Tazmanya canavarları 2 yıllık bir aradan sonra, metal dünyasında hortum efektiyle dönmek için geri geldiler. Joe ve David Haley kardeşlerin önderliğinde, 2001 yılında çıkardıkları ilk albümleri “The Isle of Disenchantment”tan beri tükürüklerini etrafa saçıp, dikkatleri üzerine çeken Psycroptic, 2008 yılında çıkardıkları “(Ob)Servant” ile yoluna devam ediyor, mu?
Grup, ilk albümleri “The Isle of Disenchantment” ve sonraki albümleri “The Scepter of the Ancients”ta bünyesinde, metal dünyasının gördüğü en sapık vokallerden biri olan Matthew Chalk’ı barındırıyordu. Ancak 2005’te Chalk ayrıldı (ki kendisi şu an Spawn of Possession’ın vokallerini üstlenmekte) ve yerine Jason Peppiatt geldi. Ne olduysa da bundan sonra oldu zaten. 3 yıllık bir aradan sonra grup “Symbols of Failure” adlı üçüncü albümünü çıkardı. Müthiş bir artwork’e ve çok iyi bir müzikal altyapıya sahip olmasına rağmen albüm, eleştri yağmuruna tutuldu. Bu durumun öncelikli, hatta tek sebebi yeni vokal Peppiatt’tan başkası değildi.
Bu noktada genel durumu açıklamak yerine kişisel bir yorumumu gireceğim. ADAM SUSMUYOR. İnanılmaz yahu. Albümde o kadar fazla ve aralıksız vokal var ki, “Ulan bu kadar söz yazmasaydınız da olurdu be yiğidim” demek zorunda kalıyorsunuz. Ki şunu da kabul etmek lazım, Peppiatt, Chalk kadar yetenekli bir vokal değil ve bu durumu high pitch’lere çıktığı zaman paramparça olan sesiyle de belli ediyor. Yani sırf bu vokal konusu yüzünden soğudum şu güzelim albümden, edit’leyip enstrümantal dinleyeceğim şerefsizim.
Evet, durum böyle. Sıra geldi (Ob)Servant’a.
Psycroptic, artwork’lerini her zaman sevdiğim bir grup olmuştur. Özellikle yukarıda da görebileceğiniz “Symbols of Failure” albümünün artwork çalışmaları bir ayrı güzel. (Ob)Servant’ta da bu durum değişmemiş. Yine çok iyi dizayn edilmiş bir kapak, iç düzenleme vs. Bir de plak şirketi Nuclear Blast olunca gelen tanıtımdı, ekstra düzenlemelerdi, grup tişörtü, beresi, kaşkoluydu falan, onları da katarsak görsellik açısından 10 numero bir albüm.
Önceden de belirttiğim gibi grubun müzikal altyapısının neredeyse tümü, Joe (gitar) ve David (davul) Haley kardeşler tarafından düzenleniyor. Bu iki kardeş ile beraber basçı Cameron Grant’e de şapka çıkartmak gerekiyor, albümlerde fazla önde olmasa da yazdığı partisyonları beğeniyorum. Ancak yine pastanın büyük dilimi Haley kardeşlere gitmeli. İlk albümden bu yana yazdığı riflerle “solo atmadan da tech death yapılır arkadaş” akımının öncülerinden olan Joe Haley, bu albümde de saç baş yolduran rifler yazmasına rağmen, eski performansından ödün vermiş diyebilirim.
Kaybetmiş demiyorum, zira bu durumun, grubun müziğini daha yaygın ve (genel metal camiasını göz önüne alarak yazıyorum) “dinlenebilir” kılmak amacıyla, bile bile yapıldığı kanaatindeyim. Zira “The Scepter of The Ancients”ta veya “Symbols of Failure”da (bile) olduğu gibi saç baş yoldurmanın ötesinde “saygı duyulan” , duyunca eyvallah çekilen rifler daha az. Yok değil, ama Haley’nin kapasitesinin bundan çoook daha fazla olduğu kanaatindeyim. Ha, albümdeki gitar icrası kötü falan değil yanlış anlaşılmasın. “Horde in Devolution”, “Initiate”, “Slaves of Nil” gibi şarkılarda yine muhteşem gitarlar mevcut.
David Haley hakkında diyecek fazla birşeyim yok. Dört albümdür, performansından zerre ödün vermeyen, davulu nasıl tonlarsa tonlasın davarlar gibi çalan, üzerinde teknik terimlerle konuşmanın gereksiz olduğu bir davulcu bence. Ha, tek bir şey. Psycroptic albümlerinde her zaman söz yazımını üstlenen kişi de kendisidir ayrıca. Önceki albümlerde daha bir fantastik kafalardaydı (Lacertine Forest, The Scepter of Jaar-Gilon vs.) ancak bu albümde Meshuggah-vari bir metafiziksel hava var gibi. İyidir iyidir.
Veee işte can alıcı nokta. Vokaller. Ne şanslıyız ki, Peppiatt bu albümde biraz susmayı başarmış. Aralıksız 1 saat boyunca vokal dinlemiyoruz, enstrümanları duyma şansımız da oluyor. Fakat daha da garip bir şey olmuş, adamın vokal performansı daha da düşmüş. “SoF”da en azından iyi growl’ları var diyor geçiyorduk, ama bu albümde adam vokal yapmamış ki. Bağırmış sağa sola, umarsızcasına. Ha low havalarda, growl’larda falan yine iyidir ama ses bir yükseldi mi aman. Tekrar belirteyim, paramparça oluyor yahu. Yapamıyor, olmuyor. Yakışmıyor Psycroptic’e. “(Ob)Servant”ı ilk dinlediğim zamanlarda o kadar da kötü gelmemişti ama o sıralar enstrümanlara odaklandığımdan olmalı. Sonradan dikkat ederek dinlediğiniz zaman cidden bazı yerlerde dayanılmaz geliyor. Neyse artık.
Sonuç olarak “(Ob)Servant” başarılı bir albüm sayılabilir, genel kanıya göre. Hatta itiraf edeyim, çoğu şarkıyı bin kere dinlesem sıkılmam, o kadar başarılı. Ama konu Psycroptic olunca durum daha başka bir hal alıyor.
Dipnot: Albümün limited edition’ın da kısa bir “Making of (Ob)Servant” ve grubun 2 konserinin görüntülerini içeren bir ekstra bir DVD yer alıyor.
Şarkılar 01. Ob(Servant)
02. A Calculated Effort
03. Slaves Of Nil
04. The Shifting Equilibrium
05. Removing The Common Bond
06. Horde In Devolution
07. Blood Stained Lineage
08. Immortal Army Of One
09. Initiate
(Ob)Servant’taki vokallere alışmadım, alışamadım. “Dön be Chalky, dön be!” derdim ama artık Spawn of Possission için top koşturacak, oradan takip ederiz.
Psycroptic’in kendine has rif (davul + gitar olarak) yapıları, Chalky’nin vokal tarzı ve Joe Haley’nin patentli “palm mute” tekniği, teknik death metalin yükselişte olduğu yıllarda onları öne çıkaran en önemli unsurlar oldu.
Ancak The Scepter Of The Ancients’ın verdiği tadı Symbols Of Failure’dan nasıl alamadıysam, bu albümden de alamadım. Scepter’ın her şarkısını ezbere bilip kimisini gitarda çalmak için saatlerce uğraşsam da, bu tip şarkıların sayısı benim nazarımda her albümde daha da düşmekte. Bu düşüşü, grubu devleştiren, ilk paragrafta değindiğim kendine özgülüğün hazırladığını düşünüyorum. Çünkü bu formül her ne kadar benzersiz olsa da bir noktadan sonra kendisini tüketme noktasına geliyor. Örneğin Spawn Of Possession bu noktada, kendine has tekniklerini ortaya koydukları Cabinet’ten sonra Noctambulant’te denedikleriyle bahsettiğim tehlikeyi şimdilik atlattı; tabii kimi sevdi, kimi sevmedi, orası ayrı… (ayrıca aynı konuda bkz. Decapitated – Organic Hallucinosis)
Söz konusu tarz teknik death metal olunca dinleyici ister istemez sürekli yenilik ve gelişim bekleyişi içine giriyor ve bu lüksü talep etme hakkını kendinde görüyor. Obituary yirmi yılı aşkın zamandır aynı müziği yapsa da kimsenin buna itirazı olamaz, döverim. Ancak teknik death metal grupları da bu lüksten yoksun oldukları için maça 1-0 yenik başlıyorlar. Onların da işi zor be abi…
Neyse, lafı fazla uzatmayayım, zira kritik girişi gibi oldu, bir tane de ben yazmayayım durduk yere.
(Bu arada bahsi geçen albüm kapakları vs. çağımızın Dan Seagrave’i olmaya aday Par Olofsson’un tasarımları.)
vokaller hariç gayet güzel bir albüm aslında. özellikle davullar çok şov. grubun diğer yakın tarzda olan yeni nesil tech dm olan gruplardan(spawn of possession,gorod, odious mortem, severed savior vs) geri kaldığı yönü tabi ki vokal malesef. Symbols Of Failure albümü pek hoşuma gitmemişti ama bunu daha iyi buldum. Peppiatt’ın brutal vokali iyi de low-high pitch de bayağı batırıyor.
ayrıca spawn of possession’ın chalky ve yeni kadrosuyla neler neler yapabileceğini tahmin bile edemiyorum.
Tüm kapaklarında görüldüğü uzere, özellikle ışık konusunda çok başarılı bir sanatçı. Tarza mükemmel uyan bir taslak yapıyor ve sonra onu öyle bir ışıklandırıyor ki resim birden atmosfer kazanıyor. Derinlik anlamında Seagrave gibisi yok, ama bu arkadaş da ışık konusunda piyasada gördüklerimin en iyisi sanırım.
bikaç gündür sürekli psycroptic dinlediğimden dikkat ettim de ilkini saymazsak en tırt prodüksiyon bu albümde. özellikle davul kayıdı çok dandik. bir de bu pepiat söz yazmaz, vokal yapamaz, yaptığı da bişeye benzemiyor zaten kendine ait bir tarz da değil, canlı performansı da kıytırık(gerçi grup olarak çok ruhsuzlar sahnede) ne diye hala tutuyorlar anlamıyorum. insanın eşi dostu olsa bu kadar taviz vermez lan..
atmazlar tabi. adam geçen evlendi, grubun diğer üyeleri sağdıç falandı hep eheh. myspacete resimleri olması lazım.
ayrıba bu albümün prodüksiyonu davul dışında iyi bence.
(Ob)Servant’taki vokallere alışmadım, alışamadım. “Dön be Chalky, dön be!” derdim ama artık Spawn of Possission için top koşturacak, oradan takip ederiz.
Psycroptic’in kendine has rif (davul + gitar olarak) yapıları, Chalky’nin vokal tarzı ve Joe Haley’nin patentli “palm mute” tekniği, teknik death metalin yükselişte olduğu yıllarda onları öne çıkaran en önemli unsurlar oldu.
Ancak The Scepter Of The Ancients’ın verdiği tadı Symbols Of Failure’dan nasıl alamadıysam, bu albümden de alamadım. Scepter’ın her şarkısını ezbere bilip kimisini gitarda çalmak için saatlerce uğraşsam da, bu tip şarkıların sayısı benim nazarımda her albümde daha da düşmekte. Bu düşüşü, grubu devleştiren, ilk paragrafta değindiğim kendine özgülüğün hazırladığını düşünüyorum. Çünkü bu formül her ne kadar benzersiz olsa da bir noktadan sonra kendisini tüketme noktasına geliyor. Örneğin Spawn Of Possession bu noktada, kendine has tekniklerini ortaya koydukları Cabinet’ten sonra Noctambulant’te denedikleriyle bahsettiğim tehlikeyi şimdilik atlattı; tabii kimi sevdi, kimi sevmedi, orası ayrı… (ayrıca aynı konuda bkz. Decapitated – Organic Hallucinosis)
Söz konusu tarz teknik death metal olunca dinleyici ister istemez sürekli yenilik ve gelişim bekleyişi içine giriyor ve bu lüksü talep etme hakkını kendinde görüyor. Obituary yirmi yılı aşkın zamandır aynı müziği yapsa da kimsenin buna itirazı olamaz, döverim. Ancak teknik death metal grupları da bu lüksten yoksun oldukları için maça 1-0 yenik başlıyorlar. Onların da işi zor be abi…
Neyse, lafı fazla uzatmayayım, zira kritik girişi gibi oldu, bir tane de ben yazmayayım durduk yere.
(Bu arada bahsi geçen albüm kapakları vs. çağımızın Dan Seagrave’i olmaya aday Par Olofsson’un tasarımları.)
vokaller hariç gayet güzel bir albüm aslında. özellikle davullar çok şov. grubun diğer yakın tarzda olan yeni nesil tech dm olan gruplardan(spawn of possession,gorod, odious mortem, severed savior vs) geri kaldığı yönü tabi ki vokal malesef. Symbols Of Failure albümü pek hoşuma gitmemişti ama bunu daha iyi buldum. Peppiatt’ın brutal vokali iyi de low-high pitch de bayağı batırıyor.
ayrıca spawn of possession’ın chalky ve yeni kadrosuyla neler neler yapabileceğini tahmin bile edemiyorum.
Bu arada albümün adı “Ob(Servant)”.
Par Olofsson denmişken.
http://parolofsson.se/
Tüm kapaklarında görüldüğü uzere, özellikle ışık konusunda çok başarılı bir sanatçı. Tarza mükemmel uyan bir taslak yapıyor ve sonra onu öyle bir ışıklandırıyor ki resim birden atmosfer kazanıyor. Derinlik anlamında Seagrave gibisi yok, ama bu arkadaş da ışık konusunda piyasada gördüklerimin en iyisi sanırım.
Daha az önce Ob(Servant)’ın kapağına bakarken “bu ışık efektini nası yapmış lan bu herif?” diye düşündüm, beş dakka onu inceledim.
bikaç gündür sürekli psycroptic dinlediğimden dikkat ettim de ilkini saymazsak en tırt prodüksiyon bu albümde. özellikle davul kayıdı çok dandik. bir de bu pepiat söz yazmaz, vokal yapamaz, yaptığı da bişeye benzemiyor zaten kendine ait bir tarz da değil, canlı performansı da kıytırık(gerçi grup olarak çok ruhsuzlar sahnede) ne diye hala tutuyorlar anlamıyorum. insanın eşi dostu olsa bu kadar taviz vermez lan..
atmazlar tabi. adam geçen evlendi, grubun diğer üyeleri sağdıç falandı hep eheh. myspacete resimleri olması lazım.
ayrıba bu albümün prodüksiyonu davul dışında iyi bence.
Yalnız yeni farkettim, Peppiatt’ın canlı performansı albüm performansından yüzlerce kat daha iyi.