# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
ACCEPT – The Rise of Chaos
| 07.08.2017

İnanmıyorsan bile saygı göstereceksin.

1976′da kurulan, metale pek çok önemli albüm kazandıran, Avrupalı pek çok grup için önemli bir ilham kaynağı olan ve verdiği uzun araların ve dağılmaların ardından 2009′da tekrar geri dönen ACCEPT’le birlikteyiz bugün. Udo Dirkschneider’sız bu birleşme grubun hayranları tarafından kuşkuyla karşılanmış olsa da, geri dönüş albümü olan “Blood of the Nations” sırasında 55 yaşında olan vokalist Mark Tornillo, aradan geçen 8 yıl ve 4 albümle birlikte kendini ACCEPT kitlesine sağlam şekilde kanıtladı.

Bugün 63 yaşında olan Tornillo’nun yanı sıra, ilk günden bu yana grupta olan emektar gitarist Wolf Hoffmann (57) ve basçı Peter Baltes (59) da eklenince, ACCEPT metal dünyasının en yaşlı gruplarından biri olarak karşımızda duruyordu. 2 sene önce grupta yaşanan iki değişikliğin ardından da bu durumun fazla değiştiği söylenemez. Buna rağmen ACCEPT, damarlarında dolaşan erimiş demirin bir yansıması olarak, cayır cayır heavy metal yapmaya devam ediyor. Bu yaşlara gelen adamlardan biraz sakinleşmeleri, en azından AC/DC kıvamına bürünmeleri beklenebilirdi, ancak yeni albüm “The Rise of Chaos”tan da görüldüğü üzere ACCEPT’in böyle bir niyeti asla yok. Öyle ki, SLAYER’ın, IRON MAIDEN’ın falan “acaba son albümlerini mi çıkardılar”, “1 tane daha çıkarıp bırakırlar” muhabbetlerine meze olduğu bir ortamda, bildiğin dedeliğe merdiven dayayan bu adamlara dair tek bir yerde bile böyle bir muhabbet geçmiyor. Sırf bu nedenle bile, bu müziğe olan bağlılıkları ve kendilerine çok iyi baktıkları için ACCEPT üyelerini kutlamak gerekiyor.

ACCEPT elbette ki ne olduğu belli, fazla sürprizi olmayan bir müzik icra ediyor. Ne beklemeniz gerektiğini biliyor, ne alacağınızı az çok tahmin ediyorsunuz. “Blood of the Nations”la bomba gibi bir dönüş yapan grup, aynı şoku yaratmasa da yine kalitesini koruyan “Stalingrad” ile başarılı geri dönüşünü sürdürmüş, bir önceki “Blind Rage” ile de “ihtiyar delikanlı” kavramını çöpe atan bir güçle taş gibi bir metal ortaya koymuştu. Şu anda tabağımızda olan “The Rise of Chaos”a baktığımızda, ACCEPT’in aynı cayır cayır heavy metali devam ettirdiğini görüyoruz.

Albümde ACCEPT’ten beklenecek türde alevli rifler, bombastik nakaratlar, lezzetli sololar ve iyi bir vokal performansı var. Grup daha önceki albümlerinde de yansıttığı steroid almış AC/DC havasını “The Rise of Chaos”ta da sürdürüyor, hatta Analog Man gibi şarkılarda bu steroid’i bile kullanmadan, dümdüz AC/DC’liklere bulaşıyor. Net şekilde albümün yıldızlarından olan Die by the Sword ile açılan albümde, yer yer vokal namına Tornillo’nun şekerlikler yaptığı olaylarla da karşılaşsak da, kimi zaman Halford sularına uzanan, büyük oranda ise Bon Scott/Brian Johnson türevi kırçıllı bir yorum görüyoruz. Hoffmann’ın bitmek bilmeyen rif üretimi, gayet duyulur bas ve taze kan davulcu Christopher Williams’ın enerjik çalımıyla, “The Rise of Chaos” doyurucu bir heavy metal albümü olarak karşımıza çıkıyor.

Albümü dinlerken yer yer grubun biraz fazla aynı formül üzerinden ilerlediğini hissetsek de, dinlediğimiz grubun ACCEPT olduğunu ve sunduğu şeyin karakterini düşündüğümüzde, bu durumu yadırgamıyoruz. Neredeyse her şarkıda, tüm şarkı sizi sarmasa bile karşınıza çıkacak iyi bir rif, vokal icrası, solo, vb. bulmak mümkün. Genele baktığımızda da, olduğu gibi iyi olan şarkıların sayısı eh olanlardan daha fazla.

“The Rise of Chaos”, ayaklı metal tarihi kıvamındaki bir grubun, uzun aralar verse de kuruluşundan bu yana geçen 41 yılın ardından çıkardığı, “inanmıyorsan bile saygı göstereceksin köpek!” kıvamındaki bir albüm. En iyi tarafıysa, hiç haz etmediğim “ustalara saygı”, “aaaa babalar yaptıysa…”, ” dedeye sahip çıkalım” muhabbetlerine girmek zorunda bırakmadan, hakikaten iyi olması dolayısıyla övgüler düzülebilecek bir çalışma olması.

Sevgili ACCEPT; 36 yaşında bir insan olarak, bazılarınız gerçekten de babam yaşındasınız ve bu devirde böyle bir şey sunuyor olmanızdan dolayı önünüzde ceketimi ilikliyorum. Hani dağılmanızın, kariyerinize nokta koymanızın lafı bile geçmiyor ama, umarım daha uzun süre devam eder, nice albümler çıkarır, metal tarihinde alevli izler bırakmaya devam edersiniz.

7/10
Albümün okur notu: 12345678910 (9.19/10, Toplam oy: 21)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2017
Şirket
Nuclear Blast
Kadro
Mark Tornillo: Vokal
Wolf Hoffmann: Gitar
Uwe Lulis: Gitar
Peter Baltes: Bas
Christopher Williams: Davul
Şarkılar
01. Die By The Sword
02. Hole In The Head
03. The Rise Of Chaos
04. Koolaid
05. No Regrets
06. Analog Man
07. What’s Done Is Done
08. Worlds Colliding
09. Carry The Weight
10. Race To Extinction
  Yorum alanı

“ACCEPT – The Rise of Chaos” yazısına 8 yorum var

  1. karapapak says:

    Iron Maiden dan sonra en sevdiğim gruptur kendileri ve sağlıkları elverdiği sürece albüm yapmalarını temenni ediyorum ve hemen albüme dalıyorum.

  2. deadhouse says:

    8 yılda 4 albüm ve hiçbiri vasat değil, birbirinden güzel Heavy Metal albümleri. Accept gerçekten büyük bir tebriği hak ediyor. Günümüzde Heavy Metal çok kısıtlandı. Hakkıyla bu müziği yapan grup sayısı ne yazık ki çok az. 40 yıldan uzun süredir bu müziği yapan Accept ise bana mısın demiyor 8 senede 4 kaliteli albüm çıkarıp bu müziğin ve bu müziğin ruhunun ölmediğini gösteriyor. Çalışkanlıklarına, azimlerine hayran kalmamak elde değil. Albüm su gibi akıp gidiyor. İşin üstadları yapınca olacağı bu tabii. O değil de Analog Man ne güzel şarkıdır öyle!

  3. burock1988 says:

    Albüm çok güzel resmen akıp gidiyor. Çok güzel riffler ve nakarat oyunlarıda var. Accept bekleneni vermeyi sürdürüyor. Tornillo bence Udo’dan bile daha gaz bir vokal.
    Umarım albüm yapmaya uzunca bir süre daha devam ederler. Sadece albümle ilgili şuda olsa güzel olsun diyebileceğim son zamanlarda yaptıkları Shadow Soldiers , Kill the pain tarzında ballad parçaların bu albümde olmamış olması. Çok hızlı başlayıp çok hızlı biten bir albüm olmuş. Arada bu tarz dinlendirici bir şarkı olsa tadından yenmezmiş.

    deadhouse

    @burock1988, Shadow Soldiers’in solosu çok duygulu

  4. Raddor says:

    Painkiller’ın, Rust In Peace’in, Cowboys From Hell’in çıkışına tanık olamama burukluğunu Accept’in 2010′da Blood of the Nations’ı çıkarmasına tanık olmam sayesinde atlatıyorum. Müzik tarihinin en iyi geri dönüşlerinden birini yapan Accept bu albümle de bunu devam ettirmiş, tarihe tanıklık etmemizi sağlamış. O kadar güzel olmuş ki yazarken, dinlerken heyecanlanıyorum.

    Analog Man hakikaten çok hoş parça olmuş. “My cell phone’s smarter than me” gibi eğlenceli ve samimi sözlere sahip. AC/DC’ye benzemekle beraber, “Update and download”
    diye giren kısım ve sonrası Balls to the Wall’daki “Watched and damned, God bless ya” kısmını andırıyor.

    2010′da Blue Jean’in malum ekinde kim yazmıştı hatırlamıyorum fakat; “Eğer Accept dinleyen bir kızla tanışırsanız sonsuza kadar arkadaş kalmaya çalışın. Hatta mümkünse evlenin. Dünyadaki en iyi kız falan olmalı.” diye yazmıştı. Hakikaten rastlaması çok güç bir insandır. Takıntı yapıp internette metalci kızlarla tanışmış, Accept dinliyorlar mı diye sormuştum ama bir tane bile çıkmamıştı. Gelmiş geçmiş en maskülen grubu dinlediğimizi düşünüyorum bu yüzden. Zaten bu albümde de erkeksi; “aaaAAAAaaa” korolarını eksik etmemişler.

    deadhouse

    @Raddor, Blue Jean ekinde yazılan şeye katılmamak elde değil. Ben de hiç rastlamadım yoktur herhalde Accept dinleyen kız:D

  5. MetaLstorM says:

    8 yılda 4 tane birbirinden güzel albüm…

    Accept’la 2010′da çıkan Blood Of The Nations albümüyle tanışmıştım.Daha önce çıkardıkları albümlerin hiçbirini bilmiyordum.Blood of the Nations muazzam bir albümdü.Hatta 2000′li yılların en iyi heavy metal albümlerinden biriydi benim gözümde.

    2 yıl sonra gelen Stalingrad ise önceki albümün devamı gibiydi.Yine süper bir albümdü.

    2014′te çıkan Blind Rage ise bence grubun geri dönüşünden sonra çıkarttığı en sert,en heavy albümdü.

    Bu albüm ise yine Accept kalitesine yaraşır,diğer albümlere nazaran akıp giden,içinde çok hoş choruslar bulunduran.Çıktığından beri durmadan dinlediğim taş gibi bir albüm olmuş.

    Asıl sağlam,eğlenceli parçalar bence Koolaid parçasından sonra başlıyor.Önceki 4 parçada çok iyi ama nedense geriye kalan 6 parçayı ayrı bir sevdim.En çok onları dinliyorum.Mesela What is Done is Done parçasının nakaratı muazzam dinlediğimden beri dilimden düşmüyor,ve o sondaki solosu ile beni mest etti.Kesinlikle albümün en iyisi..Analog Man’in sözlerine de bayıldım.Günümüz teknoloji ve medyaya çok iyi bir şekilde deyiniyor.Son parça olan Race To Extinction da çok güzel bir nakarat melodisine sahip yine fazlasıyla akılda kalıcı.

    Özetlemek gerekirse The Rise of Chaos kesinlikle akılda kalıcılık açısından diğer albümlerden daha önde.Şarkı yapıları her ne kadar diğer albümlere göre biraz daha basit olsa da grup yine de kalitesini belli ediyor.

    Accept ne iyi etti de 2009′da geri döndü.Grup şuan da bence günümüz heavy metalinin demir başı sayılabilir.BÜYÜKSÜN ACCEPT!!!

    9/10

  6. 33 yaşındayım says:

    HOLE IN THE HEAD !!!!

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.