# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
BRODEQUIN – Festival of Death
| 29.12.2016

Vücut bütünlüğü.

Oğuz Sel

İşkence denildiğinde hepinizin yüzünün buruştuğunu tahmin edebiliyorum. Günümüzde artık insanlık suçu olarak görülen işkence, kesin bir dille lanetlenen ve erdemli insanlar tarafından hoş karşılanmayan fiillerden yalnızca biri. Orta Çağ döneminde gerek bu coğrafyada gerekse Avrupa ülkelerinde çeşitli nedenlerle uygulanan cezai yaptırımlardan biri olan işkence, günümüzde zaman zaman tartışmaya açılabiliyor. Ünlü tarihçimiz İlber Ortaylı, katıldığı televizyon programlarında bu konu açıldığında, mealen, “Halkın adalet duygusunu o dönemlerde tatmin etmek çok önemliydi. Yolda giden masum insanların önünü kesip onlardan para almak ve hatta onları öldürmek, devlet tarafından hiç hoş karşılanmıyordu ve bunu yapanlar, şedit cezalarla karşılık görüyordu,” diyor. Bu noktada, uygulanma sebeplerine çok fazla girmeden, birkaç işkence yöntemine göz atmak gerekebilir diye düşünüyorum.

Yakın dönemde ve elbette Orta Çağ’da sıklıkla uygulanan işkence yöntemlerinden “Brodequin”, mahkûmun oturur pozisyonda her iki bacağının yan taraflarından kalın tahtalarla sabitlenmesi, ardından, iplerle çok sıkı bir şekilde bağlanmasıyla başlar. İnfazı yöneten kişi ya da kişiler, mahkûmun bacağı ve tahta arasındaki alanın arasına, tabiri caizse kazık çakar; ta ki sanığın bacakları sıkışıp patlayana kadar.

Peki ya “Mazzatello”ya ne diyeceksiniz? Bunun “başınıza” gelmesi için çok değil, bundan yaklaşık birkaç yüzyıl kadar önce Avrupa’da yaşayıp “kâfir” ilan edilmeniz yeterliydi ve kâfir ilan edilmenizin hemen ardından, sağlamca bir yere yatırılıp kafanızın devasa bir balyozla ezilmesini bekleyebilirdiniz. İşin kötü yanı ise tek balyoz darbesiyle her zaman ölünemiyor olması; ama demokrasilerde çarelerin tükenmediği gibi infaz yöntemlerinde de çareler tükenmiyordu; o zamanlar bile. Balyoz darbesiyle “ölemeyen” mahkumların kafaları bir güzel kesiliyordu.

İlkokul sıralarından “Kazıklı Voyvoda” meselesiyle (hâlâ ders kitaplarında var mı bilmiyorum) öğrendiğimiz “kazığa oturtma” yönteminin çıkış yeri bir bakıma “Judas Cradle”dır. Kol, bacak ve gövdenin iplerle sabitlenen mahkumun, piramit benzeri bir yapıya çıplak vaziyette oturtulması ve ilgili bölgelerin piramit yapıyla “entegrasyon” sağlamasına dayanan bu yöntem, mahkumun suçuna göre uzun süreli ya da kısa süreli olarak gerçekleştiriliyordu. Sürecin yavaş ilerlemesi, işkenceyi iyice çekilmez kılsa da, kimi zaman işkencenin bir an önce tamamlanması için mahkuma ekstra ağırlık yüklenerek işin, olması gerekenden daha kısa sürede tamamlanması sağlanıyordu.

Kimi işkenceler ise “işkence”den ziyade bir yargılama ve “temize çıkma”ya dönüşüyordu Orta Çağ’da; bunlardan biri de “Trial By Ordeal” yöntemiydi. Eğer o dönemde mahkeme tarafından şüpheli ya da suçlu bulunursanız, iki farklı şekilde ceza alırdınız: Bunlardan biri doğrudan ölüm, diğeri ise “Trial By Ordeal”. Bu yöntemin uygulama şekilleri ise çeşitliydi. Eğer masumsanız, elleriniz ve ayaklarınız bağlı olarak atıldığınız buz gibi soğuk sudan veya kaynar sudan birkaç dakika sonra “Tanrı”nın yardımıyla sağ olarak çıkabilirdiniz. Rahip tarafından okunup üflenen ekmek ve peyniri yerken boğulmazsanız, suçsuz sayılabilirdiniz. Zaman içerisinde çeşitli varyasyonlarla “zenginleştirilen” yöntemde; dayak yiyerek, ateşle ve farklı fiziksel acı denemeleriyle ölmeniz, hayatta kalmanız ya da sakat kalmanız, “Halkın adalet duygusunun tatmini” için gerekli olabiliyordu.

Bu işkence yöntemlerinin -ve çok daha fazlasının- müzikal şekilde nasıl anlatılabileceğini merak ediyorsanız ve ilgili işkence yöntemlerinin uygulanışına dair “ince” ayrıntıları bilmek istiyorsanız, Brodequin’in “Festival of Death” albümü, işinizi fazlasıyla görecektir.

9/10
Albümün okur notu: 12345678910 (7.67/10, Toplam oy: 6)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2001
Şirket
Unmatched Brutality Records
Kadro
Jamie Bailey: Vokal, bas
Mike Bailey: Gitar
Chad Walls: Davul
Şarkılar
1. Mazzatello
2. Judas Cradle
3. Trial by Ordeal
4. Torches of Nero
5. Vivum Excoriari
6. Lake of the Dead
7. Blood of the Martyr
8. Gilles de Rais
9. Flow of Maggots
10. Bronze Bowl
11. Auto de Fe
  Yorum alanı

“BRODEQUIN – Festival of Death” yazısına 7 yorum var

  1. 6 gundur Prag’dayiz, gecen gun Orta Cag Iskence Aletleri Muzesi’ne gitmemizin ardindan bu kritik manidar oldu. Eline saglik.

    Ouz

    @Ahmet Saraçoğlu, Teşekkür ederim. Hakikaten enteresan olmuş :)

  2. hysteresis says:

    Brutal death hastası olduğum dönemler Instruments of Torture albümünü epey dinlerdim. Hatta onu bu albümden daha çok severim. Beğenenlere önerimdir.

  3. backmind says:

    7/10 alır benden.

    Instruments of Torture bu albümden 1 gömlek üstündür benim gözümde.

  4. ismail vilehand says:

    2000lerin başlarında ortalığı sallamışlardı. cidden türünde çok iyi grup. Instruments of Torture benim de favorimdir.

  5. alcide.nikopol says:

    Fanzin çıkardığım zamanlarda teee Amerikalardan promo cd lerini yollamışlardı. Hayvan gibi albümdü. Halen de öyle…

    Ouz

    @alcide.nikopol, Çok büyük olay, hele hele o zamanlar için çok daha büyük olay. Gerçekten şanslıymışsın.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.