2009 yılı metal açısından bereketli geçiyor. Yenilikçi olmasa da birbiri ardına taş albümler dinliyoruz. My Own Grave de 2 yıllık suskunluğunu bozup, “Unholy” EP’sinden sonra çıkardığı “Necrology” ile bombanın pimini çekti.
Bu aralar yardıray bir şeyler dinlemek isteyip umarsızca albüm ararken, kritiğini okumamla bende merak uyandıran grup, 5 adet ne yapmak istediğini bilen elemandan oluşuyor.
Bu uşakların İsveçli olduğunu da ekleyelim. İsveç dedim; çünkü thrash etkili death metal konusunda İsveçli gruplara karşı özel bir zaafım var.
Albümün prodüksiyonu ve miksajı, hepimizin yakından tanıdığı Dan Swanö tarafından üstlenilmiş. Kendisi daha önce yüzlerce grupta bulunmuş, onlarca albümün de prodüktörlüğünü yapmış biri olduğundan, tecrübesini yine konuşturmuş ve sonuçta ortaya fevkalâde bir iş çıkmış. Zaten bir albümde Dan Swanö’nün adı geçtiği vakit pek de tereddüt etmiyorum.
Kapak tasarımı ise, esasen dövmeci olan John Zig adında bir vatandaşa ait. Kapak çalışması, albümün vermek istediği duyguyu ve ihtiva ettiği kaosu gayet iyi yansıtıyor. Hep görmeye alıştığım türden olduğu için biraz klasik kaçsa da, en azından albüm isminin neden “Necrology” olduğunu anlatıyor.
Grubun kendisinden bahsetmek gerekirse; My Own Grave, köklerini old school death metal’e dayayan, bunu da kararında bir modernlikle besleyen bir grup konumunda.
Müziklerinde bariz bir İsveç etkisi olduğu ortada. Tarz olarak her ne kadar “melodik death/thrash metal” diye geçseler de, melodik yanı törpülenmiş ve fazla melodik bekleyenleri yasa boğacak sertlikte bodoslama bir müzik icra ediyorlar.
Albümü dinlediğinizde belki aklınıza birçok grup gelecek. Tabii bu, grubun kendi tarzını oturtamadığından değil de, bu türde ziyadesiyle grup olduğundan ve biraz da yaratıcılığın tıkanmasından kaynaklanıyor.
Adamların yaptığı müzik; Behemoth, Yyrkoon, Legion of The Damned gibi grupları aklıma getirdi. Burda bahsettiğim gruplar eminim ki çoğu kişiye göre alakasız gelecek ve değişecek; yine de grubun kimliğini ortaya çıkarmak açısından şarkıların direktliği, albümün temposu ve gidişatı kıstas olacak şekilde, sanırım bu tür bildik gruplar daha yerinde örnek olur.
Albümü mp3 çalar’a atıp kendimi yollara vurdum. Birkaç kez dinledikten sonra hakikaten “global domination” şişirmesi olduğunu düşünmüştüm. Gereksiz bir sertlik, benim için hiçbir anlam ifade etmeyen şarkılar, kısacası kuru gürültü gibi gelmişti. Sonra albüme bir daha şans verdim (bak sen!). İyi ki de vermişim; zira başta kuru gürültü gibi gelen albüm, aslında tam da aradığım şeymiş.
“Necrology”, benim için hakikaten de metalin tanımı niteliğinde. Tam da istediğim müziği yapıyorlar. Tıpkı Lamb of God gibi, Vader gibi. Saf metal, öküz metal. Albüm bir hayli sert olmasına rağmen, genelinde kullanılan eşlik edilebilen -fakat hâlâ brutal olan- nakaratlarla daha da çekici hâle getirilmiş. Şarkıların hiçbiri boş değil, hatta birçoğu hit olma potansiyeli barındıran kaliteli besteler. Albümdeki bütün parçaları sevmiş olsam da, “None Shall See” ve “Exhumed to Be Buried” benim için bir adım öne çıkıyorlar. Buna karar verirken epeyce düşündüm; çünkü bana göre bütün şarkılar aşağı yukarı aynı değerde. Böyle olunca albümün en iyi şarkısı kişiden kişiye değişebiliyor.
Kısa ve etkili bir introyla açılan albüm, 11 şarkıdan oluşuyor ve başından sonuna kadar adrenalin patlaması yaşatıyor. Albümdeki hiçbir şarkı bütünlüğü bozmuyor. Hail The Blind’ın 35. saniyesinde giren rifler pek şahane. Cerecloth’un nakaratındaki lead gitar melodisi tüyler ürpertici. Tıpkı bu şarkıda olduğu gibi albüm boyunca yer yer duyulan şeytani rifler hem old school bir hava estiriyor, hem de şarkıyı bir anda lanetli bir atmosfere bürüyor. Çoğunlukla kullanılan blast beat’ler bu karanlık ve sert riflere sırıtmadan eşlik ediyor. Kasap görünümlü vokal Mikael Aronsson, albüm boyunca takdire şayan bir performans sergilemiş. Genelde gitarların arkasını doldurarak ilerleyen ve çok ön planda olmayan baslar, Disciples of War’da güzelce ortaya çıkıyor. Sonuçta elimizde tekrarlara kaçmayan, gayet akıcı bir şekilde ilerleyen, profesyonelce üretilmiş bir albüm var. Direkt, tavizsiz ve bodoslama!
Benim için yılın en iyi albümlerinden biri belli. Sadece ilerde dinlenilebilirliğini koruyacağı konusunda şüphelerim var. Önümüzdeki 1 yıl boyunca doğalgaz ihtiyacımı karşılayacak kadar gaz, buldozer gibi seven, makineli tüfek gibi öpen bu sevimli albümü dinleyelim.
Kadro Mikael Aronsson: Vokal
Anders Härén: Gitar
Stefan Kihlgren: Gitar
Max Bergman: Bas
John Henriksson: Davul
Şarkılar 1. Awaiting Death
2. Necrology
3. Hail The Blind
4. None Shall See
5. Disciples Of War
6. Cerecloth
7. Bloodline Broken
8. Exhumed To Be Buried
9. Age Of Torment
10. Carnal Revelations
11. Incineration
Bir de, herkes metal açısından 2009′un hastası ama bence o kadar da parlak bi yıl değil şu ana kadar. En azından büyük sayılabilecek gruplardan akıl alan kaç albüm çıktı ki şu ana kadar? (Tam sayı istiyorum, bissürü falan anlamam.)
Yok ben hastası değilim kendi adıma konuşursam. ki ben yazdığıma göre evet kendi adıma konuşuyorum. “Behemoth, Nile, Megadeth, Between The Buried And Me, Vomitory, Artillery, Hypocrisy, Lamb of God, Augury” bence iyi albümler çıkardılar. Kimi çok iyi, kimi sadece iyi, ama mükemmel diyebileceğim bir albüm çıkmadı bu sene. Bikaç tane de underground grup var böyle parlayan. Zaten dolu albüm dinliyoruz ve kendi adıma genelde iyi olan albümlerin kritiğini yapıyorum. Yani bunların yanı sıra çuvalla kötü albüm var. Bahsetmeye gerek bile duyulmuyor. O yüzden fazlaca iyi albüm çıkmış gibi gözükebilir. Vader mesela beklediğimin altındaydı. keza Slayer da öyle.
valla ben burda cok fazla mastodon fanı var diye biliyodum hic kimse crack the sky dememiş:) ayrıca candlemass da super album yaptı bu sene cok fazla doom sevmesemde hastası olmustum bi aralar immortal all shall fall la super döndü mesela
heat’in dediği gibi crack the skye var gayet iyi. isis’in yeni albümü baya iyi eleştiriler aldı. nile de bence gayet iyi hatta annihilation of the wicked seviyesine yakleşık br albüm çıkardı. bunların dışında sene fena gitmiyor açıkcası.
artillery,btbam,mastodon,nile,pos(ep) bir anda beynimde şimşekler çaktıranlar oldu benim için bu sene. bunları 10 yıl sonra gene açar ne albüm be diyip dinlerim.
bencede bu sene güzel geçti denebilir. devildriver, paradise lost, megadeth, nile*, candlemass, mastodon, heaven & hell, lamb of god, artillery, alice in chains, drudkh(siteden öğrendm) bir çırpıda aklıma gelen dinlemesi zevk veren albümler yaptılar.
(*eleştrmenlere göre dnlemedm)
unutmadan katatonia da albümü de gayet güzel, insanı sarıveren bir albüm olmuş. tabi bi de hacride var. albümleri yeni elime geçti ve harika gerçekten.
Decaying Purity’nin albüm kapağı da John Zig değil miydi? Sitesindeki resimlerinin tarzı çok benziyo da.
evet o da john zig’e ait. sitesinde bundan daha iyi çalışmaları da mevcut.
Bir de, herkes metal açısından 2009′un hastası ama bence o kadar da parlak bi yıl değil şu ana kadar. En azından büyük sayılabilecek gruplardan akıl alan kaç albüm çıktı ki şu ana kadar? (Tam sayı istiyorum, bissürü falan anlamam.)
Yok ben hastası değilim kendi adıma konuşursam. ki ben yazdığıma göre evet kendi adıma konuşuyorum. “Behemoth, Nile, Megadeth, Between The Buried And Me, Vomitory, Artillery, Hypocrisy, Lamb of God, Augury” bence iyi albümler çıkardılar. Kimi çok iyi, kimi sadece iyi, ama mükemmel diyebileceğim bir albüm çıkmadı bu sene. Bikaç tane de underground grup var böyle parlayan. Zaten dolu albüm dinliyoruz ve kendi adıma genelde iyi olan albümlerin kritiğini yapıyorum. Yani bunların yanı sıra çuvalla kötü albüm var. Bahsetmeye gerek bile duyulmuyor. O yüzden fazlaca iyi albüm çıkmış gibi gözükebilir. Vader mesela beklediğimin altındaydı. keza Slayer da öyle.
Like fire çok doğru demiş. Gruptan da o kadar hoşlanamadım, ama sanırım yazıda da dendiği gibi biraz süre gerekiyor. Farklı bişey de değil hani.
valla ben burda cok fazla mastodon fanı var diye biliyodum hic kimse crack the sky dememiş:) ayrıca candlemass da super album yaptı bu sene cok fazla doom sevmesemde hastası olmustum bi aralar immortal all shall fall la super döndü mesela
heat’in dediği gibi crack the skye var gayet iyi. isis’in yeni albümü baya iyi eleştiriler aldı. nile de bence gayet iyi hatta annihilation of the wicked seviyesine yakleşık br albüm çıkardı. bunların dışında sene fena gitmiyor açıkcası.
artillery,btbam,mastodon,nile,pos(ep) bir anda beynimde şimşekler çaktıranlar oldu benim için bu sene. bunları 10 yıl sonra gene açar ne albüm be diyip dinlerim.
bencede bu sene güzel geçti denebilir. devildriver, paradise lost, megadeth, nile*, candlemass, mastodon, heaven & hell, lamb of god, artillery, alice in chains, drudkh(siteden öğrendm) bir çırpıda aklıma gelen dinlemesi zevk veren albümler yaptılar.
(*eleştrmenlere göre dnlemedm)
unutmadan katatonia da albümü de gayet güzel, insanı sarıveren bir albüm olmuş. tabi bi de hacride var. albümleri yeni elime geçti ve harika gerçekten.
None Shall See şarkısına çektikleri klibi yayınlamışlar:
http://www.youtube.com/watch?v=ZhLQV3G9kHY