# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
HORRENDOUS – Anareta
| 03.11.2015

Öylesine gerçek, öylesine içten…

Dinlediğiniz şeyin gerçekten hissederek, inanarak, yaşayarak yapıldığını hissetmek bazen çok kolay olabiliyor. Kayıttaki kimi detaylar, gitarların tonu, grubun yazdığı melodi ve riflerdeki kimi karakteristik özellikler, yahut vokalistin sesindeki ufak çatlamalar, vurgular, size duymakta olduğunuz şeyin belki çok da planlanmadan, kendi halinde, akışına bırakılmış bir gerçeklikle, içtenlikle, saflıkla yaratıldığını anlatabiliyor. Duyduğunuz şey kırılgan notalardan oluşan minimal sesler de olsa, yaratan kişilerin hem fiziksel hem de zihinsel anlamda kanadıklarını hissettiren şiddette bir haykırış da olsa, eğer dinlediğiniz şeyle empati kurabiliyorsanız, bahsettiğim bu gerçekliği, yoğunluğu yaşamamanız imkânsız oluyor.

Konu death metal olunca, bu tarz örnekleri sayısız kez görmüşlüğümüz var. Chuck Schuldiner’ın sayısız çığlığının, Jon Nödtveidt’in buz gibi haykırışlarının gerçek olmadığını hangimiz söyleyebiliriz ki? Bazen içinizde öyle bir ateş yanar ki, iş müziği, metali, iyi bir albüm yaratmayı falan aşar, bambaşka bir boyuta taşınır. Tek bir çığlık size karşınızdaki insanın içinde bir şeyler yandığını olanca gerçekliğiyle gösterir.

HORRENDOUS bu bahsettiğim sınıfa girecek düzeyde yoğun bir hissiyatı içinde barındıran, o her şeyiyle gerçek gruplardan biri. 2009′da başladıkları kariyerlerine 2012′de “The Chills”le giriş yapan, 2014′te kendi çapında epey ses getiren “Ecdysis”le devam eden ABD’li grup, birkaç gün önce de üçüncü albümü “Anareta”yı bizlere sundu.

HORRENDOUS çok yoğun bir death metal yapıyor ve bu yoğunluk en sert olma, ezme, kan dökme gibi bir tehditkârlık barındırmıyor. Grup NWOBHM havasını doksanların death metaliyle harmanladığı ve içine özgün tatlar kattığı müziğinde, acıyı, kederi, isyanı, olabilecek en gerçekçi ve empati kurulur şekilde sunuyor. Bu gerçekliği ve grubun samimiyetini anlamak için üç temel unsur tüm HORRENDOUS müziğini kaplıyor.

Bunlardan ilki ve en önemlilerindne biri, vokalist Damian Herring’in vokal yorumu. Aşırı derecede çiğ, üzerinde oynanmamış, sanki yanınızda bağırırcasına saf bir vokal yorumu var “Anareta”da. Daha ilk şarkı olan “The Nihilist”in vokal giren ilk anından, HORRENDOUS’ın saflığını hissetmemek mümkün değil. Acı dolu bu haykırışlar, zaman zaman çok daha çiğleşip, sanki bir vokakist değil de, acı çeken, ızdırabı olan herhangi birinin sesini dinliyormuşçasına ham bağırışlara, haykırışlara da dönüşebiliyorlar. Böyle anlatınca ortada bir amatörlük olduğu izlenimi çıkabilir, ancak HORRENDOUS hâliyle tavrıyla, müziğinin karakteriyle bunu hiçbir şekilde yaşatmıyor. Tüm bu ögeler, bir yoğunluk ve gerçeklik bütünü içinde bir arada kulaklarımıza ve beynimize doluyorlar. HORRENDOUS’ın önemli tarafı da burada ortaya çıkıyor. Grup sadece kulaklarımıza sunulan güzel bir müzikle sınırlı kalmıyor, empati kurulabilir gerçekliğiyle kafamızın içine de sızmayı başarıyor.

HORRENDOUS’ın HORRENDOUS, “Anareta”nın da “Anareta” olabilmesini sağlayan diğer iki unsur ise albümün prodüksiyonu ve grubun beste tarzı. Gitar tonları, davullar, baslar, hepsi de son derece doksanlar öykünmeli ve sıcak bir şekilde kaydedilmiş ve bu da bize o yılların albümlerindeki samimiyeti net bir şekilde veriyor. Kick ve trampet tonundan bas gitarın araya girmelerine, iki gitarın şeker gibi armonik oyunlarına kadar “Anareta” dinledikçe dinlemek isteyeceğiniz bir sound’a ve atmosfere sahip.

Üçüncü ve en önemli özellik ise, elbette ki grubun beste yapma tarzı. Riflerin dolgunluğu, melodilerin klişelikten uzak ve damar yapısı, bir araya geldiklerinde ortaya cayır cayır bir death metal çıkmasını sağlıyor. HORRENDOUS elindeki malzemeyi nasıl bir araya getireceğini çok iyi biliyor ve müziği dinlerken aklınıza başka dış faktörler gelmiyor. “Burada şöyle bir bağlantı yapmış”, “Şu riften şu rife geçerken araya şunu sokmuş” gibi dışarıdan bakmalı analizler yapmayı aklınıza getirmeyen, iç parçalayıcılığını sular gibi akıtan saflıkta bir müzik, sizi alıp götürüyor.

HORRENDOUS’ı henüz duymadıysanız “Anareta” bu iş için mükemmel bir başlangıç. Severseniz ÇOK seveceğiniz bir albüm olduğuna emin olabileceğiniz “Anareta”ya mutlaka şans verin; nihayetinde zevkinize uymayabilir, grubun sound’unu kendinize çok yakın bulmayabilirsiniz, ancak yapılan işin içtenliğini görmemeniz kesinlikle imkânsız ve bir de grubun müziğini kendinize yakın buldunuz mu, yakın zamanda en sevdiğiniz gruplardan biri olacak bir grupla tanışıyor olmanız işten bile değil.

“Anareta” yıl sonu listelerini domine edecek, HORRENDOUS adını çok daha geniş kitlelere duyuracak ve gruba parlak bir yol çizecek düzeyde güçlü bir albüm. İnanarak, samimiyetle yapılan şeyin mutlaka değer göreceğinin de sabit bir kanıtı.

9/10
Albümün okur notu: 12345678910 (9.09/10, Toplam oy: 34)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2015
Şirket
Dark Descent Records
Kadro
Jamie Knox: Davul
Damian Herring: Gitar, vokal, bas
Matt Knox: Gİtar, vokal, bas
Şarkılar
1. The Nihilist
2. Ozymandias
3. Siderea
4. Polaris
5. Acolytes
6. Sum of All Failures
7. Stillborn Gods
8. The Solipsist (Mirrors Gaze)
  Yorum alanı

“HORRENDOUS – Anareta” yazısına 4 yorum var

  1. zombikids says:

    güzel kritik, çok iyi albüm! günümüz şartlarında old-school albümler yapılması ve bir de içtenlikle icra ediliyorsa, gerçekten keyif verici oluyor. albüm kapağı ise ayrı güzel duruyor.

    benim notum aynı olur bu gerçek metal için.

  2. bleakeden says:

    Müzik de güzel ama bu vokal her türlü yürür…

  3. Horrendous says:

    Ecdysis’in büyüsünden çıkamamışken bu kadar kısa sürede yeni bir albüm çıkaracaklarının haberini aldığımda ”ulan acaba?” diye kuşkuya kapılmaktan kendimi alamamıştım. Çünkü beni bu kadar derinden etkileyen bir grubu yeni keşfetmişken, albümü hala deliler gibi çeviriyorken piyasa uğruna yeni bir albüm çıkaracaklarının düşüncesi bile korkutmuştu beni. O kadar ki albümün ortamlara düştüğünü bildiğim halde bir iki gün dinlemeye cesaret edemedim. Merakıma yenik düşüp kulaklığımı kaptım ve inanılmaz endişeli bir şekilde play tuşuna bastım. Evet… Merak kediyi yüceltiyormuş bazen. İlk turun sonunda hem kendime kızdım hem de bir kere daha hayretler içinde kaldım. Tek kelimeyle muhteşem. Kendi çıtalarını katlayarak arttıran bir albüm, bundan sonra ne gelebilir çok merak ediyorum. Siz böyle işler yapmaya devam edin ben nick’imle daha çok reklamınızı yaparım ehehhee. Albümün hakkını veren bir kritik, bir kez daha ellerine sağlık Ahmet abi.

  4. İlker says:

    Arada vokalin sanki biraz fazla Martin van Drunen olması haricinde baya muhteşem albüm. Yıl sonu listeme girmemesi baya zor görünüyor.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.