# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Tartışma
“Reunion” meselesi
| 05.01.2015

İkinci bahar.

2015’in ilk Pazartesi gününden herkese merhaba. Yeni yılda hiçbir Pazartesi’nin tadınızı kaçırmaması ümidiyle yılın ilk konusunu sunuyorum: Grupların dağılma yahut faaliyetlerine ara verme kararları ardından uzun süre sonra tekrar konser vermek veya albüm çıkarmak amacıyla yeniden bir araya gelmesi anlamına gelen “reunion” meselesi.

Son yıllarda çeşitli memleketlerden bazı önemli gruplar ses getiren birleşmelerle müzik dünyasına geri döndüler. Hâlihazırda mevcut eserleriyle belirli yerlere gelmiş olan bu tür grupların kariyerlerinde böyle bir adım atmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Genel anlamda yeniden birleşme kavramı ve gözlemlediğiniz yeniden birleşmeler hakkında ne düşünüyorsunuz? Yeniden birleşmek bir grubun sanatsal konumuna, marka ve miras değerine neler katar ve bunlardan neler kaybettirir? Tekrar bir araya gelmesi olası gruplar sizce hangileri? Bir “reunion” nelere gebedir, dinleyici tarafından nasıl karşılanma arzusuyla yapılır?

Başarılara ve kahkaha atmaya doymayacağınız, üzücü ayrılıklar yaşamayacağınız bir yıl diliyorum.

  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Yorum alanı

““Reunion” meselesi” yazısına 17 yorum var

  1. cadaverhan says:

    Öncelikle böyle bir konu hakkında bize söz hakkı tanıdığı için tüm pasifagresif ekibine teşekkürü bir borç bilir sonra…sdfasdasdf

    Reunion’a gelmeden önce bu guruplar niye dağıldı ki den başlanabilir. Her birinin hikayesi farklıdır haliyle ama genelleme yapılırsa, bu dağılmaların 30′lu yaşlarının (+-5 yaş) başlarında olan insanların aldığı kararlar olduğunu söylemek yanlış olmaz sanırım.

    Underground para etseydi o orta yaşlarının başlarında bu kararı almazlardı gibi. Tekrar birleşmedeki itici güç maddi de olsa manevi de olsa gidilecek iki ana yol var. Markanın piyasada olmadığı yıllarda kişilerin edindiği birikimi esere yansıtmak yada o ara hiç verilmemişçilik oynamak. Yada bir üçüncü yol bu iki kararın arasındaki balansta, nereye ağırlık vereceğini seçmek.

    Önemli karar, çünkü artık yaşı başı olan adamlar, sorumlulukları var, 20 yaşında aklına gelen ilk rifften yaptığı şarkının hayatı boyunca üstüne yapışacağını düşünerek yapmamıştı, tuttu. Şimdi ya hayaletinin gölgesinde kalacak, yada skine takmadan yine aklına geleni edindiği tecrübelerin üzerine bina edecek.

    Her iki şekilde de eski haline aşina olan dinleyici bağrına basıyor ne çıkarsa. Kendine bir şekilde zaman makinası ediniyor eskiyle yeniyi karşılaştırırken.

    Ama yeni tanışan dinleyici için orjinallik önde sanki. Yaşı 20 olanı, 30 sene önce yapılan robocop’un bir tık yukarısı remake heyecanlandırmaz artık, ancak anısı olana satarsın malı bizim gibi.

    Bu konu bitmez. (:

    ahmet arkun

    @cadaverhan, demek istediklerimi yazmışsın moruk.

    cadaverhan

    @ahmet arkun, eyvalla :)

  2. Sodom büyükşehir belediye says:

    Metal dünyasının Andy Sneap’e en azından bir teşekkür borçlu olduğu konu.Şu an Exodus, Carcass, Accept, Testament, Kreator dinleyebiliyosak bu adamın payı büyük.

  3. saw you drown says:

    Bence niyete ve performansa bağlı bir şey. Her grup Carcass gibi dönecekse varsın hepsi dönsün. Ama iş para kazanma çabası veya boktan gereksiz bir albümle dönmeye dönecekse ne olursunuz dönmeyin. Yaptığınız albümlerle kalın.

  4. nick name says:

    destruction, testament, carcass gibi harika re-union’lar var ama bir yandan da suffocation, at the gates gibi içimizde ukde olan “ya eski dönemde bıraksalar iyiydi” dedirten gruplar var. tamam atg geliyor 2 gün sonra eyvallah ama son albümleri kesinlikle bıraktıkları efsane kalitesinde değil. suffo da aynı şekilde; ilk dönem suffo albümlerinin yanına yeni albümler asla yaklaşamadı eski fanlar için… eğer müzik aşkı, tekrar sahne isteği birleştiriyorsa süper, eyvallah demek lazım ama “merch satalım turdan parayı kıralım, eskiyiz namımız yürüsün ortamda” gazlarında ise hiç yokum.

  5. uzun uzun tartışılacak bir konu değil bence. ya tam yapın, yada hiç yapmayın. hayır yani, adam gibi geri dönüş olmadı mı geri dönüş yapanlardan çok grubun dinleyicileri sonsuz tartışmalara kapılıp yoruluyorlar. o bakımdan efsane gruplar fire vermeden efsaneyi devam ettirmeliler yada hiç geri dönmemeliler.

    bir de şöyle bi durum var. muadili olmayan gruplar. onlar için dönseler mi dönemeseler mi diye bir şey demiyorum ama kendimden örnek vermem gerekirse misal Pantera var. 2003 yılında bitti ama benzeri müzik yapan yüzlerce, benzeri şarkılar yapan binlerce grup var ve ben o tınıyı duyunca muhakeme algımı kaybedip kayıtsız şartsız beğeniyorum. neden beğeniyorsun derseniz muadili maalesef yok. sadece benzerleri var.

    Dimebag hayatta olsaydı sanırım en fazla reunion olmasını isteyeceği grup Pantera olurdu. başarılı reunion olayına örnek vermek gerekirse CARCASS uzak ara en başaralı reuion olayını gerçekleştirdi bence. canlı izlmemekte kısmet oldu. hem canlıda hemde albümde sevenlerine verebileceklerinin maksimumunu verebiliyorlar. böyle olacaksa reunion süper bir şey ama olmayacaksa dinleyicileri kendilerinden daha çok yoruyorlar. yapmasalar daha iyi olur.

  6. Bende Saklı Kalsın says:

    Güzel başlar, hüzünlü biter.
    Gorefest
    Celtic Frost
    Cancer

  7. Gazapkulu says:

    Nevermore ne zaman birleşecek?Beklemedeyim hala.Jeff Loomis ve Warrel Dane’şn solo performansları da gayet tatmin edici ama Nevermore ile en az 1 efsane albüm daha bekliyorum onlardan.

  8. Her ne kadar James Kelly kararlı gözükse de hala Altar of Plagues’in öyle bir son albümden sonra dağılmasını aklım almıyor. Kendisi oldukça basit bir elektronik/pop projesine girişti ve bu ona yine ilgi getirecektir, ama isteyenlere Altar of Plagues olarak ücretsiz konser vermeyi teklif etmesinden ilgi ya da para için ölmeyen bir adam olduğu anlaşılıyor zaten. Umarım şu bayık projesinden vazgeçer de yakın zamanda AoP ile tekrar akıl almaya başlar.

    Ayrıca benim gözümde geri dönüş yapma konusunda Carcass ödülü alıyor tabii ki.

  9. Müzik yapmak, ortaya bir sanat yapıtı koymaktan çok daha fazlası olduğundan ve insanların para kazanması gerektiğinden, elbette ki reunion’ların da büyük çoğunluğu para kazanmak için yapılıyor ki bundan daha normal bir şey olamaz. “Para kazanmak için döndüler”den daha garip bir şikayet/eleştiri duymamış olabilirim.

    40 küsür yaşını almış onca adamın, dandik bir minibüste, haftalarca ailelerini görmeden, bir oraya bir oraya gitmesinin altında para kazanma ihtiyacından başka ne olabilir? 10 yıl doktorluğa ara veren biri tekrardan işe koyulduğunda ameliyatları bedavaya mı yapmalı, ya da kafasındaki en büyük güdüleyici “tıp kazansın” mı olmalı?

    Elbette parası olan, sadece eğlence kısmı için ve müzik aşkı, turne vs için yapanı da vardır, ama her bir adımı deliler gibi planlama, masraf gerektiren, bir sürü insanın koordine şekilde çalışmasıyla gerçekleşen böylesi olaylar, en net ifadeyle bir iş girişimidir. Asıl amacı her zaman için para kazanmaktır.

    Bunu böyle görmemek, müzisyenlik kavramını küçümsemekten başka bir şey değildir bence. “Para için yapıyorlarsa hiç yapmasınlar” demek, “müzisyenlik boş beleş bir iştir, sanatçı adam yaratımını bir beklenti olmadan sunmalıdır, sanatın kazanması ona yetmelidir” demekten başka bir anlama gelmiyor.

    Reunion sonrası çıkan albümler de farklı dinamiklere bağlı olarak değerlendirilmeli diye düşünüyorum. Bazısı dağıldıktan sonra bir şeyler yazmaya devam edip tekrardan başlayacakları o günü bekler (Sanctuary gibi), bazısı şirket baskısıyla, bazısı zamanında yaptıkları türün tekrar revaçta olmasından dolayı bundan ekmek yeme amacıyla, bazısı da orta yaş bunalımıyla birlikte tekrar o eski heyecanı yakalamak amacıyla dönüyor.

    Carcass bu konunun iyi örneklerinden biri, evet. Çok iyi bir albüm yaptılar, hatta bıraktıkları son noktayı baya geçen bir albüm yaptılar, bu nedenle de kimse “para için döndüler”, “samimi bulmuyorum” vs demiyor; kimse ortaya konan albümden dolayı saygıda kusur etmiyor. Gel gelelim At the Gates’in bıraktığı nokta en tepe olduğundan, çıkan şey elbette ki eleştiriliyor. “Slaughter of the Soul”un üstüne gelmeseydi, “At War With Reality”ye yönelik eleştiriler de daha az olurdu (ben hâlâ müthiş bir albüm olduğunu düşünüyorum).

    Geçmişi sağlam olan ve büyük bir kitle yaratmışken dağılan grupların tekrardan birleşmeleri çok daha başarılı oluyor tabii ki. Böyle bir güvencesi olmayan ve “hadi bakalım eski günlerdeki gibi” diye giriş yapan ve günümüz şartlarını tam özümsemeden işe koyulan gruplar, bir şekilde bocalıyor ve yavaş yavaş dökülmeye başlıyorlar. Belki bazı şeyleri hâlâ eskisi gibi sandıklarından, belki kuralları hâlâ kendilerinin koyabileceklerini düşündüklerinden, sıkıntılarla karşılaştıklarında dirençleri az oluyor ve gruptan birileri illâ ki “eeeeh” deyip su koyuveriyor.

    Müzik yapmak, sahneye çıkmak, turne hayatı, tekrardan kabul görme isteği ve tabii ki para kazanma gibi şeylerden ötürü, grupların reunion yapma ihtiyacı hissetmelerini anlıyorum. Her konuda olduğu gibi bu konuda da iyiler yoluna devam eder, hazırlığını iyi yapmamış projeler tökezler, sonra da pes eder.

    Son olarak, ismail vilehand’in bahsettiği Pantera konusuna katılıyorum. Dimebag yaşasaydı, kesinlikle bir Pantera reunion’ı olurdu ve ben de grubu canlı izleyip huzur içinde ölebilirdim.

    saw you drown

    @Ahmet Saraçoğlu, ”Müzik yapmak, ortaya bir sanat yapıtı koymaktan çok daha fazlası olduğundan”

    Çok tartışmalı bir yorum bu. Kime göre yani. Klişe olacak ama bilimsel bir şeyden söz etmiyoruz burada.

    Ahmet Saraçoğlu

    @saw you drown, evet, bir meslekten söz ediyoruz. En azından şu anda konuştuğumuz kontekst içerisinde %100 şekilde bir meslekten söz ediyoruz.

    saw you drown

    @Ahmet Saraçoğlu, Doğrudur. Olaya meslek açıdan bakarsak tabii ki de öyle. Ama genel manada bakıldığında sadece salt sanat kaygısıyla müziğini icra edenler insanlar var ve vardı.

    çaksu

    @Ahmet Saraçoğlu, Güzel konuşmuşsun. :) Sanata, metale, ya da belli bazı gruplara bi ruhanilik atfetmek yaygın, özellikle genç yaşlarda. Para, iş gibi sevimsiz şeyler bunu lekeliyomuş gibi geliyor. Bana da öyle geldiği oldu bir zamanlar. Bu da beklenti olmamalı vs gibi argümanlar yaratıyor kafanın içinde. Yani böyle diyen birinin zihnindeki bu düşüncenin varlığından bile haberi yoktur belki. Yine bende böyleydi bu. Yaşlı hissettim yalnız. Haha. Velhasıl çocuklar, yolunuz yol değil, geri dönün. Mesele iyi vakit geçirmek.

    saw you drown

    @çaksu, Bunun ruhanilikle yaşlılıkla herhangi bir şeyle alakası yok. Bu, sanata, müziğe yüklenen anlamla ilgili. Kimse demiyor müzik yapanlar para kazanmasın. Tabii ki kazanacaklar. Ama müzik yapan insanların yüzde yüzü de, para da kazanayım arada hedefiyle müzik yapmıyor. Demek istediğim buydu.

    çaksu

    @saw you drown, Yani ben bu şekilde tecrübe ettim bu mevzuyu. Havalı olsun diye genelledim. :) Birine ithafen yazmadım. Meli malı gereksiz şeyler. Varmak istediğim yer heraldi orası.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.