# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
BORN OF OSIRIS – The Discovery
| 11.06.2011

Sahalarda görmek istediğimiz hareketler.

Born Of Osiris’in henüz 3 albümü var. İşin başından beri Deathcore’un kısıtlamalarının farkında oldukları için, ilk albümden başlayarak yaptıkları müziğe bazen yan element, bazen de ana element olarak elektronik öğeler, klavyenin daha çok yedirildiği bölümler eklediler.

Bunu yaparken aynı zamanda karakterli melodi ve solo yazımına da önem verdiler. Tüm bunları oldukça etkili bir şekilde yaptıkları için ilk albüm çalışmaları olan “The New Reign” ile türün zirvesine ulaştılar. A Higher Place’de kendilerini farklı yapan faktörler, modernleşmiş bir soundla daha da belirgin oldu. Ancak A Higher Place ne kadar güzel olsa da bir şeyler eksik gibiydi; kimi zamanlar dinleyenlerin bir enstürman – sound karmaşasına boğulması olasıydı. The Discovery için ise 2011’in en iyi albümlerinden biri diyebilirim.

Grubun hem sound hem melodilerinin şekillenmesinde iki önemli kişi rol oynuyor: Biri gitarist Lee Mckinney, diğeri de klavye/geri vokal/efektlerden sorumlu Joe Buras. Kimi zaman kasvetli, kimi zaman coşkun bir havaya sokulan melodiler, klavyenin gitarı arka plana almasıyla veya gitarın klavyeyi arka plana almasıyla sergileniyor. Oluşturdukları melodilerin genel özelliği The Discovery’e kadar olan iki albümde bu şekilde özetlenebilir. Ancak “The Discovery”de eskilere nazaran daha fazla solo, daha fazla elektronik alt yapı ve daha olgunlaşmış rifler var. Grubun kurucularından, henüz 22 yaşında olan gitarist Lee Mckinney’nin en delişmen soloları bu albümde mevcut. Davulcu Cameron Losch da grubun kurucu ve kilit elemanlarından. Mckinney gibi, onun da gösterdiği hüner, yaşıyla ters orantılı.

Albümdeki vokallerin de eskilere nazaran çok daha güçlü olduğunu belirtmem gerek. Ronnie Canizaro’nun artık çok daha kendinden emin bir brutali var. Önceleri vokali kötü veya rahatsız edici olmasa da, şu ankine kıyasla biraz daha kuru gibiydi. Bu albümde kulağa çok daha dolgun, daha agresif geliyor. Klavyeci Joe Buras’ın yaptığı geri vokallerin çoğalması, zaman zaman Canizaro ile paslaşmaları da çeşitliliği arttırmış. Dolayısıyla vokal konusunda şu ana kadar en iyi Born Of Osiris albümü şüphesiz “The Discovery”dir diyebilirim.

The Discovery’de çok daha “teknolojik” bir sound var. Devin Townsend tarzı bir teknolojikliğe yakın diyebilirim. Gitar tonunun Djent’e kayması, elektronik öğelerin sıklığının artması ilk andan anlaşılan farklılıklar. Aslında elektronik öğelerin sıklığı arttırılmakla kalmıyor, zaman zaman diğer tüm enstürmanlardan bağımsız olarak yer alıyorlar. Shaping The Masterpiece, A Solution, The Omniscient, XIV/Behold gibi parçalar bir metal albümünde elektronik öğelerin kullanımı konusunda ders verir nitelikte.Daha önce birçok kritiğimde metal müziğin, eğer ayarında kullanılırsa elektronik öğeler ile çok iyi bir hale gelebildiğini belirtmişimdir. The Discovery’de bu öğeler kimi zaman köprü olarak, kimi zaman odak noktası olarak, kimi zaman epik bir kapanış olarak parçaların içine yedirilmiş biçimde. Bu açıdan, hem diğer Born Of Osiris albümleriyle, hem diğer gruplarla kıyaslanınca elektronik altyapılar albümü çok farklı bir yere getiriyor. Şunu açıkça söyleyebilirim: The Discovery tüm bu Sumeriancore grupları arasında, bulunduğu camiada elektronik öğelerin en harika biçimde kullanıldığı albümdür.

Albümün muhtemel bir eksi yönü ise bu teknolojik havadan ötürü nadiren de olsa dinlenen müziğin mekanik bir his verme ihtimali. Ancak bunun elektronik öğelerden ziyade, gitarın kendi tonuyla alakalı olduğunu düşünüyorum. Önceki albüm “A Higher Place”te de benzer bir his yaşamıştım. The Discovery’de daha iyi düzenlemelerle o ses karmaşıklığı durumunu biraz onarmış gibiler, ancak yine de o “The New Reign”deki gibi dinleyene kafa göz giren bir ton yok. Yine de dediğim gibi, The Discovery bu konuda “A Higher Place”ten daha iyi.

Genel olarak 30 – 45 dakika arası süren deathcore albümleri, süresinden ötürü “eğlencelik, çerezlik albüm” hissiyatı yaratma eğiliminde olur. Oysa “Awaken The Dreamers”, “[id]”, “A Higher Place” gibi kısa süreli olmalarına bir türlü anlam veremediğim albümler oldukça dolgun, dipdiri, bıngıl bıngıl albümlerdir. 1 saate yakın süresiyle, Born of Osiris ve buna benzer gruplar içerisinde olumsuzluk yaratabilecek bir “albüm süresi” meselesinden yırtıyor “The Discovery”.

Born Of Osiris’i daha önceleri zayıf bulan eleştirmenler ve bir takım dinleyicilerin fikrinin The Discovery albümü ile değiştiğini de eklemek isterim. Bu albüm ile Born Of Osiris elemanları enstürmanlarına daha hakim bir halde, cesurca işlere kalktılar. Sonuç ise bana göre oldukça başarılı.

Zamanında türünün zirvesine ulaşmış bir grubun, sonrasında onu daha da ileri taşıyacak, standartlarını yükseltecek şeyler yapması şaşırtıcı değil.

duraganyolcu

8,5/10
Albümün okur notu: 12345678910 (7.91/10, Toplam oy: 58)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2011
Şirket
Sumerian Records
Kadro
Ronnie Canizaro: Vokal
Lee McKinney: Gitar
Joe Buras: Klavye, efektler, geri vokal
David Darocha: Bas
Cameron Losch: Davul
Jason Richardson: Gitar
Şarkılar
1. Follow The Signs
2. Singularity
3. Ascension
4. Devastate
5. Recreate
6. Two Worlds Of Design
7. A Solution
8. Shaping The Masterpiece
9. Dissimulation
10. Automatic Motion
11. The Omniscient (An Interlude)
12. Last Straw
13. Regenerate
14. XIV
15. Behold
  Yorum alanı

“BORN OF OSIRIS – The Discovery” yazısına 28 yorum var

  1. Ertuna Yavuz says:

    bu kapak 3d mi oluyor?

    Ugur

    @Ertuna Yavuz, http://parablev.deviantart.com/ Adamın çalışmaları harika ya.

    Punisher

    @Ugur, gerçekten elemanın süper çalışmaları varmış, sayfa için sağol dostum. Albume 9u bastım ve bende deathcore olmadıklarını düşünüyorum

    lefthandpath

    @Ertuna Yavuz, hayır 3d değil fotomanüplasyon. kullandığı teknikler 3d hissiyatı yaratmış olabilir.

  2. Vornskr says:

    İşte bu kritiği bekliyodum günlerdir!Bu güne kadar dinlediğim en olgun/başarılı -core albümlerinden biridir the discovery.Fakat notun kesinlikle düşük olduğunu düşünüyorum.Benim için the discovery BTBAM’nin colors’ı değerindedir.Ve recreate’in 00:25′indeki gitar çılgınlığını çalabileni alnından öperim…

  3. Ugur says:

    Albüm şahane ama Singularity ayrı bir şahane.Bu sene en çok dinlediğim parçalardan bir tanesi.Bir de bu adamlara Deathcore falan diyorlar ama bu bildiğin Melodic death yahu.Yanlışım varsa düzeltin.

    trust

    @Ugur, bu tiplerden core çıkmaz zaten anca o dediğinden olur. Moda artık ne de olsa..

  4. saklanan saman says:

    her yeni çıkan core-progresif arası albümü colors’la karşılaştırmayın lan. dünya üzerinde between the buried and me dahil kimse götünü parçalasa öyle bi albüm daha yapamaz. sinirlendim ha.

  5. ozgur says:

    Az bucuk uc bes sarkisini dinlemistim bunlarin, fena gelmemisti ama core oldugu icin tabi bayikti. Sonra gecenlerde sahnede izledim daha da bayik gelmisti cok afedersiniz.

    albumu dinlemeden bok atabiliyorum boyle.

  6. bu grup çok çekici gelmiyo bana. veil of maya varken özellikle de.

    comfortinBRUTALiTY

    @Ahmet Saraçoğlu, +1′lerin +1′i yorum. Dinlemeye çalıştığımda direkt VoM’a geçiyorum nedense.

  7. rajeesh says:

    born of osiris’i bu albümle tanıdım ben, daha öncede duymuştum fakat en fazla youtubedan 1 2 şarkısını dinlemişimdir. her neyse albüm şahane. diğer albumlerine pek bakamadım genelde 1 2 şarkıdan sonra hep bu albüme döndüğüm için

  8. Avcı says:

    XIV-Behold ikilemesini her dinleyişimde eriyip giderim…

  9. duraganyolcu says:

    Ani bir aşırı hayranlık gazla sadece ünlemlerden oluşan spam gibi bir şey atmıştım ehe, ama millet şunu görmeniz lazım:

    http://www.youtube.com/watch?v=kgzVNcg1T88

    saklanan saman

    @duraganyolcu, oha kız solonun yarısından fazlasını 3 parmağıyla çaldı.

    masteroforion

    @duraganyolcu, Kızın solonun bitişinde bir bakışı var. Pure evil mk.

  10. masteroforion says:

    Ne şahane albümmüş bu yahu.

  11. FOOOLLOOOOOW THE SIIIIIIIIIIIIGNSSSSSSSSSS!!!

  12. blackroseimmortal says:

    çok iyi albüm de, hiphop beatinden tut techno dub pop trip hop, yani hayvan gibi gidiyor albüm, a solution diye bi şarkı, iyi giden bir beat’e bu kadar “yumuşak” vokaller, yanlışlıkla justin timberlake mi açtım acaba diye bir his oluşturuyor… grubun amerikalı olmasından kaynaklansa, melodiler çok “cheesy”(bunun türkçesi de var ama yazsam ayıp olur), güzel melodi yok değil de, bazı melodiler çok sırıtıyor… albümünde bu kusurlar olmasa çok rahat 9 veya üstü alabilirdi, inşallah sonraki yıllarda şu “cheesy”liklerinden kurtulurlar… 7/10

  13. ismail vilehand says:

    gitarlar gayet başarılı (özellikle aksak ritmler şahane) ama o klavye nedir arkadaş? klavye atmosfer yaratmak için kullanıldığında bazen güzel olabiliyor ama Born Of Osiris klavyeyi atmosfer bozmak için kullanmış sanki. aradaki clean vokaller ve elektronik müzik tarzındaki geçişler ise baya gereksiz.

    albümde çok hoş kısımlar da yok değil ama aynı türde Veil Of Maya ve After The Burial gibi gruplar varken bu grubu dinleyesim pek gelmiyor. ancak çoğu insan benimle aynı fikirde değil. Veil Of Maya ve After The Burial’den daha popüler bir grup Born Of Osiris.

    Berker İlhan

    @ismail vilehand, ben seninle aynı fikirdeyim , After the Burial ve Veil of Maya bu gruptan çok çok daha yaratıcı ve özgün işler yapıyorlar.

    blackroseimmortal

    @ismail vilehand, çok haklısın, o klavyeler popumsu geçişler felen öğğhh

  14. Berca B. says:

    Ben bu albümü tamamen şans eseri edinip dinledim. Ne Born of Osiris adını duymuşluğum ne de daha önce herhangi bir şarkılarını dinlemişliğim vardı. Kimseden de yönlendirme almadım, hiçbir yargı yoktu kafamda, dediğim gibi tamamen şansa dinledim. Ve çok çok beğendim. Gerçekten tarzla neredeyse hiç alakam olmamasına rağmen günlerce tekrar tekrar dinledim. Hele Recreation’daki gitar olaylarını Batu’ya övmüşlüğüm ve sonunda “orayı” özürlü gibi ağzımızla yaparak Thrown to the Sun kayıtlarını trollemişliğimiz çoktur.

    Neyse, albümün kritiğinin yapıldığından da haberdar değildim. Görmüşken aklımdakileri yazayım ve puan vereyim dedim. 9.

    Batuhan Bekmen

    @Berca B., dit diri düüüv dirü dirü diüüüüüğv

  15. Yagiz says:

    Sololarin hepsini jason richardson caliyordu arkadaslar gunumuz canlu performanslari rezil jasoni yollamiycaklardi ayrica hiii bu core bi kre corecular .sss diyen arkadaslarin bu albumden herhangi bir sarkiyi calmaya calismalarini rica ediyorum sadece mumkunse behold veya devastate

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.