# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
BLOODSHOT DAWN – Bloodshot Dawn
| 06.01.2013

Bloodshot Dawn.

Seneler ilerledikçe aradığınız tarzda bir müziği bulmak hem kolaylaşıyor, hem de zorlaşıyor. İlham aldıkları grupların bire bir müziğini yapan gruplar olduğu kadar, müziğine yeni tatlar katan, ne istediğini bilen gruplarla da dolup taşıyor internet alemi. Bu cümbüş ve kargaşa içinde dinlediğiniz iyi bir melodiyi gözden kaçırabiliyor veya yeni gördüğünüz bir grubu türüne, ismine, logosuna falan bakıp “bundan iş çıkmaz” diyerek es geçiyorsunuz.

90’larda ve 2000’lerin başlarında metal dinleyen, bu işle o zamanlar içli dışlı olan müzikseverlere kulak verdiğinizde esas sorunun internetten indirdiğiniz bir diskografiyle pasajdan zar zor bulup aldığınız bir albüm kasedinin verdiği heyecanın farkından kaynaklandığını anlıyorsunuz. Bu bağlamda benim gibi yeni nesil (“Teknolojinin içine doğmuş”) müzik hayranlarının önünde çok fazla seçenek oluyor. Dinlemek zorunda hissettiğiniz, övüle övüle bitirilemeyen albümler, yeni çıkan ve metal dergilerinin kapaklarında yer bulan gruplar, djent gibi gelişmekte olan türler falan derken ister istemez korkaklaşmaya başlıyorsunuz. Çok övüldüğü hâlde tırt çıkabilecek albümleri elemeye çalışırken yukarıda saydığım gibi logo, tür vs. gibi yapılmaması gereken sınıflandırmalar yapıyorsunuz. En son vardığınız nokta ise sürekli birbiriyle alakasız grupları indirmenizle sonuçlanmış bir metal arşivine sahip ve sadece grup adlarını, şarkı sözlerini, albüm kapaklarını bilen; kendi zevki oluşmamış, dinlediği müziği hissetmeyen bir sözde müzik hayranı olup çıkmanız oluyor.

Kendinizi bu müzikten soğutmadan, aksine ona bağlamak için yapmanız gereken şeyi arayıp dururken birden kendinizle özdeşleştirdiğiniz bir grubun olmadığını görüyorsunuz. “Benim grubum” diyebileceğiniz derecede bütünleştiğiniz, her yaptığını takip ettiğiniz, tişörtlerini, posterlerini biriktirdiğiniz bir grup yok elinizde. Çünkü günümüzde çıkan tüm gruplar birkaç sene içinde ya para kazanamadıklarından bu işten vazgeçiyorlar, ya da bir şirketle anlaşıp müziklerinden taviz veriyorlar. Topyekün özetle, ruh yok ruh.

Bu kadar sıkıntı içinde umutsuzca internet alemlerinde yer altında kalmış cevher arayan insanların çoğu gibi ben de ilk duyduğum anda aşık olacağım bir melodi, bir rif isterim ki gruba hemen kanım kaynasın, hemen dinlemeye başlayayım. 3-4 yıllık araştırmalarım hiç böyle bir sonuç vermemişti. Taa ki İngiliz metal gruplarını araştırırken duyduğum şu introya kadar:

Bloodshot Dawn’un ilk albümüyle tanışmam bu enfes şarkının girişiyle olmuştu. Şarkıyı dinlemeye devam ettiğimdeyse dile dolanan nakaratı beni alıp götürdü. Evet, alıp götürdü. İlk defa kendi keşfettiğim bir grubun şarkısında bunu yaşıyordum. Ya ben abartmıştım ya da gerçekten bu adamlarda iş vardı.

Bloodshot Dawn, müzikal kalıplar içerisinde melodik/teknik death metalin en thrash metal yönü olarak sınıflandırılabilir. Daha önce çıtlattığım üzere İngiliz olan grup, önceden birkaç demo yayınlamış olsa da esas olayına henüz yeni giriyor ve ben de bu albümle erken karşılaşmış olmaktan dolayı mutluluk duyuyorum.

Biraz da öznel bir çerçevede yorumlayacağım grubun müziği genelde gitar işçiliği üzerinden yürüyor. Hızlı bir davul üzerine kurulmuş ikili gitar kombinasyonları sert oldukları kadar insanın içine işleyen, dile dolanan cinsten. Grup elemanları enstrümanlarına hakimler ve yeteneklerini sergilemekte çekinmemişler.

Elemanlara birazcık değinelim ve geçelim. Grupta bulunan iki gitaristten Josh McMorran’ın öncülük ettiği ve davulcu Doug Anderson’ın sık sık desteklediği(daha anlaşılmaz bölümleri söylüyor kendisi) vokal bölümünde çok fazla varyasyon olmasa da etkileyici bir performans var. Şarkıların enstrümental kısımları ve sololarının ardından zaman zaman hiç anlaşılmayacak şekilde, zaman zaman da çok net bir brutal vokalle nakarat kısımları söyleniyor ki grubun en iyi yaptığı işlerden biri de nakarat yazımı. Bu kadar sert bir müziğe o kadar akılda kalıcı, akıcı nakarat riffleri koymuşlar ki grup sizi içine çekmekte hiç sıkıntı yaşamıyor.

Ben Ellis’e gelecek olursak her ne kadar şarkıların tüm grupça yazıldığını söylense de Doug Anderson’la beraber kendisinin albümde oldukça fazla emeği var gibi geldi bana. Gerek çaldığı lead kısımlar, attığı sololar gerekse müziğe kattığı atmosfer onu grubun etkileyici olmasının en büyük sebebi olarak nitelendirmemi sağlıyor. Bu arada gitarda şarkıları çalmak isteyen arkadaşlara yönelik youtube’dan video paylaşımı da yapıyor kendisi, bir göz atın derim.

Doug Anderson kısmındaysa hem başlığı açıklayacağım hem de blast beatlerinin ve ataklarının enfesliğinden, bulduğu her boşlukta coşmasından, yerinde duramamasından bahsedeceğim. Ve bahsettim. Evet başlık niye böyle, bu ne, ne alaka diyenlere üstteki videonun 4:09 anında davulun üstünde yazan yazıyı okumaları gerektiğini söyleyeceğim. Ha, bu nedir ne değildir onu bilemem lakin Josh bir röportajlarında bunun sebebiniİngiliz olmalarına ve tavuğu çok sevmelerine bağlıyor. İşin aslını bilen, duyan varsa söylesin diye onu da başlığa attım, o da benim şeyliğim. Şeylik.

Albümün konsepti genel olarak “Violence, war, death” olarak özetlenmiş metal-archives’te ancak grup bundan çok daha fazlasını anlatıyor bence albümde. Şarkıların içindeki melodiler sizi alıp bambaşka yerlere götürebiliyor. En azından benim aklıma çok çeşitli çağrışımlar getiren bir albüm ki bunun şarkı yapılarındaki sertlik-melodiklik-akıcılık oranının harika düzenlenmesinin de çok önemli payı var. Bir de tabii ki şarkı sözleri.

Birkaç şarkı önerisi yapayım. Albüm bir arada giden bir albüm değil, her şarkı kendi yolunu çiziyor ve bu her ne kadar şarkı bazında incelemeye girme gerekliliğini hissetmeme sebep olsa da onlarca farklı hisse, çağrışıma girmeye gerek duymadım. Herkesin yorumu farklı olacaktır sonuçta.

Öncelikle Beckoning Oblivion’ın nakaratı ve girişi gerçekten enfes. Gazla dolarak giriyorsunuz albüme ve aklınızda ilk şarkıdan bir kısım kalarak ilerliyorsunuz albüm boyunca. “The Quantum Apocalypse”(kafa sallamaya uygun yapısı ve nakaratındaki solosu enfes değil de nedir?) , “Godless” (başındaki brutal vokal saldırısına dikkat) , “Vision” (soloları ve vokal performansı inanılmaz) ve tabii ki o saldırgan riffiyle, canavar gibi brutal vokaliyle “Archetype” albümün zirve noktalarıdır bana göre.

Bloodshot Dawn, İngiltere underground metal piyasasında bir demo ve bir EP’nin ardından bu yıkıp geçen albümle bence en çok ses getiren grupların başında geliyor. 2-3 yıl sonra yeni albümün gelebileceğini belirten ve şu anda deliler gibi turlayan grup esas ününü de konser performanslarına borçlu. Sonuç olarak bu sene duyduğum en kaliteli şarkıların birkaçını barındıran bu albüme bir kulak verin derim. İlerde “Niye daha önceden dinlemedim?” demeyin sonra.

9/10
Albümün okur notu: 12345678910 (8.39/10, Toplam oy: 23)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2012
Şirket
El Emeği Göz Nuru Plakçılık, Unkapanı
Kadro
Doug Anderson: Davul, vokal
Ben Ellis: Gitar, vokal
Anthony Ridout: Bas
Josh McMorran: Gitar, vokal
Şarkılar
1. Beckoning Oblivion
2. Dedication to a Dead Cause
3. Forlorn World
4. Godless
5. Vision
6. Sentient Disease
7. The Quantum Apocalypse
8. Sickening Dogma
9. Illusion Aesthetic
10. Prototype
11. Archetype
  Yorum alanı

“BLOODSHOT DAWN – Bloodshot Dawn” yazısına 19 yorum var

  1. Teşekkürler Beleg. Taş gibi soundlu, iyi bir grup tanıttın bize.

    Beleg

    @Bahadır Sarp, beğenildiğine sevindim, cidden taş gibi soundları. Baya uğraşılmış olduğu her açıdan belli oluyor zaten albümde.
    Bu arada yazının başlığını “bitchez love chicken” olarak atmıştım hatta bir paragrafta bunun sebebini anlattım. Aslında böyle daha iyi olmuş(ayrın meydın, ayrın meydın, ayrın meydın hesabı) ama en azından o bölümü yazma sebebimi söylemiş olayım, saçma duruyor çünkü şu anda.

    Ahmet Saraçoğlu

    @Beleg, başlığı değiştirme sebebiyle ilgili mail atmıştım sana.

    Beleg

    @Ahmet Saraçoğlu, evet öyleymiş hakikaten, hiç bakmamıştım dün geceden beri mailime. Neyse bu sebeple açıklamış da oldum o paragrafı hem, havada kalmadı.

  2. Bu ara kritikler sayesinde pek ilgilenmediğim tarzlar deneyesim gelmeye başladı. Teşekkürler, kısa sürede bakacağım.

  3. Korhan Tok says:

    Godless’la The Quantum Apocalypse’i dinledim. Tekrar Godless’a döndüğümde şarkının sonlarına doğru kendimi air gitar yaparken buldum ki ben davul çalan bir insanım.

    Ben bir bakayım bunlara ya, teşekkürler kritik için.

  4. Canroth says:

    @Beleg çok teşekkürler… Uzun zamandır müzik dinlerken hiç bu kadar oha oha dememiştim.

  5. Swedish says:

    Özellikle kritiğin eskiden albüm almak grup ve yaptıklarını özümseme adına yazdıklarının altına imzamı atarım çok güzel anlatmışsın
    Grubun yaptığı müzik gerçekten üzerine çok uğraşılmış duruyor .daha ilk videodaki parçada bırbırınden sıkı riff ve sololar var.Benim ve özellikle sitede müzik zevkini bildiğim melodic death metalcilerin dibi düşecektir.
    Kritik yazım şeklin beni epey etkiledi diycem sanki bir metal gürusuyum da böbürleniyom gibi anlaşılsın istemem :)) ama bu hissetiğimin de başka ifade biçimi yok
    Kısacası böyle bir grup ile tanıştırdığın için sağolasın

  6. Jester says:

    Grup çok iyi de ben ilk dinlememde bazı şarkıları çok uzun bulmuştum, şimdi bakınca hiç öyle bir şey olmadı. Yazı için teşekkürler.

  7. saw you drown says:

    Albüm iyi de bayıyor bir süre sonra sanki.

  8. uçan finli says:

    hakikaten çok iyi grupmuş, kritik için teşekkürler. Var mı bunlara benzer yeni çıkan yetenekli ama tanınmamış gruplar.

    Beleg

    @uçan finli, ne obliviscaris ve black breath çok sağlamdı ve az yerde isimlerini gördüm. Gerçi tam olarak yeni gruplar değiller ama 2012de 8-9 alacak albümler yaptılar. Bunlar haricinde allegaeon, elysian ve vanisher var ama daha ortalama gibiler bence. Sağlam anları var gerçi. Bir de reverence’ı öneririm, prog. power olarak. Şu anda aklıma bunlar geldi en az bilindik olarak.
    Olumlu yorumlar için herkese de teşekkür ediyim bu arada

    uçan finli

    @Beleg, ne obliviscaris’ i zaten dinliyordum ama black breath’ i yeni duydum bir bakayım. Progresifden ziyade kütür kütür soundlu thrash veya heavy metal albümleri tercihimdir her zaman

  9. Baybora says:

    Çok önceden ortamlarda görmüştüm,kapağı ilgimi çekmişti. Ama nedense çöpe atmıştım direk. Üstünden bayağı bir zaman geçti,şimdi önceki hislerimden pişman olmak umuduyla tekrar dinleyeceğim. Teşekkürler.

  10. Pek orijinal bulmadım. İki klip şarkısı da çok sıkıcı geldi, sanırım bu thrash soslu işler bana gelmiyor pek haha. Sağol kritik için.

    Beleg

    @Batuhan Bekmen, tahmin etmiştim yorumunu, beni şaşırtmadın haha

  11. Godless’ta 2.58′de giren rif O KADAR Carnal Forge ki bu kadar olur. Testify For My Victims’den çıkmış gibi.

    Ugur

    @Ahmet Saraçoğlu, Testify For My Victims ne güzel albümdü be :|

  12. Godless parçasını beğendim baya. Ayrıca vokal Bahadır Uludağlar’a çok mu benziyor yoksa bana mı öyle geldi?

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.