# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
DARKANE – The Sinister Supremacy
| 14.10.2013

DARKANE dinleyin.

DARKANE her zaman için az bilinen bir grup oldu. Her ne kadar Kuzey Amerika’da dahi turlamış, belli bir kitleyi oluşturmuşlarsa da, festivallerin aranılan grubu olmuşlukları, adlarını tepelere yazdırmışlıkları falan yok. Peter Wildoer‘ın DREAM THEATER ve James LaBrie sayesinde biraz olsun ünlenmesiyle bellllllki çok daha fazla insan tarafından keşfedilmiş olabilirler, ancak DARKANE, çoğu insan için hâlâ isimlerindeki “arcane” gibi gizli bir oluşum olmaya devam ediyor.

1999 yılında ilk albümleri “Rusted Angel“la keşfettiğim ve kendilerine özgü rif ve melodi anlayışlarıyla kısa sürede bağlandığım grup, sonrasında iyi ile çok iyi arasında değişen albümler yaparak yoluna devam etti. “Demonic Art” ile biraz tökezleseler de, 5 yıl aradan sonra çıkardıkları bu yeni albümleriyle tekrardan büyük bir adım attıkları ortada.

Şunu baştan söylemek lazım ki, büyüme, çok daha büyük kitlelere ulaşma gibi durumlar artık DARKANE’den geçti. Grup, çok muazzam bir albüm yapsa dahi, gerek sound’larının tavizsizliği, gerek de bunca yıldır farklı şeyler denemiş olmalarına rağmen SOILWORK’lerin, şunların bunların düzeyinde bir kitlesel başarı yakalayamamış oluşları, yaşları da genç sayılmayan bu adamların artık aşağı yukarı aynı düzeyde bir bilinirlikle devam etmelerine neden olacak ve DARKANE de aynı çizgide yoluna devam edecektir diye düşünüyorum.

Albüme gelirsek, “Demonic Art”tan sonra içimde bir miktar endişe vardı; acaba yine bir önceki albümdeki gibi bir müzik mi olacak (DARKANE kalitesinin biraz altında, akılda kalıcılığın eski albümler kadar olmadığı, yaratıcılığın biraz bocaladığı), yoksa DARKANE, özellikle Peter Wildoer’in DREAM THEATER’la ilişkilendirilen olayları neticisinde yakaladığı artı bilinirliği de kullanmak adına büyükçe bir adım atmaya mı çalışacak? İşte bu sorunun cevabı, “The Sinister Supremacy”yi daha ilk dinlememden yanıtlanmış, henüz üçüncü şarkı Mechanically Divine’ın 01:07′de başlayan ve 02:12′ye dek devam eden bölümüyle bana sigara yaktırmıştı (harbiden).

“The Sinister Supremacy”, 2013 içerisinde dinlediğim çok iyi, hayır hayır, en iyi albümlerden biri. Müzisyenlik konusunda zaten çoğu türdaşının önünde olan grup, şarkı yazımı namına da “Demonic Art”ı baya bir sollayan, karakterli, DARKANE karakteristiklerini olanca yırtıcılığıyla sergileyen, canavar gibi bir albüm yapmış. İlk dinleme sırasında “hmm”larla, “eüüü”lerle geçen dinleme sürecim aslında beni biraz korkutmadı değil. Duyduğum her şey tam anlamıyla DARKANE’di, ancak acaba bu duyduklarımı yıllar sonra da zevkle dinleyebilecek miydim, albüm içerisinde, bir DARKANE toplaması yapılsa girebilecek düzeyde şarkılar var mıydı? Vardı lan, harbiden vardı.

Bir kere grup, thrash ve death metal elementleri ile melodik dinamikleri mükemmel, hatta daha da ileri gideyim, metal dünyasında eşine az rastlanır ustalıkta ve yaratıcılıkta kullanıyor. Şarkıları dinlerken komple bir DARKANE sound’una maruz kaldığınızın her an farkında oluyorsunuz. Bu bazen Malmström’ün parça tesirli bir rifi, bazen Wildoer’in eşine az rastlanır akıcılıktaki ultra hızlı bir atağı, bazen de Mackrory’nin, teee 1999′lara götüren o kendine özgü ses rengiyle söylediği bir kısım oluyor. Sonuçta DARKANE, size DARKANE dinlediğiniz her an hissettiriyor, ki bu da bir grubun başarılı olduğuna dair (müzikal anlamda) önemli bir gösterge olsa gerek.

Albümü neden çok beğendiğime gelince, şöyle ki, “The Sinister Supremacy”deki tüm şarkılarda pek çok güzel şey bulabiliyorum. Albümü 100′e yakın kez dinlemiş biri olarak, her şarkı başladığında içimde “Oooo bu çok iyi” diye ufak gazlanmalar yaşıyorum. Şarkıların spesifik yerlerindeki bazı manyaklıklarıysa, akabinde yakacağım puro için kültablası arayarak geçiriyorum. DARKANE dinliyorum, puro içiyorum, kaliteli yaşıyorum.

Şu şarkının şurası diye başlasam cidden birkaç A4 yazabileceğim düzeyde kıç tekmeleyicilik ihtiva eden albüm, hayvanlık üstüne hayvanlık sunuyor, adamların yaptıkları şeyi nasıl bildiğini size her fırsatta gösteriyor, göstermekle de kalmıyor, alıyor, “GÖRÜYOR MUSUN HA GÖRÜYOR MUSUN!!?” diye bağırarak ta retinanıza kadar dayıyor.

Bağırarak demişken, Lawrance Mackrory’nin gruba dönmüş olmasına da deli memnun olan bir dinleyicileri olarak, kendisinin bu albümdeki performansını mükemmel bulduğumu söylemek isterim. Grubun ilk albümünde yer alıp ardından 14 yıl boyunca DARKANE’den uzak kalan Mackrory’nin kendine özgü ses rengi, özellikle nakarat kısımlarında kendini sonuna kadar belli ediyor ve kulaklarımın uzun zamandır aradığı o orijinal DARKANE tınısını beyin kökümden kuyruk sokumumu kadar hissettiriyor. Valla bazı yerlerde beele bi tüylerim ürperiyi.

Evet, “The Sinister Supremacy” bence mükemmele yakın bir albüm. Sayısız aşmış rif, nefis düzenlemeler, kusursuz müzisyenlik, yaratıcı besteler; daha ne isterim ki? Hakikaten daha da bir şey istemem. Şu düzeyde taşaklı müzik yapan gruplar olduğu sürece ben de ölene dek bu müziği dinlerim, bir an olsun sıkılmam. Aha da şuraya yazıyorum.

Existence is Just a State of Mind’ın 01:22′sinde başlayan kısmı TRIVIUM yapmış olsaydı, bu şarkıya klip çekilmişti ve her gece konserlerde binlerce kişi tarafından eşlik edilerek söyleniyordu. Ama TRIVIUM değil DARKANE yaptı. O yüzden sadece kısıtlı sayıda insan tarafından bilinip, YouTube’daki videosunda altında 1 tane bile yorum olmadan öylecene duracak ve sadece benim gibi dinleyiciler tarafından övülüp, ulaşabileceği ama kendisinden haberdar olmadığı için dinleme şansına erişemeyecek kitle tarafından da keşfedilemeyerek, arada kaynayıp giden notalar alemine akarak milyonlarca şarkı arasında kaybolacak.

Ama bu durum umurumda değil tabii ki. DARKANE çok iyidir. Dinleyin.

9/10
Albümün okur notu: 12345678910 (8.27/10, Toplam oy: 30)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2013
Şirket
Massacre Records
Kadro
Jörgen Löfberg: Bas
Peter Wildoer: Davul
Klas Ideberg: Gitar
Christofer Malmström: Gitar
Lawrence Mackrory: Vokal
Şarkılar
1. Sounds of Pre-Existence
2. The Sinister Supremacy
3. Mechanically Divine
4. Ostracized
5. The Decline
6. Insurrection Is Imminent
7. In the Absence of Pain
8. Humanity Defined
9. Hate Repentance State
10. Collapse of Illusions
11. By Darkness Designed
12. Existence Is Just a State of Mind
  Yorum alanı

“DARKANE – The Sinister Supremacy” yazısına 12 yorum var

  1. tolga says:

    Albüm kritiği her zaman olduğu gibi güzel ve eğlenceli. Darkane her zaman sevdiğim bir grup oldu. Albümden 2-3 şarkı dinledim ve her şey yolunda görünüyor. Dediğin gibi böyle adamlar çıkıp böyle güzel işler yaptıkça bu müziği dinlemek farz bize.

  2. Ugur says:

    Canavar gibi albüm sahiden.Darkane insanları hiçbir zaman hayalkırıklığına uğratmayan bir grup.

    Demonic Art konusuna gelince; açıkcası ben o albümü grubun en “catchy” ve sade şarkılarının yer aldığı albüm olduğu düşüncesindeyim.The Killing of I misal, bağıra çağıra söylemişliğim var.

  3. progressive says:

    Albüm güzel yorumlar almış ama ben çok sıkıldım dinlerken kesinlikle bana hitap etmiyor.2013 diyince aklıma en son gelecek albümlerden.

  4. Sheva says:

    Ne güzel albümsün.

  5. Beleg says:

    2013 içinde en çok dinlediğim albümlerden biri, hatta direk en çok dinlediğim albüm sanırım. O kadar bağlıyor ki kendine çıkamıyorum içinden. 2.5 ve 8. şarkıları her hafta 3-4 defa bağıra bağıra söylemişimdir heralde. Geçen sene “Rusted Angel”la bağlanmıştım gruba bu sene de bu albüm köpeği etti. Hakikaten kendine özgü bir tınısı var Darkane’nin ve thrash-death yapan gruplar arasında en gaz ve akılda kalıcı şarkıları yapan grup olabilir The Forsaken’la beraber. Ama gariptir ki ikisi de kalitelerine göre çok çok çok az bilinen gruplar. 9.

  6. 12ParmakBağırsağı says:

    Oha lan. En üstteki fotoda adamın tişörtünün üstünde yasin yazıyor.
    Küçük bir mutluluk yaşadım.

  7. Ömer Kuş says:

    Daha önce de Ahmet’in bi yazısıyla gaza gelip eski albümlerinden birini dinlemiştim ama çok sarmamıştı. Bu yazı vesilesiyle bu albüme şans vereyim dedim ve abooooov. Nasıl albüm lan bu? Hastası etti anında. Kütür kütür, dinledikçe dinleyesim geliyor. Hayvanat rifler, davullar, bi de mis gibi prodüksiyon. Eski albümlerine de tekrar bakmam lazım şimdi. Bu albümü 234823 kere dinledikten sonra tabii.

    Bir kez daha teşekkürler Saraçoğlan.

  8. Başer Çelebi says:

    Bu kadar iyi bir grup olup da adını duyuramamak ne kötü bir şeydir… Nerede hata yapıldı acaba? Yeni keşfettiğim ve hastası olduğum bir grup oldu Darkane. Helal olsun adamlara, teşekkürler Ahmet’e! :)

  9. Ne demek efendim, görevimiz. :)

  10. GiantZillerIndo says:

    bu mackrory tontişi andromeda filan da acayip güzel sırtlıyo şarkıları.

  11. Darkane neden bu kadar yok sayılıyor anlamıyorum gerçekten. Her şeyleri mükemmel ulan. Buna rağmen Spotify dinleme sayıları falan yerlerde. Adamlar da ilgisizlikten iyice saldı; 7 yıl olacak sesleri solukları çıkmıyor. Metal dünyası Darkane’i harcıyor resmen, bu çığlığa kulak ver ey insanlık!

    Her şarkıları iyi ama şu albümden “Humanity Defined”ı falan öyle her önüne gelen grup yazamaz. 1999′dan beri dinliyorum, PA’da yorum yapan arkadaşlar dışında bir tane Darkane bilen adam görmedim.

    2005′te Kanada’da ön grup oldukları konserlerine gittim, en önde tek başıma delirdim, elemanlarla göz göze gelip “BEN SİZİ BİLİYORUM HACI, İLGİSİZ SEYİRCİYİ TAKMAYIN SİZ, KRALSINIZ AMA MİLLET ANLAMIYOR, BAKIN BEN HER ŞARKIYI NOTASINA KADAR BİLİYORUM AŞIRI EĞLENİYORUM” hissini vermeye çalıştım bakışlarımla ashdhasf

    Ugur

    @Ahmet Saraçoğlu, Bu yoruma anca kalp atılır, al: <3<3<3

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.