# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
SENTENCED – The Funeral Album
| 18.07.2015

Özür.

Normalde bu kritiğin THE NIGHT FLIGHT ORCHESTRA’nın yeni albümü “Skyline Whispers” olması gerekiyordu. Bilgisayarımı bu amaçla açtım, başlamadan internette biraz dolanayım dedim. Niyeyse aklıma birdenbire “End of the Road” geldi, deli gibi canım çekti. Başta kendimi açmamak için zorlasam da açtım; hatta gidip “Buried Alive” DVD’sindeki, yani grubun son canlı performansı olan hâlini açtım. Yine Ville’nin şarkı öncesinde söylediği Fince şeylere biliyormuşçasına kulak verdim, yine vokaldeki hırsını hayranlıkla izledim, yine sondaki konfetilerde gözlerim ihtişamla doldu ve yine Miika’nın o dev solosunu gözlerim yaşara yaşara dinledim. Bu performansı her izlediğimde bu şeyleri aynı sırada ve aynı miktarda yaşıyorum. Sizi bilmem, ama bana bunu SENTENCED kadar yaşatan çok grup yok. O yüzden özür dileyerek bu albümden bahsetmeyi, ola ki dinlememiş olanların durduk yere canını sıkmayı istiyorum. Haftaya THE NIGHT FLIGHT ORCHESTRA ile keyfin dibine vuracağız, ama şimdi gelin hayali bir şöminenin önünde birlikte oturalım.

Albüm gayet normal başlıyor aslında. Sadece başka bir SENTENCED albümü olarak başlayan albüm, sonradan gelecek şeylere rağmen en baştan gereken gazı vermeyi ihmal etmiyor. İşler böyleyken birdenbire “Ever-Frost” öyle bir atmosferle giriyor ki aniden grubun son albümü olduğunun sinyallerini vermeye başlıyor. En başta melodik death metal dönemlerine atıfta bulunan SENTENCED, sonradan da buna kısım kısım devam etse de çok geçmeden yapmak istediği şeyin özüne dönüyor. İyi ki de dönüyorlar, albüm de esas burada başlıyor zaten; bundan sonrası çok daha fena. Grubun hiçbir zaman şen bir melodik death metal müziği icra etmediği ortada; ama diğer albümlerle kıyaslandığında SENTENCED bu albümle “annem şu an çok güzel bir yerde” diyen, “nerede” sorusuna “cennette” cevabını veren bir çocuk oluyor. Son bir kez daha acısını yaşamak, sonrasındaysa yoluna yalnız devam etmek istiyor. Yine de ara sıra isyan etmekten, inandığı şey neyse ona çıkışmaktan kendini alamıyor. “Where Waters Fall Frozen” bir dakika bile olmamasına rağmen işte bu şekilde grubun öfkesini püskürüyor ve yine çok geçmeden yavaş yavaş tükendiğimiz yola devam ediyoruz.

Küçükken bana çok garip bir şey olmuştu. Annemle bir yokuşu çıkıyorduk, elini tutuyordum. Nasıl olduysa birdenbire elini bırakıverdim ve düşüp yokuştan aşağı sürüklenmeye başladım. Öyle bir yönde düşüyordum ki bir taraftan annemin panikli hâlini izliyor, bir taraftan da arkamda gelen araba sesini duyuyordum. Ne hissedeceğimi bilmiyordum, zarar veya ölüm kavramlarına aşikâr değildim. O sırada orada olan biri beni çekip kurtardı, araba da ancak fark etmiş olacak ki ancak durabildi. “The Funeral Album”ü dinlediğimde aklıma hep bu an geliyor, sonunda kurtuluş olsa da bir yokuştan aşağı gittiğimi hissediyorum hep. Özellikle de “Vengeance is Mine” ve sonrasında.

Arada farklı anlar olsa da albümün hissiyatı o kadar dengeli bir şekilde ilerliyor ki, son şarkılara yaklaştıkça cidden grubun sonuna da yaklaşıyormuş gibi oluyorsunuz. Belki buradan “End of the Road”a kadar olan kısmı “boşluk dolduran” şarkılar olarak görenler vardır, belki de kısmen haklıdırlar. Ama bence her biri en sonunda gelecek şeye çok güzel bir ön hazırlık niteliğinde, ayrıca kalan şarkılar “End of the Road” gibi olsa… Burada “intihar sebepli ölümler birdenbire artardı” tarzı bir şey söylemeyeceğim, merak etmeyin. Ama öyle olsaydı bu albümü neredeyse kimsenin kaldıramayacağını söylemek güvenli olur sanırım. “Karu” geldiğinde zaten vücudunuz kendisini çoktan hazırlamaya başlıyor. Elime ne zaman bir klasik gitar alsam mutlaka çaldığım “Karu”, bence doğru uygulandığında basitliğin müzikteki en güzel şey olduğunun en iyi örneklerinden biri. Hiçbir iddialı, abartılı veya parıltılı tarafı yok; belki de olabilecek en düz klasik gitar bestelerinden biri. Ama “sona yaklaşma” atmosferini o kadar güzel hazırlıyor ki öylesine akıp gidiyor. Bundan sonrasıysa oldukça manidar isimlendirilmiş, ülkemizde de birçok kişinin aklını almış bir şarkıdan ibaret artık: “End of the Road.”

SENTENCED, sırf bu şarkı yüzünden bile müzik piyasasında kendini en iyi bilen gruplardan biri. Bir albümün son albümleri olacağını ilan etmek, son şarkıya “yolun sonu” ismini vermek, son konserlerinde en son bu şarkıyı çalmak… Her şey o kadar doğru ki. Parçalar birer birer yerine oturuyor ve bu müzikte neredeyse hiç olmayan bir şey. Belki de Miika’nın talihsiz ölümü olmasa tekrar birleşeceklerini düşünüyor olanlar vardır, mantıksız da diyemem. Ama şu var ki, SENTENCED zirvede bırakmanın kitabını yazdı. Önemli olan en iyi albümleri bu mu tartışması değil, olay bundan çok daha fazlası. Olay müzik yapan bireyler olarak kendine koyduğu esas müzikal hedefe ulaşmak, bu hedefe ulaşıldığında da hiçbir ticari veya kişisel kaygı olmadan bunların hepsini bitirebilmek. Eminim Miika da son zamanlarında bu açıdan hiçbir pişmanlık duymamıştır; böyle bir albümden sonra hiçbir ölüm ortaya çıkan bu muazzamlığı silemez. Normalde bu puanı vermeyecektim, ama bu performansı tekrar izledim ve o kadar şey söyleyip bunu izledikten sonra ben bu albümden puan kıramam. Özür diliyorum, fazlasıyla kişisel bir puan olacak.

10/10
Albümün okur notu: 12345678910 (8.40/10, Toplam oy: 40)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2005
Şirket
Century Media
Kadro
Ville Laihiala: Vokal
Miika Tenkula: Gitar
Sami Lopakka: Gitar
Sami Kukkohovi: Bas
Vesa Ranta: Davul
Şarkılar
1. May Today Become the Day
2. Ever-Frost
3. We Are But Falling Leaves
4. Her Last 5 Minutes
5. Where Waters Fall Frozen
6. Despair-Ridden Hearts
7. Vengeance Is Mine
8. A Long Way to Nowhere
9. Consider Us Dead
10. Lower the Flags
11. Drain Me
12. Karu
13. End of the Road
  Yorum alanı

“SENTENCED – The Funeral Album” yazısına 16 yorum var

  1. patognomonic says:

    End of the road performansi baya iyiymiş

    atakan

    frozenla 98 de dinlemeye başladım…şebekte ipe getirecek albümler vardı…anathema alternatif 4 ve frozen bi de tiamat gaia…94 den beri her türünü dinledim metalin hala da dinlerim ama sentenced dinliyorum artık…drown together,kaomos,no one there ve end of the road…bazıları popdan hallice derler ama duygunun ve karamsarlığın ve mükemmel vokal eşliğinde dinleyiciye aktarıldığı grup çok yoktur…end of the road ise grubun çok yakışıklı kendini imha planıdır…ama dinlediğimize göre yaşıyorsun varsın demektir o da

  2. Narcosynthesis says:

    Durust olmak gerekirse hic Sentenced dinlemisligim yok. 10/10 bir album gorunce merak olustu tabi metal archives ‘den de baktim. Orada album vasat bulunmus. O tiplere aldiris ettigimden falan degil ama agizlarina laf verdirecek veya dinleyeni ikiye ayiracak ne yapmis olabilir bu album?

    Baybora Topaloğlu

    @Narcosynthesis, Önceki albümleri çıktıkları zamanlarda dinleyenler veya o dönemleri daha çok sevenler o tarz yorumlarda bulunuyor genellikle. Melodik death metal kökenlerinden çok olmasa da uzaklaştıkları ya da albümün kendini tekrar eden anları olduğu için böyle olduğunu düşünüyorum, ama bunlar beni çok etkilemiyor açıkçası.

    hf

    @Narcosynthesis, bu albüm metal-archives deki o puanı kesinlikle hak etmiyor. Vedaya kızgınlık gibi bir durumun tezahürü bence.

  3. lefthandpath says:

    potansiyelini değerlendirememiş bir grup ban göre. yine de baya severim kendilerini. albümdeki favori şarkım da her last 5 minutes.

  4. Berca B. says:

    Sentenced’la çok bir ilgim yok ama yazıda Night Flight Orchestra denince duramadım. Cidden harika bir albüm, kritiğini merakla bekliyorum.

  5. İlkhan says:

    Selam herkese,

    Sentenced 1990-2000 li Yılların mihenk taşı sayılacak (tartışmasız) gruplarındandır.Yaşı yirmilerin ortasında olam arkadaşlar bile bilmeyebilirler.Amok albümünden başlayarak sırayla dinlemelerinde ve frozen albümünde zirveye ulaşmış olucaklar.İyi dinlemeler.

  6. Gökhan says:

    Son albüm favori albümlerimdendir. Death metal zamanları da ayrı güzel ama Funeral Albüm’e vasat demek biraz haksızlık sanki. Consider us dead’i ile, Ever-Frost’u ile, Vengeance is Mine, Drain Me, End of the Road, Karu her şarkıya çılgın gibi eşlik edebilirim sanırım tek tek yazmaya gerek yok.

    Ayrıca bu son albüm bütün olarak youtube’da bulunuyor, en az 15 defa baştan sona bitirmişimdir, insan sürekli keşke devam etselerdi diyor. Ville’nin Poisonblack’i de ilk 2-3 albümü ile Sentenced tadı vermiyor değil bu arada. Tam Türkiye konserinden 1-2 gün önce Miika’nın ölmüş olmasını da hiç unutamayacağım…

    Gökhan

    @Gökhan, son konser olacak :)

  7. dr.nepenthe says:

    Aynen Paradise Lost gibi Sentenced elemanlarının da çok iyi müzisyenler olduklarını ve hangi türü yaparlarsa yapsınlar hakkını verdiklerini düşünüyorum. North From Here gibi bir death metal klasiğini de, Amok gibi NWOBHM+Death metal kırması bir albümü de, Frozen gibi kendine has bir albümü de yapabilen bu grubun alameti farikası hüzünlü ama dinamik bir müzik yapmalarıdır bana göre. Ben de en iyi albümlerinin Frozen olduğunu düşünüyorum.

  8. NhilistcHed says:

    Fazlasıyla özel bir grubun özel bir vedası gibi bi albümdü hemen hemen tek başına Ever Frost özellikle klibi gayet yeterli ve tatmin ediciydi hatta Ville nin arabayken Miika ya bakdığında sadece onun uyuyup kalmış olması bile ayrı tuhaflıkdı sanki ilerde ölüceğinin bir belirtisiymiş gibi..

  9. Grubun tek hakim olduğum albümü bu ve dinlemeyeli en az iki yıl olmuştur herhalde. Ben de Night Flight Orchestra’yı yazmanı bekliyordum, birdenbire Sentenced görünce şaşırdım valla. Yazıya ekleyecek pek bir şeyim yok, aşağı yukarı tamamen aynı şeyleri düşünüyoruz albümle ilgili, End Of The Road’ı içki içerken açmayı şimdiye kadar nasıl akıl edemedik ona şaşıyorum sadece. Bir de live video’da 3.30′dan sonrası hisler.rar resmen ya. Ellerine sağlık krdşm.

    Baybora Topaloğlu

    @Ünal Akünal, İlk günah gecesinde yapıyoruz bunu kankeyto.

  10. Ediz Saglik says:

    Gerçekten 10/10 bir albüm. Eline sağlık.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.