# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
NE OBLIVISCARIS
03.11.2013

Ahmet NE OBLIVISCARIS davulcusu Dan Presland ile röportaj yapıyor.

Bir Pasifagresif röportajından daha merhaba arkadaşlar. Bildiğiniz gibi bugüne dek röportaj yaptığımız gruplar genellikle Avrupalı ve Kuzey Amerikalı isimlerdi. Ancak özellikle son yıllarda öne çıkan Avustralyalı grup sayısının hızla artmasına daha fazla kayıtsız kalmamız beklenemezdi herhalde. Yakın zamanda yaptığımız ULCERATE röportajının ardından, Okyanusya taraflarına tekrardan uzanıyor ve özellikle son birkaç yıldır giderek daha fazla ünlenen NE OBLIVISCARIS’i sayfalarımıza taşıyoruz. Grubun Asya turnesinin arasına sıkıştırdığımız ve turne sırasında cevaplanan bu röportajda karşımızda, grubun davulcusu Dan Presland var. Haydi başlayalım.

Selam Dan, NE OBLIVISCARIS cephesinde umarız her şey yolundadır diyor ve sorularımıza geçiyoruz.

Portal of I” çıktığından bu yana bir yıldan fazla oldu ve gelen tepkiler çok iyi. “The Aurora Veil”in çektiği büyük ilgiden dolayı beklentileriniz yüksek miydi? Hayranların ve medyanın tepkilerinden memnun kaldınız mı?

“Portal of I” hakkındaki geri dönüşler beklentilerimizi kesinlikle fazlasıyla aştı. Öyle büyük beklentilerimiz yoktu ve şu ana kadarki tepkiler bizi cidden havalara uçurdu.

Gruptan kimsenin müzik eğitimi almışlığı var mı? Müziğinizdeki klasik/senfonik unsurlar en baştan beri kafanızda olan şeyler miydi?

Aramızda müzik okuyan tek kişi Tim ve evet, Marc grubu kurduğunda aklında klasik müzik esintisi olan şeyler vardı.

Sizce “The Aurora Veil” nasıl bu kadar kişiye ulaşıp underground piyasasında adını duyurdu? Metal-archives’da bir demonun 16 tane kritiğinin olması sizce de garip değil mi haha?

Sanırım biraz şansla ve insanların müziğimizi paylaşmak istemesiyle, demomuzla underground piyasada küçük çaplı etki yaptık. 16 tane kritik olduğunu bilmiyordum ama bu çok güzel bir şey!

Yakın zamanda Asya’da headliner olarak birkaç konser verdiniz, tebrikler. Bildiğim kadarıyla son 1,5 yılda deniz aşırı ülkelere pek konser vermediniz. Asya seyircisine konser vermek konusunda neler düşünüyorsunuz? Avustralyalı bir grup için Asya’da turlamak parasal anlamda daha kolay olmalı.

Teşekkürler! Asya mükemmel bir deneyimdi. İlk yurt dışı turumuzdu ve daha iyisini isteyemezdik. Asyalı hayranlara konser vermek konusunda epey heyecanlıydık. Birkaç haftada bir sürü farklı kültürle tanışmak çok eğlenceli ve iyi bir deneyimdi. Parasal anlamda konuşursak, evet, Avrupa ve Amerika turlarına göre biraz daha ucuza mal oluyor. Fakat oralarda turlamanın tamamen farklı bir anlayışı var. Genel olarak baktığımızda gayet iyi bir deneyimdi.

Asya ve Avrupa turlarından sonraki planınız nedir? Yeni albümün yazım süreci tamamlandı mı? Genel sound’la ve -eğer varsa- lirikal konseptle ilgili biraz ipucu verebilir misiniz?

Asya’dan sonra yazım sürecine geri döneceğiz. Yeni albümü neredeyse tamamladık ve gayet memnunuz. Albüme yine geleneksel ama yenilikçi bir tını hakim. Yer yer ekstrem şeyler var, yer yer yavaş ve yumuşak pasajlar var. Ve tabii ki yeni fikirler, viagra user experiences daha önce keşfetmediğimiz şeyler de var.

“And Plague Flowers The Kaleidoscope”un Sydney Konservatuarı’ndaki bir derste okutulması hakkında ne hissediyorsun? Metalciler hep müziklerini o sert vokallerin altında karmaşık bir yapı olduğunu söyleyerek savunurlar, siz bunun canlı kanıtı oldunuz.

Gerçekten inanılmaz. Böyle bir şeyi kesinlikle beklemiyorduk. Baya gurur verici bir şey ve bu konuda çok heyecanlıyız.

Standart metal gruplarından değişik katmanlar ve fikirlerle sıyrılan bir grup olarak, şarkı yazım süreciniz hakkında biraz bilgi verebilir misiniz? Çok da progresif olmayan herhangi bir gruptan ne kadar farklı olduğunu düşünüyorsun?

Diğer gruplardan nasıl farklı olduğunu tam olarak söyleyemem, fakat baya ortak bir çabanın sonucunda yazıyoruz müziğimizi. Hepimiz birbirimize fikirleri bazen sözlü, bazen de kayıt olarak e-posta ile gönderiyoruz, ardından bunları prova stüdyomuza getiriyoruz ve çalıyoruz. Sonra da hepimiz tatmin olana kadar üstüne katmanları ve dokuları ekliyoruz.

Hangi albümler/gruplar NE OBLIVISCARIS’in ortaya çıkmasında rol oynadı? Zamanında hangi albümler sana “Mutlaka metal çalmalıyım!” dedirtti?

Müzik konusunda hepimizin çok farklı geçmişleri var. Kişisel olarak, SATYRICON, EMPEROR ve benzeri gruplar ilk davul çalmaya başladığımda beni çok etkilediler. Hepimizin farklı etkilenimleri olması yaratıcı süreci çok ilginç hale getiriyor.

Facebook’ta ve sosyal medyanın diğer organlarında oldukça aktifsiniz. Yalnızca grupla ilgili haberleri ya da konser what prevents cialis from working duyurularını paylaşmakla yetinilmeyen, yeni harika müzikler keşfedilebilecek, bir sürü farklı şeyi de içeren bir sayfanız var. Sence cosyal medyayı bu denli aktif bir şekilde kullanmanın uluslararası anlamda bir hayran kitlesi yaratmanızda ne gibi bir katkısı olmuştur?

Sosyal medyada aktif olarak yer almak demek insanlarla bir nebze de olsa daha fazla diyalog kurabilmek demek. Ayrıca bu kadar faaliyet içerisinde olduğumuz için yeni insanların bizi keşfetme şansı da normalden biraz daha fazla oluyor. Son 10+ yılda internet hemen hemen her şeyi değiştirdi ve artık gruplar online promosyon ve tanıtım için sürekli yeni yollar keşfetmek durumunda. Tabii gruptaki herkes müziğe büyük bir tutkuyla bağlı olduğu için beğendiğimiz şeyleri paylaşmamız bizim için doğal bir şey.

Kompleks şarkı yapılarına ve kusursuz bir sound’a sahip bir grup olarak, konserlere çıkmak için belirli bazı ön koşullarınız veya kriterleriniz var mı? Konser mekanlarındaki imkânlar ne olursa olsun albümlerinizdeki yoğun atmosferi aynı şekilde sahnede de yanıstabileceğinizi düşünüyor musun?

Canlı performanslarımıza çok önem veriyoruz. Sahneye çıkmak için ön koşullarımız yok tabii ki, her konserde elimizdeki imkanlar dâhilinde yapabileceğimizin en iyisini yaparak seyirciye aktarmaya çalışıyoruz. Şehir, konser mekanı veya kullandığımız viagra not working well ekipman ne olursa olsun en iyi performansı sergilemeye gayret gösteriyoruz.

Metal grupları için Avustralya ya da Türkiye gibi uzak ülkelere gitmenin hem planlama, hem de finansal açıdan epey zor olduğunu biliyoruz. Siz sürekli turlayıp hayatını böyle idame ettiren gruplardan olmayı mı tercih edersiniz, yoksa işin daha beste tarafına yoğunlaşıp hem grupta çalıp hem de başka bir işte çalışmayı mı?

Turne ya da beste grubu şeklinde bir seçim yapmak isteyeceğimden pek emin değilim. Turneler çok fazla planlama ve para gerektiriyor ve bunları başarabildiğimiz için çok şanslıyız. Kaliteli işler ortaya çıkartırken bir yandan da kesinlikle mümkün olduğu kadar çok yerde konser vermek istiyoruz.

Season of Mist gibi büyük bir plak şirketiyle anlaşmanın grubun adını duyurması konusunda nasıl bir etkisi oldu?

Büyük bir şirketle anlaşmanın birçok faydası oluyor. Metalin büyük gruplarının yanında adınızın cialis online pharmacy geçmesi bile iyi bir reklam malzemesi. Season of Mist gibi büyük bir şirket, farklı turneler ya da reklam fırsatları gibi henüz farkında bile olmadığınız yeni kapılar açabiliyor.

İnsanların yeni müzikler keşfetmesine yardımcı olmayı sevdiğinize göre, şimdiye kadar 2013′te çıkan albümlerden favorilerinizi öğrenebilir miyiz?

DEAFHEAVEN – “Sunbather“, SOILWORK – “The Living Infinite” ve ULCERATE – “Vermis”.

Son sorumuza geldik. Geleneksel sorumuz olarak, röportajın manşetine koymamız için bize ilgi çekici bir manşet cümlesi söyler misin?

Ahmet NE OBLIVISCARIS davulcusu Dan Presland ile röportaj yapıyor. (“Ahmet interviews NeO drummer Dan Presland” dedi viagra 100mg price walgreens adam cidden.)

Sorularımız bu kadardı, turne arasında zaman ayırdığın için teşekkürler Dan. NE OBLIVISCARIS’i bu taraflarda da görmek ümidiyle, konserlerde bol şanslar diliyoruz.

Verdiğiniz destek ve NE OBLIVISCARIS’e gösterdiğiniz ilgi için çok teşekkürler. Umarım bir gün Türkiye’de çalma şansını yakalarız.

Röportaj
Ertuğrul Bircan Çopur
Ahmet Saraçoğlu

etiketler:
  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Yorum alanı

“NE OBLIVISCARIS” yazısına 5 yorum var

  1. atoutlemonde says:

    Bu kadar katmanlı bir müzik yapan gruba göre, çok olağan ve neredeyse tahmin edilebilir cevaplar gelmiş. Manşet için önerilen cümle bile “baştan savma” geldi. Cevaplar tatmin edici gelmedi açıkçası ama yeni albümü heyecanla bekliyorum.

    atoutlemonde

    @atoutlemonde, Üç cümlemin üçünde de “gelmek” fiili… Daha progresif olmalıyım.

  2. Baybora says:

    Turnede oldukları için kısa tutmuş heralde cevapları. Yine de yeni albümün tamamlanmak üzere olmasına sevindim,iki yıl arayla yine Portal of I muhteşemliğinde bir şeyler çıkarırlarsa resmi olarak yerini belli eder grup.

  3. Alondate says:

    Muzige bakis acimi degistiren bir albume imza atmis olan bu grup ile harika bir roportaj gerceklestirdiginiz icin cok tesekkur ederim :) progressive ya da extreme metal sevip sevmemeniz hic onemli degil, kesinlikle bir sans verin bu albume. Yeni albumlerini buyuk bir merakla bekliyorum

  4. Turne sırasında cevapladıkları ve biraz da fazla geciktirdikleri için (benim hatırlatmamla) biraz aceleye gelmiş olduğu ortada. Elde önümüzdeki birkaç haftanın röportajları da hazır, onlar bu röportaja oranla çok daha iyi.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.