# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Tartışma
Yeme içme alışkanlıkları
| 01.12.2014

Bira hamallık yea.

Huzurlu bir Aralık öğleden sonrasından herkese merhaba. Bu hafta bildiğiniz gibi köşemizde bir gruptan bahsetmemiz gerekiyordu, ancak biz bunu daha görsel bir platforma taşıyalım dedik ve grup muhabbetlerini PATV’ye transfer ettik. Pasifagresif’in şimdiye kadar biraz kamera arkasında kalmış, ancak bundan sonra daha sık göreceğiniz ve okuyacağınız Ankara kadrosundan hoş bir ARCH ENEMY muhabbeti için sizi şöyle alalım.

Grim’liğe ve frostbitten’lığa doyacağımız bu keyifli Aralık ayının ilk haftasında yeme içme alışkanlıklarımızdan, özele inmek gerekirse “metalcinin yeme içme huyları”nden bahsedelim.

Malumunuz, metal dinleyicilerine atfedilen çok sayıda olumlu ve olumsuz klişe var. Çoğunlukla metal dinlemeyen çevrenin ön yargılarından oluşan bu klişe yorumlar, beslenme alışkanlıklarımıza kadar uzanıyor. Metal dinleyicisi kimliğinizle bu konuda neler düşünüyorsunuz? Genel beslenme alışkanlıklarınız nasıl şekilleniyor? Alkollü içecek tüketimi konusundaki yaklaşımınız nasıl? Kilo alma ya da verme amaçlı bir beslenme programı uyguluyor musunuz?

Biraz da anketçilik: En sevdiğiniz yemek? En sevdiğiniz tatlı? En sevdiğiniz abur cubur? En sevdiğiniz alkolsüz içecek? En sevdiğiniz alkollü içecek? En sevdiğiniz öğün ve olmazsa olmazları? Peki ya rakı adabı?

Yiyemeyeceğinizden fazlasını tabağınıza almadığınız sağlıklı günler dilerim.

  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Yorum alanı

“Yeme içme alışkanlıkları” yazısına 73 yorum var

  1. ali ihsan balı says:

    Bu haftaki konuyu çok sevdim ahah.

    Sanırım “Metalcilerin beslenme alışkanları” denince akla, “kuzu budunu Erol Taş gibi yiyen” birileri geliyor ama bildiğimiz müzisyenlerin bir çoğu vejetaryen yada vegan.

    Kendi beslenme alışkanlığım hakkında ise ne söyleyeceğimi cidden bilemiyorum. Sanırım pişirilebilen her şeyi yiyorum ya. Hiç sevmediğim pırasa ve kapuskayı bile baya yiyorum. Bazen yemeğin güzel olmasından çok, yemek yeme eylemine odaklanıyorum. Yemek yemek, yediğimiz şeyden bağımsız olarak baya keyifli bir UĞRAŞ bence. Hala gecenin bir vakti kahve-sigara altlığı olarak makarna, peynir vs.. o an ne varsa gömüyorum mesela. Ha burada neredeyse hiç meyve yemiyorum. Bazı meyvelerin tadını bile bilmiyor olabilirim. Mesela hayatım boyunca 2 kere üzüm yedim. 5-6 yaşındayken korkuyordum baya baya üzümden ahahah

    Seyrek olarak alkol tüketiyorum ama aslında alkolle aramda inişli çıkışlı bir ilişki var. Bazen bir yıl kadar iç(e)mezken kimi zaman da bir kaç üst üste aldığım oldu. Baya bi sosyal içiciyim sanırım.

    En sevdiğim yiyecek: Her hangi bir et yemeği. Ne olduğu önemli değil.

    Tatlı: Tatlı şeylerle genel olarak pek aram yok ama Bursa dışında pek satılmayan Bağdat Hurma tatlısının ağır hastasıyım. Ayrıca KERHANE TATLISI

    En sevdiğiniz alkolsüz içecek: ÇAY ÇAY ÇAY. Gün içinde 1 demlikden fazla çay içiyorum. Hatta bu konuda tat alma yeteneğim baya gelişkin. Örnek vermek gerekirse, çaydan aldığım tat, farklı cam bardaklara göre bile değişiyor(Su bardağında ayrı, incebellide ayrı, kulplu cam bardakta ayrı…) Çay konusunda kendime güveniyorum yani. Özellikle Lipton’un bergamotlu çayı ile Ahmed Tea’yi(Seylan çayı) aşırı seviyorum. Bu ikisinin karışımı ise Allahsal oluyor resmen.

    En sevdiğim alkollü içecek: Alkol konusunda çok keskin zevklerim yok maalesef. Rakı ve birayı çok seviyorum ama “1989 senesindeki Tekirdağ Rakısı gibisi gelmedi” diyecek durumda da değilim. Bunun dışında çeşit içkileri denemek her zaman güzeldir. Birada da zamanında yeşil Tuborg tercih ederdim ama uzun zamandır satılmıyor ve onun yerini Tuborg Gold aldı.

    En sevdiğim öğün: Kesinlikle akşam yemeği. Günün en önemli anı benim için. Gün içindeki bütün sıkıntıları vs.. bir kenara attığım an. Eğer güzel yemekler varsa daha da bir şenliğe dönüyor ama herhangi bir yemek de olur. “Ben bunu yemem” demek bir huyum olmadığından önüme konanı yerim ama gün içinde Food Porn’da gezip, akşam çeşitli sebze yemekleri yemek bazen tadımı kaçırıyor.

    Rakı adabını saatlerce anlatabilirim ama bunun yerine geçen sene yayınladığım “RAKI NASIL İÇİLMEZ”(8 cilt) isimli kitabıma bakın. DNR’da falan var.

    ali ihsan balı

    @ali ihsan balı, abur cuburu eklemeyi unutmuşum. Cipsi çok seviyorum ama yağlı patates cipslerindense, mısır cipsleri daha iyi bence. Bu aralar favorim acı baharatlı patos. Bir de keşke bizde de Amerika’daki gibi 20 çeşit pringles olsa :’)

  2. emre says:

    Yeme içme mevzusunda ‘Satanist misin öeöeöeöğeağea’ türevi lafları, ‘kedi kesip yiyenlerden misin sende’ tarzında cümleler takip ediyor genelde.

    Alkol ve sigara kullanmıyorum, evet, seneler önce belki poserlık olarak uyguladığım bu davranış yıllar içinde iyice yerine oturdu ve karakterin bi parçası oldu adeta. Ama insan hayatında neler değişmiyor ki? Çok zor fakat, belki bu tutumda değişir günün birinde, kim bilir.

    Kilo alma amaçlı beslenme programı düşünüyorum çünkü 20 yaşına geldik, hala 51-52 kilo civarındayız.

    En sevdiğiniz yemek?
    Et olsun, her türlü gömçürürüm. Güveci affetmem, köfte yemeğini siler süpürürüm, domates çorbasının gözünün yaşına bakmam. Genel olarak böyle.

    En sevdiğiniz tatlı?
    Sütlaç, arrgh.

    En sevdiğiniz abur cubur?
    Kek abur cubur sayılıyor mu?

    En sevdiğiniz alkolsüz içecek?
    KOLA

    En sevdiğiniz alkollü içecek?
    Bkz: Cevabın hemen başı.

    En sevdiğiniz öğün ve olmazsa olmazları?
    Akşam yemeği. Akşam yemeği için olmazsa olmaz diyebileceğim bir şey yok ama kahvaltı için peynir ve çay gibi olmazsa olmazlarım var.

    Peki ya rakı adabı?
    Bkz: Bi üstün bi üstü.

    HAYIRLI 1 HAFTA diliyorum herkese bu vesileyle.

  3. ÖNCÜL says:

    Yemek yemeye çok düşkünüm, canım sıkıldıkça tok olsam bile birşeyler atıştıran bir insanım. Yiyip yiyip kilo almadığımdan kafam bu konuda rahat.(Evet o gıcık insan benim)

    Genel beslenme alışkanlığım bolca protein ve karbonhdirat tüketimini içeriyor. Aksi takdirde doyduğumu hissetmiyorum. Ayrıca son yıllarda fast-food kültürüm de gereğinden fazla gelişti.

    Alkol konusuna gelirsek düzenli bir içici değilim. Dolayısıyla gelişmiş bir damak zevkim de yok. Ama metalciler olarak milli içeceğimiz bira benim de favorim. Onun dışında votka veya viskiye hayır demem.

    Anketlere gelirsek;

    En sevdiğiniz yemek: Annemin fırında patatesli tavuğu.

    En sevdiğiniz tatlı: Kazandibi ya da hakiki maraş dondurması. Arada kaldım.

    En sevdiğiniz abur cubur: Pringles Texas.

    En sevdiğiniz alkolsüz içecek: Mangolu Ice Tea.

    En sevdiğiniz alkollü içecek: Tuborg Gold.

    En sevdiğiniz öğün ve olmazsa olmazları: Pazar günleri ailecek yapılan kahvaltı. Olmazsa olmazı; menemen ya da sucuklu yumurta ve tabi ki çay.

    Rakı adabı: Ahkam kesenlere acayip kılım.

  4. Mideme düşkün bir insanım. Güzel bir şeyler yemek bence büyük zevktir. Kolay kilo alırım, nispeten kolay da veririm. Şu anda sağlam bir diyet içerisindeyim, bugün 5. ayı doldu ve 15 kiloya yakın verdim.

    Etin her türlüsünü ayrım yapmadan severim. Şarküteri baya severim. Henüz denemedim ama sonsuz miktarda döner yiyebileceğimi sanıyorum. Yemekten hoşlanmadığım pek bir şey yok, ama mesela balığı ızgara ya da tava tercih ederim, buğulama veya sebzeli soğanlı sevmem.

    Tatlıyı dozunda severim, tuzluyu her türlü tercih ederim. Balıkesirli olduğum için tatlı ve tuzlu şeyleri bir arada yemeyi çok severim, reçel ve peyniri aynı anda yiyemeyen ve yiyen gördüğünde yadırgayanlara şaşırırım.

    Alkol çok az kullanırım. Özellikle diyet sırasında neredeyse hiç içmem. 4-5 bira içmeden kafam iyi olmadığından, bira benim için gerçekten de hamallık sınıfına giriyor, şiştiğimle kalıyorum ve kafam da güzel olmuyor. 4-5 rakı benim için en güzel kafa olma seçeneği.

    Arkadaşlarla tekila, viski, votka falan içmeyi severim, ama o da seyrek olan bir şey. Sofrası olmadıkça rakıdan çok tat alamam, akşam yemeklerinde falan özellikle içecek bir şey aramam. Kola keşke dünyanın en sağlıksız şeyi olmasaydı, o zaman baya içerdim ama uzun süredir hiç içmiyorum. Ayran ve maden suyu yetiyor bana.

    Ankete gelelim:

    En sevdiğiniz yemek?
    Tek bir yemek adı söyleyemem, etle ilgili pek çok şeyi sayabilirim. Ama genel olarak içinde çok çeşit meze olan bir rakı sofrası ve arkadaşlarla yenen uzun, muhabbetli bir yemek benim için yemeklerin en güzelidir.

    En sevdiğiniz tatlı?
    Sütlü nuriye. Tatlıyla aram çok olmadığı için, sütün hafifleştirmesinden dolayı sütlü nuriyeyi baya severim. Onun dışında dondurmalı fırın sütlaç falan da her türlü akar.

    En sevdiğiniz abur cubur?
    Ne yazık ki cips yemeyi seviyorum. Yine son 5-6 aydır neredeyse hiç yemedim, ama özellikle peynirli doritosu baya severim.

    En sevdiğiniz alkolsüz içecek?
    Ayran. Ayranı her öğünde içebilirim.

    En sevdiğiniz alkollü içecek?
    Rakı, ama durumuna göre. Sıcak bir yaz günü deniz kıyısında rakı içmek istemem tabii, buz gibi birayı bir dikişte içip denize koşmak = mükemmel

    En sevdiğiniz öğün ve olmazsa olmazları?
    Rakı sofrası olursa akşam yemeği en keyifli öğün olur. Ama kahvaltıyı da çok severim, kahvaltı etmeden asla bir şey yapamam. Kalkar kalkmaz yeterli miktarda bir şeyler yedikten sonra, o gün kolay kolay yorulmam.

    Peki ya rakı adabı?
    Yukarıda da dediğim gibi, çok çeşitli meze ve bir sürü arkadaş olan bir sofra benim için dünyanın en güzel şeylerinden biridir. Rakıyı duble koyarım, biraz su ekler, üstünü de buzla tamamlarım. Yanında su içmem. Arada acılı şalgam olabilir, ama şart değil. Bazı amcalar rakının yanında su yerine bira içiyorlar, denemedim ama kesin deneyeceğim. Yeterli çeşit, hatta tercihen daha önce denemediğim mezeler varsa, ana yemeğe gerek de yok aslında. Rakı konusunda özel bir tercihim yok, ama balıkla veya daha ana bir yemekle içiyorsam daha hafif olan yeşil Efe’yi tercih ederim. Sadece mezeyle içiyorsam Tekirdağ, siyah Efe ya da Yeni Rakı, hatta uzo bile olabilir, çok fark etmez.

    Onun dışında “rakı şöyle içilir böyle içilmez” diyenlere “he” der geçerim. Herkes keyfine baksın.

    ismail vilehand

    @Ahmet Saraçoğlu, kilo verme konusunda sana sorularım olacak, ilk sorum diyetisyene gittin mi?

    bende fazla kilolardan şikayetçiyim, hayvan gibi spor yapıyorum yemeği eskiden yediğimin yarısı kadar yiyorum ama kiloda değişiklik yok. spora abandıkça kollar ve bacaklar kalınlaşıyor, baya iri kıyım bölüm sonu canavarı gibi bir adam oluyorum. ancak dediğim gibi kiloda kayıp yok.

    en az 20 kilo vermem lazım. bu işle alakalı tavsiyelerin varsa duymak isterim.

    Ahmet Saraçoğlu

    @ismail vilehand, genetik olarak kilo almaya çok yatkınım. 125 kiloyu görmüşlüğüm var zamanında. Çocukken aşırı zayıftım, sonradan kilo aldım. Lisede diyetisyene gidip hiç spor yapmadan 17 kilo vermiştim. Sonra bunu geri aldım. Yıllar sonra bir daha diyetisyene gittim ve o zaman da bir o kadar vermişliğim ve yine zaman içinde bunu almışlığım var. Kısacası kilo konusu benim için hep bir dert halindeydi. Ancak bu sefer, 1 Temmuz 2014′te çok net bir karar verdim ve geriye dönüş olmamacasına başladım.

    Bu sefer diyetisyene gitmedim. Önceki tecrübelere göre yapıyorum ve ne yapmam gerektiğini de biliyorum. Kalori hesabı falan yapmıyorum, ama neyi ne zaman ne kadar yemem gerektiğini biliyorum. Evimizin hemen dibinde spor salonu olduğu için düzenli olarak spora da gidiyorum. Zaten asıl toparlamayı o yapıyor. Saçma şeyler yemiyorum; 5 aydır toplasam 3 dilim pizza yemişimdir, 2 kutu kola içmişimdir. Cidden sağlıklı besleniyorum ve bir sıkıntı olmadıkça haftada 5-6 gün spora gidiyorum. Az sonra gideceğim mesela. :)

    Spor konusunda bende farklı bir durum var, çünkü benim gözümdeki problemden dolayı ağırlık kaldırmam, kendimi kasmam, zorlanmam yasak. Futbol oynamam, yere düşüp kalkmam yasak. O yüzden spor = kardiyo gibi bir durum var ve zaten benim kadar sık spora geliyorsan bu gayet makul bir şey. Kardiyo haricinde, sarkma olmaması için hafif ağırlıklarla göğüs ve karın egzersizleri yapmam yetiyor. Günde 30 dakika yürüyüş, 15 dk bisiklet ve bir miktar da ağırlık kaldırıyorum, toplam 1 saat sürüyor.

    5 ay sonunda, 5 ay önce giyemediğim pantolonlarım şimdi kemer takmazsam belimden düşüyorlar. Bu açıdan gayet mutluyum şu anda. Yavaş yavaş veriyorum, bu şekilde de daha kalıcı oluyor.

    Senin durumunda, o kadar spor yapıyor, yediklerini azaltıyor ama kilo veremiyorsan, ilk aklıma gelen ya yediklerin kilo vermeni sağlayacak şeyler değil, ya da sporda çok kas yapıyorsun ve yağlar giderken kaslar arttığından ağırlığın değişmiyor. Gün içinde aşağı yukarı neler yediğini söylersen daha rahat yardımcı olabilirim. Ben kahvaltıda corn flakes/müsli yiyorum ve yedikten 1 saat sonra da spora gidiyorum. 1 saat sporun ardından eve dönüyorum. Kas oluşumu için spordan sonraki 30-45 dk arasında protein almak önemliymiş, o yüzden vücut sıcakken o tarz bir şeyler yemek gerekiyor. Ben spordan eve gelir gelmez tavaya büyükçe bir dilim yağsız et ya da tavuk koyup duşa giriyorum, duştan çıkar çıkmaz o eti yiyorum. Gün içinde acıktığımda ekmek olmaksızın yine et, sonsuz sebze yiyorum.

    Şeker neredeyse hiç tüketmiyorum, bu da demek oluyor ki meyveden da olabildiğince kaçınmam gerekiyor. Meyvelere bayılırım, ama diyet sırasında çoğu kanının aksine gereksiz bir şeker yüklemesi oluyor. Hele ki meyve suları (taze sıkılmış dahi olsa) falan hiç uymuyor diyete, çünkü misal 1 bardak portakal suyu için 10 tane portakalın şekerini almış oluyorsun.

    Çok fazla su içiyorum -günde 3-4 litre kadar- ve bunlar dışında da faydalı yağı olan ve bana psikolojik olarak hep aynı tatsız diyetsel besinleri yiyormuşum hissini yaşatmayacak ek şeyler yiyorum. Mesela avokadonun diyetimde büyük bir yeri var, çünkü hem sağlıklı yağlar içeriyor, hem tadı mükemmel, hem de neyle yersen ye sanki diyet yapmıyormuşsun, lezzetli bir şey yiyormuşsun havası yaratıyor. Ama tabii çok yağlı bir meyve olduğundan günde yarım avokadodan fazla yememek lazım.

    Aynı şekilde beyaz ekmek hiç yemiyorum, doğduğumdan beri düzenli olarak süt içtiğimden şu anda da acıktığım anlarda süt içiyorum. Alkolü neredeyse HİÇ kullanmıyorum. Son 5 aydır toplamda 2 bira, 5-6 kadeh şarap, 5-6 kadeh de rakı içmişimdir. Alkol kullanmak -maalesef- diyet konusundaki en büyük düşmanlardan biri. Zamanında gittiğim bir diyetisyen “bugün hiç et yemezsen ve 2 dilim ekmeğini kesersen, çay bardağı kadar bira içebilirsin” demişti. Alkol, hele ki bira içip diyet yapmaya çalışmak tüm çabana ihanet etmek anlamına geliyor.

    Kısacası, ne yapman gerektiğini bilince çok da zor bir şey değil. Hele ki spora da gidiyorsan, zaten “aman yeaeae bugün de yiyivereyim” diyemiyorsun, çünkü o gün sporda kıçından ter damlayan 1 saatlik çabanı yok etmeyi gözün yemiyor.

    Sen de gün içindeki tüketimini biraz tarif edersen daha iyi yardımcı olabilirim.

    ismail vilehand

    @Ahmet Saraçoğlu, benim maksimum kilom 105 oldu. onu da bu yaz sonu gördüm. aynen bende hayatım boyunca zayıf bi adamdım. 23 yaşında kilo almaya başlayıp, yavaş yavaş 27 yaşında zirveyi buldum ve fazla kilo sıkıntımı 1 senedir yaşıyorum.

    spora geçtiğimiz eylülde başladım (önceden üniversite okurken manyak spor yapardım yani ilk değil bu, kilo problemim olmadığı halde ortam/muhabbet için yapardım, ayrıca her hafta banko halı saha maçım vardı, sonra talihsiz kazalar oldu kol bacak kırıldı artık bana da yasak maç vesaire), programı veren hocalara ısrarla derdimin kilo olduğunu söylesem de, nası bi programla çalıştırdılarsa Hulk’ın yeşil olmayanı gibi oldum çok hızlı kas yaptım ama kilo kaybım olmadı. gerçi onlar da yağ/kas oranı hesaplayarak verdiler programı, yani götten uydurma bi durum yok ama kollarım ve bacaklarım çılgın kalınlaştı ama terazide fark olmaması canımı sıkıyor çünkü ben hafif göbekli olmayı, Badi Ekrem gibi olmaya tercih ederim, bunun açıklaması yok, kaslı vücut yapabilsem de bu durumu baya bi sevmiyorum yani.

    normal verilen programda kendimce bazı dakika değişikleri yaptım ve en son spor programım şöyle; 45 dakka koşuyorum, sonra kol, bacak, göğüs çalışıyorum en son olarak 45 dakka bisiklet. sadece 15er dakka koşuyu ve bisikleti bana verilene göre fazla yapıyorum toplam 2buçuk 3 saati buluyor ve haftada 2-3 defa gidiyorum ancak yorulmuyorum ve fazlası fayda etmez diye aynı gün içerisinde abanmıyorum. yoksa Pantera’yı bastım mı yorulmakla alakalı sıkıntım olmuyor. 4-5 saat bile yapabilrim.

    sabahlarım ise aynı senin gibi, müsliye yada bazen bir tatlı kaşığı ballı süte talim ediyorum. kahvaltı ezelden beri sevmem ve uyanır uyanmaz edemem ve şuan ki durumumla alakalı mecbur müsli kaşıklıyorum. tropikal meyvelisi var mesela, kuru üzümlü kuru muzlu falan baya şahane. yani keyifle yiyorum. sabahımla alakalı sorunum yok.

    akşamları ise ailemle ayrı yaşamaya başladığımdan beri çok fazla hazır yedim (pizza ve dürüm gibi şeyler). şimdi annemlere gidip normal ev yemeği yiyorum (sebzeli kıymalı klasik türk ev yemekleri işte). ancak baya babamın yediğinin üçte biri gibi yiyorum mesela. hatta yemiyosun neden şişiyosun lan diye taşşak geçiyor adam. neyse…

    onun harici beslenme kısmını madde madde yazayım yanlış/doğru neyse sen yorumla:

    -klasik olarak 3 beyazı hayatımdan çıkarttım. tuz zaten sevmezdim sıkıntım yok, yemeklere avuçla acı atıyorum tuz aratmıyor.
    çay kahve alışkanlığım yok, hani içersem de bi çay kaşığı bal atıyorum. eskiden esmer şeker atardım, o iş kolpa dediler diye bala döndüm. hemde reflü hastasıyım mideme de iyi geliyor diye devam ediyorum.

    -beyaz prinç pilavı katiyen yemiyorum. onun yerine ben yemeğe geleceksem anneme özellikle bulgur pilavı yaptırıyorum. bulgur manyak tok tutuyor. tavsiye edebilirim.

    -kızartma yaklaşık bir senedir kesinlikle yemiyorum. eskiden her çeşidini deliler gibi yerdim (nuget olsun soğan olsun vesaire). belki 4-5 defa patates kızartması yemişimdir bir sene içinde o da çeyrek porsiyon falan.

    -meyve hiç yemiyorum. ince bir dilim karpuz bir avuç şekere eşit olayını duyduğumdan beri uzak duruyorum. onun harici havuç, salatalık (hıyar) ve göbek gibi sebzeleri salata olarak çok yiyorum. sonra karnabahar, brüksel lahanası, ıspanak, patlıcan, enginar ve brokoli gibi sebzelerle aram iyi. et dünyanın en güzel şeyidir desem de bunlara hayır demem. valide hanım bu sebzelerin binbir çeşidini yapıyor onları yiyorum ama dediğim gibi yarım porsiyon yiyorum.

    -et çeşitlerini yersem de, özellikle fırın ve ızgara tercih ediyorum. yağsız tavuk göğüsü ve dana eti gibi.

    -üç beyaza karşıyım demiştim ama ekmek yemezsem ölürüm gibi bi olayım da var. her sofrada bi dilim olsa da ekmek yiyorum kesin. kepek, çavdar yada tam buğday ekmeği yiyorum. ama çavdar favorim.

    -alkol konusunda ise, şöyle özetleyeyim bira manyaklığım vardı ama soğudum. ancak önceki bira tüketimimi anlatmam gerekirse 16-26 yaş arası bir okyanusu dolduracak kadar bira içtim. sanırım kilomu da tetikleyen de bu oldu. baya baya haftanın 3 günü 5er biram vardı. diğer alkoller hariç.
    şuan alkolü haftada bir şişe viskiye indirgedim. ciddi bir sınır yakaladım bu konuda. çok yorgun olduğum zamanlar haftanın 2 günü birer avuç kuru yemiş ile yarım şişe viski içiyorum, o da 3 dubleye denk geliyor. kuru yemiş dediğimde yanlış anlaşılmasın, 5 tane fındık, 5 tane badem, 5 tane şamfıstık gibi sembolik bişey.
    onun harici her 15 günde bir yada en kötü ayda bir arkadaşlarımla veyahut kuzenler ve aile dostlarımla rakı masamız oluyor. o da kutsal bişey yani. “kilo vermem lazım rakı içemem” dediğim an bittiğim an olur. o kalabalık masada abartısız benim on katım alkolü tüketen gayet fit adamlar varken, böyle bir cümle kurmam beni taşşak oğlanı eder. yani tek sıkıntım 15 günde bir içilen rakı ise cidden bu acayiplik açıklanamaz. neyse…

    yani senin yaptığın fedakarlıkla kıyaslanırsa benimkiler hiç bişey ama şu saydıklarım bile bana çok ağır geliyor. başka tavsiyelerin varsa seve seve dikkat etmeye devam edicem ama baktım olmuyor yılbaşından sonra bi diyetisyenle görüşmek istiyorum. aksi takdirde spora devam edip kendimi yeşile boyayarak Hulk cosplayi yapmayı düşünüyorum.

    Furkan Keskin

    @ismail vilehand, abi koşu ve bisikleti zaten yapıyormuşsun ama canını sıkan şey hulk gibi çok şişkin kaslar ise, spor programına yüzmeyi eklemeni öneririm.

    serbest stil kurallarına göre yüzmeyi öğrenip, olimpik veya yarı olimpik bir havuzda standart bir yüzme antrenmanı yaparsan, antrenmandan saatler sonra dahi 200 kiloyla squat antrenmanı yapmış gibi yağ yakmaya devam ediyorsun.

    üstelik suyun kaldırma kuvveti sayesinde kendi ağırlığından da az bir ağırlıkla antrenman yapmış oluyorsun. az ağırlık çok tekrar prensibiyle vücuttaki bütün kasları hayvan gibi çalıştırdığın için, kaslar şişmek yerine parçalanıp sıklaşıyor. eklemlere yüklenmeden çalıştığın için de soğuma hareketlerini yapıp soğuk duşun altına girerek bir süreliğine dünyanın en mutlu vücuduna sahip oluyorsun. 5. dubleden sonraki hafif gevşeme ve keyiflenme olayının aynısı ahah.

    salona giderken vücudun şişmesine rağmen kilon sabit kalıyorsa aslında çok sağlıklı bir süreçtesin demektir ama badi ekrem diyorsan aerobik egzersizlere iyice abanıp, az ağırlık çok tekrar antrenmanlar yapmalısın. 2,5 kg dumbel’la triceps eritmektense biraz uzun vadede sonuç verecek de olsa yüzmeyi tercih etmeni öneririm. badi ekrem olamazsın ama bodybuilding görüntüsü fitness görüntüsüne döner.

    herkes yüzsün arkadaşlar.

    Ahmet Saraçoğlu

    @ismail vilehand, beslenme kısmında bence bir sorun yok. Haftada 1 şişe viski hayatımda hiç yapmadığım bir şey, o yüzden onun uzun vadeli etkileri veya tüm bu süreci ne oranda baltalama durumu olduğu konusunda bir şey diyemiyorum. Tek bildiğim viskinin de diğer tüm alkoller gibi kalori konusunda pek olumlu bir profil çizmemesi. :)

    Yediklerin, benim yediklerime çok yakın cidden. Benim durumumda asıl prensip hiç aç hissetmemek, ara ara ufak bi şeyler atıştırmak ve aksi takdirde yaşanabilecek kan şekeri manyaklığı ve baş ağrısı sonucunda önüne gelen yemeğe hunharca saldırma olayına şans tanımamak. O yüzden kahvaltı, öğle yemeği ve akşam yemeğini mutlaka yerim, aralarda da aç hissedersem ufak bi şeyler atıştırırım. Benim durumumda uzun bir süreç söz konusu olduğundan, hızlı kilo vermek gibi bir isteğim yok. Şu anda 106-107 civarındayım ve cidden çok fark etti 5-6 ay öncesine göre. Hedefim önümüzdeki 4-5 ayda 95′e inmek, seneye bu zamanlarda da 85-90 arası olmak. Ama kolay olmayacak. Ben asla pes etmem ve sporu aksatmam, ama vücut bu değişime kesin karşı koyacak ve direnecek. Merakla bekliyorum olacakları.

    Spor için söyleyebileceğim çok bir şey yok, çünkü ben hiçbir zaman ağırlık çalışmadım ve bahsettiğin konulara yabancıyım. Kasların şişmesi ne zaman iyidir, nasıl yapılırsa doğru olur vs. konularında yorum yapamıyorum, ama sanki daha az kas çalışıp kardiyoya aynen devam etsen biraz ufalırmışsın gibime geldi söylediklerine bakınca.

    Onun dışında Furkan’ın dediğine katılıyorum ama öyle bir imkânın var mı bilmiyorum tabii. Benim şu anda yok, ama olsa deli yüzerim.

    ismail vilehand

    @Ahmet Saraçoğlu, @Furkan Keskin, benim gittiğim tesiste havuz var ve ben her gün çantamda bone, mayo gibi her gerekli şeyi bulundurduğum halde yüzmeye üşeniyordum. Furkan Keskin saolsun çok faydalı bilgiler verdi. yarın havuzdayım. ancak tek bir sorum var; normal spor programımdan önce mi, sonra mı yüzmem daha doğru olur?

    Ahmet Saraçoğlu

    @ismail vilehand, @Furkan Keskin, Furkan daha iyi biliyordur ama şöyle bir bakınca, amacının ne olduğuna göre değişiyor gibi duruyor:

    http://bit.ly/1CXUgg2

    http://bit.ly/1zEoEXa

    Furkan Keskin

    @ismail vilehand, @Ahmet Saraçoğlu abi kusura bakma geç cevap oluyor, gözden kaçırmışım burayı. Patronun da söylediği gibi durum hedefe göre değişiyor ama şöyle ki; stil kurallarına göre yüzerek yapacağın standart bir yüzme antrenmanı, sıradan bir cardio antrenmanından farklı olarak kaslarını çok fazla çalıştırır. Ciddi bir ağırlık antrenmanından sonra verimli bir yüzme antrenmanı geçirmezsin hatta kas zorlanması veya kramp yaşayabilirsin.

    Bu konuda ahkam kesebilecek kadar anatomi bilgisine hakim değilim ancak salt cardio için yüzeceksen, çok ağır olmayan bir antrenmandan sonra (ki şişmek istemiyorsan çok ağır kaldırmazsın zaten) kasların henüz soğumadan havuza gidip yüzebilirsin.

    Bana sorarsan -eğer daha fazla şişmek istemiyorsan- kas kuvvetini kaybetmemek adına yapacağın belli başlı ağırlık antrenmanları dışında, havuzda daha fazla vakit geçirmeye, stilini mükemmelleştirip gerçek yüzme antrenmanlarına yönelmeye bak derim. Biraz sabır istiyor ama henüz pişman olan görmedim.

    Salonda müzik dinleyebiliyorum, havuzda o yok diyorsan ona da çözüm var. Eski, başına bir şey gelse üzülmeyeceğin bir mp3 player’ı iki adet prezervatifin içine atıyorsun, işini görecek bir kulaklığın uçlarına su girmesin diye silikon sıkıyorsun ve mp3 player’ı ensene denk gelecek şekilde bonenin içine sokuyorsun.

    Pantera yüzerken de süper gidiyor ahah.

    Exorsexist

    @Furkan Keskin,
    “Salonda müzik dinleyebiliyorum, havuzda o yok diyorsan ona da çözüm var. Eski, başına bir şey gelse üzülmeyeceğin bir mp3 player’ı iki adet prezervatifin içine atıyorsun, işini görecek bir kulaklığın uçlarına su girmesin diye silikon sıkıyorsun ve mp3 player’ı ensene denk gelecek şekilde bonenin içine sokuyorsun.”

    bu nasıl bir zeka ürünüdür lan ahahah!! tam bir mucitlik ürünü. Ama bu kadar techizata gerek yok. Mp3 çalarlar için “Aquapack” dediğimiz ürünler var başka birçok ekipman için de kullanılan, oldukça işe yarar.

    Furkan Keskin

    @Exorsexist, haha. Eyvallah onlar tabii ki var ama yaşasın maliyeti düşürme refleksi ve DIY aşkı.

  5. Phaolrym says:

    İskeleti kaplayan hayatta kalınabilecek minimum doku vb. bilumum şeyden oluşan fizyolojik yapıdaki vücuttan, obezite başlangıcına kadar gitmiş bir vücut yapısı macerası geçirdim ergenlikten 26 yaşına kadar. Sonra sağlıklı zayıflıkta bir süre gidip, şu ara ideal kilomdan 5 kilo falan fazlayım diyebilirim. (Kısaca 54-109 kilo arası istikrarlı ve uzun süreli bir maceram oldu, 68-69′a düştüm ve şu ara 80 kilo civarıyım.)

    Alkolle aram da benzer, belli dönemler abartıp, hatta git gide abartıp şu ara haftada 1 kez 2 bira’ya düşmüş durumdayım.

    Yemek seçmiyorum, o yüzden yemek ismi vermeme gerek yok. Daha çok sevdiğim, ve az sevdiğim şeyler var elbette, ama eğer az sevdiğim bir şey yemek durumundaysam sadece 1 öğün yiyip, diğer öğünlerde atıştırmayı veya sevdiğim bişeyi yemeyi tercih ediyorum.

    Rcok’çı, Metal’ci beslenmesiyle ilgili diyebileceğim şey ise, üniversite dönemindeki Ankara’daki klasik ve enfes şeyler, barda hayvan gibi içerken, biranın ekşiliğinin bayması neticesinde çıkıp tantuni ve kalite tavuk döner gibi bişey yemek, ve içme olayı bittikten sonra sayısız midye gömmek en klasiğiydi herhalde aramızda. Onun dışında spontane şeyler vardı, mesela tantuni bekleyemeyecek kadar hayvani acıkmışsak, 1 dakikada yapılan tavuk döner, ya da para kalmadıysa civardaki en ucuz şeyleri yemek gibi olayları sıklıkla yapardık.

    Hayatımda 2 kere rakı sofrasında oturdum, ve sadece 1 tanesinde birkaç kadeh içtim. Duyularım fazla keskin olduğundan, ne bileyim böyle mentollü gibi kokan anason kokusu ve çok sevdiğim bişey olan balığı hiç bağdaştıramadım. Belki 4-5 kere denesem ben de rakı-balık yapan rock’çı, metalci güruh arasında olabilirdim.

    Son olarak bir itiraf: Her kalite derecesinden birçok çeşidini içtim ama şarap sevmiyorum, evet değişik bi kafası var, bazılarının inanılmaz tadı var; ama her daim kusturma riski taşıyor bünyem için. (Belki de ben içmeyi bilmiyorumdur tabii.) Ven en büyük fobilerimden biri kusmaktır. O yüzden, aldığım çok büyük dersler sonucunda biracı oldum çıktım. O da haftada 1 hahah.

    Viski, tekila veya birkaç saat içinde 5-6 tür alkol alma maceralarımdan hiç bahsetmeyeyim. Keh keh.

    Bence tıbbi durumlar haricinde beslenme konusunda 3 tip insan var. Birincisi hayatı boyunca ziklemeyip kafasına göre beslenenler, ikincisi hayatı boyunca uzman görüşüne göre, ya da kendi prensiplerine göre dikkatli beslenenler, üçüncüsü ise “eaah yeter be” diye isyan edip, ya da “obez ve sağlıksız olmak istemiyorum ben” diyen ben gibi alışkanlıklarını değiştirenler.

    Phaolrym

    Bu arada tam bira içtiğim güne denk geldiğinden 26 yaşı yanlış hatırladım galiba. Yakındır ama. Tam kilo vermeye başladığım zamanı hatırlayamadım şimdi. Birkaç yıl daha sonradır. :)

  6. Exorsexist says:

    Yemekle aram iyidir. Hatta yemek yapmayı da yemeği de çok severim. Yaşadığım coğrafya dolayısıyla sebze yemeklerine bayılırım. Brokoli, ıspanak, semiz otu, karnabahar, kereviz, enginar benim için dünyanın en muazzam yemekleri olabilir.

    Genel beslenme alışkanlıklarınız nasıl şekilleniyor? Alkollü içecek tüketimi konusundaki yaklaşımınız nasıl? Kilo alma ya da verme amaçlı bir beslenme programı uyguluyor musunuz?

    Üniversiteye başlayana kadar beslenme hakkında en ufak bilgim yoktu. Dengeli beslenmeymiş, proteinmiş karbonhidratmış hiç alakam yoktu. Okula başladıktan sonra aşırı dengesiz beslenip saçma sapan bir vücut formuna girince spora başlama gereği duydum. Önce fitnessa gidip şekle şemale girdim biraz ardından da uzun süre kick box.muay thai ile zayıflayarak insana benzedim biraz. Spor yapmak, daha doğrusu bilinçli spor yapmak beslenme şekline büyük katkıda bulunuyor. Yediğini içtiğini araştırarak, karbonhidrat ve protein dengesini sağlayarak yaşamaya başlıyorsun. Tabii işi hiçbir zaman kalori hesabına getirmedim.
    ALkolle son senelerde neredeyse hiç aram olmadı. Eskiden oldukça fazla tüketirdim, bir süre ara verdikten sonra bir daha çekici gelmediler. Sosyal içiciyim denilebilir

    En sevdiğiniz yemek? Yukarda da yazdığım gibi sebze yemekleri favorimdir. Eti de her türlü severim. Ciğer, sakatat tarzı daha ağır olan etleri pek severek yerim.

    En sevdiğiniz tatlı? Şöbiyet ve KESTANE ŞEKERİ. Ardından kabak tatlısı -özellikle tahinli-, kazandibi, künefe, kaymaklı ekmek kadayıfı.

    En sevdiğiniz abur cubur? Favori abur cuburum yok ama yeni çıkan ürünleri denemeyi severim. Başta cipsler olmak üzere.

    En sevdiğiniz alkolsüz içecek? Son zamanlarda ÇAY ve ŞALGAM!!!. eskiden tam bir kahve bağımlısıydım. Günde onlarca kupa kahve içerdim. Şalgamı da herşeyle birlikte içebilirim nerdeyse.

    En sevdiğiniz alkollü içecek? Votka, long island iced tea, jack daniels.

    En sevdiğiniz öğün ve olmazsa olmazları? KEsinlikle kahvaltı. Tahin pekmez ve tulum peynir.

    Peki ya rakı adabı? Rakıyla zerre alakam yoktur. Ne kendisini severim ne adabını.

    Exorsexist

    En sevdiğim yemeklere mantarlı her türlü yemek de ekleyebilirim.

  7. saw you drown says:

    Sebzeden ottan nefret ederim. Et her şeydir. En sevdiğim yemekler sırayla:

    1-Mumbar Dolması
    2-İçli Köfte
    3-Büryan Kebabı

    ismail vilehand

    @saw you drown, memleket nere? tahminimce hemşeriyiz.

    saw you drown

    @ismail vilehand, Batman. Sen Siirtli olabilirsin. Malum, Büryan Kebabı :)

    ismail vilehand

    @saw you drown, oha lan bildin. Siirtliyim :)

    saw you drown

    @ismail vilehand, Çok zor değil. O yemekler içerisinde en göze çarpanı Büryan Kebabı :)

    saw you drown

    @saw you drown, Abi madem konu Büryan Kebabı’na geldi. Var mı böyle bir şey ya. http://bit.ly/1FKvJXX

    ismail vilehand

    @saw you drown, aslında birinci sırada mumbar olması da var. bizde bumbar derler mesela ama yemeyen bilmez ve yemeyene anlatamazsın. dünyanın en güzel yemeğidir aslında. lokantalarda ve kebapçılarda bulunamaz, en büyük özelliği budur bence. o yöreli veya o mutfağı bilen birinin evinde yenir anca.

    saw you drown

    @ismail vilehand, Ya sen ne diyorsun ben pek kimse sevmiyor diye söz etmedim. Mumbar dolması benim için yeryüzündeki en muazzam yemektir, hatta yemekten öte bir şey. Genelde seven çok sever, sevmeyen nefret eder, ortasını görmedim şu ana kadar. Dediğinde haklısın, lokantalarda pek bulunmaz, yapan yerlerde de yenilmez, ev yemeğinin alasıdır.

    Ahmet Saraçoğlu

    @saw you drown, @ismail vilehand, sadece Güney Doğu’ya özgü değil aslında. Ben Balıkesirli’yim ve bizim orada da bilinir, özellikle kurbanda çok sık yapılır. Kıbrıs’ta da çok rahat bulunan bir yemek mesela. Acayip severim ben de.

    ismail vilehand

    @Ahmet Saraçoğlu, ilk senden duydum ama farklı yörelerde de bu lezzetin olması cidden süper bişey. belki içeriğinde farklılık olabilir mi diye düşündüm şimdi, mesela bizde satır kıyması diye bişi vardır, adından anlaşılacağı üzere kıyma makinesi kullanmadan eti satırla kıyarlar iri kıyma taneleri gibi olur bumbar ve dolma gibi yemekleri onla yaparlar ve lezzet açısından epey bi farkı olur. hele ki bazıları bu yemeklere kuyruk yağı katarlar çok ağır bişeydir, alışkan olmayan adamın yemesi imkansız olur.

    ayrıca Balıkesir lafı geçmişken höşmerim demeden geçmeyelim, hastasıyım. kulakları çınlasın bi çocukluk arkadaşım vardı Balıkesirli her memlekete gittiğinde getirtirdim kendisine. ülkemizde bulunan en kral tatlılardan biri bence.

    Ahmet Saraçoğlu

    @ismail vilehand, içeriği farklıdır büyük ihtimalle. Sanırım Kıbrıs’ta yapılan sizin oradakine daha yakındır. Balıkesir’de haşlama olarak yapılır, baya yumuşak bir şeydir ve rengi beyaza yakın olur, hatta sulu bir yemek gibidir. Kıbrıs’ta ve yanlış hatırlamıyorsam Güney Doğu mutfağından yemekler sunan yerlerde yediklerim kızartma şeklindeydi, kahverengiydi ve çıtır çıtırdı. Sizin orada da kızartma mı yapılıyor? Kıbrıs’ta görünce çok şaşırmıştım, çünkü orada pek çok yerde karışık kebap içinde mutlaka servis ediyorlar sen özellikle istemesen bile.

    Yukarıdaki yorumumda o kadar anlatmışım, Balıkesir demişim ama höşmerim dememişim, ayıp etmişim. Mükemmel bir şeydir, candır, buz gibi yenir, çok yenirse adamı duvara tırmandırır. Her ne kadar tuzlu peynirle yapılmasa da (sanırım tuzu alınmış ivrindi peyniriyle yapılıyor) Balıkesir’in tatlı ve tuzluyu birlikte kullanma adetlerinden biridir. Ama bu konuda hiçbir şey dünyanın en ağır tatlılarından olan Balıkesir kaymaklısının patlıcan turşusuyla servis edilmesi kadar acayip değildir sanırım.

    http://www.tanitalim.com/wp-content/uploads/2014/06/balikesir-kaymaklisi.jpg
    +
    http://bit.ly/1tL312v

    Ahah

    ismail vilehand

    @Ahmet Saraçoğlu, bizde de bumbar haşlama tarzı yapılır, daha doğrusu tıpkı dolma gibidir. pişirilme kısmında da dolma ile hiç fark yok neredeyse. su dolu tencerede yapılır. ancak iç kısmı dediğim gibi satır kıyması, sumak ve acı ile doldurulur, tam doğu işi anlayacağın. en iştahsız adam bile severse yedikçe yer. ve konuştukça canım çekiyor. malzemesini bulmak zordur belli semtlerin kasaplarında bulunabilen bişey. valide hanıma yaptırıcam en kısa zamanda. cidden ağız sulandıran bir muhabbet oldu hahaha.

    patognomonic

    @saw you drown, abi ben de batmanliyim.Su an batman kadın doğum ve Çocuk Hastanesi nde pratisyenim.batmandaysan ve musaitsen ugra bi ara :)

    saw you drown

    @patognomonic, Şu an Batman’da değilim. Bir ara, umarım :)

  8. B U R Z U M says:

    hayvanlık derecesinde boğazına düşkün bir metalseverim:) benim için hayatta olmazsa olmaz tek yiyecek makarnadır. enginar, pırasa ve kereviz yemem. etçil yanım çok ağır basar. et, balık aşırı severim ama tavuk olsun-olmasın aramam. bulursam gömerim. alkolle aram çok iyidir. sanırım sigara içmediğim için alkole çok ağırlık verdim. babamın mesleği dolayısıyla çok çeşit viski, vodka ve likör türlerini şişe şişe deneme fırsatım oldu. bira kültürümde yine aynı sebepten ötürü son derece iyidir.gelelim anket kısmına:

    En sevdiğiniz yemek?
    —salçalı makarna

    En sevdiğiniz tatlı?
    —çikolatalı puding

    En sevdiğiniz abur cubur?
    —doritos taco ve nacho. ayrıca bilen bilir, varolan ve bir dönem ülkemizde satılan en müthiş cips doritos cool original(mavi doritos) u üretimden kaldıranın taaa aq!!! ulan almanya’da bile cool american adı altında satılıyor bu cips! y.rak kafalı frito lay yöneticileri!!!

    En sevdiğiniz alkolsüz içecek?
    —pepsi

    En sevdiğiniz alkollü içecek?
    —bira. kendi açımdan içtiğim en mükemmel bira alman löwenbrau. inanılmaz.

    En sevdiğiniz öğün ve olmazsa olmazları?
    —pek öğün anlayışım yok ne zaman acıktım o zaman gömülürüm. her zaman sofrada makarna olsa hayır demem. ölümüne yerim. eğer kahvaltı sofrasında zeytin yoksa sofradakileri bıçaklamak isteyebilirim. o derece deliririm.

    Peki ya rakı adabı?
    —rakı hunharca içerim ama bu rakının bence tadının kötü olduğu gerçeğini değiştirmiyor. illa olacaksa tercihim ‘kulüp rakı’ olur.

    B U R Z U M

    @B U R Z U M, haa unutmadan ayrıca kahve bağımlısıyım:)

  9. Yeme içmeyi çok seviyorum ancak oturup uzun uzun bunun hakkında yazmak gerçekten zor geliyor. 17-20 yaşlarım arasında 66,6 kiloydum ve bir gram artmadı kilom. Ne zaman üniversiteyi kazandım, işte o zaman iştahım açıldı, tabi sağlıksız beslenmenin de etkisiyle şuan 75 ile 80 arasında gidip geliyorum. Yemek yemek benim için bayağı mutluluk demek. Eğer çok yemek yiyorsam hayatımdan memnunum demektir. Kimisinde bu tam tersi oluyor, canım sıkkınken hayatta bir şey yiyemem, aksine mutluysam da tabağımı bitirir yanımdakinin tabağına hasretle bakabilirim.

    En sevdiğiniz yemek?
    Taze fasulye ve nohut arasında gidip geliyorum. Tabi BÜTÜN et yemeklerini severim orası ayrı. Tavuğun kemiksiz tarafını çok severim, kemikten et ayırmak benim işim değildir.
    Ayrıca Balık benim için kutsaldır, balığa dair her şeyi şu dünyadaki her şeye değişebilirim.

    En sevdiğiniz tatlı?
    HEPSİ! gerçekten bir adım öne çıkan yok aralarında, çok zorlasalar, bıçak çekseler belki şekerpare.

    En sevdiğiniz abur cubur?
    Karışık Kuruyemiş, Erzurumlu tabiriyle ‘Sımışka’

    En sevdiğiniz alkolsüz içecek?
    Çay gibi hayatımın içeceğini bir köşeye bırakırsak, nar suyu, olmadığında portakal suyu.

    En sevdiğiniz alkollü içecek?
    Rakı ve Bira (EFES TOMBUL ŞİŞE GOYGOYCUSU WAS HERE)

    En sevdiğiniz öğün ve olmazsa olmazları?
    Kahvaltı, olmazsa olmaz sayamıyorum çünkü öğrencilik hayatında tam tersi “ne olursa onu yerim” bakış açısı hakim. Ancak kahvaltının demirbaşı çay, peynir, domates ve yumurta dörtlüsüdür diyebilirim.

    Peki ya rakı adabı?

    Rakı = Yeni Rakı Âlâ Serisi.

    Duble koyarım, üzerine su katarım yanında hiçbir sıvı almam. Genelde rakıyı dağda içerim ve dağda severim. Meze olarak belki farklı gelecek ama erik bir numaramdır. Hatta genellersek ekşi ne varsa rakıyla gider benim için. Erik yoksa kavun karpuz vs. O da yoksa kaliteli bir beyaz peynir, o da yoksa eah zaten gider bi domates doğrarım onunla içerim. Üzülerek söylüyorum ki Rakıyla balığı sevmem, balık benim için yemektir, balığı keyif olsun diye yemem bildiğin hunharca yerim, rakı da o tarz bir yeme biçiminin yanında gitmez zaten.

  10. şeyh hulud says:

    Ne güzel cipsi bıraktıydım.Lays fırından serisi ve isotlusuyla beni bağladı tekrar.Hele o isotlu acayip bişi.

    Bunun dışında öğrenci olduğumdan tavuk.Eminim vücudum kendini bir primattan çok, küçük kuş-memeli avlayarak yaşayan bir yırtıcı gibi hissediyodur.

  11. anders_björgiller says:

    en sevdiğim yemek birkaç tane aslında hepsinin değeri gözümde eşit:
    Barbunya, bezelye, kuru fasulye ve nohutlu pilav
    sütlü tatlıların hemen hemen hepsini severim sütlaç, puding kısaca içinde süt olan her şey

    En sevdiğiniz abur cubur?
    Cici bebe vazgeçilmezim.

    En sevdiğiniz alkolsüz içecek?
    Ananas ve o aşırı katkı maddeli çilek suları

    En sevdiğiniz alkollü içecek?
    Meyve şaraplarını seviyorum. votka da severim, gerçi içtiğim en kötü şeyde votkaydı en güzel şey de votkaydı

    en sevdiğim öğün akşam öğünü özellikle öğün sonunda tatlı varsa

    Peki ya rakı adabı?
    rakı adabı ve kültürü aileden gelen bir şey olduğunu düşünüyorum ve o kültür benim ailemde yoktu dolayısıyla bende de yok.

    OnurOnur

    @anders_björgiller, cici bebeye kocaman bir alkış gönderiyorum:D Nadiren rastlasamda alıyorum arada. 6-7 yaştan küçük olduğum, hayal meyal hatırladığım dönemde hayattaki en önemli birkaç şeyden biriydi. o parlak göz alıcı paketiyle tam bir efsaneydi.

  12. En sevdiğim yemek tahminen canım anneannemin yaptığı çiğ börektir önümde 15 tane olsun 16.yı isteyebilirim ^^
    Abur cubur tarafı normal bir insan gibi heralde çerezdir Pringles’dır koladır
    Ama içki kısmında biraz seçiciyim galiba bira olarak tuborg ve efes,rakı ve viski dışına pek çıkmayı sevmiyorum
    VE SON OLARAK BAKLAVAAAAA

  13. Yunus says:

    lan alkol kullanmıyorum herkes suratıma bakıyor :D sulu yemek severim

  14. OnurOnur says:

    Konu MUAAZZZAM! :D

    Yemek… Gerçekten hayatın en önemli anlamlarından.
    Ben, bildiğiniz bir pis boğazım, ama bu elbette ki sevmediğim yemekler için geçerli değil. Ne yazık ki baya sağlıksız beslendiğimi söyleyebilirim. Fast food yemeyi çok severim. Sebze ve sağlıklı şeylerin çok büyük bir kısmını sevmiyorum. “Pırasa gördüm mü affetmem” tarzı söyleyebilceğim tek bir sebze olduğunu sanmıyorum. Ben aynı zamanda öküz gibi yiyip çok zor kilo alanlardanım, bu açıdan şanslıyım. Farklı ülkelerin, kültürlerin yemeklerini çok merak ediyorum. Belgeselini izlemeyi, araştırmayı seviyorum. Çin yemekleri konusunda çok ümitliydim. Birkaç defa farklı farklı şeyler yedim ama umduğum gibi olmadı sonucu, bu baya üzmüştü ahah. Bu arada belli dönemler biraz sağlıklı beslenme adına hamlelerim oluyor tabi, kısır döngü böyle gidiyor. Arada annemin karşısına farklı tariflerle çıkıp “yapsana?:(” derim. Mezgit, istavrit falan severim biraz ama evde hamsi veya buğulama olduğunda nefret ederim. Annemin babamın yiyişi bile baya batar. En önemli ve sık kullandığım besin maddelerim sucuklu yumurta, peynir, ekmek, çay. Sucuklu yumurtaya ayrı bir parantez açmam gerekiyor. O olmazsa akıl sağlığımı yitirebilirim.

    Dünyada meyve diye bir şey olduğunu unuttuğumdan çok nadir yerim. Çocukken deli gibi karpuz yerdim babamla, şimdi biraz daha az.

    Sık bir şekilde alkol kullanıyorum. Çok seviyorum. Sigara kullanmıyorum, hiç sevmiyorum.

    En sevdiğiniz yemek? Kendimi bildim bileli bu ödülün tek sahibi var. Pizza. “İtalya” konusunda yazdığımı hatırlıyorum, öyle “efektif” bir yemek ki. Çok sık yerim. Et çok seviyorum ve çok yiyorum. İskenderler, dönerler, köfteler, mangallar, ızgaralar, mantılar, makarnalar, kokoreçler… Hepsini çok seviyorum. Kır pidesi, gözleme falanda çok severim, geldi aklıma.

    En sevdiğiniz abur cubur? Cennet Mahallesi’ndeki Pembe kadar çekirdek yerim, severim. :D Ondansa çok daha teknik ve hızlı bi stilim var sfljk. Doritos Nacho en iyi cipstir ve bayılırım. Kabak çekirdeği, soslu, patlamış mısır, antep fıstığı severim.

    En sevdiğiniz tatlı? ŞEKERPARE. Küçükken Laz Böreği, sütlaç, tavuk göğsüde çok severdim ama sonra koptum. Tulumba, lokma falanda severim.

    En sevdiğiniz alkolsüz içecek? KOLA. Harbiden keşke kola zararsız bir şey olsaydı. Bir dönem(bu dönem hatrı sayılır seviyede uzun sürmüştü) tehlikeli boyutlarda tükettiğim oluyordu. Hala sık içiyorum ne yazık ki, ama tabi normal kolasever seviyesinede düşürdüm yine uzun bi süre önce. Ve çay elbetteki. Limonlu sodada çok severim.

    En sevdiğiniz alkollü içecek? Votka, bira, şarap, rakı, tekila, viski, en çok votka, rakı ve bira(Tuborg Kırmızı&Efes Extra)

    Rakı adabı? Bu soruya gelince, bende isteyen istediği gibi içer görüşündeyim. Yalnız şalgam olayını yıllar boyunca hiç anlayamamıştım. Şalgamı o kadar sevmiyordumki, tadını bile hatırlamıyordum. Sirke gibi iğrenç bir şey olduğunu varsayıyordum, ta ki abim bir gün zorla denettirene kadar. Acılı şalgam cidden rakıyla en güzel giden şeymiş ahah. Peynirde önemli benim için.

    Aklıma gelen bir anekdot:
    Kurban etinden yapılmış yağlı yağlı kavurmadan bir lokma dahi alırsam reel anlamda kusarım.

    Güzide Arslaner

    @OnurOnur, Gün içinde şunu düşünüp düşünüp kıkırdadım: “Cennet Mahallesi’ndeki Pembe kadar çekirdek yerim, severim. :D Ondansa çok daha teknik ve hızlı bi stilim var sfljk.”

    OnurOnur

    @Güzide Arslaner, hahaha:D örnek düşündürücü tabi ama duyduğu sevgi ve tanrısallık boyutunda gördüğüm en iyisi..

  15. Dysplasia says:

    Yemek yemeyi çok severim. Yeni yemiş olsam bile ‘aç mısın?’ sorusundan sonra acıkıp tekrar bir öğüne oturabiliyorum.
    Zeytinyağlı bitki yemeklerini acımadan yerim. Et falan da güzel tabii de hayatımın sonuna kadar tek yemeğe mahkum kalacak olsam yaz dönemi fasülyesiyle pişmiş zeytinyağlı taze fasulyeyi ercih ederim. Onun dışında kabaktır, pırasadır, bamyadır odur budur tek tabağı bir bütün ekmekle götürebilirim.
    Ölümüne yediğim bir diğer yemek de tavuklu keşkek ve tavuk eti yahnisi ikilisi. Acımam.
    Çin ve italyan mutfağı sosları da sevdiğim alanlar.

    en sevdiğim yemek taze fasulye
    en sevdiğim tatlı kazandibi
    en sevdiğim içecek ice-tea
    en sevdiğim alkollü white russian
    en sevdiğim aburcubur bildiğin çerez; fıstık, antep fıstığı, kaju

    rakı-balık ikilisini birbirinden ayırmam. klasik türk müziği eşliğinde zengin bir sofrada götürürüm.

  16. northern says:

    fotoğrafın “doge” kalıbıyla süslenmiş olması süper olmuş haha. “much sunday morning ritual”, “very pancake”. wow!

    http://i.imgur.com/rdyg9Fa.jpg

    Güzide Arslaner

    @northern, Şuradan aldık, pek hoş örnekleri var: http://instagram.com/offffcok

  17. Mmmhh konu gibi konu. Yemek yemeyi ve pişirmeyi çok severim. Üniversiteye kadar aktif biçimde spor yaptığım için hiç kilo problemim olmadı ve sağlıklı beslenme hakkında epey bilgi birikimi sahibi oldum ancak üniversitede farklı bir şehre taşınıp ve yüzmeyi bırakmak durumunda kaldığım için çeşitli imkansızlıklardan dolayı iğrenç biçimde beslenmek zorunda kaldım ve şu an biraz göbeğim var. Üniversiteye ilk geldiğimde evde değil yurtta kaldığım için beslenme konusundaki bilgilerim beni bir çeşit paranoyaya itti. Açlıktan sinirlenip gene de dışarıda satılan iğrenç şeyleri yemeyi reddettiğim günlerde sadece konserve ton balığı ve lor peyniriyle besleniyordum ama para bitince bir kaç liraya iğrenç poğaça-sandviçler ile beslenmek durumunda kaldım ve battı balık yan gitti açıkçası. Son iki senedir yurtta değil evde olduğum için artık böyle dertlerim yok.

    İlginç biçimde, spor yaparken çok büyük bir motivasyon ve keyifle doğru şekilde besleniyorum ama spor yapamıyorsam, saçma sapan beslen(em)iyorum. Maddi sıkıntılardan, ekipman eksikliğinden dolayı spor yapamadığım dönemlerde hop, göbek çıkıyor. Önceden dünyaları yese gram almaz tipi sinir bozucu insanlardan biriydim ama artık durum bu. Aramızda zor kilo alan varsa bunun kıymetini bilsin arkadaşlar.

    Dediğim gibi, yemek pişirmeyi çok severim. Normalde yirmi dakikada yapılacak bir yemeği fazlaca özen ve bir miktar el ağırlığıyla kırk dakikada hazırlarım ama bunun her dakikasından keyif alırım. Ciddi bir beceri eksikliği veya malzeme sıkıntısı söz konusu değilse insanın severek, özene bezene hazırladığı yemeklerin çok lezzetli olduğunu düşünüyorum.

    Çok ağır yöresel peynirler ve tütsülenmiş sığır penisi gibi fazla marjinal yemekler dışında neredeyse yemek seçmem diyebilirim. Menüde karnabahar veya kapuska varsa MEH der, yine de gömerim. Pırasaya, kerevize bayıla bayıla düşerim ama etin yeri tabii ki ayrıdır. Mantar’ın da ayrıca hastasıyım, içinde bulunduğu her şeye lezzet katıyor.

    Son olarak meyve yemeye bayılırım. Sevmediğim meyve yoktur ve çok fazla tüketirim. Çilek, kiraz, karpuz, mandaline, portakal, ananas, üzüm….. Meyve güzel bir şey.

    Anket sorularına geçelim.

    En sevdiğiniz yemek?
    Buna verecek tek bir cevabım yok. Çok fazla sevdiğim bir sürü yemek var. Mantı, bezelye, lahana, biftek, et içeren her şey.

    En sevdiğiniz tatlı?
    Katmer tatlısı. Arasında kaymak olan çok ince açılmış bir yufka ve üzerinde antep fıstığı. Açık ara en çok sevdiğim tatlıdır. Künefeyi de çok severim.

    En sevdiğiniz abur cubur?
    Malesef abur cubur yemekten keyif alabilen bir adamım. Spor geçmişim sayesinde bu gibi ürünlerin ihtiva ettiği akıl almaz derecede sağlıksız şeylerin bilincinde olmama rağmen bazen karşı koyamayıp tükettiğim oluyor. Pringles BBQ’ya bayılırım. Piyasadaki abur cuburların bebeklere, çocuklara yedirilmesi yasaklanmalı diye düşünüyorum. Bazıları abartılı bulacaktır ama elinde cips paketi olan bir ilkokul çocuğu gördüğümde orman yangını izlemiş gibi oluyorum.

    En sevdiğiniz alkolsüz içecek?
    Evde katı meyve suyu sıkacağı ile hazırlanmış taze meyve suyu baya rakipsiz bir içecek bence. Bunun dışında kahve, tercihen Beypazarı marka sade soda ve ayran içmeyi de severim.

    En sevdiğiniz alkollü içecek?
    Birayı çok severim, farklı biralar tatmaktan çok keyif alırım ancak amacım alkol almak olduğunda bira değil rakı veya viski ararım. Rakı veya viski ol(a)madığında “hem köpek hem cüzdan dostu” fiyat aralığındaki şaraplara başvururum. Hiç üst sınıf bir şarap içmedim.

    En sevdiğiniz öğün ve olmazsa olmazları?
    Sanırım kahvaltı. Güzelce donatılmış bir kahvaltı masası sayesinde tüm günüm iyi geçebiliyor. Yumurta yemediğim kahvaltıya kahvaltı diyemiyorum.

    Peki ya rakı adabı?
    Rakı en çok mezeyle ve dostlarla güzel. İnce bardağa duble doldururum, üzerine su koymayıp varsa iri bir buz atarım ve yanında da maden suyu veya acılı şalgam içmeyi severim. Şişenin dibini gördükten sonra mümkünse bir adet birayla da cila atarım.

    Rakı demişken, insanı anason çiçeğine konmuş bir sevgi kelebeğine çeviren şu reklamı da iliştireyim:’) http://www.youtube.com/watch?v=4DISqO2ZA64

    Furkan Keskin

    @Furkan Keskin, Balıktan bahsetmeyi nasıl unutmuşum, anlamıyorum. İstanbul’da doğup büyümüş olsam bile kafa kağıdımda ve burun kemerimde Trabzon yazıyor arkadaşlar. Balığa bayılırım.

  18. Konu çok iyi ya, ben de varım. Yemeyi içmeyi seven biriyim, yemekler hakkında konuşmaktan da bayağı hoşlanıyorum açıkçası.

    Hayatım boyunca hareketli bir insan olduğumdan olsa gerek, istediğimi istediğim kadar yiyip hiç kilo problemi yaşamadım. Bu durum geçen seneye kadar sürdü, son 1 yıldır bazı durumlar ve sağlık sebepleri nedeniyle “hareketli bir insan” olamıyorum. Haliyle kilo almaya ve kendimi hep “şiş” hissetmeye başladım. Bunun yeme ve içme alışkanlığımı çok net etkilediğini söyleyebilirim. 1 yıldır cips, çikolatalı/şerbetli tatlılar, hazır meyve suyu vs gibi şeyleri neredeyse bıraktım. Ekmeğin hiçbir türünü 1 dilimden fazla yemiyorum. Bunlara rağmen 68-69 kilo civarıyım. 178 boya göre kötü değil aslında, ama hiç bu kadar kilolu olmadığım için yük gibi geliyor. Yemeyi içmeyi seven adama atılmış en büyük kazık yine o tükettiklerinden geliyor, bu da böyle bir dünya be kaa’eşim.

    Bunun dışında, meyve dünyadaki en müthiş şeylerden biri bence. Her mevsim sevdiğim en az 3-4 tane meyve bulup efsane meyve salataları hazırlayabiliyorum. Pek yemek yapamam belki ama bu konuda çok iddialıyım. Bayılıyorum meyveye.

    Meyve karın doyurmuyor tabi, domuz bonfile ve mantar çorbasını çok seviyorum. İkisini de evde yapabiliyorum ama bonfileyi pek de iyi yapamadığımdan arada çorbaya talim ettiğim de oluyor tabi. Makarna da yapıyorum bunun yanında, mantarlı ve domates soslu makarna bayağı güzel oluyor. Zaten mantar ve domates en sevdiğim şeyler, her türlüsünü seviyorum ikisinin de. Karnıyarık tarzı patlıcanlı yemekler de çok hoş oluyor, yapabilmeyi en çok istediğim yemek karnıyarıktır hatta. Ayrıca sadece bizim ailedeki kadınların yapabildiği bir kuru fasulye var, o hayatımda yediğim en müthiş sulu yemek olabilir. Bunlar dışında çok iyi sakız çiğnerim. Evet.

    En sevdiğiniz yemek?
    Çok net domuz pirzola. İkinciliği de levrek alır.

    En sevdiğiniz tatlı?
    Çok var ya, pas. Ama illa ki yazacaksam kazandibi olsun.

    En sevdiğiniz abur cubur?
    İçki falan içmiyorum belki ama bu abur cuburlar daha kötü bağımlılık, allah hepsinin belasını versin. Kajunun belasını vermesin ama, ona kıyamam <3 Hepsini seviyorum. Pringles, Doritos Taco ve Lays bunlardan bazıları.

    En sevdiğiniz alkolsüz içecek?
    Lipton ice-tea elmalı ve böğürtlenli, kahve.

    En sevdiğiniz öğün ve olmazsa olmazları?
    Kahvaltı. Domates kesin olmalı. Çok ayırt etmem gerisini ama cherry domates şart.

    Peki ya rakı adabı?
    Trakyalıyım ben, etrafımda içki içen insan sayısı içmeyenlerin 10 katı falan. Böyle bir ortamda hiç alkol almamak bayağı garip kaçıyor etrafa, dövmeye çalışan bile olmuştu sdfds. Rakı ortamına ait en efsane anım da kuzenimin ağzına kadar dolu rakı bardağını tek yudumda gömmesiydi. Üzerinde “Rakı’n Roll” yazan t-shirtlerden vardı, cuk oturmuştu ahah. Bunun dışında her şenlikte bir içki ahalisi oluşur ve ben hep içki taşırım, tüm olayım bu yani.

  19. Bir de seksenlerin başında doğanların hatırlayabileceği efsane lezzetler vardı, mesela peynirli Tombi ve Mis ayran gibi. İkisinin de benzeri gelmedi, çok iyilerdi.

    Bir de seksenlerde şehirler arası otobüs yolculuğu yapıp naylon torbadan pipetle su içen kızlar eqlesin ahah

    http://bit.ly/1AeweZg

  20. Can says:

    Biraya hamallık diyenlerin karşısındayım. Hamallık olabilecek tek bira efes’tir. O da tam değildir de neyse…
    Birayı tadını alarak, severek içmek ve sarhoş olmak için bir araç olarak görmemek bir sanattır.
    Yüksek alkollü buğday biraları tercih edilmelidir, tad alacam diye gidip guinness içerseniz zıçarsınız. ille buğday birası olmasına da gerek yok (bkz. duvel)
    -Schneider tab5
    -Schneider tab6
    -Chimay blue
    -Chimay red
    -Schneider tab7
    -Westmalle
    -Fuller’s golden pride
    -Duvel
    -Fuller’s london pride
    -Çek Budwieser

    gibi şeyler içilirse, “aa yaşasın bira içmek, yaşasın biraz içmek” denir… ille de evin ordaki tekelden, ya da migrostan alınacaksa, bomonti, tuborg, yabancı mis bira içinse weihenstephaner ya da hoagarden tercih edilmelidir.

    Yemek işine gelince, özellikle alkol sigara çok tüketiliyorsa sağlıklı yemekleri tercih etmek gerekir bence.. ben öyle yapıyorum, çok içmeme rağmen fitimdir.. bol yeşillik, beyaz et, ille de ekmekse çavdar olur.. akşam 18:00-19:00′dan sonra sikseler bişey yemem,, ama içebilirim,, onu da bol suyla nötrlemeye çalışırım.
    Diyet kitaplarından aşırdığım bilgiler ve alkolizmimle yaşamaya çalışıyorum. Tabi özel günlerde falan deliniyor bu akış.. o normal.. zaman zaman gece yarısı koko, midye, işkembe çakıp götü delmemek olmaz, öyle de yaşanmaz hacı..

    Ahmet Saraçoğlu

    @Can, 2002 civarı Roma’da bir Alman’la bir Irish Pub’a gittik (fıkra gibi lan). Çok kalabalık bir İskoç taraftar grubuyla Celtics-Rangers maçı izledik. Celtics gol atınca içeridekilerden biri “Herkese benden bira!” diye bağırdı. Ben de Alman elemana “Bira senin konun, hangisinden içeyim?” diye sordum (mekanda belki 20-30 çeşit bira vardı kocaman musluklardan akan). O da baktı, “kesin şundan iç” dedi, barmene işaret edip bir musluktan bi şey doldurttu, elime kocaman bir bardak bira verdi. Sanıyorum bir çeşit weissbier’di.

    Arkadaş ben hayatımda öyle güzel bir biraz içmedim. Sanırsın pamuk suyu ahah. 50′lik birayı 10 saniyede içtim, böyle damağımdan kayarak gitti resmen ahah. İnanılmazdı.

    O zamandan beri o biranın ne olabileceğini düşünüyorum ama en ufak bir fikrim yok. Türkiye’de zaten weissbier konusunda elim kolum bağlı, ama senin önerebileceğin o tarz bir şey var mı, burada ya da yurt dışında görürsen mutlaka dene dediğin?

    B U R Z U M

    @Ahmet Saraçoğlu, 3.kişi olarak dahil oldum ama su ana kadar ictigim en harika weißbier ‘paulaner’ adli bavyera birasi. Kafamda o kadar buyuk yer etti ki bu bira tarifsiz. Ve enteresan sekilde damakta cok cok hafif muz tadi birakiyor. Gercekten inanilmaz.

    Ahmet Saraçoğlu

    @B U R Z U M, of be, o muzu demeyecektin, mahvoldum şu an. Aşırı merak ediyorum ahah.

    B U R Z U M

    @Ahmet Saraçoğlu, abi eminim ki icme sansin olursa hakkaten unutamayacaksin. Merakin karsılığını fazlasi ile almis olacaksin;)

  21. Muazzam konu, yemek yemeyi acıkmaktan bağımsız bir zevk olarak gören biriyim, tok olsam bile sevdiğim bişeyi gördüğümde mutlaka biraz tüketirim. Güzel bir yemeğin insanın morali üzerinde çok büyük etkisi var bence. Kendime dikkat ettiğim anda da oluşan kilo problemini ortadan kaldırdığımdan dönem dönem canavara dönüşüp bir süre kendimi tutarak dalgalanmalar olsa da ideal bir kiloda kalabiliyorum.

    En sevdiğiniz yemek?
    Muhtemelen içinde patlıcan olan her şey bunun cevabı ya. Çok abartılı seviyorum, 3 öğün yiyebilsem hayır demem patlıcana. Ayrıca lahana sarması için de yapmayacağım fedakarlık yok, çevremdekilerin tadını kaçırırım, yuva yıkarım.

    En sevdiğiniz tatlı?
    Sütlaç. Eskiden çok düşkün olduğum şerbetli tatlılarla aram 4-5 sene önce baya bozuldu. Artık bayıyor resmen, hele ölçüyü kaçırmaya niyetlenirsem gözlerim falan kararıyor ahah.

    En sevdiğiniz abur cubur?
    Dünyanın en düz şeyi olmasına rağmen sade Ruffles. Zaten abur cuburu genelde biranın yanında tüketirim, bence birayla da şahane gidiyorlar. Bir de Maraşlı olmamdan dolayı bayıldığım tarhana ve firik var. Tarhanayı bir nebze tarif edebilsem de firik kimseye anlatmayı beceremediğim bişey, ama çok seviyorum. Canısı <3

    En sevdiğiniz alkolsüz içecek?
    Ayran olabilir. Uyuyakalana dek ayran içebilirim öyle diyeyim ahah. Ayrıca Bitter Lemon Schweppes şahane bişey, gazlı içeceklerle ilişkimi kessem de bunu bırakamıyorum, guilty pleasure gibi benim için.

    En sevdiğiniz alkollü içecek?
    Carlsberg. Ayrıca sapıklık gibi olsa da votkayı sek içmeyi çok severim. Bir de son zamanlarda denediğim ve baya tuttuğum Bitter Lemon Schweppes+cin kombosu var, tavsiye ederim gayet hoş oluyor.

    En sevdiğiniz öğün ve olmazsa olmazları?
    Bence kahvaltı. Yapılan sağlam bir kahvaltı günün geri kalanını doğrudan etkiliyor. Olmazsa olmazları ise bence peynir, domates, zeytin ve yumurta. Ayrıca kahvaltıda çorba içmeyi de çok severim. Evde bunlar olmadığında hemen çorba yaparım.

    Peki ya rakı adabı?
    Rakı geçen seneye kadar içmediğim bişeydi, o yüzden de adabıyla hiç alakam olmadı. Sadece dostlar+güzel mezelerle birlikte sevdiğimi söyleyebilirim.

    Ahmet Saraçoğlu

    @Nurhacı Çeri, abur cubur kısmında saydığın için garip geldi; tarhana bildiğimiz tarhana çorbası, firik de bildiğim(iz) firik pilavı mı? Yoksa bunların da abur cubursal bir atıştırmalığa dönüşmüş halleri mi var?

    Nurhacı Çeri

    @Ahmet Saraçoğlu, Abi hayır, tarhana bildiğimiz cips gibi tüketiliyor Maraş’ta, firik de onun tam kurumamış hali, hatta şurda resimleri var, link vereyim direk: http://www.kahramanmaras.bel.tr/kent-hakkinda/tarhana.html

    Nurhacı Çeri

    @Nurhacı Çeri, Bu arada: ”Bu işlemlerden sonra gecenin 3’ü ile 4’ü arasında mahallenin genç kızları tarafından çiğ üzerine ince ince serilir.”
    HAYIR. BÖYLE BİR OLAY YAŞANMIYOR ARKADAŞLAR.

    Ahmet Saraçoğlu

    @Nurhacı Çeri, şimdi gördüm cevabını. Anladım sağ ol.

  22. MehmetEnes says:

    En sevdiğiniz yemek
    Genel olarak patlıcanlı ve mantarlı çoğu yemeği severim. ek olarakta pizza.
    En sevdiğiniz tatlı?
    tatlıyla pek aram yoktur. ama bu bi tepsi baklava yeme efsanesi gerçek mi merak ediyorum. :D
    En sevdiğiniz abur cubur?
    patos acılı -yuvarlak olan, adını hatırlayamadım – bittikten sonra ağzımda bıraktığı iğrenç tada kadar seviyorum.
    En sevdiğiniz alkolsüz içecek?
    bergamotlu çay ve kahve (sadece kahve ama sütsüz kremasız şekersiz tuzsuz vs vs.)
    En sevdiğiniz alkollü içecek?
    Kesinlikle rakı, ama arka arkaya her gün içince bi daha içenin amk dediğim olmuyor değil. Çok sapıtmadan içince rakı kesinlikle favorim. tek içmem gerek bi de son ses GOJIRA olmalı yanında.
    En sevdiğiniz öğün ve olmazsa olmazları?
    Kahvaltı kesinlikle ve de siyah zeytin geri kalanı teferruat.
    Peki ya rakı adabı?
    Öyle birşeyin varlığına inanıyorum. Ama abartmaya da gerek yok. En çok inandığımda rakı içerken rakıyla çok dalga geçmemek gerek sonra eline muzu verip sızdırıyor adamı. 3 arkadaş rakı içerken, içimizden biri sürekli “rakı bana birşey yapmaz ne kadar içsem de birşey olmaz bana” deyip duruyordu. Gecenin sonunda eline muzu aldı yiyemeden sızdı öyle kaldı. Bu tarz şeylere bir kaç kere daha şahit oldum o yüzden inanıyorum :D

    Çok merak ediyorum rakı içerken neler dinliyorsunuz ?

  23. Harun says:

    Yeme düzenim tamamen okul yemekhanesine sabitlenmiş durumda, bu da beni her gün ne yiyeceğime karar vermekten kurtarıyor. O yüzden direk beni ilgilendiren soruya geçiyorum. :D

    En sevdiğiniz tatlı?

    Kendi başına tatlı olmasa da dahil olduğu tüm tatlılara level atlatan kutsal sıvı: TAHİN

    Tahin-pekmezin hastasıyım. Bir kasesini ekmekle rahat gömerim. Doğru oranda karıştırılmazsa kavga çıkarırım. (Tahin kesinlikle baskın olmalı, pekmez tadı öne çıkmamalı.) Tahin helvasına bayılırım. Bir keresinde tahin-pekmezli mozaik pasta yapmıştım, (içine ayrıca toz şeker koymaya gerek kalmıyor) çok güzel olmuştu. Kemalpaşa gibi şerbetli tatlıların üzerine döküldüğünde şerbetin fazla tatlılığını çok iyi dengeliyor. Aynı şekilde kabak tatlısının üzerine cevizle beraber dökünce de efsane oluyor. Ama nirvanamı tahinli dondurmayla yaşamıştım. Kesinlikle en sevdiğim tatlı. En güzeli Eskişehir’deki Mazlumlar Muhallebicisi’nde. İstanbul’da da Dondurmacı Yaşar Usta’da bulunabiliyor, ama bana aynı tadı vermemişti. Memlekete döndüğümde neredeyse iki akşamda bir gidip yiyorum. :D

  24. junkman afatsum says:

    Anketleri cevaplayayım ben fazla tatava yapmadan!

    En sevdiğiniz yemek: Biber Dolması

    En sevdiğiniz tatlı: Şöbiyet

    En sevdiğiniz abur cubur: Ülker Albeni

    En sevdiğiniz alkolsüz içecek: Yayık Ayran

    En sevdiğiniz alkollü içecek: Yeni Rakı ya da Bomonti Filtresiz

    En sevdiğiniz öğün ve olmazsa olmazları: Kahvaltı tabi ki. Mutlaka olması gerekenler ise çay, peynir ve zeytindir. Bu arada menemenede bayılırım.

    Peki ya rakı adabı: Rakı tek içilmez bu kesin, mezeler olacak ve tabi ki etler. Bunun yanında ağzınla içeceksin başka bir yerlerle değil. Ve tabi ki karşında ki seni taşıyabilecek bu meret herkesle içilmez.

    junkman afatsum

    @junkman afatsum, En sevdiğim alkolsüz içecek çaydır aslında es geçmişim ayrıca rakı yanında da çay içmek başka bir keyiftir, öneririm rakıcılara.

  25. ben says:

    Sistem yöneticisiyim. Hayatımın çoğu masa başında geçiyor.Çok anormal yemememe rağmen zamansız ve kötü şeyler yediğimden106 kiloyum. Hayatımın bazı dönemlerinde diyetle 90 kiloyu gördüğüm oldu. Herşeyi bırakabilirim ama cola zero ve biradan vazgeçemiyorum.Bir karfur dolusu heineken,carlsberg ya da becks içebilirim.Amerika’da yaşıyor olsaydım kesin 450 kilo filandım.

    En sevdiğiniz yemek?

    Biftek çok severim. Amerikan kafası suratım kadar bifteklerle aram iyi.

    En sevdiğiniz tatlı?

    Yassı kadayıf.Genelde tırt diyen çok oluyor ama ben gereksiz bir şekilde seviyorum.Acillik olana kadar yiyebilirim.

    En sevdiğiniz abur cubur?

    Pringles BBQ ya da Sour Cream

    En sevdiğiniz alkolsüz içecek?

    Armutlu Frutti. (Zero’dan sonra tabi.)

    En sevdiğiniz alkollü içecek?

    Carslberg+Becks+Heineken şeytan üçgeni.Bu arada değişik marka her türlü birayı içme eğilimim var.Kıbrıs’lı arkadaşlarımız sağolsun Smirnoff’un hazır kokteyllerini pek severim.Cosmopolitan,Mojito her türlü gideri var. Az alkollü olduklarından bütün şişeyi içme gibi durumlar oluşabiliyor.Bazen barda aklıma gelirse ve çok içilmeyecekse White Russian yuvarladığım olur.O da bildiğimden değil “Dude” içiyor diye meraktan denemiştim,çok hoşuma gitti. :)

    En sevdiğiniz öğün ve olmazsa olmazları?

    Gece bardan leş kafayla çıkıldıktan sonra yenilen öğün.Genelde pislik şeyler.Sosisli,dürüm döner ya da ıslak hamburger vs.vs.

    Peki ya rakı adabı?

    Rakı adabı bilirim,bilenle içmeyi severim ama favorim bira.

    ben

    @ben, Abur cubura ek Khao Shong isimli pirinç patlağı cipsi karışımımsı. Bulması biraz zor,sadece macrocenter’larda satılıyor. Bu Khao Shong denilen şeyi bira ile yemeye çalışırsanız o 2-3 bira oluyor size 10 bira.Çok hafif ve lezzetli.Öküz gibi bira içtiriyor.

  26. Yeme içme konusuna dikkat eden arkadaşların Kıbrıs’ı bir görmesini tavsiye ederim. Dünyanın en diyet yapılamayacak yerlerinden biri olabilir. Kıbrıs’ta diyet yapıp kilosunu koruyabilen insan cidden nefsine hakim biridir benim gözümde.

    Alkol akıl almaz ucuz, restoranlarda yiyemeyeceğin kadar yemeği üstüne kürekle döküyorlar resmen ve hepsi de aşırı güzel. Güzide’yle 1 yıl kaldık, o açıdan çok acayip bir deneyimdi Kıbrıs.

    Viski 7 TL, bira 3 TL, litrelik Smirnoff 12 TL, 15 kutu bira 15 TL gibi sapıkça durumlar var ve bi yere yemeğe gittiğinde de genelde ana yemeğe ulaşamadan patlarcasına doyuyorsun. Manyakça bir şeydi.

    Çok güzeldi ahah.

    ben

    @Ahmet Saraçoğlu, Kıbrıs’ta yaşıyor olsam su yerine hep Smirnoff Ice içerim.

    Batuhan Bekmen

    @Ahmet Saraçoğlu, Şu an alkolizmin pençesine düşmeme ramak kaldıysa nedeni Kıbrıs’tan başkası değildir. Başka suçlu aramayınız.

    B U R Z U M

    @Ahmet Saraçoğlu, O_o 15 bira 15 tl O_o

    Çağrı Tunç

    @Ahmet Saraçoğlu, Gecen sene bulgaristan’da bira kibristakinin yari fiyatiydi, geri kalani hk. bir bilgim yok ama.

  27. Karizmatik Serkannn says:

    En sevdiğiniz yemek? :Mantı, Mercimek Çorbası, Domates Çorbası, Pide, Lahmacun, Kebaplar…

    En sevdiğiniz tatlı? Künefe ve kaliteli yapılan bütün tatlılar

    En sevdiğiniz abur cubur? Pringes

    En sevdiğiniz alkolsüz içecek? Çay, Soğuk Çay

    En sevdiğiniz alkollü içecek? Alkol tüketmiyorum.

    En sevdiğiniz öğün ve olmazsa olmazları? Güzel bir kahvaltı

    Peki ya rakı adabı? İçmiyorum.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.