# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
IKUINEN KAAMOS – Fall Of Icons
| 10.05.2010

OPETH olmak ya da olmamak.

Metal dünyası uzun zamandır bir yaratıcılık problemi çekiyor. Neredeyse bütün alt türler kendi kendilerini tükettiklerinden dolayı “yeni” müzik üretebilmek için arayışa girmek kaçınılmaz oldu, bu yüzden artık çoğu grup tek bir başlık altında anılacak bir müzik icra etmekten uzak durmaya çabalıyor ve farklı kaynakları tek noktada birleştirmeye çalışıyor. Bu gelinen noktada Opeth’in yeri bir hayli enteresan ve önemli.

Opeth, 90′ların tek yönde ekstremleşen gruplarına inat hep bir çok farklı kaynaktan beslenen bir grup oldu ve bir anlamda kendi markasını yarattı. Yine Opeth, varoluşunu bunun üzerine kurduğundan dolayı, “Opeth gibi” dendiğinde akla gelen şeyler değişken şarkı yapıları ve müzikal zenginlik oldu. Bu yüzden metal dünyasının bu “yenilik” arayışı çerçevesinde son dönemde ortaya çıkan gruplar üzerinde yoğun bir Opeth etkisi olması şaşırtıcı değil. Ama bu Opeth etkisinin de kendi içinde bir özgünlük sınırı var ve icra edilen müziğin orijinalliğini bu sınır belirliyor. Bu yazının konu edindiği albüm bu sınıra toslayan albümlerden.

Ikuinen Kaamos ilk albümü “The Forlorn” ile zaten Opeth benzeri bir grup olarak piyasaya girmişti, özellikle Opeth’in ilk dönemlerine yakın bir yapısı vardı bu albümün. Grup da adını böyle duyurdu. Akabinde plak şirketiyle yaşanan anlaşmazlık sonucu “Epilogue” albümü piyasaya çıkmadan direkt çöpe gidince grup bu albümünden üç şarkıyı alıp EP formatında kendisi yayınladı. “Closure” adlı bu EP’de grup sonunda kendi yolunu çizmeye başlamış, Opeth etkilenimlerini bir kenara bırakıp daha ziyade kendi tarzına odaklanmıştı. Peki o EP’den sonra ne oldu da bu vatandaşlar “The Forlorn”un da ötesinde bir “Çakma Opeth” kimliğine büründüler? İşte bunun cevabını bulmak zor.

Opeth’in karakteristik özelliği olan distortion/clean ton geçişlerini, arada giren akustik gitar pasajlarını, brutal vokal/clean vokal geçişlerini bir tutam melankoli ile karıştırıp sunmaya “Aaa aynı Opeth gibi olmuş!” diyoruz çok kabaca. Burada etkilenme ile kopyalama arasındaki sınırı esas olarak detaylar belirliyor, bu detayları da “Akerfeldt faktörü” adı altında toplayıp özetleyebiliriz. Özellikle “Morningrise” sonrası Akerfeldt kontrpuan melodilerden vazgeçtikten sonra yazılan riflerin kendini belli eden bazı karakteristik özellikleri var ve bu da çoğunlukla Opeth müziğinin temelini oluşturuyor. Bu yüzden Opeth’in distortion/clean geçişlerinin üstüne bu rifleri de aynen alıp kopyalarsanız ortaya “Opeth gibi” değil “Çakma Opeth” bir müzik çıkıyor. Diğer birçok Opeth etkili grubun aksine Ikuinen Kaamos daha önce pek düşmemişti bu tuzağa, ancak “Fall Of Icons” ile bu duruma balıklama dalmış arkadaşlar. Hatta o kadar ki, Akerfeldt’in clean/akustik gitar pasajları üzerine attığı blues temelli soloları, bir yere varmayan tipik Opeth outro’ları bile yer yer kopyalanmış. Albümü ilk dinlediğimde “Bu kadarı da olmaz artık” tepkisini vermiştim, zira hakikaten bu kadarı olmaz, olmamalı. Şarkı düzenlemelerinden tut riflere kadar her şey Opeth kokuyor, hatta Opeth’in hafiften kimlik değiştirdiğini düşünürsek Opeth’den daha Opeth bir albüm bu, tek fark Akerfeldt’in vokali.

İşin kötü yanı bu “Çakma Opeth” hali o kadar gözü alıyor ki grubun kendi karakteristik melodilerini ve riflerini tamamen dibe itiyor. Zaten albüm genel olarak grubun önceki işlerine göre daha progresif bir yapıda, şarkılarda daha çok varyasyon, daha çok rif var, dolayısıyla şarkıların içine girmesi de görece olarak zor. “The Forlorn”da göze sokulan melankoli bu sefer daha derinlerde, diplerde yer alıyor. Bu yüzden grubun hayranı bile olsanız ilk dinlediğinizde gözünüze böyle koca koca bir “Opeth!” damgası çarpıyor. Mesela albümden yayınlanan ilk şarkı, Indoctrination of the Lost. Şarkının %80′i bire bir Opeth araklarıyla dolu. Şarkıda “Aha işte Ikuinen Kaamos!” diyebileceğim tek bölüm olan 04:50 gibi giren ve daha sonra distortion/brutal vokal ikilisi ile tekrarlanan clean rif bütün bu Opeth hengamesi altında kaynayıp gidiyor. Keza In Ruins’in açılışı da buna örnek verilebilir. Albümün finalini yapan 17 dakikalık Apart daha dengeli bir Ikuinen Kaamos kimliği taşıyor istisnai olarak, ancak süresinin hakkını verecek kadar başarılı bir şarkı değil ne yazık ki.

Mevzu özetle şu, elimizde fena olmayan bir progresif death metal albümü var. Eğer Opeth diye bir grup dünya üzerinde varolmamış olsaydı bu albüm üzerinden grubun vizyonuna, riflerine, şarkı yapılarına övgüler düzebilirdim, ancak Ikuinen Kaamos hayranı bir insan olarak itiraf etmek durumundayım: bu her saniyesine kadar “Çakma Opeth” havası sinmiş bir albüm. Bütün bunlardan bağımsız değerlendirebileceğim tek yönü prodüksiyon, ki mis gibi olmuş. Prodüksiyon açısından dinlemesi gayet zevkli bir albüm, hatta çakma içeriğini bile tolere edebiliyor belli bir noktaya kadar. Ama her şeye rağmen, evet bu bir çakma Opeth albümü.

Bu albüme Opeth diye bir grubu hiç duymamış olsaydım 9, Ikuinen Kaamos’u hiç dinlememiş olsam 5 verirdim muhtemelen. Bu albümün özeti de bu puanlarda saklı zaten, uzun uzun anlatmasam da olurmuş. Aldığı puan ikisinin ortalaması.

sambalici

7/10
Albümün okur notu: 12345678910 (6.93/10, Toplam oy: 14)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2010
Şirket
Maddening Media
Kadro
Risto Herranen: Vokal
Jarno Ruuskanen: Gitar
Juhani Mikkonen: Gitar
Lauri Saari: Bas
J-P Raisanen: Davul
Şarkılar
1. Indoctrination of the Lost
2. Statues
3. In Ruins
4. Condemned
5. Apart
  Yorum alanı

“IKUINEN KAAMOS – Fall Of Icons” yazısına 4 yorum var

  1. heat says:

    ilk albümlerinin iki şarkısını dinleyip bırakmıştım. artık adam gibi dinlemek şart oldu bunları. du bakalım.

  2. özgür says:

    bu başlıkta hep beraber üç deyince opeth diyoruz,

    bir iki üç :

  3. abcd says:

    e opethmiş bu!
    ehe

  4. jarenk says:

    Bu albümden çok daha iyisini yapabileceklerine inanıyor(d)um, ama haberler kötü,vokal Risto gruptan ayrılmış, esas oğlan gitarist Jarno’da aşağıdaki mesajı göndermiş;

    “The bad news just keeps piling up. Ikuinen Kaamos is taking an undetermined hiatus as a band. I’m facing personal difficulties and I’ve got no strength left to continue with the band full-time. I will however continue to write music for the band and I promise that Ikuinen Kaamos will be back stronger than ever. I would like say thank you to all of you guys.”

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.