Tüm Atheist albümlerinin ironik bir yönü var aslında. Bu denli büyük bir etki yaratan, yaratacak olan albümler dizisinden sonra grubun bir çöküşe geçmesi çok garip geliyor bana. Zaten Atheist’in bir şanssızlıklar grubu olması gerçeği de yok değil. İlk darbeyi Roger Patterson’ın ölümüyle aldılar. Grup bir dağılmanın eşiğinden döndü “Piece of Time”dan sonra. Üzerine bir de Doug Keyser (Watchtower)’dan red yiyince iyice çöktüler. Tam o sırada Tony Choy imdadına yetişti grubun. Ardından bir “Unquestionable Presence” geldi. İşte “Elements”ın hikayesi de tam burada başlıyor.
İkinci efsaneden sonra, Steve Flynn müziği bırakıyor ve iş dünyasına atılıyor. Grubun gitar açısından neredeyse her şeyi olan Kelly Shaefer, “carpal tunnel sendromu” adı verilen bir rahatsızlık sonucu lead ve solo gitar çalamaz hale geliyor. Rand Burkey’nin de gruptan ayrılması sonucu grupta gitarist kalmıyor. Bu gelişmelerin üzerine oturup kafa kafaya düşünmek dışında başka bir çareleri kalmayan Choy ve Shaefer, dağılma kararı alıyorlar sadece mecburiyetten. Ancak başka bir mecburiyet daha var ki, o da üçüncü albüm. Grubun plak şirketi ile olan anlaşması gereğince bir albüm daha çıkarması gerekiyor.
Şimdi bu noktada Choy ve Shaefer’ın ruh ve düşün halini hiç tahmin edemiyorum. “Ne albümü lan bu saatten sonra” gibi bir karar alıp ya hiç albüm yapmamayı ya da sallama bir albüm yapıp geçiştirmeyi düşünmeden bile… Yahu bu durumda nasıl “Elements” gibi bir şey çıkar yahu? Nasıl? Daha da ilgincine, ilginç olmaktan da öte imkansızına az sonra değineceğim.
Bir yıl süren karar aşaması sonucu tekrar bir kadro toplamaya karar veriyor grup. Shaefer’ın lead ve solo bölümlerini çalmaları için Frank Emmi ile anlaşıyorlar ve sonradan Rand Burkey’nin gruba tekrar dönmesi ile gitar sorunu “fazlasıyla” çözülüyor. Davullar içinse Josh Greenbaum ile çalışma kararı alıyorlar. Ve stüdyoya giriliyor. 40 gün –yanlış duymadınız- 40 GÜN sonra ortaya, hiç yoktan ne mi çıkıyor? Tahmin ettiğiniz şey.
Müzikal açıdan 40 günde yazılması “imkansız” gibi görülen bir albüm “Elements”. Atheist’in tüm albümlerindeki caz etkisinin tavan yaptığı, şahsi kanaatimce Atheist’in en iyi bestelerini barındıran, en sağlam düzenlemelerin bulunduğu bir albüm. Steve Flynn’in insanüstü davullarından, Greenbaum’un insaniyet namına doğru düzgün çaldığı davullara geçişin tam tamına bu albüme uyması, Choy’un kökenini konuşturup eklediği Latin bölümler ve slap tekniğinde çığır açan performansı, vücudunuzu resmen hareketlendiren, olduğunuz yerde durmanızı engelleyen, dünyanın en mermer adamının bile bacağını sallamasına neden olacak rifler, düzenlemeler…
Bir metal şarkısından çok Al Di Meola albümünden alınmış gibi duran Water ve Air, ritmik olmanın death metal tarafını dinleyicinin yüzüne adeta “geçiren” Animal ve Mineral, bunların üzerine Shaefer’ın yağmur ormanından fırlamış yırtıcı sesi… Kusursuz. Cidden kusursuz. Bu şekilde bir harmoniyi düzene koymak için Dünya insanlarının yıllarca uğraşması gerekirken, Atheist kolonisindekilere ise 40 gün rahatça yetebiliyor.
Albümün müzikal kısmı anlat anlat bitmeyecek bir güzellikte olsa da, bir de sözleri ve konsepti var. “Elements”ı, poetik bir şaheser olarak görüyorum şahsen. Doğadaki yaşam dengesini elementleri yücelterek açıklamak gibi bir antik Yunan tavrı ile günümüz modernizasyonunu eleştiren bir çağdaş tavrın kombinasyonu. Varoluş kaynağı olarak basitçe doğayı tek ve sade görmek yerine, doğayı da atomlarına ayırarak açıklamak. Bir neden-sonuç döngüsü içinde insana insanı anlatmak, ne yaptığını, ne yapmaması gerektiğini anlatmak. Güzelliğin yeşilini, doğanın bir parçası olan denizlerin başka kuvvetlere bağlılığı ve bunlar arasındaki narin dengenin insan eforuna empoze edilmesi. İnsanlığın oluşturduğu “tanrı” kavramını sadece bir “şey” olarak tanımlayarak bile al aşağı edebilme yetisi. Ve en önemlisi de; Yaratılana verilen ironik bir selam. “Elements”ın barındırdığı derin ve zor konsepti anlatmak için seçilebilecek milyarlarca cümleden sadece birkaçı bence.
Metaldeki “sanatın” öncülerinden olan, dinleyenlerin algı ve beklentilerini değiştiren, metalin kolu bacağından önce beynini oluşturmasını sağlayan ve bu yüzden bir çok akıma, gruba yön veren bir grup Atheist.
Ama beyin yalnız bir organ ve trajedileri de bitmiyor ne yazık ki. “Elements”tan sonra dağılan grup, bu dünyaya kendi dillerine çevirmeleri için bir epik hikaye daha bıraktı sadece. Şu an tekrar toplanmış olmalarına ve ben dahil tüm hayranlarını havalara uçurmuş olmalarına karşın, performanslarındaki bariz düşüş gözden kaçmıyor. Umarım yine yanılırım ve bu sene içinde gelecek (yine umarım) albümle ilgili en çok merak ettiğim şey Rush – YYZ cover’ı olmaktan çıkar.
Bu albümle ilgili yorumları araştırırken çok hoşuma giden bir cümleye rastladım. Onunla bitirmek istedim yazıyı;
“Rush ve Watchtower hayranı birkaç gencin, müziklerini Slayer’ın gölgesinden kurtarmak için, hayranı oldukları grupların tarzlarını ekstrem hale getirince ortaya çıkan bir 40 gün şaheseri.”
Kadro Kelly Shaefer: Gitar, vokal
Frank Emmi: Gitar
Rand Burkey: Gitar
Tony Choy: Bas
Josh Greenbaum: Davul
David Smadbeck: Piyano
Şarkılar 01. Green
02. Water
03. Samba Briza
04. Air
05. Displacement
06. Animal
07. Mineral
08. Fire
09. Fractal Point
10. Earth
11. See You Again
12. Elements
Batuhan yazmak istediğini söylediğinde açıkçası bu kadar iyi ifade edebileceğini sanmamıştım, (yaşına verdim :P). Resmen utandım şu satırları okurken. Sırf burada yazan her cümle için bambaşka bir albüm Elements. Kesinlikle efsane, kesinlikle muhteşem.
ben yazacaktım bunu, uyuz oldum :P batuhan, seni kınıyorum ve sana laflar hazırladım..
Buraların en hızlı Atheist yazarı benim.
Minerallerin ağzından şarkı yazmak nasıl bir şeydir onu sorgulamak, onu haykırmak lazım bu zalım dünyaya.
Batuhan yazmak istediğini söylediğinde açıkçası bu kadar iyi ifade edebileceğini sanmamıştım, (yaşına verdim :P). Resmen utandım şu satırları okurken. Sırf burada yazan her cümle için bambaşka bir albüm Elements. Kesinlikle efsane, kesinlikle muhteşem.
Akıl yaşt..
Teşekkürler sdf.
jarzombek hayr(v)anlığı böyle birşey…