# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
INTERNAL DECAY – A Forgotten Dream
| 26.03.2010

Unutulmuş başyapıt.

Old School ve underground’a gönül vermiş biri olarak yine adı sanı pek duyulmamış bir grup ile karşınızdayım. Bu sefer hiç beklemediğim düzeyde kaliteli bir müzik icra ettiklerine tanık olduğum ve son zamanlardaki en iyi keşfim olan Internal Decay’den bahsedeceğim biraz. Yine kısa bir kritik olacak, çünkü gruptan bahsederken kelime bulmakta güçlük çekiyorum. Kendileri İsveçli olup şimdiye kadar bir demo (1991) ve bir de bahsetmekte olduğum albümü (1993) çıkarıp dağılmışlar. Seneler sonra tekrar bir araya gelmişler.

Şimdiye kadar isimlerine neredeyse hiçbir yerde rastlamamış oluşum gerçekten üzücü. Acaba ben mi çok abartıyorum yoksa bu grup şu ana dek fark edilmemiş bir başyapıt mı sunuyor hakikaten? Yok arkadaş! Abartmıyorum, gerekçelerim var. Birincisi, eğer grup kariyerini sürdürseydi bence çok önemli bir grup olabilirdi. Şu anda İsveç death metali diyince aklımıza gelen gruplardan eksiği yok. Devam etselerdi belki de İsveç death metali şu anda olduğundan daha farklı yerde olurdu. İkincisi İsveç’e özgü klasik old school death metal ile melodik death metalin en iyi harmanlandığı albüm, bence bu albümdür (büyük iddia evet). Old school death metalin çiğliği, black metalin karanlık havası ve melodik death metalin bürünebileceği en melodik hâl, bu albümde gayet orantılı olarak harmanlanmış ve ortaya enfes bir iş çıkmış.

Albümün mükemmelliği kendine has gitar tonlarında, o yıllardaki teknolojiyi de düşünürsek prodüksiyonun iyi olmasında ve adını koyamadığım daha birçok şeyde saklı. Mesela Carcass’ın “Heartwork” albümünü dinlediğimde de neden o kadar çok sevdiğimi fazla sorgulamam, çünkü değeri azalacakmış gibi gelir. Bu albümde de benzer hisleri yaşadığımı söyleyebilirim. (Tesadüfe bakın ki çıkış tarihleri de aynı.) Albümü bu kadar sevmemde yerli yerinde kullanılmış ve albüme güzel bir hava katan klavye ve piyanoların da etkisi büyük.

Bu albüme benzer bir albüm dinlediğimi hatırlamıyorum. Neden isimlerinin zikredilmediğini de bilmiyorum. Tabii ki At The Gates veya Dissection ile bu grup arasında kıyaslama yapacak değilim, ama bu grup da bence kendi türünde (ya da yarattıkları kendilerine özel sound diyelim) çok önemli ve hâlâ duyulmayı bekleyen özgün bir albüme imza atmış. Genelde orta tempoda seyrettiğinden Entombed, Eucharist, Unanimated gibi gruplarla da karşılaştıramıyorum. Kağıt üzerinde aynı tür müziği yapıyorlar gibi gözükse de aralarında bariz farklar var. O yüzden kalite olarak ondan iyidir bundan üstündür demek yerine, bu grubu da aynen onlar gibi efsaneler kategorisine koyuyorum. Kapağından sound’una, yarattıkları karanlık ama kapkaranlık atmosfere kadar her şeyini seviyorum.

Bu albümü metal seven herkese öneriyorum. Eskilere dair daha keşfedilecek çok şey olduğunu fark etmemi sağladığı için bu yaratının mimarlarına teşekkürü borç bilirim.

Tanım: Gerçekten büyüleyici!

İhsan DÜNDAR

9,5/10
Albümün okur notu: 12345678910 (7.76/10, Toplam oy: 21)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
1993
Şirket
Eurorecords
Kadro
Kim Blomkvist: Vokal
M.Hagelin:Vocals
Micke Jakobsson: Gitar
Willy Maturana: Gitar
Karim Elomary: Klavye
Thomas Sjöblom: Davul
Şarkılar
1. To Each His Own Pain
2. Repossessed Throne
3. The Anguish of Twilight
4. My Hatred
5. A Forgotten Dream (Intro)
6. A Forgotten Dream
7. Ex Oblivione
8. Tears of Blood
9. ...And Darkness Shall Fall
10. Embedded
  Yorum alanı

“INTERNAL DECAY – A Forgotten Dream” yazısına 7 yorum var

  1. deathless says:

    seneler sonra bir araya gelmişler derken,grup halen aktif mi yazan arkadaş bu konuda bilgi verirse sevinirim!??

  2. Exorsexist says:

    duymamıştım bu grubu. en kötü oldschool isveç dm’i günümüzdeki biçok dm grubundan kat kat üstündür gözümde.

  3. like fire says:

    grup şu anda aktif gözüküyor evet. metal-archives’in yalancısıyım.

  4. nordson says:

    “Gorement – The Ending Quest” müthiş bir örnektir old-school isveç death metal’ine tavsiye ederim meraklılarına.

  5. hysteresis says:

    “Gorement” demişken, Bloodbath’in logosunu çarptığı gruptur kendileri.

    Yazdığım kritiklerde de bahsettiğim “ikinci bahar” olayı, 90′ların başındaki ortamda güzel işler yapıp da devamını getirmeyen gruplara da yaradı. Mesela, geçtiğimiz aylarda Relapse Records, Convulse ve Nirvana 2002′nin de yeniden basımını yapıp piyasaya sürdü. Kritiğini beklemeden saldırsın türün meraklıları.

  6. patognomonic says:

    bu albümü kritikleyip albümdeki baslardan hiç bahsetmemek olmuş mu ihsan kardeşim yaw :)

    (metal müzikte basın ön plana çıktığı anları o kadar çok seviyorum ki,böyle bi albümde isminin geçmemesine içerleyince dayanamadım yazayım dedim..)

    ayrıca albüm için de teşekkür ederim..sayende günlerdir başka bi şey dinlemiyorum

    like fire

    @patognomonic, kritikte hiçbir enstrümandan özel olarak bahsetmedim. albümün bende bıraktığı etkiden yola çıkarak bişeyler yazdım. zaten 9.5 verdim abi, merak edip dinleyen duyacaktır basları bilmem neyi :)

    rica ederim ayrıca. beğenmene sevindim.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.