# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Tartışma
Vejetaryenlik, veganlık ve hayvan dostu metal
| 27.01.2015

Ne yersen osun.

Nezih muhitlerin büyük büfelerindeki kültürel neşriyat bölümünden satın alabileceğiniz prestijli bir “lifestyle” dergisine dönüşmekte olan tartışma köşemizden herkese merhaba. Bu hafta yine yeme içme temalı bir tartışma konusuyla karşınızdayız. Ufak bir bilgilendirme bölümü paylaşmak ve vejetaryenlik ile veganlık gibi çevre ve hayvan dostu beslenme şekilleri ve bu kavramların metal gruplarınca benimsenmesi ve eserlerinde işlenmesi hususlarını yorumlarınıza açmak istiyorum.

Kişisel sağlık, hayvan sevgisi, hayvanların insan merkezli dünya düzeninde kullanılmak ve tüketilmek için var olan basit varlıklar olduğunu düşünmemek, üretim esnasında doğanın zarar görüyor olduğu gerçeği, dini inanış ve benzeri pek çok sebepten ötürü insanlar yaşamlarından hayvansal gıdaları ve ürünleri çıkarma ve hayvan sömürüsünden uzak durma kararı alabiliyorlar. Metal dünyasında da git gide daha fazla sayıda müzisyen ve grup bu konudaki görüşlerini ve tercihlerini yüksek sesle ifade etme ve bunları eserlerine yansıtma gereği duyuyor. Bu kavramlar ve bunların metal bağlamında yer alması hakkında neler düşünüyorsunuz?

Gelin yorumunuzu paylaşmadan evvel söz konusu beslenme şekilleri hakkındaki bu kısa bilgilere bir göz atın.*

VEGAN: Bu gruba dâhil olanlar herhangi bir sebeple hayvansal kaynaklı hiçbir besini tüketmezler. Vejetaryenler et yemezlerken, veganlar kırmızı et, kümes hayvanları, balık dışında ayrıca yumurta, süt ve ürünleri (peynir, yoğurt), bal yemezler. Tereyağı veya yumurta ile yapılmış hamur ürünü, peynir altı suyu konulmuş hazır besinleri, süt ilavesiyle yapılmış margarinleri yemezler. Beslenmeleri tahıl, meyve, sebze, baklagiller, tohumlar ve fındık-fıstık bazlıdır. Ayrıca veganlar kürk, deri, yün, ipek, kuş tüyü, hayvanlar üzerinde denenmiş kozmetik ürünleri ve kimyasal ürünleri de kullanmazlar.

LAKTO – OVO VEJETARYEN: Bu grup hayvansal kaynaklı besinlerden et, kümes hayvanları, balık yemezler, ama yumurta ve süt ürünlerini tüketirler. Genelde vejetaryenler bu grupta yer alır.

LAKTO VEJETARYEN: Bu grup hayvansal kaynaklı besinlerden yalnızca süt ve süt ürünlerini tüketirler. Diğer hayvansal kaynaklı besinleri tüketmezler. (Bu tarza bazı uzmanlar süt ürünlerini içeren vegan beslenme adını verir.)

OVO VEJETARYEN: Bu grup hayvan kaynaklı hiçbir ürün ve süt ürünlerini de tüketmez ama yumurta tüketir.

PESKO VEJETARYEN: Bu grup et ve kümes hayvanlarını tüketmez, ama balık, süt ürünleri ve yumurta tüketir.

YARI VEJETARYEN: Bu grup yalnızca kırmızı et tüketmez.

POLLO VEJETARYEN: Bu grup yalnızca kanatlı hayvanları tüketir.

FRUTARYEN: Bu grup botanik olarak sebze ve meyve grubuna giren sebze ve meyvelerle beslenirler. Tüketilerek tohumlarını yayan bitkileri kullanırlar.

Sağlığınıza özen gösterdiğiniz unutulmaz bir hafta diliyorum.

*veganizm.blogspot.com.tr sitesinden alıntılanmıştır.

  Yorum alanı

“Vejetaryenlik, veganlık ve hayvan dostu metal” yazısına 64 yorum var

  1. saw you drown says:

    Böylece vejetaryenlerin de gruplara ayrıldığını öğrenmiş olduk. Vejetaryenlere neyse diyebiliyorum ama veganların felsefesine pek saygı duyamıyorum. Frutaryen’i de ilk defa duydum. Onların da veganlardan pek farkı yokmuş aslında. Uzun mesele, çok tartışmalı bir konu ve oldukça kişisel bir olay. Şahsen bitki sevgisini, hayvan sevgisine yeğleyen biri olarak; bitkileri hunharca katleden veganları esefle kınıyorum deyip sözümü bitireyim.

    rorschach

    @saw you drown, hayvan yiyince 1 tabak yediğin sebze yemeğinden baya fazla bitki katletmiş oluyorsun ya :/

  2. çaksu says:

    Güzel insandır heraldi hayvan yemeyen. Ben yiyorum. Yeşil olduğumu da düşünürüm aslında. :) Böcekler kurtarır, ağaçlara sarılırım. Et yemekle ilgili bi sıkıntı duymadım hiç bilmiyorum. Besin zincirinin tepesindeyiz sadece olan bu.

    Gojira’nın yeşilliği var onlara olan sevgimi katmerliyor. Dünya turunda bindiği uçağın atmosfer saldığı gazı bile düşünen adamlar. Ama yani biz de sanatımızla insanları bilinçlendiriyoruz karşılık olarak diye kendilerini savunuyolar.

  3. sefagn says:

    çevreciliğin ötesinde veganlıkla ilgili çok mutlulukla sahiplendiğim önyargılarım var. canlılar kendisiyle beslenebileceği diğer varlıkları yer arkadaş sonuna kadar “doğal” bir durumdur bu oldu olacak masum geyikleri yemesin diye aslanlara müdahale edin bari. neyse

  4. ÖNCÜL says:

    Olaya kimyasal açıdan girersem; insanoğlu organik bir bileşiktir ve kendisi gibi organik besinleri tüketmek zorundadır. Ne yazık ki anorganik maddeleri tüketip enerji elde edecek kadar evrilmedik. O yüzden hayvansal besinleri de, bitkisel besinleri de birbirinden ayırmıyorum.

    Gelelim hayvan sevgisine. Hayvanların insanoğlu için gönderildiğine dair bir düşünce taşımıyorum. Ancak bir etçilin avlanması ne kadar doğalsa, insanın da hayvansal gıdaları tüketmesi o kadar doğal bir olay. Yani doğanın kendi dinamikleri de zaten bunu gerektiriyor. Hayvanlar çektiği acıyı bir nebze olsun belli ediyor olabilir ama bitkilerin meyvelerini, köklerini koparırken acı çekip çekmediğini bilemiyoruz. Bu noktada en azından hayvan kesimlerinde bayıltma tekniği kullanılabilir ama burda da dinsel dogmalar devreye giriyor.

    Tüm bu yazımın özeti, mümkün olduğunca az acı çektirilerek, hatta mümkünse hiç çektirmeyerek kesim yapıldığı sürece hayvansal gıdalara karşı değilim.

    saw you drown

    @ÖNCÜL, Bence olayı en güzel şekliyle özetlemişsin.

    çaksu

    @ÖNCÜL, https://www.youtube.com/watch?v=fGLABm7jJ-Y

    Sinir sistemi olmasa da elektriksel bi tepki saptanmış bitkide. Acı analogu bişey olabilir belki. Google da birsürü şey çıkardı bitkide acı yazınca. Şu can ne acayip şey.

    http://www.pri.org/stories/2014-01-09/new-research-plant-intelligence-may-forever-change-how-you-think-about-plants

    http://science.howstuffworks.com/life/botany/plants-feel-pain.htm

    ÖNCÜL

    @çaksu, Zaten az çok böyle birşey olduğunu tahmin ederek yazdım. En basit canlılarda bile sinirsel bir mekanizma varken, bitkilerde de olması gayet olağan. En azından bir takım olumsuzluklara reaksiyon verdiklerini biliyoruz, hatta biyokimya hocam meyve vermenin aslında bitkilerin bir çeşit strese karşı koyma mekanizması oldugunu söylemişti.

    çaksu

    @ÖNCÜL, Daha bi içten sarılıcam şu ağaçlara. :)

  5. Headmaster says:

    Onu bilmem de ben etsiz yaşayamam.

  6. 12ParmakBağırsağı says:

    İşin bir de şöyle bir boyutu var:hayvanların sinir sistemi olduğu için acı çekiyorşar. Bitkilerde bu olmadığı için bir herhangi bir şey hissetmiyorlar. Ama açıkçası ben de eti ölümüne sevenlerdenim.(İkiyüzlülük…)

  7. Sodom büyükşehir belediye says:

    Grindcore gruplarında fazlasıyla rastlanan durum, sanırsam tıp okuyanlarda görüldüğü gibi mesleğin bir getirisi.

    Pollo grubuna kafam takıldı bide. Ulan kanatlı hayvanların suçu ne, yemiceksen onu da yeme. Bir kategori de ben ekliyim, pasif vejetaryen. Benim de dahil olduğum bu grubun özelliği de şu, böyle yollarda kamyonla götürülen inekleri falan görünce “ulan vejetaryen olmak var aslında” diyorum ama bi yarım saat sonra geçiyo.

    Hep söylenen bir şeydir bir de, işte besin zinciri, bir canlının diğerini yemesi normaldir falan. Tamam o normal. Hatta bir adım ötesi, bir insanın kendi yetiştirip, otlattığı hayvanları yemesi de son derece normal bir durum. Ama hayvanları dört duvar bir yere kapatıp, ilaçlarla büyütüp, sonra da binlercesini katletmek ayrı bir durum. O yediğimiz iğrenç mutant tavuklar mı normal? Açıkçası vejetaryenliğin daha fikirsel yönleriyle ilgilenmesem de daha pratik, çevreci yönlerine çoğu kişi gibi ben de hak veriyorum çoğu zaman.

    Her gün önünden geçtiğim bir lokanta var. Haftanın yedi günü, sabahtan akşama kadar 30-40 tane tavuk şişlere geçirilmiş dönüyor. Aynı şeyi orklar bize yapınca adamlar kötü oluyo.

  8. Exorsexist says:

    Gdo’lu besinler mi endüstriyelleşmiş fabrikasyon canlılar mı? Ne farkı var ki?

    grotesksovguler

    @Exorsexist, Sanmam ki bi vegan, vejetaryen GDO’lu bişeyler yemek istesin.

    Exorsexist

    @grotesksovguler, İstemez tabii ki. Ama nedense insanlar realistik bakış açısındansa romantizmi tercih ediyor. Özellikle vegan, vejetaryen güruh bu tarz yaklaşıma bayılıyor. 7 milyar insanın yaşadığı bir gezegende tamamen organik ve doğal besin bulabilme ihtimali neredeyse yok. Diyetin ne olursa olsun yediğimiz besinler seri üretim şeklinde gerçekleşecek. Sonuç olarak hayvan veya bitki katliami ve bu noktada bana kalırsa değişen bir mevzu yok. İnsanların bu denli “vegan olun hayvanlar kurtulsun, dünya yaşanır hale gelsin” savı çok anlamsız geliyor bana. Aynı eşcinsel evliliği gibi vs. Kim ne yaparsa yapsın, dayatmanın gereksiz olduğuna inanıyorum.

  9. Ufuk Sönmez says:

    hadi hayvanların etinden, sütünden yararlanıyoruz bunu anlayabiliyorum da insanoğlu öyle acımasız ki zavallıların derisini yüzüyoruz, show-business’ta kullanıyoruz, her türlü deneyde kullanmaktan tereddüt etmiyoruz bunlar yetmezmiş gibi, onları doğal yaşama ortamlarından alıp kafeslere, pet shop’lara, hayvanat bahçelerine koyuyoruz. bunu yapmanın anlamı nedir be arkadaşım? hayvan işte be kardeşim, bırak da kendi gibi olabildiği ortamda bulunsun.

    vejeteryanlık, veganlık mevzusu aslında bizim bu dünyanın hakimi olduğumuzu zanneden düşünceye bir tepki aslında. gelip uzaylının teki bizi kesse “hacım napıyosun sen ya” diyeceksek bu arkadaşların hissettiği ve düşündüğü şey de “hacım onların yaşamını hangi hakla ellerinden alırsın” sorusudur. earthlings belgeselinde söylendiği gibi onlar da dünyalı biz de, onlar da buralı biz de. onlar üzerinde hakimiyet kurmamızı düşündüren şey nedir? ortada bariz bir tür faşizmi olduğunu söylemeleri kadar doğal bir şey yok. “mezbahalar yokolmadıkça savaşlar bitmez” diye bir söz var ünlü birisinin, kim olduğunu hatırlayamadım şimdi.

    şimdi bunları söylüyorum ama ben de vejeteryan veya vegan değilim. ben hatta ciddi bi şekilde yemek yemekten baya sıkılan birisiyim. hele hele badiye gittiğim dönemlerde bu sıkı yemek yeme zorunluluğu beni deli ediyordu. yukarda söylendiği gibi hayvanların acısız veya minimum acıyla öldürülmesi gerektiğini düşünüyorum ama bunun ne yazık ki büyük oranda gerçekleşmediğini düşünüyorum.

    olaya dinsel açıdan bakarsak, dinler belli bir kesim usulüyle hayvanları helal kılmıştır. konuyla alakalı olarak doğaya baktığımızda da müthiş bir ahenkin yanında vahşeti de görüyoruz. vegan veya vejeteryan düşüncenin karşısında bir insan da dininin gerektirdiklerini yaşamak isteyebilir. helal kesim et olmadığı için gittiği mekanlarda et yemeyen insanlar da var sonuç olarak. buna da itiraz edemem, herkesin kendi inancı ve fikri.

    netice itibariyle benim uyuz olduğum nokta insanoğlunun hem kendi türdaşları hem de diğer canlılar üzerindeki üacımasızlığı, kendini beğenmişliği, bencilliği, vurdumduymazlığı. bence earthlings belgeselini izleyin derim, hayvanlara yaptığımız işkence her açıdan dimdirekt bir şekilde gösteriliyor, anlatılıyor. joaquin phoenix’in seslendirmesiyle earthlings:

    https://www.youtube.com/watch?v=ce4DJh-L7Ys

    bu da konuyla ilgili bir yazı:

    https://lalesozmen.wordpress.com/

    çaksu

    @Ufuk Sönmez, https://maitreyiananth.wordpress.com/2012/05/29/babycakes-a-short-story-by-neil-gaiman-9-2/

    Ufuk Sönmez

    @çaksu, güzel hikayeymiş, bu arada bunun resimlisi de varmış şurda:

    http://www.loony-archivist.com/babycakes/

    grotesksovguler

    Hayvanları bebeklere benzetmek. Evet cuk diye oturmuş.

  10. Bu konuda kafamı karıştıran bir şey var, o da BTBAM ile ilgili. Malum, grubun Blake hariç tüm üyeleri straight edge ve vegan olarak biliniyorlar. Buna rağmen her gün Happy Meal’ları gömen Blake, her gün pırasa kemiren Dustie’den çok daha sağlıklı ve fit bir insan. 10 yıldır bu gerçekle yaşamak acaba Dustie’ye hiç koymuyor mu ya? BEN DOĞRU OLANI YAPIYORUM BENDE NEDEN SIX PACK YOK diye Allah’a isyan ediyordur kesin sdfdg.

    batuhan karakoyun

    @Çağrı Tunç, dostum düzgün beslenmekle sixpack yapmakla nasil bi bağlantı kurdun oyle enteresan. spor yaparsan veganda olsan hayvanda yesen yaparsin. Ve her fit sağlıklı olucak diye biseyde yok, icini bilemezsin ayrica et yemenin bir suru kanser riskini arttirdigida ortada.

  11. fikir olarak veganlığı destekliyorum ve o tarz yaşayan yada yaşayabilen herkese saygı, sevgi duyuyorum ancak bu konuyla ilgili olumlu tarafım bu söylediklerimle sınırlı kalıyor maalesef.

    yıllar önce gaza gelip vegan olucam lan dedim, 36 saat dayanabildim. buna karar verdiğim gün vegan lokantasına gidip menüdeki hemen hemen her şeyden sipariş verdikten sonra birer kaşık/çatal ağzıma atıp yanımdakilere bıraktım, geriye kalanları ise toplattım masadan. vegan yemekleri cidden ÇOK KÖTÜ. o sofradan aç kalkıp 36 saati meyve ile tamamladıktan sonra ve sonunda isyan edip bir bütün tavuğu paramparça ederek vahşice mideye indirdim.

    birde işin şu tarafı var; ben hem memleket, hemde ailemin ve yakın çevremin yemek kültürü yüzünden asla vegan olamam. günümüzde 4-5 yaşında bebelere özel şeyler yediriliyor. havuçlu cevizli kek, fırında yağsız bol sebzeli mücver gibi. mesela ben o yaşlardayken satır kıymalı, kuyruk yağlı sumaklı arap dolması, bumbar, kitel, içli köfte, tavada yürek, yaprak ciğer gibi çılgın şeyler yiyordum. 5 yaşındayken elimde çeyrek ekmek kokoreçle resmim var yani o derece. et ürünleri ve özellikle sakatatlar benim kültürümün vazgeçilmezi ve dediğim gibi ben onları yiyerek büyüdüm. hatta abartmıyorum ben et yemezsem doymuyorum.

    kilo verme tiribindeyim diye sebzeye yükleneyim diyorum mesela, bugün brokoli yedim akşamüstü, sonra saat 9-10 arası sapık gibi acıktım, gittim mutfağa bi çeyrek ekmek arası sucuk yedim health potion içmiş gibi oldum gözlerim açıldı.

    onun harici mesela balık benim kültürümde yoktur ama balıkta manyak severim. tüm bunlar göze alınınca ben nası vegan olayım ki? ölürüm de olamam abi. ha ama destekliyorum bu duruşu. bu şekil yaşayabilene de saygım sonsuz.

    Cattle Bilmemne

    @ismail vilehand, Ben şimdi o saydıklarının KOKUSUNU ALSAM varı yoğu satar hayatımın geri kalanını Bahama’larda yaşamın anlamını düşünmekle geçirirdim, sakallarım falan çıkardı. Sen bayağı çılgın atmışsın resmen.

    ismail vilehand

    @Cattle Bilmemne, bu yemek kültürü denen olay hayatımızdaki diğer bütün konulardan daha fazla radikal farklılıklar barındırabiliyor. hatta belki de bu farklılıkların en uç noktasıdır. senin memleketini veya ailenin yemek kültürünü bilmediğim için net bişey diyemiyorum ama seni öğürtebilecek bir çok şey bizim evlerde piştimi bayram havası yaratabiliyor. yemek kültürü konusunda o derece uç noktalarda olabiliyoruz.

    ben misal kendi yemek kültürümü o kadar benimsemişim ki, ne zaman yurt dışına çıksam aç kalıyorum ve dişime göre yiyecek bulmakta müthiş zorluk çekiyorum. bu yeme içme alışkanlıklarının belli bir zamandan sonra değişebileceğini de asla düşünmüyorum.

  12. OnurOnur says:

    Bu konuda hassasiyeti olup, beslenme biçimlerini ona göre düzenleyen insanlara büyük saygı ve sevgi duyuyorum. çaksu’da güzel söylemiş ”Güzel insandır heraldi hayvan yemeyen” diyerek. Lakin gerek eti çok sevdiğimden gerekse biraz karmaşık ve uygulanması zor olabilen bir şey olduğundan bu, bugüne kadar herhangi bir yeltenmem olmadı, ama arada geliyorlar tabi. O fabrikaları gördüğümde, yada iğrenç dini ritüelleri. Bazen mesela herhangi bir yerde et yiyen bir cahil ayıoğluayı(burada bile hayvanları kullanıyoruz… gerçi ayılarıda pek sevemiyorum ama…) gördüğümde koyuyor bu durum bana. Dünyaya tek bir fayda sağlamayıp insana ve doğaya çokça zararı olan birinin zavallı bir canlıyı yemesi koyabiliyor. Farklı bir durum biraz, aklıma geldi söyleyeyim dedim.

    Şimdi aslında üstün bir canlının kendisinden daha geride olan bir canlıdan fayda sağlaması normal geliyor, ama elbette ki bir kuralı ve prensibi olmalı bunun. Şu an dünyada durum tabi ki de bundan çok uzak. Öncelikle hiç bir canlının KAFASININ KESİLMESİNİ İSTEMİYORUM. Yani bunun mutlaka bir başka yolu olabilir, uyutmaydı şuydu buydu, zaten var bazı yöntemler, yukarıdada arada bahsedilmiş.

    Birazda türlerini yorumlayayım:

    Vegan: peynir altı suyu konulmuş vs. derken hafif komik bir hal alıyor ahah.

    Yarı vejetaryenler vicdansal değil de sağlıksal bir kaygı ile kırmızı et tüketmiyor olabilirler.

    Pollo veje. ve pesko vejetaryene (balık tükettiği için) ”neyin kafası” diye sorulabilir, ama bunlarda sadece bir bilimsel tabir olabilir. Yani dünyanın herhangi bir bölgesindeki bir toplumun beslenme alışkanlığını ifade eden, içinde kültürel vs. durumları barındırabilen bir olgu. Yoksa bir insanın hayvanlara acıdığı için pollo veya pesko olması herhalde düşünülemez.

    Keşke tüm bu vahşet olmasa. İnsan iğrenç bir canlı, klasik cümleler bunlar ama öyle. Doğruluğu hiç sarsılmıyor.

    ismail vilehand

    @OnurOnur, yıllar önce balık yiyen ama vejetaryenim diyen arkadaşlarıma sormuştum lan siz ne ayaksınız diye, bana ciddi ciddi balıklar ölürken acı çekmiyo dediler. “Allah mısınız ulan nereden biliyosunuz?” diyecektim, demedim. öyle acayip bişey işte.

    OnurOnur

    @ismail vilehand, ahaha cidden enteresan.

  13. Erdem says:

    Bitkilerin canı yok mu dedirtir. Hani sen şimdi o marul, kıvırcık vs. alıp yiyorsun ya o da canlı işte. Bitkiler ağlayamıyor, bağıramıyor, bize engel olmaya çalışamıyor diye onları rahatça koparmak, kesmek, yemek serbest mi?

    Sağlıklı beslenme olayına EVET! Hayvanlardan düzgün ve doğru yollardan faydalanmaya da evet. Ama bitkilere taş muamelesi yapmaya; onların da canı yokmuş gibi davranmaya hayır!

    Hadi annenizin hergün muhabbet ettiği, sevip okşadığı aslanağzını gidin de ekmek arası yapın. Hadi!..

  14. Nox says:

    metal müzik dinleyen arkadaşların ibrani saçmalıklarını aşmış insanlar olduğu önyargısıyla ve özellikle de black, post, folk metal dinleyen arkadaşların da panteizmden, paganizmden nasiplendiğini düşünürsek bir metalci kesinlikle doğa ile uyum içerisinde yaşamalıdır. Endüstri üretimi etleri tüketmek için “insan hepçil bir canlıdır” argümanına sığınmanız büyük ikiyüzlülük. eğer etinizi doğada avlanarak elde ediyorsanız bir şey diyemem ama metropollerde yaşayıp eve burger king sipariş verip üstüne agalloch dinliyorsanız pek tutarsızsınız.

    ayrıca bitki yerken sadece bitki yiyorsunuz ama hayvan yerken bitki + hayvan yiyorsunuz. sonuçta suyla büyümüyor o sığırlar.

    batuhan karakoyun

    @Nox, cok iyi yazdin dostum helal

    OnurOnur

    @Nox, ”eğer etinizi doğada avlanarak elde ediyorsanız bir şey diyemem ama metropollerde yaşayıp eve burger king sipariş verip üstüne agalloch dinliyorsanız pek tutarsızsınız.”

    aslında hiç olmamış bu bence. ”converse giyen komünist” gibi boş eleştirilere benzemiş biraz.

    Osman

    @Nox, lahmacundamı yemiyeh?

    Abi bayılıyorum şöyle yorumlara ya. Cannibal Corpse dinleyen insan eti yer, Burzum dinleyen kilise yakar falan. Agalloch dediğin grubun elemanları sanki hiç hamburger gömmemişler. Ceylan kemiğini enstrüman olarak kullanan heriflerden bahsediyoruz. B12 hapı alan arkadaş da “çok iyi yazdın dostum” demiş. B12 hapıyla doğayla uyum içinde yaşamak söz öbeklerini yan yana getiremiyom ben.

    sefagn

    @Nox, ahaha yoruma bak “eğer etinizi doğada avlanarak elde ediyorsanız bir şey diyemem” diyor adam. peki hocam bu durumda dişi aslan avlanırken ava katılmayan ve sadece önüne getirilen eti yiyen erkek aslan için şerefsiz bir hayvandır diyebilirmiyiz.

    ya birader şunu anlamak için çok yüksek bir ıq puanına ihtiyaç yok; insan doğası gereği diğer pek çok hayvan gibi avlanan bir canlıdır ve bu avlanma işlevini aracılarla “dolaylı” bir yoldan gerçekleştiriyor olması avlanma eyleminin kendisini olumsuzlamaz..

  15. batuhan karakoyun says:

    Öncelikle insanoglunun otcul oldugunu düşünüyorum, yapimizi otcul ve etcil hayvanlarla karşılaştırirsak otcula acik ara farkla yakiniz. Ihtiyacimizda yok et yemeye, et yemedende sağlıkli hatta daha sağlıklı yaşanıyor. Dogamizda et yemenin olmadigini düşünüyorum. Bazilari sizde sebzeleri kesiyosunuz, onlarinda cani var gibisinden sacma sapan yorumlar yapiyolar, ya biraz beyninle düşün be arkadasim. Tabi bunlari soyleyenler mezbahalari gormeyen insanlar, masum bi hayvanin cesedi önüne pişmiş soslanmis bi sekilde geldigi icin hayvanlarin neler yasadiklarini görmüyolar empati yoksunu insanlar. Bide et yemeyi nasil savunuyosunuz nesini savunuyosunuz anlamiyorum, bu kadar mi vicdansiz olunur? Heryerde baris özgürlük diye dolaniyosunuz, kahrolsun fasizm sloganlaei atiyosunuz, haberiniz yok kendinizle celisiyosunuz.

    saw you drown

    @batuhan karakoyun, Otçuluz diyorsun da şuna ne diyeceğiz peki.

    https://gidateknolojisi.wordpress.com/tag/kirmizi-etin-sagliga-faydasi/

    Sağlık diyorsun, bilimi inkar edecek halin yok herhalde.

    batuhan karakoyun

    @saw you drown, simdi dostum hic arastirmadan biyerden gordugun biseyi tak diye yazarsan o olmaz. B12 vitamini sadece rtte bulunmaz, ben et yemiyorum ama bitkisel b12 haplari kullaniyorum ve tahlillerimde b12 gayet yuksek cikiyor. sadece b12 bakimindan bakarsak tamam, ama etin bir suru kansere kalp ve damar hastaliklarinda buyuk rol oynadigi kesinlesti. Et yersen kanser olucaksin demiyorum, ama yiyen ile yemeyenler arasında yapilan arastirmalarda ciddi bi oran ortaya cikiyor. B12 vitaminine gelirsek, su vidyoya bi goz atmani tavsiye derim. bu arada einstein ve bir sürü bilim adamida vejeteryandi. http://youtu.be/Y1VvJoDIYHE

  16. saw you drown says:

    Herkes sempatik buluyor, güzel insan olarak tanımlıyor veganları vs.

    Bence çok iticiler. Bir vegan bana hayvanları yememelisin derse bir gün, ağzına bir tane çakarım herhalde.

    Her şeyden önce temelsiz bir felsefe. Bakın olay nereye geliyor. Sen hayvan hayvan diye yırtınırsan, başkası da bitki bitki diye yırtınır. Tüm olan biteni sessizce izleyen, en asil canlı türü bitkilerdir. Güzellik ve yarardan başka ne sağlarlar ki. Bunlar hep aktif, saldırgan olan yaratıklara olan hayranlık işte. Hep hümanizm, hep hayvan sevgisi. Bitkileri adam yerine koyan bile yok. Kim iddia edebilir ki onların bizden veya hayvanlardan daha hisli canlılar olmadığını?

    Bence en iyisi ne bir hayvana ne de bir bitkiye eziyet etmeden davranmak. Doğanın özüne göre hareket etmek. İlk toplulukların yaptığını yapmak.

    çaksu

    @saw you drown, Biriyle birlikte yolculuk etmem gerekecek misal. 2 seçenek var. Haklarında bildiğim tek şey birinin vegan olduğu diğerinin olmadığı. Veganı seçerim net. :) Kendi dışındakileri düşünen biridir büyük ihtimalle derim. Duruşu takdir etmek fikirlerine katılmak anlamına gelmiyor. Ya da onları sana direktif verecek biyere konumlandırmıyor. Empati var ortada. Güzel şey. Fikirler benim için de saçma.

    batuhan karakoyun

    @saw you drown, ilk topluluklarin yaptigini yapiyosun dimi. Bana ordan bi steakhouse menu diyerek. avciligin dogamizda oldugunu nasil düşünüyosun, biz avcilik icin mi dogmusuz? Bi bak ellerimize dislerimize, bagirsak sistemimize.

    batuhan karakoyun

    @saw you drown, ayrica bütün dünya vejeteryan olsa dunyadaki acligin biticegini biliyor musun?

    ismail vilehand

    @batuhan karakoyun, ne tesadüftür ki geçen bende tam tersini düşündüm. markette geziyodum taze fasulyenin kilosu 17 tl iken tavuk göğüsü 8 tl idi. durum böyle iken söylediğin şeyin mantığı nedir açıklar mısın? bilgilenmek amaçlı soruyorum.

    batuhan karakoyun

    @ismail vilehand,http://veganoloji.net/?p=53 makaleyi okumani tavsiye ederim

    ismail vilehand

    @batuhan karakoyun, teşekkür ederim. bilgilendirici bir yazı olmuş ama yarım kalmış bence. yani tamam, yiyecek olarak tüketilen hayvanların tükettiği tahıl miktarı şudur budur hepsi rakamlarla güzel açıklanmış ama vejetaryenler ve veganlar ne yiyor çok iyi biliyorum, hatta kendimde tecrübe ettim bu yiyecekleri. Ve hiç biri bi büyükbaş, küçükbaş yada bir tavuğun yediği şeyler gibi değil. yani bu yiyeceklerin hiç biri komple soya, mısır, kepek, saman, karpuz kabuğu gibi şeylerden oluşmuyor. içlerinde etten çok daha pahalı bir çok sebze var. o bakımdan kusura bakma ama bu fikri desteksiz buluyorum.

    ayrıca yemek sektörü konusunda bilgili biriyim. işim bu. ülkemiz de pek zengin bir ülke sayılmaz. yüzeysel bakınca etrafta yatlar katlar, süper lüks arabalar gözükse de gelir dağılımda ciddi bir uçurum var.

    bu yüzden yiyecek fiyatlarını baya iyi biliyorum ve sürekli takip ediyorum. şunu çok net söyleyebilirim, tavuk eti şuan fakir bir aileyi doyurabilecek en değerli besin kaynağıdır. tavuğun tümüne bile ihtiyaç yok, 1 adet tavuk göğüsü ile 3 tencere yemek çıkartılabilir.

    her ne kadar ben yapamasam da başka bir canlının yaşam hakları için yapılan fedakarlıklar gözümde çok değerlidir. hep saygı duydum buna ve duyacağım ama bu verdiğin açlığın biteceği örneği bence çok gereksiz. rakamlar ve istatistiklerle yazınca göze güzel geliyor olsa da ortalama sosyal bilgiye ve zekaya sahip olan bir insan bunun sırf laf kalabalığı olduğunu kavrayabilir.

    dünyadaki açlığı çözecek tek ve nihai yol adaletsiz gelir dağılımını bitirmekten geçer. önce bu zulmü halletmeden hayvan tüketimini bitirmek hiç bir şeyi değiştirmez.

    Fixxxer

    @batuhan karakoyun, Müthiş bir cehalet içerisindesin , edindiğin söz kalıpları bile bir an önce sana et yemeni tavsiye ettiriyor …Sadece bunu yazmaya geldim

  17. ceren says:

    ne bitkiye ne hayvana zarar vermeyelim mantığıyla hareket edeceksek gebermemiz lazım. doğanın özü dediğin olayda beslenme zinciri diye bişey var. bişeyler bişeyleri yiyecekki hayatta kalacak. az buçuk liseden kalma biyoloji bilgisi olan her insan evladıda bitkilerin tüketici değil üretici grupta olduklarını biliyordur. bu yüzdende otçul tüketicilerin ilk besin kaynakları onlar dolayısıyla da üreme şekilleri bu tüketim ihtiyacını karşılayabilecek şekilde.yani populasyon olarak zarar görmüyorlar. ayrıca her bitki estetik ve güzel değil o düşünceyle yaklaşacak olursak.bitkileri adam yerine koymak onları yememek anlamına gelmiyor ayrıca da olayı duygusallıkla bağdaştırmak yanlış.

    ikinci olarak herkesin kişisel tercihlerine ve bunun arkasında yatan sebeplere saygı duymak mecburiyetindeyiz. hava olsun diye veganlık taslayan asalaklardan bahsetmiyorum tabiki. şahsen ben yukarda bahsi geçen pesko vejeterjan kategorisindeyim.zira kırmızı etle ilgili gördüğüm iğrenç bir görüntü hala hafızamdan silinmiyor. tavuk eti zaten eskiden beri sevmezdim.

  18. batuhan karakoyun says:

    Hepinizin facebooktaki veganoloji adli sayfaya bakmanizi tavsiye ederim. Et yiyenler bide bizim acimizdan baksin, belki fikirleri değişir sanmiyorum ama

  19. Et yemeyi seviyorum ancak şuan en çok tüketilen tavuk, dana, koyun, domuz gibi hayvanlara yapılan katliamın durması için et yememeye razı olabilirim. Bununla birlikte özellikle piliçlere vurulan iğneler, çabuk büyümeleri için enjekte edilen hormon vb şeyler yüzünden (hiçbir şey yapmasalar gıda boyası kullanıyorlar) zaten artık et yemek pek mantıklı değil.

  20. B U R Z U M says:

    Ailede sadece annem vejetaryen ama on numara et yemegi yapar, ayrica nasil yiyosunuz bunu diye cins cins konusmaz. Saygilidir. Bu tarz vejetaryeni severim elbette ama benim yedigim sucuga, kofteye, hamburgere laf edene kafa goz girisebilirim.

    batuhan karakoyun

    @B U R Z U M, ya soyle dusun, bi zencinin yaninda irkcilik yapsan, ondan anlayis bekler misin? Bizde hayvan somurusune karsiyiz ve biri yanimizda karsi ciktigimiz seyi yaptiginda ona nasil hoşgörülüyle yaklasalim?

    B U R Z U M

    @batuhan karakoyun, ben senin vejetaryenliğin için sana bişi demiyosam, yorum yapmiosam sende yapamazsın. Dedigim gibi saygı olursa sıkıntı yok.zaten ırkçılıga baglamıssın olayı. Cevap bile verilmez sana ama tutamadım lanet cenemi.

    batuhan

    @B U R Z U M, ırkçılıga baglamadım, benzetme yaptım. asıl sizin gibilerle tartısılmaz afedersiniz ama empati yoksunusuzun. Damak zevki yüzünden doğaya, hayvanlara ve insanlara bile zarar veriyoruz ama hala at gözlükleriyle devam edelim. ne alakası var diyceksin şimdi, araştırmanı tavsiye ederim biraz et süt endüstrisini ve zararlarını. küresel ısınmadan, açlığa kadar herşeyde büyük payı var

  21. Fixxxer says:

    Yaşadığım bir olayı anlatmadan önce sadece çevremdeki arkadaşlarım ve üniversitede karşılaştığım Veganlardan bahsetmek istiyorum.
    Kesinlikle tutarlı ve bütünsel bir düşünceleri olmamasına rağmen özellikle sosyal medyada Vegan-Vejetaryen olmayanlara karşı ciddi bir terör estirme durumları ve nefret söylemleri var ve ben bile çoğu zaman bu kimliği kullanım ve yorumlama biçimlerinden tiksiniyorum.
    Veganlık kimliğini entellektüel bir çaba halinde sunmalarına bir şekilde saygı gösteririm fakat bu kimliği vejetaryen olmayanlara karşı insani bir üstünlük olarak kullanmalarını ve girdikleri her ortamda , tanıştıkları her insanda konuyla alakalı, alakasız Vegan olduklarını kartvizit gibi sunmaları saygısızlığına katlanamıyorum.

    Veganlık bence daha yeni yeni entellektüel birikimini ve yapılanmasını bulmaya başlayan bir kavram. İçi kesinlikle doldurulmuş değil , halen en basitinden ‘yediğiniz bitkilerinde canı var’ diye dem vurulduğunda pis pis çemkirip hemen ardından katledilircesine kesilen hayvanlardan ve hayvan işkencelerinden ve cinayetlerinden söz edip ilgisiz ama hep aynı savunma mekanizmasıyla karşılık veriyorlar.Yani çoğu buna bir açıklama getiremiyor bile. Veganlığı hayvansal hiç bir besin tüketmeyen olarak tanımlamalarındaki sebebi bunlarla bağdaştırıp Vegan olmayanlara karşı kullanmalarını ve vegan olmayanların da bu durumlara sebebiyet veren kişiler olarak görmelerini de çok acımasız ve sığ bir değerlendirme olarak görüyorum. Mücadele etmek istiyorsan bunu evine ayda 2-3 kg et getirip de ailesine köfte yedirmek isteyen adamla değil gider bir örgütlenme mücadelesi içine girer mücadeleni türlü türlü kurumlar üzerinden siyasallaştırarak bazı hayvan hakları üzerinden yasalar , kısıtlamalarla bir sonuç almaya gidersin. Aksi takdirde ‘hiç kimse hayvansal besinlerden tüketmezse hayvan katliamları da olmaz’ gibisinden abuk sabuk bir düşünceyle hareket eder sosyal medyada da bu düşünce üzerinden insanlara çemkirirsen paylaş , beğen , yayalım , dur diyelim gibi sıradan propagandalarınla kendini küçük duruma düşürürsün.

    Şimdi yaşadığım olaya geleyim , kısa tutucam ; ders çıkışı kız arkadaşımla lokantaya gittik ikimiz de ikişer lahmacun istedik neyse yemeye başladık falan yan masaya iki kız ve bir erkek öğrenci daha gelip oturdu.Neyse ; iki kız çoban salata istemişler erkek de Adana dürüm :) Kızlarımız da durur mu, Vegan olduklarını erkeğimize durmadan nasıl çemkirir halde öyle anlatıyorlar ki çocuk yediği dürümün yanında katbekat laf salatası da yiyiyor durmadan. Sonra bu konu erkeğimizden çıktı ve o ortamda herkesin duyacağı bir ses tonuyla Vegan olmayanlara yönelik bir hitap ve eleştiri şeklini aldı , hayvan savunuculuklarından, katliamlarından bla bla şeklinde devam eden konuşmalara dönüştü ama öyle rahatsız edici konuşmalar ki yemin ediyorum kız arkadaşım değil de tek olsaydım bu yaptıkları terbiyesizliği orada çok pis yedirirdim.Yediremedim tabi ama bu tiplerin Vegan’lığı ele alış biçimlerinin bu entellektüek çabanın en ciddi kanseri olduğuna inanıyorum ve bu yüzden daha çok uzun bir zaman daha Vegan’lığın içi doldurulamayacak.

    sefagn

    @Fixxxer, + rep abi. tam bu bahsettiğin meselelerden dolayı vejeteryan/veganlığın daha doğrusu veganların ciddiye alınmaması gerektiğini düşünenlerdenim. herhangi bir insanı tavuk yiyor diye hatta yumurta yiyor diye “vahşet” gerçekleştirmek veya “katil” olmakla suçlayan bir zihniyet en hafif tanımlamayla ahmaklıktır, tabi kendiside bunları yapmadığı için üstün ahlaklı bir birey olarak bize üstten iğrenerek bakmakta :). neyse bunlar ciddiye alınmayıp he he denip geçilmelidir bence

  22. Bu konu ne zaman burada tartışılacak diye bekliyordum açıkçası =)
    Bugünlerde beslenmeme dikkat ediyorum, vejetaryen ve mümkünse de vegan olmak istiyorum.(Umuyorum)Özgürlük değer verdiğim bir kavram ve bir hayvanın canını elinden alarak ya da onu hapsederek kendimin de özgürce yaşayabileceğini düşünmüyorum.
    Maalesef insanlara bile DAMIZLIK gözüyle bakıldığı müthiş bir dünyada, bir ülkede yaşıyoruz, belki veganlık o yüzden ütopik, fazlaca duygusal görülüyor.
    Bu yaşam biçiminin hayvan ve insan köleliğine karşı çıkan bir duruşunun olmasının dışında aşırı tüketime ve israfa karşı bir duruşu da olması gerektiğine inanıyorum. Zira insan bir türlü doymuyor. Bunun da hıncı sanki dünyada bizim yaşamımız için var olan gibi görülen canlılardan çıkıyor.

    Bitkilere “taş muamelesi yapılması” ortaya atılır genelde vegan/vejetaryen konusu açılınca.Bitkiler de canlı, yenildiklerinde bir etkileşim olduğu açık ama hayvanlardaki gibi bir sinir sistemi olmadığı gerçeğini hepimiz biliyoruz. Aynı zamanda sinir sistemlerinin olmaması bitkilere bir somutsuzluk yüklememeli elbet( Pişmiş ete yüklenen somutsuzluk gibi)
    Bir de et yemek doğanın bir kanunu denir, vahşi doğada değiliz artık. Yani elimizde önümüzde ne varsa yeme seçeneğinden daha fazlası var.
    Ama sonuçlarını ve nedenlerini tarttığımda (Yüzde yüz zarar vermeden yaşamamız mümkün değil elbet, ölümüz daha değerli bugünkü dünyada) elimde iki seçenek varsa daha çevre dostu(hayvan endüstrisinin getirdiği çevresel zararlar vs),daha masrafsız, insancıl, insanın biyolojik yapısına daha uygun olan veganlığa gider oyum. Bitki cesediyle beslenmek daha makul gelir bana.
    Ayrıca bkz. https://www.facebook.com/sofralar?fref=ts

    BU KISIMDAN SONRASI ASIL TARTIŞMA KONUSU OLAN METAL MÜZİKTE VEJETARYENLİK VE VEGANLIĞI İÇERİR

    Bu yeşil devrime katılan müzisyenler benim için çok değerli, Carcass olsun ,Cattle Decap olsun, Arch Enemy olsun.
    Tabuları yıktıkları için değerlidirler öncelikle. Zira metal müzik sanki hep öfkeli,hep erkeksi(Et yemek erkeklikle,güçle bağdaştırılır çoğu toplumda ya), nefret dolu insanların işi olmak zorundadır. Hayvana ve doğaya saygı duyan bu insanlar biz buradayız derler bi nevi.
    İroninin dibine vururlar bkz. Cattle Decapitation ve sonuç da harika olur.

    http://www.voicesfromthedarkside.de/Specials/WELCOME-TO-HEALTH-A-VEGETARIAN-VEGAN-SPECIAL–7789.html
    Link metal camiasındaki bazı vegan/vejetaryen müzisyenlerle yapılan röportajı içeriyo, bakın derim.

  23. kerem says:

    Mayhem, Hellhammer/celtic frost/tryptikon, kreator, cattle decapitation, the way of purity, decimation, hatevomit, dew scented, arch enemy, gojira, napalm death, gorgoroth, god seed, ildjarn, violator, morbid angel, resistant culture, tears of gaia, tiamat, cannibal corpse, conflict, aus rotten gibi bir çok grupta vegan ve vejetaryen üyeler vardır.

    Metalin yaratıcıları arasında bile vejetaryen ve veganlar varken kimse kalkıpta metalci adam et yemezmi y av gibi laflar etmesin.

  24. Hayvanları aşırı derecede çok seven, araştıran, çok küçük yaşlarımdan beri ilgi duyan ve dünyaya yaptıklarımızdan dolayı kendimi doğaya karşı mahçup hisseden bir insanım. 10 saat elimde taşımam dahi gerekse en ufak çöpü bile yere atmam, kediler köpekler rahatsız olup kalkmasın diye gerekirse yolumu uzatırım, tabiatın yok sayıldığı durumları içeren haberlere kızdığım kadar hiçbir şeye kızmam, vs vs.

    Ama gel gör ki et yemeyi çok severim. Kırmızı eti de, tavuğu da, balığı da çok severim. Buna karşı yapacak bir şeyim şu ana kadar olmadı, ileride ne olur bir şey diyemem. Yerken pişmanlık duymuyorum, “keşke bunu yiyor olmasam” demiyorum, bilakis farklı etleri tatmaktan zevk alıyorum. Çok rahatsız edici görüntüler içeren videolar da izledim, hayvanların “bize sunulmak” adına yaşadıkların haberdarım. Ama gel gör ki beslenme konusunda durduğum yer, eti de otu da yemek üzerine kurulu.

    Tüm bu dediklerim neyi gösteriyor bilmiyorum; belki de insan da doğanın bir parçası ve çevremdeki canlıları sevmek, onları her anlamda korumaya çalışmak, ancak kendi beslenmem ve belki de zevklerim adına onlardan faydalanmayı da makul buluyor olmalıyım ki bu şekilde davranıyorum. Sanırım çok büyük bir kesim de bu şekilde düşünüyordur, zira “hayvanlar bizim için var, onları kafamıza göre yok edebiliriz” diye düşünen manyak bir azınlık olduğunun da farkındayım.

    Veganlık bana göre tamamen bir tercihtir, beni ilgilendirmiyor. Her konuda olduğu gibi bu konuda da herkes nasıl mutluysa öyle yaşasın diye düşünüyorum.

    Veganların can sıkan birtakım yaklaşımları konusu da beni çok ilgilendirmiyor. Dünyanın anasını belleyen herkes et yiyorken, 3-5 veganın can sıkıcı davranışlarına takılacak değilim.

    Veganlıkla ilgili anlayamadığım, saçma bulduğum, hatta ikiyüzlülük olarak gördüğüm en büyük ve belki de tek konu şu:

    Bu gördüğünüz şey bir tavuk değil, tavuk formunda, bitkisel materyallerle hazırlanmış bir yemek. Tek olayı “tavuk şeklinde” olması. Veganlara hitaben bu tarz ürünler çıkması ve bunların alıcı bulması bana çok garip geliyor. Vegan olsam, yumurta, bal yemeyecek, süt içmeyecek kadar hayvanlardan bağımsız beslenmeye çalışsam, şu tür ürünleri nasıl tüketebilirim, kendimi nasıl böyle kandırabilirim, cidden nasıl bir psikoloji anlayamıyorum. Aratırsanız, aklınıza gelen tüm et türlerinin bitkisel olarak hazırlanmış ve yine bu et formlarında sunulduğunu görebiliyorsunuz. Bu bana cidden garip geliyor.

    Bunun dışında, herkes kendini mutlu edecek şekilde beslensin, giyinsin, düşünsün, yaşasın.

    Harun

    @Ahmet Saraçoğlu, Abi bu konuda şimdi aklıma şöyle bir şey geldi. Bayram, kutlama, özel günler gibi zamanlarda yenen belli yemekler var. Veganların her zaman olmasa da böyle günlerde bir takım gelenekleri sürdürmek için sofralarına hindi dolmaya benzeyen bir yemek koyması bana çok anormal gelmiyor. Ya da bir veganın, et yemekten tiksinerek değil de etik, ideolojik, çevreci sebeplerden dolayı veganlığa geçtiyse, eski yeme alışkanlıklarının yerine koyabileceği şeyler araması bence anlaşılabilir.

  25. sefagn says:

    yahu birkaç yorum var onları okudukça şok oluyorum mesela bazı süper dehalar çıkmış “ibrani saçmalıklar”dan falan lafa girmiş bir diğeri apayrı bir telden, arkadaşlar saçmalamayın.

    izninizle biraz daha anlatmak istiyorum. bakın bazılarının dediği ibrani saçmalıkları bir köşeye bırakarak salt rasyonel bir perspektifle olaya bakıyorum: insan dediğimiz hayvan diğer pekçok hayvan gibi avlanır bu avlanma işlevini “sen aslandan farklısın çünkü sen av sırasında silah kullanıyorsun” diyerek reddedemezsiniz çünkü insan dediğimiz hayvanın zaman içerisinde evrimleşerek avı kolaylaştıracak enstrümanlar üretebilmesi kendi suçu değil, hatta bir suç değil. yine bu hayvanın kendi içerisinde bir sistem oluşturarak avlanmasını dolaylı yoldan gerçekleştirebilmesi(lokantadır kasaptan et almaktır falan onlardan bahsediyorum çünkü bazı yorumlarda onada değinilmiş) kendi suçu değil ve tabiki bir suç değil. yani doğada avlanma ve avıyla beslenme konusunda böyle bir sistemi kurabilecek şekilde evrilen hayvan türünün bir başkası değilde insan olması insanın elinde olan birşey değil ve bittabi bir suç değil.

    sonuç: rasyonel kafayla et yemeyi olumsuzlayamazsınız. her türlü “saçmalıktan” arınıp rasyonaliteyi arttırdıkça varacağınız sonuç doğadaki HERŞEYİN yenebileceğidir, çünkü vicdan hayvanlar ve dolayısıyla bir hayvan cinsi olan insanlar bakımından “gerçekçi” bir olgu değildir.

  26. Yıllar önce bir arkadaşım Tayyip Erdoğan’ın tavuk yerken çekilmiş fotoğrafının vegan olmasında büyük katkısı olduğunu söylemişti. Ben de ona “Ya adam yiyor ama iyi şeyler de yapıyor” gibi bir şey söylemiştim. O arkadaş bu lafımdan sonra beni face’ten silip Bursa’ya kaçtı, tahminimce hayvan eti değil insan eti yiyor. O yüzden kahrolsun veganlık.

    Yıllardır hayvanlarla içli dışlı yaşayan birisi olarak en çok istediğim şeylerden biri et yemeyen bir insan olmak. Sırf tüketilmesi için doğan ve tüm hayatı güzel bir Whopper menüye dönüşmek üzerine kurulu canlıların varlığı korkunç bir şey. Milyonlarca hayvanın her gün böyle işlemlerden geçmesi ve herkesin hayatından memnun olması falan bayağı kötü. Kurban Bayramı, saçma sapan avcılık merakları, sırf sevimli diye alınıp sonra sokağa atılan hayvanlar, tecavüz edilip öldürülse bile katiline hiç ceza verilmeyen sokak hayvanları vs. hepsi iğrenç şeyler. Fakat bunların farkında olup ısrarla et yemek de en az bu olaylar kadar kötü hissettiriyor. Önümüzdeki yıllarda sadece balık yiyen tiplerden falan olmak istiyorum, umarım becerihasktir ya kokoreç yiyemiycem. :/

  27. Kamil says:

    Hayvanlarla aram çok iyidir. Evde kuş besliyorum, üniversitede gördüğüm neredeyse tüm kedilerle içli dışlı oluyorum ama gel gör ki et yemeyi de çok seviyorum.

    Et tüketiminde ve hayvanların yenmesinde bir sıkıntı yok bence. Doğanın kuralı bu. Ama hayvanları kürkleri için öldürmek (bkz. foklar, yılanlar, timsahlar vs) ve 1-2 m2′lik alanlarda yaşamak zorunda bırakmak çok büyük bir zulüm. Mesela bir inek çayıra çıkıp otlayamıyor, gezip dolaşamıyorsa o hayvanı hapseden adam büyük bir suç işliyor benim gözümde.

    Hayvanlar iyi muamele gördükleri sürece ve tüketim olayı abartılmadıkça pek bir sıkıntı yok.

  28. emre says:

    Eti severim, genelde ayırt etmeden gömülürüm. Hayvansal gıdaların yer almadığı bir beslenme şekli düşünemiyorum.

    Samimi olunduğu ve diğer insanlara karşı üstün gözükme çabasına girilmediği sürece tercihlere saygım sonsuz.

    Aynı şekilde boku çıkarılmadığı müddetçe hayvan ve doğa dostu oluşumlara, düşüncelere de desteğim sonsuz.

  29. Asitli Günler says:

    Hiçbir şekilde kırmızı et tüketmiyorum. Tadı hiç hoşuma gitmiyor. Yoksa kırmızı etli hayvanlar işkence görüyor ve ölüyor onları yememeliyim gibi bir düşüncem yok.

    Ama beyaz eti çok vahşice tüketirim.

    En üstte vejetaryenler bölümünde yazdığına göre ”yarı vejetaryen” oluyormuşum. Ben vejetaryen kelimesiyle hiçbir şekilde alakamın olduğunu düşünmüyorum :)

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.