# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
GEORGE KOLLIAS (NILE) Davul Kliniği – Rock n Rolla, 29 Mayıs 2011
| 30.05.2011

Tatatatatatata ve daha fazlası.

Bu bir yetenek midir bilmem ama davul çalan insanları uzaktan tanıma gibi bir özelliğim var. “Bu adam kesin davulcu” dediğim pek çok kişinin gerçekten de davul çaldığını öğrenmişliğim epey fazladır. Dün Taksim Meydanı’ndan iki dakikalık mesafedeki Rock n Rolla’ya giderken “Bak bu da oraya gidiyor” dediğim iki kişiyi -ki bu kişiler metal tişörtü falan da giymiyorlardı- mekanda görmemle, bu üstün yeteneğimin bir kez daha başarıyla sonuçlandığı görerek hüşû ile doldum.

Saat 17.15 sularında NILE davulcusu George Kollias aramızdan geçerek sahnede beklemekte olan davul setinin başında yerini aldı. Mekandan dolayı, zaten alçak olan sahnede kurulu bir davulun arkasında oturan bir adamı görmek, çoğu kişi için epey zor oldu. En önde duranlar haricinde herkes, aralıklardan, kıyıdan köşeden Kollias’ı görmeye çalıştı diyebilirim.

Kollias kliniğe şarkılarla başladı. Kafir! ile başlayan ve isimlerini hatırlayamadığım dört NILE şarkısının ardından, Kollias bir tane de hazırlıklarını sürdürdüğü solo albümünden şarkı çaldı. Davulun ve çalan müziğin dengesi, en azından benim durduğum yerden gayet iyi duyuluyordu.

Bu performansların ardından soru cevap bölümüne geçildi. İlk iki soruyu hevesli gibi atlayıp sorduktan sonra, baya dolu olan mekandan soru yağmuru başladı. Neredeyse bir buçuk saat boyunca hiç durmadan soru cevaplayan Kollias, epey bilgili olan bazı arkadaşların teknik sorularını da zaman zaman anlatarak, zaman zaman da davul üstünde göstererek cevapladı.

Sorulan sorulardan aklımda kalanlar şunlardı:

- NILE davullarını sen tek başına mı yazıyorsun yoksa bestelenen şarkılar için Karl veya Dallas sana temel bir davul şeması veriyorlar mı?
- Senden önceki NILE davulcularından hangisinin çaldığı şarkıları öğrenmesi daha zordu?
- Heel-toe tekniği konusunda bilgi.
- Oldschool davulcular neden yeni nesil kadar hızlı çalamıyorlar?
- Şu anda kendi davul setinde çalsaydın daha mı iyi çalardın?
- Pedallarla ilgili sorular.
- NILE’a giriş sürecine dair sorular.
- Metal haricinde dinlediği şeyler. (Dediğim gibi sıklıkla funk dinliyormuş ama mesela yeni HATE ETERNAL albümü aklını almış.)
- Derek Roddy’nin DREAM THEATER’da denemeye katılması ve Mike Mangini’nin seçilmesi. (Buna dedi ki, “Mike Mangini’nin adaylar arasında olduğunu duyduğum anda onun olacağını söylemiştim. Kimya olarak en uygun kişi oydu, ama orada tek bir efsane vardı o da Virgil Donati.”)
- Ekstrem davul egzersizi için önerileri (“Birlikte çalarak egzersiz yapmak için, blast ve twin hızları tam kıvamında olduğu için MALEVOLENT CREATION ve MORBID ANGEL’ı öneririm” dedi.)

Atina’daki iki stüdyosundan,12 yaşında davul çalmaya başladığı zamanlardan, NILE’ın beste sisteminde kendisine düşen görevlerden tutun da, Lombardo’ya, Bostaph’a, Sandoval’a kadar pek çok davulcuyu da içeren yorumlarda bulundu. Gayet cana yakın bir insan olduğunu ilk andan belli eden Kollias, hazırlıklarını sürdürdüğü yeni DVD’sinden ve bununla ilintili bazı teknik detaylardan da bahsetti. İngilizce bilmeyen seyirciler bu soru cevap kısmında arka tarafta konuştularsa da, onlara bir şey diyemeyiz tabii çünkü İngilizce bilenler için gayet eğlenceli olan bu kısım, bilmeyenler için baya uzun gelmiştir.

Blast ve double kick tekniklerinin ön plana çıktığı klinikte Kollias, NILE’a nasıl girdiğini ve davul eğitimiyle ilgili düşüncelerini de gayet eğlenceli şekilde anlattı. Özellikle çok hızlı double kick gidilen kısımlarda davulcuların tüm vücutlarının kitlenmesini çok komik anlattı. Soru cevap kısmının en ilgi çekici kısımlarından biri de, Kollias’ın, çoğu davul eğitmeninin öğrencilerine aşıladığı “Önce yavaş çalmayı öğrenin” savını kabul etmediğini söylediği ve “Hızlı şeyler çalacaksanız, hızlı şeyler çalışın” şeklinde telkinde bulunduğu kısımdı.

Yine soru cevap arasında, Kollias’ın turne ve albüm kaydı dışındayken funk dinlediğini öğrenmiş olduk. Yine o arada bir seyirci Yunan grup ACID DEATH’in akıbetini sorunca ben de dayanamadım ve “Yeni SEPTICFLESH albümünü dinledin mi hafız, Fotis manyak değil mi sence de?” diye atıldım. Kollias’ın cevabı da Fotis’in muhtemelen Yunanistan’daki en iyi metal davulcusu olduğu şeklindeydi. Tabii ardından “Ben de fena değilim” gibisinden bağladı.

Kollias son olarak bir şarkı daha çalıp kliniği tamamladı. Sonuç olarak hem bilgilenme, hem de yarman bir performans izleme açısından gayet doyurucu iki saat geçirdik. Kollias bir çok sefer İstanbul’da bulunmaktan dolayı onur duyduğunu ve NILE’la da mutlaka geleceklerini söyledi. Umuyoruz, bekliyoruz.

Bu güzel olayın gerçekleşmesinde emeği olan herkese teşekkürlerimi sunuyorum.

  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Yorum alanı

“GEORGE KOLLIAS (NILE) Davul Kliniği – Rock n Rolla, 29 Mayıs 2011” yazısına 42 yorum var

  1. Son videoda 280 bpm’deki çift kros kısmında aklımı kaybettim. Ama en can blast 250 bpm bence. tam kıvamında.

    Berker İlhan

    @Ahmet Saraçoğlu, 235-240 bpm’ e kadar tek ayakla bile çift krosun yaptığı etkiyi yaratıyor ,adam müthiş.

  2. Exorsexist says:

    teknik, hız vs konusunda çok iyi olsa da ritim becerisi olarak çok zayıf bir davulcu bence.

    Berker İlhan

    @Exorsexist, evet elleri biraz zayıf ama ayakları cidden fena

    malavuranga

    @Exorsexist, evet tekniği iyi, hızı da var ama uzaktan atılan şutlar konusunda biraz sıkıntı var, sabri’den hallice diyebiliriz.

    Batuhan Bekmen

    @Exorsexist, Yakın zamana kadar favori davulcularım arasında yer alsa da, DVD’sini izledikten ve Nile’da çaldığı albümleri tekrar bi gözden geçirdikten sonra ayın bu sonuca varmış bulunmaktayım. Devamlı olarak aynı patternlar üzerinden gitmesi çok can sıkıcı olabiliyo.

    malavuranga

    @Batuhan Bekmen, ben de nile’ın in their darkened shrines albümünde çalan tony laureano’yu çok daha manyak buluyorum bu adamdan. ama gene dinlemek lazım tabii iyicene hepsini.

    Berker İlhan

    @malavuranga, Evet Tony teknik olarak biraz daha iyi gibi ama Nile’ın doğu ezglerine en uygun davulcu Kollias bence ki patternlarının sıkmasının da en büyük sebebi bu sanırım.. Başka bir grupta çalsa nasıl bir performans sergileyecek merak ediyorum.

    Exorsexist

    @Batuhan Bekmen, özellikle şu trampet ve tomtom’lar arasında yaptığı(16. saniyede yaptığı olay) vuruşlar hep aynı. şu 4. dakikalık videosunda en az 10 kere yapmıştır o vuruşu.

    malavuranga

    @Exorsexist, ama bilerek yapıyo onu, adamın amacı aynı ritmi metronom hızını arttırarak çalmak. adamı itin götüne sokmayalım beyler xD

    illuminati

    @malavuranga, xD ne ya

  3. b says:

    oha! mükemmel.

    ahmet saraçoğlu, yanic bercier mi george mu?:)

    Ahmet Saraçoğlu

    @b, benim için bercier baya bi üstlerde. Kollias’ın anormal bi varyasyonu yok bence ve bazı soloları sıkıcı geliyo. ama tabi hayvandır, izlemek lazım, o kesin.

    Emre

    @Ahmet Saraçoğlu, sadece quo vadis te dinledim bercier i keske full twin gidip durmasa diyorum bazen.bi de atakları da tek duze geliyo bana.

    Hixxxer

    @Emre, Bercier’in trigger kullanimi bayiyor. Cok abartiyor trigger isini fizik muh. Diye de olmaaz ki canniim

    burak canik

    @Hixxxer, katılıyorum. bana hitap etmiyor tarz olarak. kollias kat kat üstündür.

    burak canik

    @Emre, 3 saniyede bir ışıkhızıyla tomları gezmesi can sıkabiliyor. ama hayvanın önde gideni. In Contempt nedir mesela yuh amk ya.

  4. cenkozmercan says:

    alında nergal’le kapışır diye düşünüyorum

    saklanan saman

    @cenkozmercan, başa baş aman alına alın bir mücadele geçeceği kesin.

    aliihsan balı

    @cenkozmercan, nergal her tülüm ezer, ama george’un da bi kaç senesi var.

  5. Onur says:

    ilginç bir proje gibi gözüküyor.Ne kadar gerekli orası tartışılır.

  6. Lefthandpath says:

    haha başlık süper olmuş.

  7. baya güzeldi. çok kalabalıktı ve çoğunlukla bilen bi kitle vardı. özellikle soru cevap kısmı güzeldi. baya sempatik adammış george. ilk 2 soruyu soran bendim bu arada. :)

    Akın

    @Ahmet Saraçoğlu, ben de acaba sayın saraçoğlu mu diye düşündüydüm o an da emin olamadım , selam vercektim veremedim:)

    Ahmet Saraçoğlu

    @Akın, hadi ya, neyse artık başka bi konserde karşılaşırız belki yine.

    Exorsexist

    @Ahmet Saraçoğlu, dünyanın en kısa klinik özetini yaptın gerçekten.. biraz daha detaylı olarak anlatabilir misin? merak ettim de

    Ahmet Saraçoğlu

    @Exorsexist, buyrun.

    Exorsexist

    @Ahmet Saraçoğlu, iyi olmuş yazı, saol.

  8. like fire says:

    hmm, çalışmıyor olsam mutlaka gelirdim. merak ettim ne gibi sorular sordunuz?

    Ahmet Saraçoğlu

    @like fire, yazıya ekledim onlardan da.

  9. Avcı says:

    Keşke kocaeli’de olmasaydım da buna katılabilseydim…

  10. burak canik says:

    imrendim :( teşekkürler yazı için

  11. yazıda belirtmeyi unutmuşum, kollias trigger’ın neden önemli ve gerekli olduğundan da uzun uzun bahsetti. kolaya kaçmak olmadığından, nile veya benzeri bir grupta çalıyorsanız zorunluluk olduğundan söz etti.

    bi de caz davulcularıyla konuşurken, “ben metal davulcusuyum” dediğinde caz davulcularının girdiği tripleri anlattı çok komikti orası.

    Avcı

    @Ahmet Saraçoğlu,tripler dediğin aşağılama mı yoksa takdir etme mi?

    Ahmet Saraçoğlu

    @Avcı, küçümseme gibi. “Aaa hâlâ metal çalan mı var” gibisinden bi şeyler işte.

  12. O trigger mevzuna ben de naçizane bir açıklama yapayım. Trigger, adından da anlaşıldığı üzere davulcunun vuruşuyla tetiklenen ve vuruşu DAW’a midi olarak aktaran bir alet. Genelde benim aldığım izlenim, “bir davulda trigger varsa o davulcu milleti kandırıyordur.” Bu playback yapmak gibi bir şey değil. Davulcunun tuşesini ve vuruşlarını net görmesine yardımcı olan, gerektiğinde istediği davul parçasının sesini rahatlıkla bir başkasıyla değiştirebilmesini sağlayan bir alet. Metal müzik gibi bir tarzın içinde bolca agresiflik ve hız olduğundan dolayı kontrol etmesi oldukça güç davul partileri içeriyor. O yüzden bu tarz şeyler bize iyi bir duyum sağlamak için yapılıyor. Ha sen çalışını dijital ortama aktardıktan sonra istediğin gibi düzenleme yapabilirsin orası ayrı ama Yanic Bercier gibi bir davulcu böyle bir şey yapıyorsa, bu bir kurnazlık değil, 200 metronomdaki 32′lik trampet vuruşlarını bize güzel duyurmak istemesindendir. İyi davulcu zaten konserde kendini birçok özelliğiyle belli eder, işin sırrı yankı ya da kompresör değil diye düşünüyorum.

  13. Exorsexist says:

    keşke birisi sorsaymış nile daha ne kadar kötü albüm yapacak diye.

  14. Exorsexist says:

    bir de şu soruların cevabını hatırlıyorsan yada hatırlayabildiklerini yazar mısın?

    - NILE davullarını sen tek başına mı yazıyorsun yoksa bestelenen şarkılar için Karl veya Dallas sana temel bir davul şeması veriyorlar mı?
    - Senden önceki NILE davulcularından hangisinin çaldığı şarkıları öğrenmesi daha zordu?
    - Oldschool davulcular neden yeni nesil kadar hızlı çalamıyorlar?
    - NILE’a giriş sürecine dair sorular.

    Ahmet Saraçoğlu

    @Exorsexist, ilk 2′sini ben sordum zaten ve soru cevapın ilk 2 sorusuydu. ilkini sorunca millet biraz ehi ehi yaptı “ya kim yazacağıdı” tadında. :) sonra demek istediğimi açtım biraz, bi davulcuya sadece gitar track’i vermek demek davulcuya besteyi değiştirme imkanı verdiğinden, Karl sana genel bi şema veriyor mu, burada sadece gitar olacak burası yavaş burası coşkun gibisinden falan dedim, o şekilde anlaşıldı demek istediğim.

    - O soru için: “Tümünü ben yazıyorum, onların da kafasında bir şeyler oluyor tabii ama karışılmasını istemiyorum” dedi. “Kimse bilmez ama Dallas aslında metal dünyasının en iyi davulcularından biri, olağanüstü bi ekstrem metal davulcusudur ama o gitarı seçti” dedi. O yüzden Dallas davul partisyonu yazabiliyormuş ama Kollias “Davullar bana bırakılsın istiyorum ve minör düzeltmeler haricinde öyle de oluyor, kısacası tüm davullar bana ait” dedi.

    - Ondan öncekiler arasından en zoru olarak Pete Hammoura’yı söyledi. Laureano ve Roddy de çok zor şeyler yazdılar tabii ama Hammoura’nınkiler daha bi zordu dedi. Hatta içimden dedim, Laureano’nun yazdıklarından bahsederken The Blessed Dead’in adını mutlaka anar diye, onu da dedi. Bi de ABD’ye gittiğinde ona sadece Hammoura yardım etmiş hem davul konusunda hem her türlü konuda. Çok iyi bi adammış.

    - Oldschool davulculardan daha hızlı çalma olayına normal dedi, hem türün gerekliliklerinden ötürü yeni nesil ekstrem metal davulcularının daha çok kasması, hem de her şeyde olduğu gibi zaman ilerledikçe nesillerin gelişmesi vs.

    - Nile’a girişi konusunda, en sevdiği grup Nile’mış ve Nile şarkılarını rahat şekilde çalabiliyomuş kendi kendine. Sonra yanlış hatırlamıyosam başka birisinin bu çalarken çektiği bi video konmuş youtube’a, bi süre sonra da davulcusuz kalan Nile’dan mail gelmiş “davulcumuz olur musun” diye. Bu da havalara uçmuş. “nile’ın davulcu konusunda fazla seçeneği yok, çünkü çok az davulcu o kadar efor gerektiren davulları her gece her gece çalabiliyo, o yüzden, çalabilen birini görünce hemen atladılar” gibisinden bi şey dedi.

    böyle.

    Exorsexist

    @Ahmet Saraçoğlu, vay tekrar saol. merakımı giderdin. birtek dallas’ın davul çalabildiğini biliyordum hatta aotw zamanında george gruba katılmadan önce davulların bir kısmını dallas ile kaydetmişlerdi.
    ben de laureano diye tahmin ediyordum. derek roddy’nin zor bölümleri olsa da üstesinden gelebilir fakat laureano’nun zil kullanımı vs epey teknik.
    nile’ın epey çağresiz kalıp youtube’dan davulcu araması ilginç geldi. anlaşılan ekstrem metalde uygun davulcu bulmak gerçekten zor. gerçi decapitated de kerim’i bu şekilde bulmuştu.

    burak canik

    @Exorsexist, youtube çağımızın nimeti abi :D

  15. ukd says:

    adam cross değil hilti kullanıyor sanki.

    sağlam davulcu ama ilahlar arasına girmesi zor. genelde aynı ritim varyasyonları deniyor. yine de adamın ayakları acayip ibb metro kazı çalışmalarına bu adamı çağırırsa daha çabuk biter.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.