# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
THE ARISTOCRATS – Tres Caballeros
| 31.07.2015

Sıkmayan üst düzey müzisyenlik.

Yeteri kadar vakit ayırdığımda müziğin çoğu türünden keyif almayı başarabilen bir dinleyici olarak, övgü sıfatlarını tasarruflu kullanma konusunda sıkıntılarım olduğunu söyleyebilirim. Belirli periyotlarda birbiriyle alakası olmayan müzik türlerindeki gruplardan veya albümlerden “nefis, muazzam, harika, dünyanın en iyi …sı” şeklinde bahsetmem, not konusunda neredeyse her zaman belirli bir puanın altında olmadığını düşündüğüm albümleri kritikliyor olmam, bu farklı türlerdeki albümlerin bana çok etkileyici gelmesi durumunun verdiği bitmek tükenmek bitmeyen heyecanın doğrudan dışavurumları aslında. Uzun süredir neredeyse sadece metalle sınırlı olan müzikal perspektifimin, son bir iki yıldır birdenbire alakasız türlerden müziklere karşı böylesine güçlü bağlar oluşturacak kadar genişlemesi, elbette çoğu türe karşı olan cahilliğimi bariz gösteriyor olsa da, bu keşiflerimi kritikleyip daha fazla insanın dinlemesini sağlama adına büyük bir itici güç görevi de görmekte.

Aslında bu paragrafın THE ARISTOCRATS’ın yeni albümüyle olan bağlantısı yalnızca albümdeki şarkıların çok iyi olması ve bunun benim övgü sıfatı kullanımı hastalığımı tetiklemesiyle sınırlı. Fakat bu üç birbirinden üst düzey müzisyen “Tres Caballeros”ta farklı müzikal türlerden o kadar iyi beslenmişler ve bunları o kadar doğal aynı potada eritmişler ki, albümü dinledikten sonra hem western hem fusion hem blues hem de progresif rock/metal gibi birbiriyle bağlantısız görünen birçok tarzı bir arada dinlemiş olmanın bende yarattığı his, yukarıda bahsettiğim itici güç görevini fazlasıyla gördü ve bu kritiği yazmaya karar verdim.

Yine genelden özele giderek ilerleyecek olursam, ismini meşhur bir şakadan alan ve her daim mizahi yönünü müziğinin içine entegre bir şekilde sunan THE ARISTOCRATS, Guthrie Govan (STEVEN WILSON), Bryan Beller (DETHKLOK, JOE SATRIANI) ve Marco Minnemann (STEVEN WILSON, EPHEL DUATH) gibi, birçok farklı projede yer almış ve teknik kabiliyet açısından tartışılmayacak kadar üst düzey müzisyenlerden oluşuyor. 2011’den bu yana 3. enstrümantal albümünü çıkaran grup, elemanların enstrüman hakimiyetlerinin yanında müzikal vizyonlarının ve beste becerilerinin de olağanüstü olduğunu ve bu üç adamın müziklerinin ne kadar beklenmedik mecralara ayak basabileceğini göstermesi açısından oldukça değerli bir proje aslında. Şimdiye dek yazdıkları tüm albümleri 9 şarkıdan oluşan ve bu şarkıların bestelerini de herkesin 3’er şarkı yazması şeklinde paylaşan THE ARISTOCRATS, “Tres Caballeros”ta da aynı formülü uygulamaya devam edip, üçüncü albümlerini çıkarmanın da verdiği tecrübeyle ortaya harika bir albüm çıkarmış.

Şimdi bu harika sıfatının içini doldurup albümü henüz dinlememiş kişiler için biraz anlamlı kılmaya çalışayım. İlk olarak, albümün katmanlardan oluştuğunu ve yukarıda da belirttiğim gibi birçok müzikal türü içerisinde bulundurduğunu söyleyebilirim. İçine girmenin çaba gerektirdiği bazı şarkıları (“Through The Flower”) barındırdığı gibi ilk dinlemede oldukça etkileyici gelen şarkıların (“Smuggler’s Corridor”) da olduğu “Tres Caballeros” , içinde bulundurduğu üst düzey müzisyenliğe rağmen bir an dahi sıkmayan yapısı, temel blues gamlarıyla oluşturulan catchy rifleri ve en önemlisi de genel atmosferiyle asla yorucu olmayan veya teknik yönü öne çıkmayan bir albüm. Enstrümantal şarkıların bir şeyler anlatma gücünü gövde gösterisi yaparcasına ortaya koyan bu üç müzisyen, albüm boyunca hem doğaçlama hissini verebilip hem de tutarlı dinamik düzenlemeleriyle, dinlediğiniz müziğin her saniyesinin planlı olduğunu anlamanızı sağlıyor.

Her ne kadar albüm THE ARISTOCRATS’ın en güçlü yanı olduğunu düşündüğüm tahmin edilemezliği her şarkıda ayrı ayrı hatırlatsa da, albümün beni en çok etkileyen tarafı kesinlikle barındırdığı geniş duygusal yelpazesi oldu. Örnek vermek gerekirse, “ZZ Top” gibi kafası rahat bir şarkının ardından “Pig’s Day Off” gibi, adeta hikayede işlerin biraz daha sarpa sardığını gösteren bir şarkı gelmesi; veya “Smuggler’s Corridor”da (albümdeki favori şarkım) yaratılan Pazar sabahı Western filmi atmosferinin ardından gelen sakin ve adıyla tamamen aynı hisleri barındıran “Pressure Relief” ve sonrasında bir anda tempoyu yükselten ama bir o kadar da hisli ve hınzır “The Kentucky Meat Shower” , hem albümün dinamiğinin ayarlanmasına verilen önemi ve “Tres Caballeros”un bütünlüğünü hem de her bir şarkının neredeyse dakika dakika farklı tür isimleriyle adlandırılabilmesi açısından grubun vizyonunu ve beste becerisini gözler önüne seriyor. Başka bir önemli örnek de, grubun şarkı bazında özeti diyebileceğim, “Texas Crazypants” gibi neredeyse gitar virtüözlerinin albümlerinde bulunabilecek kadar üst düzey teknik rifler ve melodiler barındıran bir şarkının dahi ritim departmanının işin içine girmesi ve grubun genel mizahi tavrının şarkıyı ele almasıyla albümün en güçlü ve imza şarkılarından biri olması.

Şarkı isimlerinden albüm kapağına, sürekli olarak eğlenceli tarafını en ön planda tutan THE ARISTOCRATS , en iyi albümleri olduğunu düşündüğüm “Tres Caballeros”ta üzerine film çekilebilecek kadar yoğun bir atmosfere sahip, bir notası bile boşa basılmamış ama teknik açıdan da senenin en üst düzey albümlerinden biri olabilecek kadar bambaşka ve sürprizlerle dolu bir albüm yapmayı başarmış. Özetle “Tres Caballeros” , üst düzey müzisyenlik, harika şarkı yazımı ve bunlara rağmen asla yormayan yapısıyla kendi yeteneklerini müziğin ihtiyaçları doğrultusunda kullanan üç olağanüstü müzisyenin akıl ve mizah dolu müziğinin şimdiye kadarki en güçlü hali.

8,5/10
Albümün okur notu: 12345678910 (8.18/10, Toplam oy: 22)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2015
Şirket
BOING!
Kadro
Guthrie Govan: Gitar
Bryan Beller: Bas
Marco Minnemann: Davul
Şarkılar
1. Stupid 7
2. Jack's Back
3. Texas Crazypants
4. ZZ Top
5. Pig's Day Off
6. Smuggler's Corridor
7. Pressure Relief
8. The Kentucky Meat Shower
9. Through the Flower
  Yorum alanı

“THE ARISTOCRATS – Tres Caballeros” yazısına 9 yorum var

  1. Ilk 2 albumlerine bayılmıştım tatilden döner dönmez yapıştırayım hemen , kapak çok tatlı duruyor yalnız

  2. Off tam olarak şu sıralar arzuladığım müzik ahah. Kritikteki şarkı ve de özellikle kapağa bayıldım, ilk fırsatta dinleyeceğim bunu.

    Minnemann’ı barındırdığını ve çok kaliteli müzik yaptığını bile bile The Aristocrats’ı hiç çok fazla dinlemedim, bu albüm bunu değiştirecek gibi duruyor. Eline sağlık Ün*l.

  3. özgür says:

    ya bunların Culture Clash albümü müthiş bir albümdü. Bunu da dinleyeceğim en kısa zamanda.

  4. Çıkıntı gibi şu güzelim müzikte kulağım vokal aradı. Bazen hayret ediyorum şu hallerime. Bir de şunun farkına vardım ki, benim için pozitif enerji yayan müziğe alışmak, negatif olanına alışmaktan daha zor. Artık black metal, değişikli metal dinleye dinleye normal dertsiz tasasız müziği içselleştirmek daha zor olmaya başladı. Yine de bu durum, Tres Caballeros’un oldukça kaliteli bir albüm ve muazzam bir işçiliğin ürünü olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Yalnızca bu tip mutlu müziklere en fazla bir saatimi ayırıyorum, sonra google’a “yaşama sevinci siken 25 dakikalık raw black metal şarkıları” yazıp önüme çıkan ilk şarkıyı dinliyor ve ona daha fazla zaman ayırıyorum. Evet.

    Bu arada Tertemiz bir kritik olmuş Ünal’cığım, kalitenden yine ödün vermemişsin. Ellerine sağlık.

  5. özgür says:

    ya bunların albümlerini dinledikçe nisandaki konserlerini kaçırdığıma daha da üzülüyorum şimdi. temiz çocuklar.

  6. şeyh hulud says:

    Bu ne güzel bir şeymiş, hemen emek hırsızlığı…

  7. says:

    benzer grupları hemen araştıralım… http://www.music-map.com/the+aristocrats.html

  8. crowkiller says:

    grubun gitar tonu tıngır mıngır blues/classic rock gitarı değilde cayır cayır slash gitarı tonunda olsa tadından yenmezdi
    ama beğendim yine de albümü

  9. Boba Fett says:

    Acayip sıcak bir albüm, albümü dinledikten sonra boğazınıza toz toprak kaçıyor… Kışın bu albümü açıyorum elime kaktüs batıyor, sıcaktan terliyorum öyle sıcak bir albüm.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.