# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
CENOTAPH – Puked Genital Purulency
| 24.11.2010

Sana kırmızı çok yakışıyor.

Yıl kaçtı hatırlamıyorum…

“Oha lan böyle pislik bir albüme duygusal girişli kişisel yazı mı?” dediğinizi duymaz gibiyim.

Buyrun girişelim.

1999-2000 arası bir zamandı. Dinlediğim grup sayısının abartı düzeyde arttığı ve hiç durmadan yeni grup keşfettiğim bir dönemdi. Adını ilk kez 1997-1998 sıralarında duyduğum, ancak henüz hiç dinlemediğim CENOTAPH diye bir Türk grubunun yeni albüm çıkardığını öğrenmiş ve yine kulaktan duyma bilgilerle türünde dünyanın sayılı gruplarından biri olduğu söylenen bu grubu duymak istemiştim.

Nasıl, nereden aldım hatırlamıyorum ama, kendimi dayımları ziyarete gittiğim Ankara’da, müzik setinin yanı başında, elimde bu CD’yle bulduğumu anımsıyorum. Üstünde birtakım organ parçaları içinde yatan ölü bir cenin olduğunu sandığım albüm kapağının olanca kırmızılığı eşliğinde albümü başlattıktan sonraki düşüncelerimden ilki, vokalist sözleri söylemediğine göre kitapçık neden sayfalarca şarkı sözüyle dolu iken, kafama takılan ikinci düşünce ise ben albümü dinlerken arkamda dikildiğini fark etmediğim dayımın müziğin birkaç saniyesini duyup bana “Geçmiş olsun Ahmetçim, umarım çabuk atlatırsın” deyip gülümseyerek odadan çıkmasının garipliğiydi. Bu durum neden garipti, çünkü aynı dayı, bana hayatımda ilk kez metal dinleten, beni metalle tanıştıran ve bu satırları yazmamda dahi rolü olan bir kimseydi.

Dayı bildiğim bu metalci insan, CENOTAPH’ın üç notasını duyup odadan çıkıyorsa, CENOTAPH’ta düzgün gitmeyen bir şeyler olmalıydı.

Evet, CENOTAPH’ta düzgün gitmeyen birçok şey vardı. Hatta CENOTAPH düzgün olmamanın ansiklopedik karşılığı gibiydi.

Ve albümü bu denli hayvan kılan şey de, grubun bu her yerinden fışkıran rahatsız, hastalıklı haliydi.

“Sadece meraklısına” etiketini gururla taşıyan bir albüm “Puked Genital Purulency”. Eğer kan pıhtısıyla dolan göz çukurlarını, diş etlerine nüfuz eden vajinal akıntıları, ifrazatlı döle bulanmış omurilik soğanlarını, irinli mide suyuyla yıkanan pankreasları veya köpüren göz sıvılarını yücelten bu müziğe alışık değilseniz, “Puked Genital Purulency” sizin için dünyanın en kötü, en başarısız, en dinlenemez müziği olacaktır. Ama bir önceki cümlede geçen bu “iyraaanç!” şeyleri çekici bulan rahatsız, kendini bilmez bir ruh hastasıysanız, kulübe hoş geldiniz.

Ülkemizin metal tarihine adını yazdıran isimlerden Cem Devrim Dursun’un davul setinin arkasında dehşetengiz bir performans sergilediği, gitarların resmen anestezisiz açık beyin ameliyetı yaptığı, vokalin adeta ayağını kıyma makinesine sokup albüm bitene dek bütün olarak köftelik kıymaya dönüştüğü “Puked Genital Purulency”, amaçladığı hastalıklı hedefi on ikiden vuran, çok başarılı bir albüm.

Albümün bu gergin, müsibet havasını pekiştiren detaylardan ilki, bir şekilde farklı bir atmosfer yaratmayı başaran gitar tonu. Ortada ne jilet gibi bir keskinlik, ne insanı ezen bir ses duvarı var; lakin albüm bu nispeten minimal sound sayesinde daha bir çürümüş, daha bir anlattığı konuların ikircikliliğine iner hale geliyor. Eğer şarkılarınızda kuşbaşı et gibi doğranmış, kıyma gibi çekilmiş boyuttaki organlardan söz ediyorsanız, müziğiniz başlı başına bir işkencenin fon müziğiyse, bu gitar sound’u müziğe gayet iyi yakışıyor. Davulun da blast’lerle ve kimi yerlerde neredeyse oryantale kayan türdeki ataklarıyla, “Puked Genital Purulency” içi gayet dolu bir işitsel cezalandırmaya dönüşüyor.

Riften rife koşan bu hiç durmadan değişen albümde, türe aşina olmayan kişilerin en zor alışacağı konu, elbetteki Batu Çetin’in kusma ve gargara yapma arasındaki vokalleri. Sadece “eeeeee”, “öööööö”, “üüüüüü” seslerinden oluşan vokal yorumu, biraz değişiklik yapmak istediğindeyse “eeeöööö”, “ööööüüüü” ve “üüüeeeee” şeklinde çeşitleniyor. Vokal de, gitarın psikopat bir cerrahın tekinsiz bisturisi kıvamındaki ince işçiliğine ve sound’una katkı yapacak şekilde, gayet yüksek, çığlıksal ve rahatsız edici bir yorumu benimsiyor. DEVOURMENT benzeri gruplarda rastladığımız türde bir kurbağa vıraklaması, yahut pek çok grupta karşımıza çıkan pig squeal’lara, aşırı guttural tatlara rastlamak mümkün değil.

Organlar içinde yatan ölü fetüs ve paramparça olmuş bir el olmak üzere arkalı önlü iki kapağı olan albüm, dönemin meşhur sitesi shownomercy.com veya benzerlerinden alınmış resimlerle dolu. Kopmuş bacaklar, akan gözler, hastalıktan tanınmaz hale gelmiş suratlar, çoğumuzun alışık olduğu sevimlik gore’luklar… Böylesi bir albüm için -en azından çıktığı dönem düşünüldüğünde- müziğe oturan bir kitapçığı var.

Albümde bahsedilmesi gereken diğer bir konu da, her şarkının bir introsunun olması. Neyse ki intro’lar kendilerinden önce gelen şarkıların sonlarına konmuş da, dinlemek istemediğinizde doğrudan sıradaki şarkıya geçebiliyorsunuz. Zaten belli sayıda dinlemeden sonra ilginçliklerini yitiriyorlar ve güzelcene skip’leniyorlar. Tüm şarkılar gayet varyasyonlu ve yaratılan müsibet havayı korusalar da, albümün favori şarkısı, yer yer DYING FETUS’un “Destroy the Opposition”a kadarlık kısmında yaptıkları anımsatan Verbalized Opinions About Intravaginal Umbilical Corded Fetus in Uterus. Bu şarkı bırakın CENOTAPH’ı, bir Türk grubun elinden çıkma şarkılar arasında en sevdiğim 5 şarkı arasına rahatlıkla girer. “Brutal death metalde hit yazmak” nedir derseniz, işte budur.

Albümü almak isterseniz, bulabilirseniz bu albümü ve ilk albüm “Voluptuously Minced”i aynı anda barındıran “Voluptuously Minced Genitals”ı almanız daha akıllıca olabilir.

Velhasılkelam, “Puked Genital Purulency” gayet öküz ve kanımca ülkemiz metal sahnesi adına önemli bir albüm. Bir klasik veya türü adına bir başyapıt değil, ancak pek çok anında kendine hayran bıraktıran ve gerek yaratmayı başardığı boğucu atmosfer, gerekse gerçekten de sert olmayı başarabilmesiyle bunca yıl sonra bile -en azından şahsım adına- adını duyduğumda “Ne manyak bir şeydir o” dedirten bir çalışma.

Böyle bir albümü Türk metal sahnesine kazandırdığı için CENOTAPH’ı tebrik ediyorum.

8,5/10
Albümün okur notu: 12345678910 (7.66/10, Toplam oy: 90)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
1999
Şirket
Hammer Müzik
Kadro
Batu Çetin: Vokal
Coşkun Kaplan: Gitar
Bülent İzgeç: Bas
Cem Devrim Dursun: Davul
Şarkılar
1. Mutilated Genitalia In Lack Of Resurrection Under Effective Punch
2. Superimposed Guttural Vociferations Of Ulceric Anal Turgor
3. Paralysed, Clitoridectamimized, Spreadeagled, Molested Cadaver
4. Multipurpose Utilization From Lustly Shreddeds Scummy Vaginal Discharge
5. Verbalized Opinions About Intravaginal Umbilical Corded Fetus In Uterus
6. Sickened By His Own Pathologic Fancy Of Collecting Ingots Of Humanial Meat
7. Ex-Feminine Promiscuous Masculine's Solidified Klitoris Swallowed By Vermins In Coffins
  Yorum alanı

“CENOTAPH – Puked Genital Purulency” yazısına 22 yorum var

  1. Cenotaph’ın hayranı sayılmam, bazı işlerini sevmem, bazı işlerini severim. Bazıları herşeyini sever, bazıları hiçbir şeyini. Ama bu onların büyüklüğünü kesinlikle etkilemiyor tabi ki, cidden sağlam bi saygı barındırıyorum gruba karşı. Bu albüm de saygı duyma nedenlerimin başında geliyor.

  2. burzum says:

    ”Sadece “eeeeee”, “öööööö”, “üüüüüü” seslerinden oluşan vokal yorumu, biraz değişiklik yapmak istediğindeyse “eeeöööö”, “ööööüüüü” ve “üüüeeeee” şeklinde çeşitleniyor.” abi koptum bu cümleye:D:D:D:D:D:D:D:D:D:D:D:D:D bence albüm harika…türk metalin de aha bu albüm diye parmakla gösterilecek sayılı albümlerden biridir bu…ben ilk dinlediğimde grup elemanlarının yamyamlarla akrabalığı olduğunu düşünmüştüm…

  3. Deon says:

    Çok çok klas anlatmışsın, resmen içime işledi kritik Ahmet ellerine sağlık.

    Eski Türk metal grupları olayına aslında bir süre devam edilse hatta zamanınız olursa özel bir hafta yapsanız süper olabilir diye de bir fikir ortaya atayım dedim bu kritiği görünce, bilmiyorum yapıldı mı daha önce ama, çok keyifli olabilir diyor ben.

    deyus

    @Deon, death oath gelsin o zaman, sonra suicide vs vs vs

    Deon

    @deyus, Suicide, Solitude, In Spite, Ominious Grief ve daha niceleri say say bitmez.

    Deon

    @Deon, Ominious eski sayılmaz aslında ama aktif değiller olamıyorlar. Aslında onlarla bir röportajda hiç fena durmazdı. Bunların nedenlerini sorma şansı olurdu. Türkiye Metal piyasası hakkında geiş bilgiye sahipler diye biliyorum hatta küsmüş durumdalar bir çok şeye onlarda.

  4. bakerish says:

    Bir dönem Cem Devrim Dursun (galiba 1998-2000 arası) Enred’te yazılar yazardı. Enred’te hammer müzik destekli bir dergiydi, arasıra compilation cd’ler verirdi. Nostalji :)

    nordson

    @bakerish, kapak çok “enred” be abi :D

  5. Avcı says:

    Ah ulan ah!Bu albümü Kanat Atkaya yazacaktı.Ondan dinleyecektik albümün içeriğini

    :D

  6. anonim says:

    kana kırmızı çok yakışıyor \m/

  7. Exorsexist says:

    cenotaph’ın bu albümüyle ile ilgili garip bir anım var. yıl 99, yer; yazlık.
    bir arkadaşım başka bir arkadaşıma bu albümü verir. albümü alan arkadaşım bana gelir ve kasettten kasete çekmemi ister. eve giderim boş kaset ve cenotaph kasedini koydum. sesini kapatıp çekmeye başladım. ardndan yarım saat geçer merak ederim bu nnasıl birşeymiş lan bi göz atayım diye. sesini çok az açtığımda ise hayatımdaki en korkunç 10 saniyeyi yaşar, odadan kaçarım. sonra kuzenleri filan çağırıp şarkı sözlerinde ne yazıyor filan diye tercüme ettirmiştim fakat yarısını zaten tercüme edemediler diğer yarasını da bana söylemediler. sonrasında bir daha sesini açamayarak kayıdı bitirir arkadaşıma götürürüm. karşılığında megadeth – countdown to extinction albümünü alır ve metalcilik dünyasına giriş yaparım.
    tabi fazla geçmeden 2003 yılında Pseudo Verminal Cadaverium’u alıp dinlemeye başlarım.

  8. hihat says:

    Grindcore ve gore içerikli türevleri bitsin artık. ölsün

  9. Exorsexist says:

    cenotaph çok fazla kategori yanlışlığı yapılan gruplar içerisinde. konuyla pek alakası olmayanlar hep grindcore yada goregrind ile karıştırıyor. cenotaph slam(tam olarak brutal değil) death metal grubudur.

  10. gerekli says:

    grindcore punk ile anılmalı; metal ile değil!
    (tamam assuck var; terrorizer var; napalm death de var; “they exist”)
    bu arada insanlar şu grindcore a bok atma huyundan vazgeçip; anticapital ya da misery index dinleseler…

  11. abicim 20 küsür yıldır metal müzik dinliyorum, bunun en az 15′inde death ve türevleri dinlemişim bu tribi bir türlü anlamıyorum. hadi zorlasam gitar ve davula bi sempati besleyebilirim (tahmin bu), ama sürekli ööööğğğddüüüüü diyeceksen o şarkı isimleri ne.

    ya da herşeyi siktirettim, o şarkı isimleri ne ya hahaha

  12. Barış says:

    “Ben daha iyi yaparım”, “Bunun daha iyisi olabilirmiş” gibi yorum yapan arkadaşlar “daha iyisi”ni yapsınlar da onların röportajlarını da okuyalım. o zamana kadar eleştirilerin daha mantıklı bir çerçevede yöneltilmesini öneriyorum. yoksa komik oluyor gerçekten.

  13. TAAKE says:

    cenotaph a da lat atanları saçma sapan yorum yazanları bence ters haça gerip canlı canlı otopsi yapsam sinirim geçmez
    ADAMLAR TÜM METAL DALLARINDA TÜRKİYENİN EN KALİTELİ METAL GRUBU (istediğiniz kadar tartışın gerçek bu)
    ADAMLAR AMERİKA FLORİDA DA BİLE SAYGIYLA ANILIYOR VE ALBÜMLERİ TAKİP EDİLİYOR ORDAKİ METAL DERGİLERİNDE YAZILARI ÇIKIYOR
    EN SON BİLDİĞİM YURT DIŞINDA TARKANDAN BİLE ÇOK TANINDIKLARI TARKAN I İKİ ÜÇ RUS BİLİR AMA CENOTAPH ALMANYA,POLONYA,İSKANDİNAV ÜLKELERİ,AMERİKA,KANADA,YUNANİSTAN,ÇEK CUMHURİYETİ,FRANSA,İTALYA VE JAPONYADAKİ UNDERGROUND METAL PİYASASINDA BAYAĞI TANINIYOR
    ÖZELLİKLE KANADADA HAYVANİ BİR HAYRAN KİTLESİ VAR Cryptopsy
    İLE KAFA KAFAYA GİDİYOR KANADADA

    BÖYLE BİR GRUPTAN BAHSEDİYORUZ BEYLER
    şimdi death,heavy,thrash de orta çağı ,black metal de yontma taş devrini yaşayan,gruplarımızın en fazla 2 demo bir dandik albüm yapıp dağıldıkları(ancak bu kadar dayanabiliyor garipler)bir ülkede böyle bi grubumuz var hala laf laf laf gidin o zaman daha iyisini yapın lannnnnnnn
    akşam akşam adamın sinirini zıplatıyorlar yaaaaaaaaaaaaa

    Karanlık Büyücü

    @TAAKE, sen grup üyelerinden biri değilsen ben de ibneyim.

    öncelikle söylediğin şeyler YALAN. ‘kanada’da hayvani bir hayran kitlesi’ gözlerimden yaşlar aktı gülmekten.

    bu albüm bir müzik albümü değil. ‘cool olduğunu düşündüğümüz distortion kolajı’ diye tanımlasalar daha dürüst olurdu. o bakımdan kötü mü? bilmiyorum uzmanı değilim ama death metal bir metal alt müzik türü olduğu için o bağlamda vasat bir albüm. arada bir müzik denebilecek pasajlar var ama onlar da tam anlamıyla vasat.

    albüm notuna 8,5 verilmiş. bence bu sitede artk bir ayrım yapılsın. yerli/yabancı ayrımı. yerli 8,5 ile yabancı 8,5 arasında uçurum olduğu kolaylıkla anlaşılıyor çünkü

  14. Salata says:

    Gore temalı şeylere ilgi duysam da hayatımda dinlediğim en kötü albümlerden biri, o gargara vokaller ne lan ahsahdashhasd 0 notum

  15. Ouz says:

    Zamanında arkadaşlar arasında elden ele dolaşan compilation albümlerinde de Verbalized Opinions About Intravaginal Umbilical Corded Fetus in Uterus parçası vardı. Compilation’lar yerli mi yabancı mıydı anımsamıyorum ama. Hey gidi günler be…

    Ouz

    @Ouz, Yukarıdaki yorumlarda da belirtilmiş aynı şey. Evet Enred’de vardı ve elimdeki versiyonda bu şarkıdan sonra Behemoth’un Decade of Therion’u başlıyordu.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.