# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
HOLLENTHON – Opus Magnum
| 30.10.2009

Umut fakirin ekmeği.

“Opus Magnum”un kelime anlamı “büyük iş” demek. Latince olan bu kelime sanatın herhangi bir alanında kullanıldığında eser sahibinin en iyi icraatı gibi bir anlama geliyor. E Hollenthon için de durum farklı sayılmaz.

Moda çok ilginç bir kavram. Daha çok giyim sektörü için kullanılsa da, günümüzde kitapların da, müziğin de, insanların da garip bir sirkülâsyonu söz konusu. Ve özellikle konu müzik olunca bazı şeylerin modası geçmiş olabiliyor.

Yani bugün Pink Floyd ayarında bir grup ayyuka çıksa, herkes burun kıvırabiliyor, “hey bu zaten yapılmıştı,” diyerek. Özellikle de söz konusu orta doğu ezgileri olunca bunu en iyi yapan grubun Orphaned Land olduğu bastıra bastıra söyleniyor. Halbuki değil.

Hele de söz konusu Martin Schirenc gibi bir adamsa kesinlikle değil. Kendisini Pungent Stench’ten tanıyorsunuz demek isterdim ama Hollenthon’dan daha meşhur sayılmaz o da.

Avusturya’nın dünyaya her dakika büyük bir grup peydahlamadığında hemfikiriz. Martin Schirenc’in solo projesi olarak başlayan Hollenthon’un ilk dönemlerinden bu yana davullarını tokmaklayan Mike Gröger, Summoning, Abigor ve Kreuzweg Ost’ta yer alan Michael Gregor ile sıkça karıştırılıyor.

Pungent Stench gibi bilinmeyen ama enfes müzik yapan Kreuzweg Ost, Martin Schirenc’in de bir dönem yer aldığı bir endüstriyel proje. Yani kimin elinin kimin gitarında olduğunun bilinmediği bu güzelim Avrupa ülkesinin en muhteşem müzik adamlarının bir araya gelerek oluşturduğu, orta doğu ezgilerinin ayyuka çıktığı bir grup Hollenthon.

Grubun dördüncü stüdyo albümü olan Opus Magnum, diğer tüm albümlerden izler taşısa da kayıt kalitesinin, koro vokallerin, grubun geleneksel konuk elemanı Martin Schirenc’in eşi Elena’nın vokallerinin (özellikle çıkış şarkısı Son Of Perdition’da) tam olarak oturduğu, üstüne bir de The Tea Party cover’ı nın yer aldığı, (The Bazaar) Hollenthon için kariyerinin en iyi, genel müzik camiası için de kesinlikle ortalamanın üstü bir albüm.

Albümün en öne çıkan özelliği olan şarkı sözlerinin yazarı da daha önce olduğu gibi yengemiz Elena. Elena edebiyatla, özellikle de şiirle oldukça ilgili biri. Bugüne kadarki tüm Hollenthon albümlerinde boy gösteren yazarlık kabiliyeti de takdire değer.

Albümün en güzel şarkısı genel Hollenthon çizgilerini birebir yansıtan Misterium Babel. Çizgi olarak bahsettiğim şey sadece etnik öğelerin etkisi değil. Grubun etnik ve de senfonik yapısının death metalle olan akrabalığı bugüne dek ne zaman denense ele yüze bulaştı. Oysa Hollenthon söz konusuyken her şeyin ayarı öylesine ince ki ortaya kusursuz bir sound ve dinlemesi çok keyifli şarkılar çıkıyor.

Davul stilinin ne geride ne ön planda olması bu atmosferi tamamlıyor. Gitar tonları ne fazla mekanik, ne de fazla kirli. Daha önceki albümler gibi yine Martin Schirenc’in kendi stüdyosunda bizzat kaydettiği “Opus Magnum” grubu dinlememiş olanların en büyük kaybı olabilir.

İlk albümleri “Domus Mundi”, ilk dinlediğim anda etkilendiğim bir albümdü. Bunda o dönem Martin Schirenc’in vokal performansının etkisi çok büyüktü. Ama bugün dönüp o albümü yeniden dinlediğimde aklımdan çıkmayan iki şey görüyorum. Birincisi koro vokalleri, diğeri de Homage – Magni Nominis Umbra şarkısı. Orphaned Land’in ezanı kullanmasının çok orijinal fikir olduğunu sanan insanlara sesleniyorum buradan, beş yıl önce bunu zaten yapmıştı Hollenthon. Ha ondan da beş yıl önce Moonspell yapmıştı ama olsun (1987′de de Celtic Frost yapmıştı naaber – Ahmet). En güzeli yine de Hollenthon’un yaptığı.

Yeni EP “Tyrants And Wraiths” resmi olarak Ekim’in son haftası çıktı ve kaydın isim şarkısı şuradan dinlenebilir durumda. Grubun etnik öğelerden epeyce uzaklaştığı, kendini death metalin şevkatli kollarına bıraktığı görülse de orta doğu kültürüyle özel olarak ilgilenen Martin Schirenc’in bu kültürün en güzel şeyi olan müziğinden de kopamayacağı en azından ben biliyorum.

Muhteşem kapağıyla ödül de alan “Opus Magnum”, senenin en iyi albümlerinden biriydi ve Pungent Stench’le Türkiye’ye iki kez gelen Martin Schirenc’in Hollenthon’la da gelmemiş olmaması çok üzücü. Umut da fakirin ekmeği.

Ayşe Nur

8,5/10
Albümün okur notu: 12345678910 (8.14/10, Toplam oy: 14)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2008
Şirket
Napalm Records
Kadro
Martin Schirenc : Vokal, Gitar, Bas
Martin Arzberger: Gitar
Gregor Marboe: Bas, Back Vokal
Mike Gröger: Davul, Perküsyon
Şarkılar
1. On The Wings Of A Dove
2. To Fabled Lands
3. Son Of Perdition
4. Ars Moriendi
5. Once We Were Kings
6. Of Splendid Worlds
7. Dying Embers
8. Misterium Babel
9. The Bazaar (The Tea Party cover)
  Yorum alanı

“HOLLENTHON – Opus Magnum” yazısına 4 yorum var

  1. Ahmet Saraçoğlu says:

    Kapak ne ödülü almış?

  2. Ugur says:

    Bak bu albüm şahane cidden.Bir önceki albüm With Vilest Of Worms To Dwell de güzeldi ama Opus Magnum çok daha iyi.

  3. Ayşe Nur says:

    Ahmet; Kritiği hazırlamaya başlamadan önce nette dolaşırken görmüştüm ödül şeysini, ilk üçe girmişti hatta. Kaçıncı oldu bilemiyorum. Ama daha sonra baktığımda da şimdi baktığımda da bulamadım hangi ödül. Denk gelirsem yazarım. Ayrıca sabote etmişsin kritiğimi, ama yine de (Celtic Frost’a en derin saygılarımı ileterekten) en güzeli Hollenthon’unki savımı değiştirmiyorum!

  4. Ahmet Saraçoğlu says:

    Metalciler yarışıyor. En güzel ezanı seç, seccadeyi kap.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.