım turnuvanın hikayeleri, fotoğrafları çok çok güzel. Modric ve pogbanın çocukluk fotoğrafları, hikayeleri, hırvatların foto muhabir üzerine çullanması ve şu anki favorim N’Golo Kante şarkısı.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.