# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
EL TOPO – Ye’cüc Me’cüc EP
| 10.01.2017

Işıklar.

Geçen yılın başlarında çıkan “Dust & Pavements” EP’sinin ardından bizi çok bekletmeyen EL TOPO’yla birlikteyiz bugün. İlk EP’sinde progresif metal ile post-rock’ın samimi bir bileşimini sunan İstanbullu grup; kısa süre önce çıkan “Ye’cüc Me’cüc”le başlattığı işi ileriye taşımayı ve sound’unu zenginleştirmeyi başarmış diyerek giriş yapalım.

Grubun kurucusu Yağız’ın CHOPSTICK SUICIDE’dan beri yaratmayı başardığı ve “Dust & Pavements” EP’sinde de bahsettiğim bir özelliği var, o da hüzünlü olmaya kasmadan, fazla minör tatlara kaçmadan müziğinde kalıtsal bir hüzün duygusu verebilmesi. Aslında bu, hüzünden ziyade bir yaşanmışlık, bir var olanı kabulleniş olarak da değerlendirilebilir. Bu sayede gerek CHOPSTICK SUICIDE, gerek de EL TOPO; çalınan şeyden bağımsız olarak duygusal altyapısını çok iyi yansıtan müzikler yaptı, yapıyor. Bahsettiğim hüzün durumunu daha da değerli ve eşsiz yapan ise; Yağız’ın bunu hiçbir Türk, oryantal etkili dokunuş kullanmadan, kendi hayatının geçtiği yerlerden, İstanbul’dan izler taşır şekilde yansıtabilmesi. Mevzubahis iki grubun müziğinde de bu topraklara özgü gamlar, nota bileşenleri yok, lâkin ben her ikisini dinlediğimde de Taksim’i, Kadıköy’ü, Bakırköy’ü; kısacası sokaklarında zamanların geçtiği, deneyimlerin edildiği İstanbul’u hissedebiliyorum. Sadece bu bile Yağız’ın yarattığı müziği içselleştirebildiğini ve ortaya çıkan müziğin saf ve gerçek olduğunu kanıtlıyor.

“Ye’cüc Me’cüc”de EL TOPO, ilk EP’ye göre kökten bir değişiklik yapıyor ve müziğine vokal ekliyor. MERIVA’dan Soner Avcu’nun katılımıyla daha da güçlenen grup; içerdiği progresif anlayış ve post rock desteği ile gerçek anlamda özgün ve içine girildi mi çıkılması zor bir müzik yaratmayı başarıyor. Bahsettiğimiz vokal yer yer PERIPHERY’den Spencer, yer yerse MUSE’dan Matt Bellamy kıvamında karşımıza çıkıyor. Vokal aranjmanı konusunda, vokallerin şarkıların geneline eşit şekilde dağıtılmadığını ve zaman zaman sırasını beklediğini görüyoruz. Sonraki çalışmalarda vokalin şarkılara daha iyi yedirilebileceğini ve vokalin de ayrı bir enstrüman gibi düşünülerek şarkı yazımı safhasında daha etkin kullanılabileceğini düşünüyorum. Vokalle gelen bu büyük değişimin EL TOPO müziğine dinamizm kattığı ve grubu güçlendirdiği ortada. Özellikle konserler açısından mutlaka artı bir etki yaratacaktır.

Vokal olmasaydı da benzer bir etki yaratacak zenginlikteki duygu ve icra altyapısına zaten sahip olan EL TOPO müziği, içerdiği güçlü yanları akıllıca kullanması sebebiyle bize her anı birbirinden farklı, gayet zengin bir 20 dakika sunuyor. Üç şarkıdan oluşan EP’deki her bir şarkıda başarıya ulaşmış farklı unsurlara rastlıyoruz. Güçlü kayıt ve sitemiz yazarlarından Bahadır Sarp’ın master ve miksajıyla tertemiz şekilde sunulan EP’de, bas gitarın etkin kullanılması ve zaman zaman başrolü üstlenmesi, bu tarz bir müzik için gayet başarılı davul yazımı ve rifler arası duygu değişimlerinin çok iyi düşünülmüş ve icra edilmiş olması, “Ye’cüc Me’cüc”e değer katan başlıca özellikler.

EP’yi dinlerken gülümseten ve güven veren diğer bir konuysa, EL TOPO’nun, edindikleri ilhamları ve sevdikleri grupların karakteristik özelliklerini müziğe açık açık taşımadan, gayet özgün ve kişilikli bir formda sunabilmiş oluşu. Tür icabı etkilenimleri göstermeye ve “x gibi olmuş” dedirtmeye gayet açık sularda yüzen EL TOPO, hepsinin üstüne bir de yerel tatlara kaçmadan evrensel bir müzik ortaya koyuşuyla da etkileyiciliğini pekiştiriyor. Hiçbir şey için olmasa bile bu karakteristik duruş ve sonrası için yakılan daha da özgün ışık için grubu tebrik etmek lâzım.

Son kelamlara geldiğimizde söyleyebiliriz ki, EL TOPO önemli bir iş yapıyor. Vokal katkısı ve üretim hızları düşünüldüğünde onlardan daha da iyisini beklemek son derece normal. Yolları engebeli olmadığı ve uyumlarını korudukları sürece, ülkemizden çıkacak en heyecan verici işlerden bazılarını sunacaklarını görmek hiç de zor değil. Sadece 2016 içerisinde çıkardıkları 6 şarkıya bakarak bunu söyleyebiliyor olmak bile bir şeyler anlatıyor olsa gerek.

8/10
Albümün okur notu: 12345678910 (7.30/10, Toplam oy: 27)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2016
Şirket
Kare Müzik Evi
Kadro
Yağız Erdemir: Gitar
Durukan Demiroğlu: Bas
Birkan Başören: Davul
Soner Avcu: Vokal
Şarkılar
1. Kali
2. Hel
3. Chia
  Yorum alanı

“EL TOPO – Ye’cüc Me’cüc EP” yazısına 6 yorum var

  1. kalmahfanboy says:

    Kritiklerin en sevdiğim yanı da şu ki normalde görsen “ben bu tarz sevmiyorum ya” diyeceğin müzikleri kritikte gördüğün birkaç güzel söz sayesinde dinlemeye karar veriyorsun ya. O işte. Yazı için teşekkürler dinledikten sonra puanlamaya geliyorum.

    Ahmet Saraçoğlu

    @kalmahfanboy, rica ederim, ben teşekkür ederim. Bu dediğin, yazılan şeyin işlevini yerine getirmesi anlamına geliyor, mutlu ediyor.

  2. taylan says:

    alırım bi dal..

  3. cebeci says:

    açıp da dinlemem ama konserde falan fena gitmiyor ;)

  4. Emre says:

    Müzikle ilgili olmayacak yorumum ama bir öneri de bulunmak istedim…”El Topo” filmini de izleyin arkadaşlar. Aslında Jodorowsky’nin her filmi güzel ama “Santa Sangre” (Hayatımda izlediğim en güzel film bu “Brazil” ile beraber)ve El Topo ayrı bir yerde. Yalnız mide bulantısı, baş dönmesi, sarsılabilir ahlaki değerler gibi sorunlarınız varsa izlemeseniz daha iyi. Salo(120 days of Sodom),Nekromantik, Schramm,vb.. da bu gruba dahil.

    TAAKE

    @Emre, Jodorowsky nin tüm filmlerini izledim,en iyisi holy mountain ve santa sangre bence,Jörg Buttgereit in de tüm filmlerini izledim,ayrıca der todesking de güzeldir,taake den host un vücudunda dövmesi var todesking in

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.