# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Tartışma
GRUP ÖNERME, SORMA, BİLGİ PAYLAŞIM ORTAMI
| 27.01.2011

Metal paylaştıkça güzel.

Uzun süreli okurlarımızdan like fire’ın “Çok muhteşem gruplar biliyorum ama bunları insanlara önerecek bir platform bulamıyorum” yorumuyla yürürlüğe koyduğumuz bu başlık, metalin olmazsa olmazı “Şu grubu dinlemen lazım” olayının vücut bulacağı bir yer olarak düşünüldü. YouTube, myspace veya o tarz link’ler vererek, “Bakın şu tarzı seviyorsanız köpeği olacaksınız” diyerek, duyup da önerme gereği duyduğunuz grupları burada milyonlarla paylaşabilir, ülke insanının metal konusundaki dağarcığına katkıda bulunabilirsiniz.

Bakalım daha neler duyacağız.

  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Yorum alanı

“GRUP ÖNERME, SORMA, BİLGİ PAYLAŞIM ORTAMI” yazısına 6,838 yorum var

  1. Emre says:

    Bu vesileyle siteye de bir elestiride bulunayim. Pasifagresif ozellikle ’90′lar konusunda ciddi bir hazine. Zamaninda iskaladigim bircok grubu bu site vesilesiyle kesfettim. Ancak -muhtemelen tersi dusunuluyor olsa da- yazarlarin ’80′lerle ilgili bilgi duzeyi dusuk. Diamond Head, Holocaust vb. yerine vasat ve onemsiz power metal gruplarinin tercih edilmesi de bunun gostergesi zaten. Gelen promolar icerisinde eli yuzu duzgun power-klasik heavy albumleri aramaktansa bu konuda arastirma yapilmasini oneririm.

  2. P L A G U E says:

    Viski + vermut + bira + playlist;

    Disentomb – The Decaying Light
    Organectomy – Existential Disconnect
    Vital Remains – Icons of Evil
    Defeated Sanity – Passages into Deformity
    Primitive Man – Caustic
    Outer Heaven – Realms of Eternal Decay
    Anagnorisis – Peripeteia

    hickdead

    @P L A G U E, anagnorisis’in son albümü çok döndürmüşlüğüm var benim de. abd black metaliyle pek aram yoktur ama özellikle de kentucky gibi bir yerden böyle bir grup çıkması beni şaşırtıyor.

  3. Koralp says:

    Herkese selam. Yaklaşık 1,5 aydır piyasayı takip edemedim. Bu süre zarfında kaçırdığım kaliteli albümler varsa yazabilir misiniz?

  4. \m/ says:

    Arkadaşlar zamanında birkaç defa dinleyip beğendiğim ama yıllardır unuttuğum bir albümü bulmaya çalışıyorum. Sabahtan beri kafayı yedim bulamadım. Yanlış hatırlamıyorsam 2016-2017 dönemlerinde çıkmıştı. Kapağı şu tonlardaydı https://encrypted-tbn0.gstatic.com/images?q=tbn%3AANd9GcTk9sfinlFn_PX0hC63nPKW0_U_haUfLF5-84UZiP9Y_yjRkg-G
    Yanlış hatırlamıyorsam kapakta ateş vardı ve etrafında birkaç insan vardı. Bu kadar az bilgiyle bulan olursa helal olsun :)

    daud

    @m/,

    https://www.metal-archives.com/albums/Tchornobog/Tchornobog/650563

    Bu grup olabilir mi?

    \m/

    @daud, hocam fark ettiysen o grubun fotoğrafını atmışım benziyor diye :)) neyse güzel gruptur tavsiye edilir

    Retrokafa

    @m/, Heretoir-the circle olabilir mi?

    \m/

    @Retrokafa, kesinlikle!!! Teşekkürler dostum. Yahu sabah düşündüm düşündüm ismi sanki “the circle” idi dedim. Ama youtube’a yazınca çıkmıyor. Zamanında da youtube’tan dinlemiştim diye hatırlıyorum. Öyle bir albüm yok o zaman diye düşündüm. Demek ki tek atmışım ama fark edememişim

  5. çaksu says:

    Oha iyiydi bu.

    https://www.youtube.com/watch?v=enL2OS4enUk

    1 Riff 20 Bands – Mastodon! | Pete Cottrell

  6. 10 yılı aşan PA tarihinde ilk kez olacak bir şey yapacağız:

    7 GÜN 14 KRİTİK CHALLENGE!

    Haftanın kritik programı:

    Ptesi
    IMMORTAL – Pure Holocaust
    DISENTOMB – The Decaying Light

    Salı
    IMMORTAL – Battles in the North
    AEON WINDS – Stormveiled

    Çarş
    IMMORTAL – Blizzard Beasts
    SIKFUK – Diarrhea Duet

    Perş
    ABIGOR – Four Keys to a Foul Reich (Songs of Pestilence, Darkness and Death)
    BATUSHKA – Hospodi

    Cuma
    VÁLI – Forlatt
    GÔR MÖRGÛL – Elohim

    Ctesi
    CANNIBAL CORPSE – Eaten Back to Life
    SOILWORK – A Predator’s Portrait

    Pazar
    HAYKO CEPKİN – Sakin Olmam Lazım
    WORMED – Metaportal EP

    Ana sayfada bir seferde 7 kritik gösterilebildiğinden yazılar normalin 2 katı hızda ana sayfayı terk edecekler, dolayısıyla kritik kaçırmamak için gün gün takip etmek isteyebilirsiniz.

    Tabii sonradan buradan bakıp arama kısmından aratarak okumak da mümkün.

    9yearsago

    @Ahmet Saraçoğlu, Batushka ilginç olacak.

  7. recopcon says:

    Progressive melodic death/black metal gibi bir şey:

    https://www.youtube.com/watch?v=KDACGpkXgEw

  8. Noumena says:

    Insomnium yeni albüm haberini verdi. Albümün adı Heart Like a Grave. Tracklist de paylaşıldı

  9. Gürkan says:

    Türkiye’den çıkmış (bence) en iyi melodik death metal albümü Blackout Diary Spotify’a eklenmiş. Sevenlerine duyurulur.

    https://open.spotify.com/album/57fv5SW8zvEDdaHx14oj0Z

  10. P L A G U E says:

    Beyaz şarap + cin + bira + playlist;

    Disentomb – The Decaying Light
    Blut Aus Nord – Deus Salutis Meae
    Disgrace – True Enemy
    Father Befouled – Desolate Gods
    Gatecreeper – Sonoran Depravation
    Halshug – Sort Sind
    Lord Mantis – Pervertor
    Terra Tenebrosa – The Reverses

  11. CupOfHeresy says:

    Bana Trap Them, YAITW, Full of Hell, Nails, Oathbreaker tadında black, crust ve grindcore soslu albümler önerebilcek var mı her albüme açığım sayısı önemsiz hepsini dinleyeceğim zamanla bu tür işlere inanılmaz açım şu sıralar. Özellikle ismail vilehand’dan güzel bir liste bekliyorum :)

    ismail vilehand

    @CupOfHeresy,

    The Secret – Agnus Dei
    Wake – Misery Rites
    This Gift Is a Curse — A Throne of Ash
    Funeral Chic – Superstition
    Portrayal of Guilt – Let Pain Be Your Guide
    Mistress – The Glory Bitches of Dog
    Hexis – Abalam
    Plebeian Grandstand – False Highs, True Lows
    Hierophant – Mass Grave
    Ancst – Ghosts of the Timeless Void
    Fukpig – Belief Is the Death of Intelligence

    İlk aklıma gelenler bunlar. Daha sonra ekleme yaparım.

    Abigor

    @ismail vilehand, Ç Ö P

  12. 9yearsago says:

    Kimin ne dinlediği beni yakından ilgilendiriyor. Dolayısıyla last.fm hesabı mevcut olanlar cevapta paylaşabilirler mi? Profil profil gezip kimin ne dinlediğine bakmak oldukça hoşuma gitmekte.

    Fogs Kiss

    @9yearsago, Alphan245

    9yearsago

    @Fogs Kiss, Las.fm’de kullanıcı aratma özelliği yok sanırım. Link vermek gerekiyor.

    https://www.last.fm/user/ahmetemin1994

    9yearsago

    @Fogs Kiss, Pardon, linkteki user ibaresini değiştirdim, oldu.

  13. Alondate says:

    Bu sene cikan islerden en sevdiklerimi derledigim bir playlist mevcut. Isim gucum vardi bu sene hic bir seye bakamadim diyen varsa bir goz atabilir. Firsat buldukca guncelliyorum.

    https://open.spotify.com/user/y1budw5rn4rbk80r6q1zjmjao/playlist/0N2zrM9Jmh9h7i4KBbM3NJ?si=1KybyQ_qRIS0mCiMcV2g3g

  14. Emre says:

    John Zorn – Simulacrum

    Bir türlü John Zorn’un diskografisine yoğunlaşamıyordum. Bugün müzisyenin pek şans vermediğim albümlerine tekrar döneyim dedim. Simulacrum daha kapağı ile ilk intibada farklı olduğunu belli ediyor. Avangart ve ekstrem metalden etkilenmis bir cazci albumu gibi tınlamıyor. Net şekilde bir deneysel-avangart metal albümü. Ve belki de bu tarzda yapılmış en iyi albümlerden biri.

  15. Firat Tale says:

    Bu sene çıkan dinlediğiniz beğendiniz en iyi

    STONER

    ve

    HARDCORE albümlerini yazabilir misiniz?

    Rust in Peace.

    @Firat Tale, tam stoner sayılmaz ama The Lucid Furs – No God ? No Problem

  16. tahsin says:

    Patch almayi dusunuyorum ancak aradigim tum patchleri iceren bi yer bulamadim. birden fazla kargo ucreti odemek istemiyorum. Dolar kuru anamizi sikiyor. Bildiginiz guzel bir web sitesi varsa paylasirsaniz sevinirim.

    Retrokafa

    @tahsin, yeni kanuna göre; her birey yurt dışından ayda sadece 5 ürün getirtebilecek unutma. Bu yüzden patch’lerini tek tek almak yerine,toplu sipariş verirsen sanırım sorun olmaz.

  17. P L A G U E says:

    Viski + jager + bira + playlist;

    Disentomb – The Decaying Light
    Behexen – The Poisonous Path
    Rammstein – Rammstein
    Sargeist – Unbound
    Motörhead – Motörizer
    Candlemass – Epicus Doomicus Metallicus

  18. cotard delusion says:

    Kritik bölümü planlanmış ve coşmuş durumda. Acaba bir Hermóðr kritiği görür müyüz?

    Bu arada Rafn kişisi uyanık kaldığı süre boyunca bir şeyler besteliyor olabilir. Metal Archives sayfasından ufak bir göz atma ile ne demek istediğim anlaşılabilir.

    Ahmet Saraçoğlu

    @cotard delusion, bu hafta değil ama sonraki hafta olabilir.

  19. Bu hafta nostalji haftası. Geçen hafta 7 günde 14 kritik yayınlayarak çelınc yaptık, bu hafta çok da fazla ilginç yeni albüm çıkmamasından dolayı tamamen eskiye dönelim, eksikleri tamamlayalım dedik.

    Haftanın kritik programı:

    Ptesi
    MARDUK – Nightwing

    Salı
    KREATOR – Pleasure to Kill

    Çarş
    KREATOR – Terrible Certainty

    Perş
    YES – Relayer

    Cuma
    DEICIDE – The Stench of Redemption

    Ctesi
    DARK ANGEL – Darkness Descends

    Pazar
    DARK FUNERAL – The Secret of the Black Arts

    tahsin

    @Ahmet Saraçoğlu, Abi madem nostaljiye daldiniz Candlemass Nightfall kritigi de gormek isteriz :). Dayanamadim bu istegi bir de burdan yazayim dedim.

    Ahmet Saraçoğlu

    @tahsin, sonraki hafa onu da yazarız.

    deadhouse

    @Ahmet Saraçoğlu, Relayer’ı kim yazdı?

    Ahmet Saraçoğlu

    @deadhouse, Çağrı Kartal adlı takipçimiz.

    ismail vilehand

    @Ahmet Saraçoğlu, görünüşe göre cumamız mübarek olacak.

    Ahmet Saraçoğlu

    @ismail vilehand, kritiği konuk bir arkadaşımız yazdı, bu vesileyle ben de çıkışından 1000 yıl sonra dinlemiş olacağım.

    ismail vilehand

    @Ahmet Saraçoğlu, en sevdiğim Deicide albümü olması bir yana, bana hayatımda ilk defa “Lan en iyisi ben satanist olayım ya.” dedirtmiş albümdür ayrıca hahaha.

    Ahmet Saraçoğlu

    @ismail vilehand, bunu Glen Benton’a söylesen yüzünde gülücükler açar “yhaaaa :D” diye sarılır sana.

    Retrokafa

    @Ahmet Saraçoğlu, Bu sitede 3 kritiğin eksiği inanılmaz hissediliyor.

    1- Norveç black metalinin ilk stüdyo albümü a blaze…
    2-gelmiş geçmiş en soğuk albümlerden biri enslaved in en iyisi Frost
    3-Marduk those of the unlight…bir daha yapılamayacak türde bir albüm.

    Ahmet Saraçoğlu

    @Retrokafa, üçü de gelir yakında.

    Utku

    @Ahmet Saraçoğlu,Bende biraz bir şeyler eklemek istiyorum

    1-Böylesine epik olan bir Falkenbach
    Falkenbach – …En Their Medh Riki Fara…

    2-İnsanı alıp karlı bir ormanın içine bırakan bir Satyricon
    Satyricon -Dark Medieval Times

    3-içinde çok yakalayıcı şarkılarda bulunan(bknz. Trąby zagłady cz. II )polonyalı saf bir black metal.

    Plaga – Magia Gwiezdnej Entropii

    Canoir

    @Ahmet Saraçoğlu, septicflesh’in gorece az bilinen, Communion oncesi albumlerine de bi el atsaniz cok iyi olur aslinda.

  20. geblo can says:

    Çok net biçimde black metal vokali ile tekrar düşünmemi sağladı. İşin içine gerçek bir tutku, ruh girince her şey ne kadar tatlı tatlı oluyor yahu.

    https://www.youtube.com/watch?v=5cH7cn-3RgA&list=PLof_esD3Cq21eXzA9MZRn1M7OWqbmMMV7

  21. hyshot says:

    Bloodred Hourglass – Godsend kritiği yapılsa fena olmaz. Son zamanlarda çıkan kaliteli melodic death metal albümlerinden biri.

  22. tahsin says:

    Aglamak istedigim zaman oturup Katatonia dinliyorum. Var mi boyle onerebileceginiz Grup, Album, Sarki ?

    \m/

    @tahsin, benim önerim ağlama :) ben genelde çok duygusal olduğumda camel dinlerim. Stationary Traveller ve Ice dinlesem yetiyor zaten bana. Bazen evgeny grinko dinlerim bazen de pink floyd. Melankolik metal müziği genelde moralim çok bozukken dinlemem nedense. Bir nevi kendimi dizginleme mekanizmam olabilir

    tahsin

    @m/, Yani ağlamayı aslında hüngür hüngür ağlamak olarak düşünme. Ne bileyim mesela Candlemass Nightfall dinliyorsun dünyanın en içten,en hüzünlü, en sürükleyici riffinin çalındığı saniyelerde ciğerlerinde o hüznü,o yalnızlığı,o umutsuzluğu hissetmek ardından Messiah’ın o anlamı çok derin sözleri dünyanın en acıklı en kuvvetli şekliyle bu melodiye eşlik etmesi ve senin gözlerinin de çaresiz bir şekilde 2 3 damla yaşı tutamayıp yanaklarına doğru hafifçe serbest bırakması. Hazzı mükkemel olan bu aktiviteyi asıl ben sana öneririm. :D

    \m/

    @tahsin, evet o hazzı bilirim. Yıllarca doom, folk türevi şeyler dinleyip o hazzı aldım ama insan bir süre sonra normal hayatta da melankoliğe bağlıyor. En azından bende öyle oldu. Ruhsuz gibi ortalıkta dolaştığım dönemler oldu maalesef

    Canoir

    @tahsin, metal degil ama kesinlikle Songs: Ohia – The Lioness. Metal olarak da 40 Watt Sun – Wider than the Sky

    tahsin

    @Canoir, iki albumude bastan sona dinledim ikisi de cok guzel. Ozellikle The Lioness yasam enerjimi somurdu.Cok tesekkur ederim.

    kspsml

    @tahsin,
    Draconian – Turning Season Within
    Mad Season – Above
    True Widow – AVVOLGERE
    Slowdive – Slowdive bunları karıştır dinle yok o kadar vaktim yok diyorsan
    Godspeed You! Black Emperor – Moya bunu tek at.

    tahsin

    @kspsml, Moya azima sicti tesekkurler.

    Dysplasia

    @tahsin,
    novembre – classica diye bir albüm var. orada bir de nostalgiaplatz diye bir şarkı var.

    Ahmet Saraçoğlu

    @tahsin, bence de ağlama ama Novembre – Aquamarine beni epey üzmüştür zamanında.

    https://www.youtube.com/watch?v=sbassAbbN-Y

    çaksu

    @tahsin, https://www.youtube.com/watch?v=AnDfqYlSzNs

    Şu hayvanlık çok vurur beni. Sözleri de müziği de, buradaki performansı da. Aslında Plovdiv de daha bi damar sonları falan ama sesi kötü o dvdnin.

    Bir de komple albüm mevzuunda metal gelmiyor aklıma, Fikret Kızılok Yana Yana dağıtır beni genelde. Tabi Why Hayvan Why adlı dünyanın en gereksiz şarkısını sildikten sonra. Bilmem girer misin kafasına.

    çaksu

    @çaksu, Bi de şu vardı beni girdaplara atan. The Red Turtle filminin soundtrack i. Anısı da var yine belli bi zamandan. Hayatımın sonuna gelmiş gibi acayip kafalara girdiğim oluyor dinlerken.

    https://www.youtube.com/watch?v=UM2TToB0lrs

    agrypnie

    @tahsin, intihar konusunda:

    Agalloch/ashes against grain

    ağlamalık hüznün dibini sıyırıyım diyorsan

    Ghost brigade-One with the Storm

  23. Son 3 haftada 30 kritik yayınladık, arada birkaç gün siteye girmediyseniz ana sayfadan düştükleri için kaçırdıklarınız olabilir. Yayınlanan son 30 kritiği şuradan görebilirsiniz.

    http://www.pasifagresif.com/category/kritik/

    İlk denemede açılmazsa ikincisinde açılıyor genelde.

  24. Mors Principium Est’in ilk 2 albümünde 2000 sonrası melodik death metalin en güzel örneklerinden bazıları var ve çok az insan bunun farkında. Aşırı iyi şarkılar var cidden, keşke türü seven daha çok insan bu şarkıları bilse.

    Inhumanity:
    - Another Creation
    - Eternity’s Child
    - In My Words
    - Inhumanity
    - D.I.B.
    - The Lust Called Knowledge
    - Life in Black
    - Last Apprentice

    The Unborn:
    - Pure
    - The Harmony Remains
    - Altered State of Consciousness
    - The Unborn
    - Fragile Flesh

    Clean vokal, cici nakarat vs içermeyen taşaklı has melodeath seven herkes bu şarkıları dinlemeli bence.

    tahsin

    @Ahmet Saraçoğlu, Clean vokal icermeyen diye actim Pure’un introsunda ablanin biri tatlis tatlis girdi ilginc oldu. Ama harbiden tassakli.

    tahsin

    @Ahmet Saraçoğlu, Lannnnnnn mukemmmel bunlar. Bu zamana kadar neden karsilasmadim bunlarla kafayi yicem amk. The Unborn tam bir basyapit bence. Birazdan computer lab’da amuda kalkicam herkesin icinde. Ilk dinlememde en sevdigim melodeath albumleriden birisi olacak gibi gozukuyor. btw Ahmet abi kralsin.

    Dysplasia

    @Ahmet Saraçoğlu, omuriliğime işleyen gruplardan ama liberation=termination niye dışlandı? finality, the oppressed will rise, the animal within, sinners defeat, cleansing rain, terminal liberation derken tüm albümü sayayazdım bile.

    Ahmet Saraçoğlu

    @Dysplasia, ya o albümün prodüksiyonu bana çok yorucu geliyor. Bunu çok az albüm için derim ama gerçekten prodüksiyonu yüzünden o albümü çok sevmekte zorlanıyorum.

    Koralp

    @Ahmet Saraçoğlu, MPE gerçekten inanılmaz bir grup, ve bence sadece ilk iki albüm değil, 2010′dan sonra çıkan albümlerinin de farkında olmayan çok fazla dinleyici var. İlk iki albümleri benim için de özel bir yere sahip. Dinledikçe “işte melodeath bu” diyorum her seferinde.

  25. Gürkan says:

    Tomb Mold yeni albüm çıkarmış. Geçen sene çıkardıkları albüm bayağı iyiydi, bu albümle onun da üstüne çıkmışlar bence. Gitar tonunda bir Bolt Throwerlık sezdim, riffler de albümün başından sonuna kadar ilmek ilmek örülmüş. Yer yer dismember tarzı melodik pasajlar öne çıkıyor. Cidden çok iyi olmuş.

    https://open.spotify.com/album/2s8eA5TXQSDFx5owEnjA4K

    Ahmet Saraçoğlu

    @Gürkan, haftaya inceleyeceğiz.

  26. feel the groovity says:

    arkadaşlar, ağustos ayında 35 olacağım ve metali baya baya bırakıyorum galiba. bu cümleyi kuracağım hiç aklıma gelmezdi ama bilmiyorum iş-güç’ten kafamız mı kaldırmıyor artık nedense belli bir süredir hiç keyif alamıyorum. şu an kafa mis gibi synthwave, blues-rock, instrumental rock arasında gidiyor. tabii arada açar dinlerim metal, o kadar bağımız var istesek de kopamayız.

    tidal’den dinleyen varsa, şöyle mis gibi aydınlık müzikler, şarkılar paylaşacak olan alırım bir dal.

    vay aq.

    Ahmet Saraçoğlu

    @feel the groovity, şunu dediğim gün öldüğüm gündür………………

    ismail vilehand

    @Ahmet Saraçoğlu, arkadaşın söylediğinden bağımsız olarak çok uzun zamandır kafamı kurcalayan bir konu bu “metali bırakmak”. Yıllar içerisinde yüzlerce insandan duydum bunu; “Üniversite bitti”, “Evlendim”, “Çocuk oldu”, “Yaş kemâle erdi” vesaire. Muhtemelen sen de denk gelmişsindir böyle kişilere.

    Ben hemen hemen her metali bırakan tanıdığıma sordum ama “kafam kaldırmıyor” cevabı harici net bir cevap alamadım. Yani misal “With Satan and Victorious Weapons” veya “I Cum Blood” dinlerken adamlar “Lan evde çoluk çocuk var, ay sonu ödemeler bekliyo, zaten saçlarım da döküldü, yakışıyo mu bana hala böyle şarkılar dinlemek…” mi diyorlar nedir yani cidden aşırı merak ediyorum.

    Ahmet Saraçoğlu

    @ismail vilehand, hayatta empati kuramadığım bir numaralı konu bu sanırım. +25 yıldır bu tarz bir duygunun yakınından bile geçmediğim için cidden nasıl bir motivasyonla oluşuyor bilmiyorum. Metalle ilgili olarak hakkında makale yazamayacağım tek konu bu sanırım: metalden soğumak.

    Çoğu insan genelde yaşı ilerledikçe daha sakin şeylere yönelirken ben “TGSTK”ye kadar olan Pantera gibi sürekli daha sert, daha ekstrem bir yöne kaydım ahah

    Benim en çok duyduğum şey “çocukken/gençken dinlerdik”. Daha yeni, Manowar konserinde tanıştığım birinden duydum bunu. “Bu tarz şeyleri çocukken, 20′li yaşların başında dinlerdik, artık Muse falan dinliyorum” dedi mesela yeni tanıştığım bir arkadaş. Ki yaşı da 41′miş, benden sadece 3 yaş büyük birisi. Ben 3 yıl sonra çok net hayvan gibi metal dinliyor olacağım.

    Aynı şekilde benzer ifadeleri benden küçük, 35-36 yaşında insanlardan da duyuyorum. Tabii eleştirilecek, yadırganacak bir tarafı yok; kafası kaldırmıyorsa kaldırmıyordur, gayet insani bir şey.

    Ama ne bileyim, genel olarak “daha sakin şeyler dinlemek”tense dinlenen şeyin değerinin düşmesi olarak görüyorum ben bu durumu. “Metal varken insan neden başka bir şey dinler ki” gibi düşünüyorum. Tabii sen, ben, bizim gibiler metalle nefes alıp verdiğimizden bu son derece sübjektif bir düşünce, ama ortada metal diye bir şey varken tarafsız olmamız da mümkün değil sanırım.

    feel the groovity’nin yorumunu “vay aq” diye bitirmesinden, bu durumu kendisinin de hiç tahmin etmediği ve olayın bu noktaya gelmesine şaşırdığı sonucunu çıkarıyorum. Umarım vücudumuzdaki biyokimyasal süreç günün birinde bizi de “vay aq”, “lan noluyo?” gibi hissetmek zorunda bırakmaz.

    @feel the groovity, bu hissi ve süreci kısaca anlatırsan süper olur aslında. Bu “kafanın kaldırmaması” olayına ilk elden tanık olmuşken nasıl bir motivasyon olduğunu öğrenmek isterim şahsen.

    deadhouse

    @Ahmet Saraçoğlu, @ismail vilehand,

    Bence metal müzik dinlemeyi bırakmak kafam kaldırmıyor ile açıklanacak bir durum değil. Hiçbir müzik türü için de açıklanacak bir durum değil. Bu direkt tercihlerle ilgili bir durum bence. Ne yani 35 yaşına gelince kulaklarımız hasar falan mı görüyor? İş, evlilik, çocukla bağdaştırmak da komik geldi bana. 22 yaşında 3 çocuğu olan tanıdığım var, deli gibi metal dinliyor. Mesele aile yaşantısı, iş, çocuk vs. olsa gençken de dinleyememesi gerekirdi. Neden metal dinlemeyi bırakıyorlar bilmiyorum. Ben biraz internete ve müziğin kolay ulaşılabilirliğine bağlıyorum. Kişiler zaman geçtikçe bir sürü müzik türüyle tanışıyor ve ilk dinlemeye başladıkları metal müziğin aslında direkt onlara hitap etmediğini fark ediyorlar. Sonuc olarak her türlü bahaneyi, nedeni kabul edebilirim. Ama kafam kaldırmıyoru asla anlayamam ve kabul edemem. 70 75 yaşında biri kafam kaldırmıyor dese eyvallah haklısın diyebilirim. Günümüzde 35-40 yaşlarını artık bizden geçti, yaşlandık olarak yorumlamak gerçekçi değil, demode bence.

    Ahmet Saraçoğlu

    @deadhouse, “22 yaşında 3 çocuğu olan tanıdığım var”.

    Hayatımda bundan daha korkunç bir cümle okumadım.

    deadhouse

    @Ahmet Saraçoğlu, Evet korkunç biraz. Pek kalmadı böyle. Son demler bunlar. 90′lı yıllarda çocukken tanık olduklarımın yanında biraz masum bile kalıyor. O yıllarda oturduğumuz mahallede 18 yaşına basıp da evlenmemis ve çocuk yapmamış kişiye baya baya baskı yaparlardı.

    ismail vilehand

    @deadhouse, @Ahmet Saraçoğlu, daha net anlaşılabilmek açısından olayı şöyle örneklendireyim; misal ben bundan 10-15 sene öncesi haftada minimum 10 film izlerdim, eski yeni dünya sinemasını, bağımsız yapımları falan takip ederdim, son 3-4 yıldır birisi “hadi kalk sinemaya gidelim” veya “aç netflixi bi komedi izleyelim, gülelim” demediği sürece film izlemiyorum. “sinema bitti yea, artık bütün filmler boktan” diye bir hadsizlik de yapmıyorum. Sadece haftasonları iddaa kuponları yapıp 30 tane maç izlemenin, haftaiçi ise gamerlığa odaklanmanın eskiye göre daha az boş vaktimin olduğu şu günlerde daha çok keyif verdiğini düşünüyorum.

    Şimdi benim verdiğim örnekte; “korku filmi izlemeyi bırakıyorum bu yaştan sonra korkuyorum” veya “artık aksiyon filmi izlemeyeceğim, silah seslerinden kafamı şişiyor” demiyorum. Yani “metali bırakma” işini biraz buna benzetiyorum.

    Metal dinlemenin şartı acayip yerlerine dövme yaptırmak, kurukafalı tişört giymek falan değil. Konserlere gidip moshpitte kafa göz yarmakta değil. Dinlediğin şarkıların veya grupların düşüncelerini bire bir katılmak veya uygulamak zorunda da değilsin.

    Konu gürültülü ve aykırı müzikse, mevzuyu metal müziğe yıkmak çok saçma. Güçlü beatleri, agresif sözleri olan rap müzikte var misal veya elektronik müzikte metali aratmayacak sertlikte örnekler var. Ben onları da zevkle dinliyorum.

    Zamanla müzik zevki değişmesi konusunda ise deadhouse’un belirttiği; “Ben biraz internete ve müziğin kolay ulaşılabilirliğine bağlıyorum. Kişiler zaman geçtikçe bir sürü müzik türüyle tanışıyor ve ilk dinlemeye başladıkları metal müziğin aslında direkt onlara hitap etmediğini fark ediyorlar.” kısmına yüzde yüz katılıyorum. Yani sen zaten metalci değilmişsin, bir şekilde bu kervana katılmışsın ve şimdi bırakıyorsun. “Yaş ilerledi, kafam şişiyor.” kısmı hikaye.

    Ha benim de müzik zevkim zamanla değişti. Misal lise yıllarında günlerce Pink Floyd, Camel dinleyen adamdım, geçen Pink Floyd açtım tek şarkı zor katlanabildim. Yaşım ilerledikçe bu müziğin daha sert, daha kaos, daha manyak örneklerine ilgim arttı ve aynı ivme son sürat devam ediyor.

    Tamam; ben evli, çocuk sahibi bir adam değilim ama aşırı bohem bir hayatta yaşamıyorum. Sonuç olarak “metali bırakma” olayı bana aşırı saçma geliyor ve empati kuramıyorum.

    Raddor

    @Ahmet Saraçoğlu, @deadhouse, @ismail vilehand, @feel the groovity, bunu dediğim için çok kızacaksınız bana ama acaba metal dinlememize sebep olan şey içimizdeki “lame”lik, “loser”lık, “nerd”lük, ezik’lik mi diye düşünüyorum bazen. Bunu kabul etmek dahi istemiyorum ama kafamda çok dönüyor bu soru ve sizin de bu konuda fikirlerinizi almam lazım hahah. Çevreme, metal dinleyen tanıdıklarıma ve kendime baktığımda bu izlenime kapılıyorum.

    Şimdi şöyle ki; aslında içimizde ezik bir çocuk var ve bu çocuk çevremizdeki insanlara kıyasla bizde daha büyük. Sweating Bullets’ta “Hello me, it’s me again!” sözleriyle de bahsedilen ve geçmişte, çocukluğumuzda yaşamış olduğumuz belki baskı, belki travmalar sonucu içimizde büyümüş ve bizi sürekli aşağıya çekmeye çalışan o gıcık ses. İşte biz ondan kurtulabilmek için diğer insanlara göre daha sert, agresif şeyler dinliyoruz ve işe yarıyor da. Bayağı yok oluyor. Kendimizi iyi hissediyoruz. Öz güvenimiz artıyor. Diğer insanlar dinlemiyor çünkü onların buna ihtiyacı yok. “Aman kafam kaldırmıyor.” diyorlar. Fakat biz seviyoruz. Çünkü bize dünyayı ele geçirebilecekmiş hissi veriyor bu müzik. feel the groovity’nin bırakma sebebi bu olabilir. Çünkü artık işe güce daha odaklı, daha sosyal. Kendi özüne ve diğer insanlara karşı eskisi kadar nefret duymuyor. Herhangi bir şeyi susturmak için metal dinleme ihtiyacını eskisi kadar hissetmiyor.

    Psikolojik boyutundan bahsettim. Biraz da fiziksel yaklaşayım. “Ama benim gayet iyi çocukluğum oldu. Hiç dışlanma, sevgisizlik ya da travma yaşamadım.” diyenler için, diğer bir tespitim de hormonlar ile alakalı. Metal dinleyenlerde genel olarak testosteron hormonunun daha az bulunduğunu düşünüyorum. Bu testosteron hayvani bir hormon olduğundan ve mantığın çükte çalışmasına sebep verdiğinden, bu hormona bolca sahip olanların genel olarak öz güveni yüksek ama daha az zeki, genel kültür seviyesi düşük, işi gücü karı-kız, silah, güç gösterisi, sidik yarışı olan maganda insanlar olduğunu sanıyorum. Ve bu insanlar ne yapıyor? Testosteronu aşağıya çeken arabesk müzikleri, yıkık parçaları dinliyorlar. Çünkü vücudun bir şekilde dengeyi sağlaması lazım. Ola ki metal dinleselerdi ortalığın anasını belleyebilirlerdi çünkü. Peki biz ne yapıyoruz? Onlar kadar fazla olmayan testosteron seviyemizi, bunu en çok arttırabilen, dünyanın en hırpani müzik türü olan metal ile yükseltiyoruz. Dinledikçe mermiye kafa atasımız, arabeskçiye uçan tekmeyle girişesimiz geliyor. Yine metal, daha sağlıklı olmamızı sağlıyor. Zaten metal dinleyenlerin de çok büyük çoğunluğu erkektir. Çünkü kızların testosteron ile bir alıp veremedikleri yok zaten. Jason Mamoa’ya nasıl böyle seksi, kaslı, kuvvetli, erkeksi olmayı başardığını soruyorlar. Adam; “Metal dinleyerek spor yaptım.” diyor. Eski fotoğraflarına bakıp şok oluyoruz. Meğer kız gibi adammış önceden.

    Çok dayanaksız salladım. “Hadi lan öyle şey olur mu ameke?” derseniz kabulüm. Belki sizinle hiç alakası yok. Biraz da kendimden yola çıktım çünkü. Lise’de ne kadar sessiz, sakin olduğumu, konuşursam başıma iş gelecekmiş gibi çekindiğimi hatırlayıp metal dinledikten sonra nasıl açıldığımı hatırladım. Herkes “Sen çok sessiz sakindin. N’oldu sana?” dedi. “SLAAAAYEEERR ulaann!!” dedim. Bunlardan yola çıkarak da metali bırakmanın bu eksikliklerin eskisi kadar hissedilmemesi olduğu kanısına vardım.

    Fakat 20′den sonra çok bırakan oluyor tamam da 25′ine kadar dinleyip de metali bırakabileni hiç görmedim. Ara verme olabilir en fazla. Ne kadar ara verilirse de o kadar iştahla geri dönülecektir. Alışkanlık yaptı artık yapacak bir şey yok. Seviyoruz.

    Yuh lan ne gereksiz uzun yorum oldu!

    deadhouse

    @Raddor, Samimi ve cesur düşüncelerin için teşekkür ediyorum. Tezinde ise haklılık payı olmakla birlikte kendim adına bunun farklı versiyonlarının olduğunu düşünüyorum. Kendimi bildim bileli uyumsuz bir kişiliğim var. Çocukken de böyleydi. Şimdi de böyle. Topluma, aileye vs. uyum sağlamakta güçlük yaşıyorum. Bunun bir sürü nedeni olmakla birlikte en büyük nedeni toplumun norm değerleriyle, ahlak yapısıyla, hayata bakışıyla aynı kanılarda olmamam. Insan yalnız hissedince içinde bir öfke birikiyor. Günlük hayattaki hal hareketlerin bile insanların gözüne batıyor. Onlar seni öteki görüyor, sen onları öteki görüyorsun. Aynı dünyada yaşıyoruz; ancak bambaşka ideallerde ve fikirlerde yaşıyoruz. Boylece öfke, nefret, şiddet, yıkım hisleri açığa çıkıyor. Metal müzik ise tüm bunlara perde tutan bir işleve sahip. Bu müzik bana iyi hissettiriyor. Cannibal Corpse dinlerken yalnız olmadığımı, olan biten karşısında hiçbir şey hissetmeyen, her şeyi olduğu gibi kabul eden insanlardan farklı insanlar olduğunu görüyorum. Bunu müzik yoluyla açığa vuran, dert sahibi insanların varlığı bazı şeyleri daha çekilir kılıyor. Tabii metal muzik dinlemenin başka nedenleri de var. Müzikal, teknik boyutları da var. Spawn of Possession dinlerken bu hisleri taşımıyorum. Saf tekniğin ve müzikalitenin hazzını yaşıyorum. Bu boyutu da göz ardı etmemek gerek.

    Raddor

    @deadhouse, ben teşekkür ederim. Gelen yorumların toplamından anladığım kadarıyla söylediklerimde kısmi haklılık payları olan yerler olsa da bu tamamen ve herkes için geçerli değil. Her bir insan birbirinden farklı, çeşit sonuçta ve herkes kendi belli başlı sebeplerinden dolayı bu müziğe sarılıyor. Ben şu şekil başlıyorum, o şu şekil dinliyor, şu şu şekil. Hahah o kadar karışık bir konu ki aslında toparlamaya çalışırken o adam gibi hissetmeye başladım kendimi iyice.
    https://youtu.be/JnDPdlwul54?t=12

    Ha metal, kurban olduğum Black Sabbath’tan gelebilir, lakin ki öyle değildir.

    ismail vilehand

    @Raddor, ya bro seni haliyle tanımıyorum ama şu sitede müzik zevki sabit olan ve ilgilendiği türlerde bilgi sahibi olan “çok net” bir adam olduğundan dolayı her yorumunu ıskalamadan okumaya çalışıyorum. Motörhead’çi olman da cabası. Kısacası şu sitede en sevdiğim adamlardan birisin ama şu metalci çıkarımları yaptığın yorumlarına ölümüne katılmıyorum.

    Misal daha önce de nerede olduğunu hatırlamıyorum ama “sürekli black death dinleyen adam nasıl günlük hayatında karı kız, araba, futbol muhabbeti yapıyor.” gibisinden bişey demiştin, cevap yazamayacak kadar yoğundum o dönem ama senin hem burada yazdıklarını hem de o yorumlarını tek başıma çürütebilecek ayaklı örnek benim.

    Ben misal metal müziği kendimi bulduktan sonra öğrenmedim. Tek çocuk olduğum için kuzenlerimle daha bir abi kardeş gibi büyüdüm ve 6-7 yaşlarımda yanımda metal dinleyen insanlar vardı. İlk sony walkmanimi 8 yaşında aldığımda bana bir koli dolusu kaset verdiler. İçinde Michael Jackson’da vardı; Slayer, Sepultura, Metallica, Pantera da vardı. Ben çocuk aklımla Micheal Jackson yerine onları seçtim. Hani dediğin gibi sorunlu çocukluk sonrası “hadi ben metal dinleyeyim” olayı mega saçma geldi bana. Testosteron olayına ise hiç girmeyeyim, burayı aileler ve reşit olmayanlar da okuyor, bir gün bir yerde denk gelirsek onu da ayrıntılı konuşuruz.

    Yani demek istediğim, metal dinlemeyi aşırı büyütmenin ve üzerine anlam yüklemenin boş bir iş olduğunu düşünüyorum. Ben misal her tür müziğin kulağımı tatmin eden örneklerini dinliyorum. Ki rock ve punk müzikten bağımsız olarak metalin ekstrem olmayan tarafını belli istisnalar hariç aşırı boş iş olarak görüyorum ve bir çok rap ve elektronik sanatçısını metalin mainstream ve yeterince sert olmayan örneklerine tercih ettim, ediyorum.

    Belki de insanlar sadece metale odaklandıkları için yeni türler keşfedip yaşlanınca metali bırakıyorlar diyebilir miyiz?

    Raddor

    @ismail vilehand, hahah eyvallah öncelikle. Aslında çıkarım yapmaktan çok kafamdaki sorulara yanıt bulma amacıyla yapıyorum biraz bu yorumları. “Bu böyledir.” diye değil de “Bu böyle midir?” diye yanıt aramak için.

    Black-death dinleyenlerle ilgili yaptığım yorum saçmaymış hakikaten hahah. Hatırlayamadım bile şu an. Nereye, neden yaptım acaba. Belki çok fazla dinlemenin fazla iç karartıcı, dünyadan soyutlayıcı olduğunu düşünmüşümdür o anda.

    Ama fazla anlam yüklüyoruz gerçekten. Bu kadar anlam yüklemeye, sebebi nedir diye irdelemeye gerek yok belki. Kulağımıza hoş geldi, dinledik işte. Esas başlama nedenim benim de buydu. “Vay kendimi buldum!” falan değildi. “Oha ne kadar cool bir müzik! Sese bak! Diğer türlerden çok daha iyiymiş.” diye başlamıştım.

    Yaş ilerledikçe yeni türler keşfetmek, “Bunlar da iyiymiş.” diyerek o türlere de ağırlık vermek ve zaman kısıtlılığı gibi etkenlerle metalden uzaklaşmak sanırım en mantıklı olanı. Ama 30′a kadar dinleyip de sonradan tamamen bırakmanın pek mümkün olduğunu ben de zannetmiyorum.

    deadhouse

    @Raddor, Benim anlam yüklediğim müzikler var,anlam yüklemedigim müzikler var. Başka müzik türlerini de dinliyorum ve o müzik türlerini sırf müzikalite/müzikal haz kaygısıyla dinliyorum. Herhangi bir felsefe, psikolojik değer yuklemiyorum. Metalde ise böyle değil. Metal sanki biraz hayata karşı duruş gibi benim için. Gecenin bir yarısı Hvis Lyset Tar Oss açan biri sadece müzik için dinlemiyordur bu müziği bence. Demek istediğim dozajında anlam kötü bir şey değil.

    feel the groovity

    @Ahmet Saraçoğlu, @ismail vilehand, @Uğur @deadhouse @Raddor evet uzunca bir yorum olacak gibi hissediyorum.

    esasen metali bırakmak yerine “soğumak” veya “çıkacak yeni albümlere ilgi duymamak”, “heyecansızlık” kelimelerini kullanmalıydım. ki “tabii arada açar dinlerim metal, o kadar bağımız var istesek de kopamayız” şeklinde bir cümlem var. o yorumu yazdıktan 1 saat sonra kendimi dying fetus – reign in supreme albümünü dinlerken buldum misal :D

    gelelim soğuma kısmına. burada geçerli sebeplerim var gerçekten. pasifagresif’i kurulduğundan beri takip ediyorum. hatta ahmet başkan bilir, sitede 20′ye yakın kritiğim bulunuyor. buradan onlarca yeni grup öğrendim, bolca albüm kritiği okudum, günceli takip ettim, yıl sonu listelerine katıldım vb.. gibi. 2012′den beri baya baya güncel albümleri takip ediyorum diyebilirim. ama şu an inanın şu soruyu sorsam kendime cidden verebileceğim cevap sayısı oldukça az olur.

    soru da şu: hangi metal grubunun çıkacak yeni albümünü dinlemek istersin? ciddi söylüyorum 5′i felan geçmez. “bana ne abi çıkarsa çıksın” kafasındayım. halbuki eskiden böyle değildi abi. obzen’i, koloss’u felan ilk dinlediğim günkü heyecanı dün gibi hatırlarım. niye böyle olmuş olabilir peki?

    yaş ilerledikçe, daha bir sakinlik-huzur arıyoruz gibime geliyor. artı yeni pozisyon değiştirdiğim için sorumluluklarım arttı, kurumsalda çalışınca bol bol mail kurgulamaktan-düşünmekten insanın kafası doluyor ve yoruluyor. ciddi ciddi kafam boşken, metalden tad alacak noktaya geldim gibi hissediyorum. ama diğer türler, aydınlık-hafif olduğu için insanda rahatlatma etkisi yaratıyor gibi. işte bu yüzden ahmet başkanın konserde tanıştığı kişi manowar yerine muse dinliyor. aydınlık-sakin-telaşsız bir müzik var çünkü. burdaki doğru kelime telaşsız olabilir cidden. bu arada 35 yaşına gireceğim ama, evli ve çocuklu değilim. hatta görseniz 35 demezsiniz. yani durumun faturalar, çoluk-çocuk- ev geçindirme gibi konularla ilgisi yok.

    o yüzden misal, ahmet abi’nin kritiğini yazdığı devin townsend project – transcendence albümünü dinlerken o albümün aydınlığı insanı yormuyor. ama ulcerate net bir şekilde yoruyor.

    veya mis gibi alkol + synthwave tarzda timecop1983 – night drive albümü dinlenince pamuk gibi oluyorsun :)

    canım çekerse cenotaph da atarım, myrath da atarım, log da atarım. burada bir sorun yok.

    ——

    bir diğer perspektiften yaklaşayım konuya. amatör olarak elektro gitar çalan biriyim. 5 yıl önce sorsanız “off gorod-nile-jeff loomis gibi müzik yapmak isterdim” derdim. ama şimdi enstrümantal rock-fusion gibi derim, olmadı blues-rock derim. thrash metal demem mesela. hatta bunu daha bir kaç ay önce taş gibi bir distortion pedalı almış biri olarak yazıyorum. aha aldığım pedal:

    https://www.youtube.com/watch?v=jGh5-K4PyvY

    dolayısıyla ortada müzikal yönelimde ciddi bir fark olduğunu görüyoruz. artık gorod-revocation-the facelless’dan ziyade brett garsed-greg howe-owane gibi isimleri daha müzikal ve sanatsal estetik açıdan kendime yakın görüyorum.

    misal brett garsed – dark matter albümü:

    https://www.youtube.com/watch?v=W011miHoyxc

    metalin verdiği o hissin ne demek olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz. bundan vazgeçmek çok zor ama benimkisi biraz uzaklaşma bu kadar. yoksa geçen ay rock-metal’i oldukça iyi çalan etymotic er4s marka kulakiçi kulaklık almazdım misal. bunlar hep, metalle olan bağıma işaret.

    umarım düzgün bir şekilde anlatabilmişimdir düşündüklerimi :)

    Ugur

    @feel the groovity, Tam ofise geldim sabah sabah kendimi bir anda yaşlı hissettim yorumunu okuyunca ahah.

    Burası itiraf köşesi olsun madem.Zaman zaman benim de aşırı sıkıldığım, zamana ve mekana göre ekstrem şeylerden zevk almadığım, hiç metal dinlemek istemediğim durumlar oluyor.Misal geçen hafta tamamen soundtrack albümleri dinliyordum, içinde gitar sesi barındıran bir şeyi açıp dinleyesim bile gelmedi.Bu hafta da Mayhem’in diskografisini sondan başa doğru dinliyorum.Dün akşam Chimera’ya sıra geldi müthiş dakikalar geçirdim.

    Düşünüyorum da lisede ve üniversitede 7/24 metal dinlerken bugün arada böyle bir sıkılganlık yaşacağım aklıma gelmezdi.Yaşla mı yoksa iş güçle mi alakalı bilmiyorum.Belki de insanların karakteriyle alakalıdır; bazen farklılaşmak istiyoruzdur bilemiyorum.Herşeye rağmen kendimden adım gibi eminim bu sene 30 yaşıma basan ben 50 olduğumda da metali asla bırakamayacağım.Rotting Christ’ı, Ihsahn’ı, Soilwork’ü dinlemeyi bırakmak ne demek ulan? mümkün değil ahah.

    çaksu

    @Ugur, Farklı şeylerin tadını keşfettikçe renklerden bir renk oluyo metal. Gayet de normal bence. Sınırlı alanda hisse, enstrumantasyona, sonik palete takılı kalmak sıkabilir insanı farklı şeylerin olduğunu ve keyif verdiğini gördükten sonra.

    Kafa götürmeme mevzuu da var. O da daha geniş bende. Genel olarak sese, uyarana, yoğunluğa karşı bi tahammülsüzlük gelişti. Kafa dinginliğini bozan şeyler 1 sıfır geride başlıyor. Diğer insanlarda nasıldır bilmem.

    Bir de eskiden olduğundan daha yoğun ve vurucu geliyor metal. Eskiden Behemoth dinleyerek yemek yiyip bulaşık yıkmaka çok normal gelirdi. Bugün bi SYL dinledim ciddi vurdu puştlar. Ruh halimi değiştirdi. Hehe.

  27. Uzuuun zamandır dinlemediğim grupların diskografilerini baştan sona dinliyorum bu aralar. Nedense bir eskilere özlem ayı oluyor bu Temmuz benim için. Şimdi Morbid Angel diskografisine başladım, sonra Deicide gelecek.

    Noumena

    @Ahmet Saraçoğlu, bende de oluyor bu aylarda benzer durumlar. Misal bu aralar Katatonia ya başladım. O bitince Marduk gelecek 😂

    Ahmet Saraçoğlu

    @Noumena, büyük geçmiş olsun.

  28. P L A G U E says:

    Jager + cin + playlist;

    Bethlehem – Dictius te Necare
    Silencer – Death Pierce Me
    Shining – Halmstad
    Xasthur – To Violate the Oblivious
    Anti – The Insignificance of Life
    Nyktalgia – Peisithanatos

    No one can stop death…

    Ahmet Saraçoğlu

    @P L A G U E, içki olarak belki değil ama müzik olarak sanırım şu ana kadarki en ölümcül kombo bu. Bundan sağ çıkan bir daha ölmüyormuş.

    P L A G U E

    @Ahmet Saraçoğlu, https://youtu.be/bgLfOrVJJMg :)

    Ahmet Saraçoğlu

    @P L A G U E, of gece gece dinlediğin albümleri düşündükçe içime sıkıntılar basıyor ahah. Gideyim de son 10 yılda atılmış en güzel 100.000 gol videosu izleyip kendime geleyim.

    cotard delusion

    @P L A G U E, Gözümün önüne bıçakçılar çarşısı geldi.

  29. 9yearsago says:

    Mikael Akerfeldt’in, Candlemass’ın 20. yıl şovunda sahne alıp At the Gallows End’i growl vokal ile seslendirdiğini biliyor muydunuz?

    Yılladır döner döner dinlerim, keşke bir stüdyo kaydı mevcut olsa. Çok iyi gitmiş.

    https://www.youtube.com/watch?v=SEoBVg_IESw

  30. All2 says:

    Death metal sevdalıları bu güzel albümü kaçırmasınlar:

    spotify:
    https://open.spotify.com/album/6G8ukCUpadjcniwSJ2WSBf?si=-BTHqYc8T16M0hvbaMAEoA

    youtube:
    https://www.youtube.com/watch?v=Fnb7rLRMJOc&t=52s

    ismail vilehand

    @All2, ben bu grubu aşırı severim. Basçıları inanılmaz işler yapıyor. Her albümleri gövde gösterisi. Japonca kısmı sıkıntı yarattığından olsa gerek takip etmesi zor, aratınca çıkmıyor vesaire hahaha.

    Misal bu albümden haberim yoktu. Japoncada ısrar etmeseler şuan dünyanın en ünlü death metal gruplarından biri olurlardı. Albümleri Nuclear Blast veya Season of Mist’ten çıksa metal basını deli gibi över albümlerine yüksek puanlar basarlardı.

    Ama işte JAPON olmak böyle bişey işte.

    Ahmet Saraçoğlu

    @All2, @ismail vilehand, ilk kez duydum grubu. Harbiden çok iyiymiş. Diskografiyi baştan sona dinleyip bu son albümlerini yazarım ilk fırsatta.

  31. agorapocalypse says:

    False – Portent albümünü dinleyen oldu mu, olduysa ne düşünüyorsunuz? Oğuz Sel güzel bir kritik hazırlayabilir bu albüme.

    Ouz

    @agorapocalypse, Grubu tanımıyordum ama ilk fırsatta dinleyip ele almaya çalışacağım. Vaktin birinde bir arkadaş da benden Ungfell incelememi istemişti, unutmadım, onu da yazacağım.

    agorapocalypse

    @Ouz, o da benim. Hahah. Kalemini sevdiğim ve albümler sana hitap ettiğini düşündüğüm için isim verdim direkt. Kolay gelsin şimdiden, sabırsızlıkla bekliyorum.

    Ouz

    @agorapocalypse, Birkaç kritiği tarayıp Ungell’i kimin önerdiğini bulamadığım için bir arkadaş demiştim, kusura bakma. Şaka maka sağlam rezil oldum iyi mi? :)

    Güzel sözlerin için teşekkür ederim. Kritikleri en kısa sürede yazmaya gayret edeceğim.

  32. Josef says:

    Carnifex yeni albümünü çiktí

  33. deadhouse says:

    Hazır metali bırakma, soğuma konusu açılmışken;
    İnsan bundan soğur mu ya? 600 yaşına da gelsem köpek gibi dinlerim. Şunun güzelliğine bak.

    https://youtu.be/S1KPqet74EI

  34. Emre says:

    @Raddor, metalin bir tür kaçış olduğu çok sık söylenir. Öyle bir yönü olduğuna itiraz edemem açıkçası. Ama bunu “loser”lıkla özdeşleştirmek abes. Birisi için öyledir, diğeri için bulunduğu konumdan bağımsız olarak toplum bir nefret kaynağıdır ve metal onun için ideolojik-kültürel kalkan rolü görüyordur, vb. İlki kendi bireysel koşullarında bir iyileşme sağladığında, toplumda bir statü edindiğinde metal onun için gereksizleşebilir, ama diğeri için öyle bir gerilim söz konusu bile değildir. Doğal olarak ilk kategoridekiler ikincidekiler gibi bu müziği içselleştirmez…
    Benim de hayatımda metali bırakmayı düşündüğüm bir dönem oldu. Ülkeden ayrıldığımda “Karayip güneşinin altında da metal dinleyecek değilim” diye düşünmüştüm. Üstelik her anlamda buradaki toplumsal piramidin en üstündeyim. Ama ne oldu? Neredeyse 40′ımda 18 yaşımdaki fanzinci halimden çok daha fazla metalciyim. Üstelik eskiden esasen klasik heavy ve thrash dinlerdim. Şimdiyse bu müziğin her türüne hastayım!
    Uzun lafın kısası tespitin bence yanlış olmuş. Metal dinleyicilerinin testosteron seviyesinin düşük olduğuysa daha da yanlış…

    Raddor

    @Emre, “loser”lık, “lame”lik diye biraz bilerek fazla abartılı girdim. Uç noktalardan yaklaşmayı seviyorum çünkü.:) Aslında entelektüel desem daha doğru olurdu. “Neden entelektüel insanlar diğer türlere göre daha vahşi olan bu müziği dinliyor?” ve “Neden vahşi, entelektüel birikimi olmayan insanlar kendini aşağıya çeken, boyun eğen müzikleri tercih ediyor?” tezatlığı benim kafamı kurcaladı kısaca. Ben de bunda müziğin aynı zamanda dengeleyici görev görebileceği ve insanların buna göre istemsizce müzik tercihlerini yapmış olabileceğini öne sürdüm. Evet güzel özetledim şu an. :) Niye böyle sosyolog-psikolog kesildim birden ben de bilmiyorum hahah.

    Rust in Peace.

    @Raddor, açıkçası bu entelektüeller metal dinliyor düşüncesine katılmıyorum.Evet genel olarak en güzel yaptığım tartışmalar metalcilerle olsa da bir o kadar da toxic var.
    Genelde entelektüeller klasik müzik dinliyor.
    Son olarak metali de çoğu insan felsefesinden etkilendiği için dinlemiyor. Benim dinlediğim ilk gruplar Megadeth, Manowar, Empyrium ve Wintersun idi. Hiçbir şekilde başlarda sözlere bakmazdım, müzik beni kendine çekiyordu. Başta megadeth manowar metallica iken sonradan empyrium ve wintersuna çok sardım ki bu da testosteron meselesini de çürütüyor. Metalde sadece gaz verici şarkılar yok. Bir o kadar ballad var üzücü bir çok şarkı var. Arabesk diyebileceğimiz kadar uç şarkılar var.
    Ben bu metalin insanların genibde kayıtlı olduğuna inanıyorum

    tahsin

    @Rust in Peace., Muzigi ruhun temel ihtiyaclarindan biri olarak ele alirsak herkesin nihayetinde bunu karsilamasi gerekir. Kimisi extreme takilir kimisi pop dinler kimisi klasik muzik dinler tamamen bu ihtiyaci karsilama stili olarak goruyorum. Metal muzige gelicek olursak bence metal muzik gercek muzik severlerin dinledigi muzik turlerinden birisi. Muzigi anlamaya calisan ya bune amk demeyip onu irdeleyen, hatta bir albumu actiginda ilk seferde sevemeyip tekrar tekrar sans veren insalarin dinledigi bir turdur. Felsefe, elitlik ile ilgili bir durum oldugunu dusunmuyorum. Ben metal dinlemeye baslayali 1 yili yeni yeni geciyor. Oturup agladigim da oldu deliler gibi headbang attigim , evin icinde bagira bagira sarkiya eslik ettigim de. Ne felsefeden anlarim ne elit bir insanim, ne de testosteron meselesindeki durum var. Sadece sevdigim, anlamaya calistigim icin metal muzik dinliyorum. Ve sundan eminim ki yasim kac olursa olsun bu tutkumdan vazgececegimi dusunmuyorum.

  35. Raven says:

    @tahsin,
    Tales Of Dark-Fragile Monuments
    Estatic Fear- A Sombre Dance5

  36. Ihsanoird says:

    Bu sene dinlediğim en iyi death metal gruplarından biri Vircolac. Kritiği yapılsa çok hoş olur

    https://open.spotify.com/track/4vNYWw3q1EVkZYfwdOLzNB?si=4YI5D3NxTSinHuLO1IBQrA

  37. Alondate says:

    Idle Hands ve Ihlas Tarikattan sonra beni en cok sasirtan ucuncu album de geldi. Yeni Lacrimas Profundere albumu. Yeni vokalist cok iyi bir is basarmis. 2000li yillarin ortalarindaki hallerine donmusler resmen. Ahmet abi yazacagin bir incelemeyi okumak isterim

    https://open.spotify.com/album/3DPMq9ET2sSyFkTBPLXvjT?si=RkNvMUAjTSWCM2ZkQUJIHg

    tahsin

    @Alondate, Albumu dinledim vokal cidden gayet basarili. Ama album genel olarak beni asiri asiri sarmadi. Belki biraz daha dinlemem gerekir. Mana’yi 10 luk bir album olarak dusunursek bu albumun gideri 7,5.

  38. Salata says:

    Dinlediğim en iyi thrash şarkılarından biri, şarkının bulunduğu albüm de harika, etkilenip müziklerine yansıttıkları çok grup ve janra var adamların, dümdüz bi neo thrash yapmıyorlar yani. Chuck Schuldiner elinden çıkmış gibi duyulan kısımlar özellikle, acayip

    https://www.youtube.com/watch?v=8Fz4Xj6V-QI

  39. Noumena says:

    Ben mi bulamadım yoksa Sinmara’nın son albümünün kritiği yazılmadı mı? Eğer öyleyse es geçilmemesi gerek çünkü Algleymi ile birlikte bu yıl dinlediğim en iyi black metal albümü. Başka birşey dinlemeye elim gitmiyor resmen!

    P L A G U E

    @Noumena, anlamadığım ve hayret ettiğim konu ne? Hazır konusu açılmışken anlatayım; şimdi genel olarak sinmara yı bilen tayfa eski albümleri ile kıyaslayıp bu albüme tü-kaka dediler. Bok atıyorlar, yok yumuşamış, yok bilmem ne. Tamam ok. Aynı olayı misþyrming de yaptı??? (Bu arada o albüme ağır derece hastayım konu o değil). Şimdi aynı olayı sinmara yapınca bozdu yumuşadi, misþyirming yapınca ooooooo…neyse…bu arada baştan belirteyim, kimse bana yok beste kalite farkı var, yok o şöyle yapmış, yok o böyle farklı bişi yapmış şu bu diye gelmeyin, net söylüyorum sikkmde olmaz. 2 albümü 50 defadan fazla dinlemiş ve hâlâ üst üste gün içinde dinleyen adamım. Olay sadece ön yargı yada hızlı tüketim çılgınlığı. Bu kadar basit.

    Noumena

    @P L A G U E, sana katılıyorum kesinlikle. Bir de şu ‘falanca grup çok yumuşadı’ veya ‘en sert ve gaddar olan black metalin en iyisidir’ düsturundan sıyrılmak lazım acil bir şekilde

  40. P L A G U E says:

    Viski + cin + bira + playlist;

    The Order of Apollyon – Moriah
    Marduk – Rom 5:12
    Murg – Stravan
    Horna – Hengen Tulet
    Judas Iscariot – to Embrace the Corpses Bleeding
    Maruta – Remain – Dystopian
    Spiritus Mortis – The Year is One

    Bende yakında metali bırakçam. Kafam götürmüyor artık.

    tahsin

    @P L A G U E, Aman diyim icki + playlist paylasimlarindan bizi mahrum birakma hocam.

    şeyh hulud

    @P L A G U E, The Year is One hala son yıllardaki favori doom albümüm.

    P L A G U E

    @şeyh hulud, özellikle kapanış parçası düşene bir tekme daha vurup üzerine benzin döküp yakıyor…

  41. CupOfHeresy says:

    Ulan hayvan oğlu hayvanlar ne albüm yapmışlar ya!
    https://www.youtube.com/watch?v=pBYCYrEOUYg

    ismail vilehand

    @CupOfHeresy, ayrıntılı yorumlayacak kadar dinleyemedim ama baya iyi cidden.

    CupOfHeresy

    @ismail vilehand, böyle bi ezicilik olamaz hocam, 1 haftadır darmadağın etti beni.

  42. 1 ay önce çıkan en son deathspell omega röportajı:

    http://www.bardomethodology.com/articles/2019/06/23/deathspell-omega-interview/

    çevirilip siteye kazandırılması lazım. çok bilgi yok zaten haklarında, olanlar ancak bir kaç tane röportaj.

    Ahmet Saraçoğlu

    @Godless Killing Machine, yayınlanır yayınlanmaz mail atıp izin istedik ama dönüş yapmadılar. Yoksa ben tercüme etmeye hazırdım. Şimdi de hazırım, ama cevap vermiyorlar.

  43. Bu hafta biraz haşin bir hafta olacak, çünkü hem önceden yazılanlar hem de bu hafta çıkan mühim albümler aynı anda epey sert işlere denk geldi.

    Haftanın kritik programı:

    Ptesi
    THY ART IS MURDER – Human Target

    Salı
    SATYRICON – The Shadowthrone

    Çarş
    SARCÓFAGO – The Laws of Scourge

    Perş
    TOMB MOLD – Planetary Clairvoyance

    Cuma
    MORBID ANGEL – Gateways to Annihilation

    Ctesi
    WORMWOOD – Nattarvet

    Pazar
    UNGFELL – Mythen, Mären, Pestilenz

    (Kusura bakan varsa baksın ama SABATON dinleyecek ve yazacak sabrım da gücüm de yok.)

  44. tahsin says:

    Evet uzun yolculukta dinlemek icin album dileniyorum. Simdiden her comment’e tesekkurler

    ismail vilehand

    @tahsin, 5-6 saat üzeri yol gittiğimde her zaman Neurosis dinlerim. Through Silver in Blood albümünden başlayıp kronolojik olarak günümüze doğru ilerle. Bir bakmışsın ki yol bitmiş.

    daud

    @tahsin,

    Motörhead’in herhangi bir albümü veya yolculuğun süresine göre tüm diskografisi.

    Pantera – The Great Southern Trendkill

    Isis – Panopticon

    Intronaut – Prehistoricisms ve Habitual Levitations (Instilling Words With Tones)

    Death – Individual Thought Patterns

    Down – NOLA, II ve III albümleri

    High On Fire – Blessed Black Wings

    Mastodon – Crack The Skye

    Disfear – Live The Storm

    In Solitude – Sister

    Metal olmasın dersen:

    Agents of Oblivion – Agents of Oblivion

    The Assemble Head In Sunburst Sound – When Sweet Sleep Returned

    Spiritual Beggars – Ad Astra

    Godspeed You! Black Emperor – f#a#oo

    Fields of The Nephilim – The Nephilim

    Mark Lanegan – I’ll Take Care of You

    The Rolling Stones – The Rolling Stones

    Lazerpunk – Death & Glory

    Daft Punk – Random Access Memories

    Dax Riggs – We Sing Of Only Blood Or Love

    Nick Cave And The Bad Seeds – Murder Ballads

    The Sleepover Disaster – Hover

    şeyh hulud

    @tahsin, yol müziği deyince aklıma gelen ilk grup her zaman Kyuss. Yalnız arabayı sen kullanacaksan tavsiye etmem, şarampole uçmak çok olası. Cam kenarı otobüs yolculuklarında tercih ediyorum genelde.

    Deniz yolculukları için Ahab önerilebilir.

    Hava yoluysa, ekonomide uçarken first class hissetmek için The Night Flight Orchestra.

    Raddor

    @tahsin, southern etkili müzikler geliyor benim aklıma da yol müziği denince. Mesela;

    Rock ise şöyle bir şey:
    https://youtu.be/YcR0vHuw0vw

    Metal ise şöyle:
    https://youtu.be/GSm1zWEF-9w

    Bu şarkılar beğenilir ve gidilecek yol bozkır olursa yer aldıkları albümleri tavsiye ederim. Bu şekilde çok eğlenmişimdir.

    Kyuss’lı yoruma da sonsuz katılıyorum.

    çaksu

    @Raddor, Bana da güneyli müneyli country pop rock vs (hatta blues, normalde çok sevmem) çok iyi geliyo otobüs yolculuklarında falan. CCR Pendulum, Bob Dylan Blood on Blonde, O Brother Where Are Thou Soundtrack vs.. Hatta soundtrack deyince Reservoir Dogs bomba.

    Raddor

    @çaksu, ohh işte tam yol albümleri ya. Hatta yola gitmeye gerek yok. Yatarken dinlesem ben bunları yolda gibi hissederim kendimi direkt.

  45. P L A G U E says:

    Viski + jager + bira + kırmızı marlboro + playlist;

    Blut Aus Nord – The Work Which Transforms God
    Celtic Frost – Monotheist
    Endstille – Navigator
    Acid Dream – Physical Removal
    Forteresse – Thèmes Pour La Rébellion
    Sarkrista – Summoners of the Serpents Wrath*
    High on Fire – Electric Messiah**

    Metali bırakıcam birazdan. Kafam almıyor. Kovir misin agam? Kovmiyrum ulen…ok;)

    *dinlemeyenler çok şey kaçırıyor…

    **\m/

    şeyh hulud

    @P L A G U E, Acid Dream’i ne güzel unutmuştum, şimdi gece gece uğraş dur.

    Bir de ikisini birlikte görünce aklıma geldi, High on Fire’ın yeni EP’sindeki Celtic Frost coverı yardırıyor.

    https://www.youtube.com/watch?v=RWGYudYQ0rA

    P L A G U E

    @şeyh hulud, ep bastan sona muthis. Matt Pike reiz resmen show yapmis. Bu arada direk celtic frost…

    https://images.app.goo.gl/Ptm7M1JfYXcYCL1Z9

    https://images.app.goo.gl/hNFkcbA6XSRDenba7

    şeyh hulud

    @P L A G U E, High on Fire müziğinin ve ruhunun özeti gibi olmuş EP: Black Sabbath, Celtic Frost, Bad Brains. Sadece Motörhead tribute eksik, onu da Electric Messiah’la yaptıkları için koymamışlardır.

  46. Yusuf says:

    @tahsin, Lacrimas Profundere – Fall, I Will Follow

  47. Ugur says:

    Muhtemelen sitenin %90′nın ilgisini çekmeyecek ama ben paylaşmak istiyorum.

    Uzun zamandır dinlediğim en iyi vokal performanslarından biri şu şarkıda:

    https://www.youtube.com/watch?v=qDpRFKaITAQ

    00:54′de giren kısım ve sonrası inanılmaz.Uzun zamandır bu kadar tutkulu söyleyen birini duymamamıştım.

    Şarkı ayrıca bu senenin bana göre en iyi albümlerinden biri olan 2019 trance toplama albümü Anjunabeats vol.14′de yer alıyor.Ne muazzam bir setlisttir ulan dinlemeye doyamıyorum.

  48. tahsin says:

    Tool’un Spotify’a gelme şerefine tüm albümlerin kritiği yazılsa hoş olmaz mı? Ama sanki Ahmet abi Tool’a ölüp bitmeyen insanlardandı. Kalemi güçlü insanlar bir el atsın hocam.

    \m/

    @tahsin, ne güzel olur valla. bence yeni albümle birlikte bu işe atılınsa daha iyi olur. benim de bildiğim kadarıyla Ahmet abi senin benim gibi tool manyağı değil

  49. P L A G U E says:

    Gün içerisinde metal müziği bırakma ihtimalim var. Eşe dosta falan haber verdim. Nasıl bırakabilirim, nerelere başvurabilirim sağolsunlar hepsi yardımcı oluyor.

  50. Gürkan says:

    Bazen öyle albümler keşfediyorum ki “ulan ben bugüne kadar boşuna müzik dinlemişim” dedirtebiliyor. Bu nedir, açıklayamıyorum. Bambaşka bir şey, iki üç gündür en az 10 kere dinledim albümü. Hala ne türünü net olarak söyleyebiliyorum ne de ne kadar kaliteli bir albüm olduğunu gerekli sıfatları kullanarak açıklayabiliyorum. Sadece çıktığı sene nasıl kaçırdığıma şaşırabiliyorum.

    https://open.spotify.com/album/4r6qVyabmjpS12hKmeiD63

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.