# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
ANNIHILATOR – Feast
| 29.01.2014

Alice seni seviyom lütfen evine dön.

“Alice in Hell”in yarattığı “yeni bir thrash metal devi geliyor!!1!” düşüncesinin ne yazık ki kısa sürede etkisini kaybetmesi ve ANNIHILATOR’ın doksanların belli bir noktasından sonra daha fazla büyüyemeyeceğini belli etmesiyle, grubun yarattığı heyecan dozunda da belirgin bir düşüş yaşanması kaçınılmazdı. Her ne kadar grubun baya kemik bir kadrosu ve çok karakteristik bir tınısı olsa da, ANNIHILATOR’ın doksanların belli bir noktasından sonra yaptığı albümlerin, dâhil oldukları tür adına önemli işler olduklarını söylemek zor. Kabul etmek lazım ki, ilk iki albümüyle akıl alan grup, “Set the World on Fire”la başlayarak kimi dinleyicilere kekremsi tatlar vermeye, sonra da abümden albüme, “çok iyi”den uzak işler yapmaya başladı. Grubu ilk kez 2001 yılında “Carnival Diablos” ile keşfeden bir insan olarak, o albümün biraz öncesine baktığımda “eeeh” demiş, sonrasında çıkacak albümlerle ise şöyle böyle ilişkiler yaşamıştım.

Korkunç kötü albüm kapağı ve bir o kadar dayanılmaz gitar sound’uyla “Waking the Fury”nin ardından, ANNIHILATOR ortalamalık ile sıkıcılık arasında gidip gelen albümler yapmaya devam etti. Jeff Waters, her ne kadar Facebook’tan görüldüğü üzere biraz garip bir adam olsa da, her zaman için iyi bir gitarist olmayı sürdürdü; beste kabiliyetiyse ne hikmetse doksanların başında kaldı.

Bir sürü konuk davet edilen ve “METAL” diye bağıran albüm adıyla ilgi uyandırmaya çalışan “Metal”, müzikal olarak çok da bir şey yapmadı. Ardından yine ismiyle ilgi çekme amacı taşıyan “Annihilator” çıktı ve sıkıcılık devam etti. Şimdiyse karşımızda “Feast” var. Peki “Feast” bu orta(lamalıklar) oyununda nerede duruyor?

Öncelikle söylemek istediğim bir şey var. Metal dünyasındaki pek çok grubu, müzisyeni kapsayan bir konu.

Efendiler!
Yok bu olmaz.
Metal dünyasındaki sevgili müzisyenler…
Veya;
Arkadaşlar!

Değerli büyüklerim!

Her neyse, metal olayında yer alan kimi grupların içine düştükleri hatalardan birini bu albümde de gördüğümüzü düşünüyorum:

“Ne yapmak istediğine karar verememe hastalığı.”

Albüm kapağında, ellerindeki kalpleri yemekte olan, kan revan içinde iki kız var. Karanlık, korkutucu, hele ki metal ile alakası olmayanlar için itici bir kapak. Albümün içine bakıyoruz, RED HOT CHILI PEPPERS çakması diyebileceğimiz şekilde açılan bir şarkı; hayatımda okuduğum en sığ sözleri içeren ve adeta bir parodi şarkı durumundaki Perfect Angel Eyes gibi 14 yaş aşıklarına hitap eden bir şey; aralarda çok hızlı thrash şarkıları; klibinde dünyalar gereksizi bir striptiz sekansına sahip bir şarkı; yine klibinde hem aşırı havalı, hem de şapşal gözükmeye kasan grup elemanlarının olduğu bi şarkı; hard rock gibi başlayıp bir anda hayvan gibi sertleşen bir parça; kısacası kimseyi tam olarak memnun edemeyecek, “herkesin hoşuna gidecek bir şeyler bulabileceği” değil, “herkesin hoşuna gitmeyecek bir şeyler bulabileceği” bir hal almış, götü başı başka oynayan, hamur gibi sağa sola çekilebilecek bir iş.

Bu albüme No Surrender’ınki gibi funky ass whippin juicy boob lickin bir introyla açılan bir şarkı koyuyorsan; bu albüme cidden dinlerken utanacağım kadar korkunç sözleri olan ve banallığından aklımı kaçıracağım Perfect Angel Eyes diye bir sümük koyuyorsan; kalan şarkılarda koltuk altınla sweep de atsan, kasıklarınla şarkı da söylesen, bu albümün itici gücünü kırıp içine giremiyorum. Ha giren vardır; ama ben giremiyorum. Hatta neredeyse girilemez görüyorum.

Albüm her anlamda o kadar bütünlüksüz ki, içine girilmesi o kadar zor ki; adeta “insanlar hoşlarına gidecek birkaç şarkı bulsalar tamamdır” denilerek yapılmış gibi. Cidden, albümü baştan sona her şarkısıyla içine sinecek şekilde beğenecek birileri varsa, eminim ki baya büyük ANNIHILATOR hayranlarıdırlar. Aksi takdirde grubu bilmeyen birilerine bu albümü baştan sona dinletseniz, kalıbımı basarım herkes farklı 3-4 şarkıyı sevdiğini söyleyecek, ancak albümü tam olarak övmeyecektir. Şu duyduğum müziğin her yöne giderliği, başka bir şey düşünmeme müsaade etmiyor. Albümün bir sürü güzel şey barındırmasına rağmen kendi kendini bu kadar baltalaması, böylesi tutarsızlıkları içinde tutması, cidden aklımı başımdan alıyor.

İşin en ilginç ve uyuz tarafıysa, az önce de dediğim gibi, “Feast”te bir sürü güzel bölüm olması. Bir sürü şarkıda gayet güzel rifler, sololar, icralar, düzenlemeler, hatta eskiye oranla çok daha başarılı bir vokal performansı var. Perfect Angel Eyes bile dokunaklı sözlerle harika bir aşk şarkısına dönüşebilecek müzikal altyapıya sahip, ama Waters’ın Alman sevgilisine yazdığını söylediği şu sözler… ama ilkokul 4 şiir ödevi… ama…

Sevmeye çalıştığınız bir albümün bunu kendi kendine engellemeye çalışması ne saçma bir durumdur…

Evet daha fazla uzatmayacağım. Perfect Angel Eyes’ın sözlerinden bir kupleyle kapatıyorum.

“I gotta tell you what’s on my mind
The time that I just spent with you
Never felt this good it’s never felt so right
I hope you feel the same way too
You beautiful inside and outside too
A new beginning for me and you”

Aklınıza ana dili İngilizce olan çeyrek asırlık ANNIHILATOR gibi bir grup mu geliyor, yoksa Eric Cartman’ın İsa’ya ya da geylik komiği yapmak için Kyle’a yazdığı bir şarkı mı? İsterseniz yukarıdaki bölümü bir de Cartman’ın sesini düşünerek söyleyin.

Kafanızdakiler hâlâ netleşmediyse tekrardan okuyalım:

“You beautiful inside and outside too.”

5/10
Albümün okur notu: 12345678910 (8.02/10, Toplam oy: 61)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2013
Şirket
UDR Music
Kadro
Jeff Waters: Gitar, bas, geri vokal
Mike Harshaw: Davul
David Padden: Vokal
Şarkılar
1. Deadlock
2. No Way Out
3. Smear Campaign
4. No Surrender
5. Wrapped
6. Perfect Angel Eyes
7. Demon Code
8. Fight the World
9. One Falls, Two Rise
  Yorum alanı

“ANNIHILATOR – Feast” yazısına 16 yorum var

  1. OMustafar says:

    Üç-dört şarkı olayına kesinlikle katılıyorum. Jeff Waters’ı da anlayamayacağım asla. Değişik bir inadı var.

  2. Baybora says:

    Albümü beklediğimden fazla sevsem de evet, bir bütün olarak mükemmel olduğunu falan söyleyemeyeceğim ben de maalesef. Bir taraftan Deadlock çok iyi, ama bir taraftan da o Wrapped ne kadar sıradan mesela. Enteresan albüm.

    Cartman göndermesi tam yerinde bu arada, baya baya onun sesiyle okudum ve net uydu ahah.

  3. abi ahahssdlfgflhfd kritik müthiş

  4. seco says:

    “… götü başı başka oynayan, hamur gibi sağa sola çekilebilecek bir iş” derken aslında Annihilator’ın çok iyi olarak bahsedilen (gerçekten öyledirler) ilk albümlerini tanımlamış da oluyoruz aslında. Ben buna “eklektik thrash” diyorum. Her şeyden biraz var “thrash”i. 90′ların sıkıcı işlerinden sonra son albümün yine eklektik bir tarza bürünmesi bence güzel. Albümü çok dinlediğimden midir, arkadaşları canlı izlediğimden midir bilmiyorum ama Feast’in bu kadar kötülenmesine içerledim doğrusu. Şarkı sözlerine gelince, tam Jeff Waters’a uygun şeyler. Adam tam bir şovmen. Ne yapacaktı Thom Yorke gibi mi yazacaktı? Albüm vasatın üzeri, hakkettiği puan 7-8.

    dice

    @seco, bence de bu kadar dalga geçilecek bir durum yok

  5. crowkiller says:

    Kritik süper ötesi olmuş,okurken hem kahkaha attım hem de hassiktir aynen bende böyle düşünüyordum lan dedim,Annihilator hakkında bir şeyler söyleyecekitm ama nerdeyse her şey söylenmiş kiritikte, Jeff Waters bir röportajda Megadeth elemanlarının albüm kaydı için stüdyoya giderken arabada Annihilator albümleri dinlediğini söylemişti,zaten yanlış bilmiyorsam Megadeth’e de gitarist olarak çağrıldı ama kabul etmedi,Alice in hell gibi bir albüm yapıp sonra aynı şekilde devam edemeyen bir grup Annihilator, ayrıca her albüme Alice in Chains vari şarkılar koyuyorlar 1-2 tane anlayamadım neden

  6. zlayeric says:

    Annihilator lisede beni extreme metal’le tanıştıran gruptur bende fazladan kredisi vardır bu sebeple.Ama yine olmamış söylenecek çok şey yok.Klasik Annihilator durumu kritikte söylenmiş zaten yine çok iyi gitar işi ama beste? sözler?Waters beste kabiliyeti olan adamlardan oluşan bir grupta ‘tek adam’ değilde sadece ‘lead guitar:Jeff Waters’ olsaydı (daha doğrusu belki olabilseydi) bence çok daha doyurucu işler sunardı.
    Bide ekliyim bana Annihilator dinlemeyi bıraktıran asıl sebep hala artarak devam etmekte Annihilator çok ucuz oynamaya devam ediyor.Şarkı sözleri olsun ,klipleri olsun ,brainfuck balladları olsun, düz gaz parçalardan ibaret albümler olsun.

  7. Heimdall. says:

    Eric Cartman tespiti harika olmuş haha. Sırf grupla güzel bir geçmişim olmasından dolayı ben de bloğumda 6 vermiştim.

  8. erleg says:

    “You beautiful inside and outside too.” Bu söze ben de çok takılmıştım. Kıza bunları mı söylüyor sürekli, içini ayrı dışını ayrı seviyorum mu diyor ne diyor bu adam :( Sevgilisiyle mutluluklar diliyorum, ama romantizmini kendi içinde yaşasa grup için daha hayırlı olacak.

  9. northern says:

    bir de “holding on” vardır all for you albümünde. aynı klişe sözler, klişe beste yapısı. ömür törpüsüdür ama zamanında az da dinlememiştim, hatta “bu bizim şarkımız olsun mu ehe” demiştim ve sktiri de haklı olarak yemiştim.

    It’s getting harder to make it on my own
    This empty feeling can feel so all alone
    But I know things will get better and I know they’ll be alright
    And as long as we’re together, I know we’ll be alright.

    bu ne amk.

  10. suat says:

    Açıkçası Annihilator sadece Alice in Hell ve Never Neverland’den ibaret değil ve grup ile ilgili kritik, haber, görüş vs. yazıldığında bu albümlerle iğneleme yapılması artık komik bir hale geldi. Albümü kendi içerisinde değerlendirmek yerine sürekli belirli dönemdeki işlerle kıyas edilmesi bir önyargı hastalığının belirtisi haline gelmiş.

    Thrash formundan uzak olmakla birlikte son dönem albümler arasında gayet iyi bir yerde. Sound harika, kapak çok iyi. Her parçanın kendine has akılda kalıcı bölümleri var. Bir bütün olarak dinlenilebilecek çalışma. Zengin bir içeriğe sahip. Gerek Guns N’ Roses’a göz kırpan bir parça gerek özlediğimiz ballad parça gerekse ne diyelim sertliğini koruyabilmesi. Introlar için bile dinlenir. Adamlar istediği müziği yapmaya devam ediyor ve bunu çok iyi götürüyorlar ve hala birtakım kişiler 90′lar dönemine özenilmesi taraftarı. Hadi ordan!

    Özellikle Padden’la birlikte grup yeni bir çehreye büründü ve sıkı işler yapıldı. Feast ise gayet iyi olmakla birlikte spesifik bir albüm olma özelliği taşıyor. Beni fazlasıyla tatmin eden bir albüm oldu. Puanı şu veya bu olsaydı saçmalığına girmeyeceğim fakat böyle bir albüme kötü demek çok zoruma gitti.

    seco

    @suat, rispek!!

  11. Kaan says:

    J.Waters : Annihilator’u ve kendini harcayan çok yetenekli bir gitarist.

  12. Cattle Bilmemne says:

    Çok düşük değil mi cidden albümün puanı yahu? Kapak da oldukça şahane tam aksine, klip işi berbat yalnız ona laf yok ama cidden bayağı şaşırdım puanı görünce.

  13. Mert Berkay Saraç says:

    Öncelikle yazıdaki hatalara değineyim, deadlock’ın klibi fan yapımı, perfect angel eyes ise dave padden şarkısıdır. No surrender gibi parodivari şeyler yapmayı da sever Waters.
    One falls, two rise ve perfect angel eyes dışında albümde kötü denilebilecek parça yok bence. Geri kalan kısım da Waters’ın son dönemde yaptığı en güzel işler. Temiz 8 puanı var bu albümün benden.

  14. 2010 yılında sevmiştim nicole aniston'ı says:

    İlk kez Annihilator dinliyorum. Eski şarkıları çok iyi modernize etmişler, yeniler de hiç fena değil. Güzel riffler var, dinlerken acayip bir etki altında bırakmıyor belki ama genel olarak iyi bir albüm.

    7,2 / 10

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.