# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
AEON – Path of Fire
| 16.11.2010

Patlarsam yanarsın.

İsveç’ten çıkmasına rağmen Amerikan death metaline yakınlığıyla son yıllarda gerek Cannibal Corpse olsun gerek Hate Eternal olsun epey takdir edilen ve reklamı yapılan bir grup oldu Aeon. Çıkardığı 2 adet albümle kendilerini bana kanıtlayamasalar da kendilerini tanıtacak kadar başarılı bir çıkış yakaladılar.

“Path of Fire”, yazın başlarında çıkmasından dolayı bu yaz sıcaklardan bir nebze kurtulmama sebep olan Severe Torture’un “Slaughtered”ı ve Misery Index’in “Heirs to Thievery”si ile birlikte en çok dinlediğim albümler arasında oldu. Grup adına bu albümde çok fazla değişiklik ve gelişme var. Neredeyse tamamiyle yeniden yapılanmış bir Aeon var karşımızda. Öncelikle ilk 2 albümünde muzdarip olduğu hatadan, Swanö’nun bile kotaramadığı berbat prodüksiyondan dönüp, Erik Rutan’ın işçiliği sayesinde çok güzel ve üst düzey bir sound’a sahip olmuşlar. Erik Rutan’ın son yıllarda git gide iyileşen prodüksiyonu zaten malumumuz. Hele ki kendi albümlerine yaptığı berbat prodüksiyonlu albümlerden sonar, Rutan’ı tebrik etmemek elde değil.

Bir diğer kanayan yaraları da vokalist Tommy Dahlström’un vokalleriydi. Aşırı kötü söz yazımı ve dümdüz sesiyle okurcasına yaptığı vokallerini, hem ses kullanımı, hem de söz yazımı açısından geliştirdiği, hatta baya yol kat ettirdiği görülebiliyor. En azından “biblewhore”, “doorknocker”, “God Gives Head In Heaven” gibi laflar görmemek sevindirici. Gitarlar da eksik kalmamış. Rifler biraz fazla Cannibal Corpse’vari olsalar da, daha iyi rifler ve daha özenli şarkı yazımıyla görevlerini yerine getirmişler. Ayrıca bu albümde kullanmaya başladıkları 7 telli gitar, sound’larına güç katmış ve tam oturmuş diyebilirim.

Fakat en çok dikkatimi çeken tabii ki Nils Fjellström isimli hayvan bateristin yapmış olduğu blast beat festivali. Henüz kendisinin en iyi performansını Sanctification – “Black Reign”de mi yoksa Dark Funeral’ın “Angelus Exuro pro Eternus”unda mı yaptığına karar veremezken, Aeon – “Path of Fire” ile akıllardan uzun süre çıkmayacak bir davul performansı göstermiş. Kendisinin müzik piyasasından elini ayağını çekmesi ise başka bir konu.

Müziğe geçersek aslında çok fazla söyleyecek bir şeyim yok. Çünkü Aeon’un henüz bağımsız bir sound’a sahip olamadığı bariz. Zaman zaman gayet teknik olsalar da Immolation, Cannibal Corpse, Morbid Angel, Deicide gibi belli başlı grupların kullandığı genel rif kalıplarının dışına çıkamadıklarını ve üstüne ekledikleri Nile, Behemoth tarzı Uzak Doğu sentezli solo kullanarak kendilerince birşeyler eklemeye çalıştıklarını söylemek mümkün. Ama pek orijinal olmayı başaramamışlar diye düşünmekteyim. Yine de en başta Of Fire olmak üzere The Sacrament, Forgiveness Denied, God Of War gibi şarkılar fazlaca umut verici.

Sonuçta Krisiun, Aeon, Vomitory gibi bu tarz death metal yapan grupların stüdyo ve canlı performansları iyi olsa da, çok fazla yaratıcı olmalarının imkanı olduğunu zannetmiyorum. Ne olursa olsun Aeon yeni sayılabilecek bir grup ve daha şimdiden çıtayı yükseltmeye başladılar. Potansiyellerini iyi kullanırlarsa ilerde isimlerini daha çok duyacağız.

Exorsexist

7,5/10
Albümün okur notu: 12345678910 (8.29/10, Toplam oy: 34)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2010
Şirket
Metal Blade
Kadro
Daniel Dlimi: Bas, gitar
Tommy Dahlström: Vokal
Zeb Nilsson: Bas, gitar
Nils Fjellström: Davul
Şarkılar
1.Forgiveness
2.Kill Them All
3.Inheritance
4.Abomination To God
5.Total Kristus Inversus
6.Of Fire
7.I Will Burn
8.Suffer The Soul
9.The Sacrament
10.Liar In The Name Of God
11.God Of War
  Yorum alanı

“AEON – Path of Fire” yazısına 18 yorum var

  1. Ahmet Saraçoğlu says:

    Sırf Alex övdü diye Rise to Dominion’ı baya dinledim ama onun bulduğu cevheri bulamadım. Bu albümü henüz dinleyemedim ama Aeon benim için şimdilik “Keşke iyi olsa” diye düşündüğüm herhangi bir death metal grubu. Umarım fikirlerim değişir bu albümle.

  2. minikbalina says:

    bir gramer nazisi olarak yazının ilk cümlesindeki “taktir” kelimesinin doğrusunun “takdir” olduğunu belirtmek isterim.
    taktir imbikten geçirmek demektir.

    Ahmet Saraçoğlu

    @minikbalina, evet gözden kaçmış, sağol düzeldi.

    minikbalina

    @Ahmet Saraçoğlu, o zaman başlamışken devamını getireyim, ikinci paragrafta da “hattadan” diye bir yazım hatası var (:
    (tam sopalığım)

    Exorsexist

    @minikbalina, nasıl ya? o değil de sonra yerine “sonar” yazmışım biyerde typo olmuş.

    nekropunk

    @Exorsexist, abi sonar yapılan en büyük typolardan biri olabilir. kendimden biliyorum yazdığım 3 sonranın biri sonar. (bunda bile sonrayı sonar yazıp silmem gerekti mesela)

    Ahmet Saraçoğlu

    @minikbalina, rastlarsan söyle tabii. Ben de çok titizim o konuda, her yazıyı okuyup düzeltiyorum ama bu bayram tatiline çıkma durumundan, bu haftaki 7-8 yazıyı çok kaotik bi ortamda, aceleyle girmem gerekti, o yüzden ufak tefek hatalar olabilir, bu hafta internete sadece telefondan girebildiğim için tekrar üstünden geçmesi kolay olmuyor, hatalara rastlarsanız söyleyin düzeltirim.

  3. Ertuna Yavuz says:

    kritiğe bakılırsa şarkı sözleri ve prodüksiyon haricinde grubun tek dinlediğim bleeding the false albümünden pek farkı yok galiba. ikinci bir albümlerini dinlemeye ihtiyaç duymayacağım kadar güzel albümler bekliyor beni hala.

    Exorsexist

    @Ertuna Yavuz, aralarında dağlar kadar fark olmasa da es geçilmeyecek kadar fark var.

  4. Aeonian_Lich says:

    Albüm kapağından iyi kolye olur :D

    minikbalina

    @Aeonian_Lich, doyamadılar şeytana, pentagrama, 666′ya (=
    (ama keçiler güzel)

  5. nordson says:

    anneee ben satanik oldum.

    thefakefloydian

    @nordson, klipte stvnin satanist arifinden ciddi etkilenimler var :P

  6. Berker İlhan says:

    Benimde beklentilerimi karşılamadı açıkçası , herhangi bir death metal albümü..

  7. ismail vilehand says:

    Rise To Dominate albümünün hastası olarak bu albümü çok büyük umutlarla bekledim ama açıkçası pek beğenmedim. teknik olmak zorunda değillerdi bence. ilkokul ingilizcesiyle yazdıkları satanik ve atmosferik parçalar çok daha iyiydi.

  8. bende bu adamların 2005′te çıkan Bleeding The False albümlerinin büyük fanıyım ne bu ne de Rise To Dominate fazla sevdiremedi kendini. kritiğini görebilsek keşke.

  9. punisher says:

    Bence fazla haksızlık yapıyosunuz hocam. 3 albumleri de taş gibidir kanımca. Bu albumleri de iyi bence 8 alır rahatlıkla

  10. comfortinBRUTALiTY says:

    sanki Deicide’ın o eski zamanlarının daha temiz kaydını dinliyomuşum gibi hissettim(grubu ilk kez dinliyorum)sadece bu albümde değil diğer albümlerde de oldu ilginçtir ki,kritikte de belirtilmiş zaten ama ben direkt olarak Deicide dedim neden bilmiyorum hissiyat işte.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.