# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
BONDED BY BLOOD – Feed the Beast
| 02.08.2009

Yaş ortalamaları 18–19 arasında olan bir avuç Latin kökenli gencin yaptıkları şeye olan tutkuları, bu albümün gözle görülmeyen temelini oluşturuyor.

Son iki-üç yıldır iyiden iyiye göz önüne çıkan yeni nesil gruplarıyla beraber Thrash Metal sahnesinin daha da güçlendiği bir gerçek. Tabii bu durumun iyi olduğu kadar kötü yanları da var. Mesela çocukken ürettiğim “Thrash Metal’de kötü olan bir albüm yok, ahaha” tezim artık çürümüş durumda. Gerçekten sadece gürültü ya da tamamen bir başka şeyin kopyası olan çalışmalar duyabilmek olası. Bu kalabalıklaşan sahneden ise gerek yaptıkları albümlerle, gerek duruşlarıyla, gerek de özlediğimiz şeyleri günümüze olması gerektiği gibi getirmeleriyle sıyrılan birtakım gruplar var. Mesela “Bonded By Blood” gibi…

Doğrusu “Bonded By Blood” gibi önemli bir ismi (sen çok yaşa Exodus) grup adı olarak kullanmak gerçekten cesaret isteyen bir şey. Hele ki bu ismin içi doldurulamadığında olacak şeyleri düşünmek bile insanı garip bir hale sürüklüyor… Kaliforniya’da Latin kökenli beş Amerikan gencinin oluşturduğu grup, kendi imkânlarıyla çıkarmış oldukları iki EPden sonra Earache Records bünyesine girerek ana konumuzu oluşturan “Feed the Beast” isimli ilk albümlerini yayımladılar.
Latin kökenli müzisyenlerin (tarzlardan bağımsız olarak) ne kadar tutkulu oldukları, müzikle içli dışlı olan hemen herkes tarafından bilinen bir şey. Konumuzla ilgili olarak özellikle Amerikan metal sahnesinde varlık gösteren bu müzisyenlerin dinleyicilere verdiklerini görememek elde değil. Benzer bir durum B.B.B. içinde geçerli. Yaş ortalamaları 18–19 arasında olan bir avuç Latin kökenli gencin yaptıkları şeye olan tutkuları, bu albümün gözle görülmeyen temelini oluşturuyor bana kalırsa.

İçerisinde iki adet bonusla birlikte on dört şarkı bulunan ve yaklaşık kırk dakika süresiyle dinlenebilirliği hayli yüksek bir albüm “Feed the Beast”. Amerikan stili Thrash Metal kalıplarının bir miktar Crossover tadıyla birleşiminden oluşan müzik fazlasıyla dinamik ve hayli köşeli. Son dönemde hemen her tarzdan albümde karşılaştığımız dijitallik sorunu yaşamayan bir albüm ayrıca. Kayıt kalitesinin kimse tarafından yadırganacağını düşünmüyorum.Özellikle albüm boyunca kullanılan solo gitar tonlarını çok sevdiğimi belirtmeliyim.

“Immortal Life” gibi tansiyonu hayli yüksek bir şarkıyla başlayan albüm, hızını genel olarak son şarkıya değin koruyor. Yaratıcı gitar rifleri, çekinilmeden çalınmış sololar ve hayli eğlenceli vokal partileri yaklaşık kırk dakika boyunca hiç eksilmiyor. Albümün ön tanıtım parçası olarak da kullanılan “Psychotic Pulse”, tamamen shred yapısında olan “Necropsy”, şahane ahenkleriyle ve insanın aklına takılıp kalan rifleriyle arka arkaya gelen “Mind Pollution” ve “Another Disease”, diğer şarkılara bakıldığında en farklı yapıya sahip parça olan “The Evil Within”, agresyonu hayli yüksek olan “Civil Servant” daha ilk turda dinleyeni etkileyen şarkılar.

Albümde boş şarkı olmasa da, bir şeye takılıp kalabileceğinizden diğer şarkıları es geçme durumunuz var. Albümün dinleyiciye müzikal anlamda bir şeyler verebildiği açık. Vokalist Jose “Aladdin” Barrales’in ses rengi gerçekten etkileyici ve genel olarak Thrash Metal stilini tanımlayan vokal tarzlarını seviyorsanız, Aladdin’i de sevebilirsiniz. Sololar da bolca kullanılan tremololar ve Whammy efekti, Shred sevenleri çok eğlendirecek. Albümün yüksek temposunda abartı bir yaratıcılık olmasa da ortaya koyduğu performansıyla takdiri hak eden bir diğer isimse davulcu Carlos Regalado. Bir de albümün sonunda, bir çoğumuzun yüzünü güldürebilecek, maziye götürebilecek çok güzel de yapılmış bir cover çalışması bulunuyor. Buna kesinlikle dikkat edin.

Dediğim gibi, genç Thrash Metal sahnesi nicelik anlamında hayli yoğun olsa da nitelik anlamında gerçekten kaliteli işleri nadir olarak bulunduruyor. 80′li yıllardaki Thrash Metal mantığını alıp, üzerine kendilerinden de bir şey koyup bununla yola devam eden Bonded By Blood türün sevenleri tarafından kesinlikle es geçilmemeli. Son olarak da, yersiz bir öngörü olabilir, fakat grup bu kaliteyle çalmaya devam ederse, gelecekte içinde barındırdığı kuşağın kesinlikle önderi olabilir. Bu potansiyele sahip olduklarını, bu kadar erken bir yaşta bu denli kaliteli bir ürün ortaya koyarak göstermiş oldular. Bize de takip etmek düşüyor.

Görkem TEKİNER

8/10
Albümün okur notu: 12345678910 (8.41/10, Toplam oy: 39)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2008
Şirket
Earache
Şarkılar
01. Immortal Life
02. Feed The Beast
03. Psychotic Pulse
04. Necropsy
05. Mind Pollution
06. Another Disease
07. The Evil Within
08. Tormenting Voices
09. Civil Servant
10. Self Immolation
11. Vengeance
12. Theme From Teenage Mutant Ninja Turtles
13. Severe Violation (bonus)
14. Unusual Punishment (bonus)
  Yorum alanı

“BONDED BY BLOOD – Feed the Beast” yazısına 4 yorum var

  1. MegaThrash says:

    Harika bir yazı. Tam Bonden By Blood a yakışır nitelikte. Tebrik ederim.

  2. hysteresis says:

    Warbringer’la birlikte benim de en tuttuğum yeni thrash gruplarından birisi Bonded By Blood… Kritik fazla yoruma gerek bırakmıyor zaten. Ninja Kaplumbağalar cover’ı da çok başarılı ve eğlenceli. Bu tür hareketleri metal camiasında daha sık görmek istiyoruz.

  3. amokrunner says:

    Çoğu kişi gibi benimde isimlerinden dolayı ilgimi çekti..Grup gayet sağlam fakat Exodus gibi bay area thrash kokmadı bana..Aşırı derecede Nuclear Assault u andırdılar..Crossover..Ya da ben yanılıyorum..

  4. ozan akis says:

    iyi ki kapmışlar ismi, yeni neslin en sağlam gelen gruplarından biridir kanımca.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.