# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
ALL SHALL PERISH – Awaken the Dreamers
| 20.06.2009

Kulağı sarıp sarmalayacak melodiler etrafında dönen sweepler, zor olduğu kadar kulak dostu sololar ve yağ gibi akıp giden rifler

İkinci albümü “The Price of Existence” ile gönüllerde taht kuran, hatta bu tahta götünü yaya yaya oturan All Shall Perish, daha uzun süre aktif bir müzik yaşantısına sahip olacak, başka bir deyişle kıçını o tahta yapıştırıp, zorlasak da oradan kalkmayacak gibi duruyor. İlk albümden sonra oturttukları tarzları için metalcore, deathcore ve progresif metalin harmanlanmış hali diyebiliriz. Böyle adamlar oldukça, temeli atılmış türlerin geliştirilip üstüne hem malzemesi hem görünümü sağlam bir biçimde tasarlanmış, dış ve iç mimarisi zengin yapı(t)lar hep varolacaktır.

“Awaken The Dreamers”ta ilk farkedilen öğe gitar tonunun biraz boğuklaştırılmış olması, ki bu da ayrı bir hava katmış. Bu hava, albümü dinledikçe hissedilen hüzünlü, karamsar havanın ta kendisi. Sözler genelde dünyevi meseleler, para, savaş ve kapitalizm üzerinde duruyor. Adamlar baya duyarlı olmalılar ki çok sert bir dille tüm bu saydığım kavramlara saldırıyor, saydırıyorlar. Öyle gaz ki insana banka bombalatır, tüm paraları yakma arzusu uyandırır. Para kölesi olduğumuz, aslında türlü kurumlar tarafından “satın alındığımız” ve özgürlüğün bu olmaması gerektiği çok etkili bir dille açıklanmış. Her zaman olduğu gibi, tüm enstürmanlarda bir ustalık, bir ne yaptığını bilme, bir tutku ve üst düzey yaratıcılık mevcut. Gitarlar eskisinden biraz daha melodik ve genelde hüzünlü melodiler mevcut. Bas gitar eskisi gibi arada çalınması zor bölümlerle kendini öne çıkarmış. Davul ha keza. Ancaaak, en iyi işi Eddie adlı vokalist arkadaş çıkarmış. Öyle ki bu albümle en sevdiğim 3 vokalden biri oldu. Brutal, gore, scream, düz vokal, sesi müziğin akışına göre uyarlama, vokal melodileri, hepsinde müthiş bir performans ve başarı gösterirken bir de küçük bir yerde “heavy metal çığlığı” atmasıyla “iyi bir vokal nasıl olmalıdır?” sorusuna yeni yeni anlamlar, yeni yeni boyutlar kazandırmıştır benim gözümde. Düz vokallerde “The Price of Existence”a göre bir artış mevcut, bir parça (Memories of a Glass Sanctuary) tamamen düz vokalden oluşuyor. Çok dingin, baştan sona hüzün içeren bir parça, tam bir yağmurlu hava parçası. “The Price of Existence”dan başka bu grubun albümünü dinlemeyen herhangi bir kişi bunun All Shall Perish olacağına asla inanmayacaktır.

Bu dingin parçadan sonra, Stabbing The Purge Dissimulation, Gagged, Bound, Shelved and Forgotten ve Until The End adlarında üç adet yardıray parçayı koymaları bence çok stratejik bir önem taşıyor. Memories of a Glass Sanctuary’de kendileri için çok sıradan olmayan bir durum mevcut olduğu için, ardından direk eski albümlerin gazını verecek üç parça koyarak potansiyel “All Shall Perish bozdu öeğğ” insanlarını savunmasız bırakacak bir hamle yapmışlar. Hatta bu hamleyi kısa, hüzünlü iki enstürmantal parçanın takip etmesi, albümün şarkı sıralamasında o kutsal eski dinleyici-yeni dinleyici dengesini bozmamak için verilen “işte biz bu derece tanıyoruz ortamı, hakimiyetimizi de böyle belirtiriz, istediğimiz müziği ahan da böyle yapar, benimsetiriz” dememeleri için hiçbir sebep bırakmıyor. Ancak ne kadar güzel bir hamle olsa da, bu bahsettiğim 3 parçanın, gaz olmalarına rağmen albümün geneline göre vasata kaçtığı bir gerçek. Albüme 10 üzerinden 10 vermememin tek sebebi bu 3 parça. Ama o kadar vasatlık kadı kızında da bulunur. Albümün kapağı da en sevdiğim 5 albüm kapağı arasına girer.

Gelelim albümün diğer üst düzey parçalarına. Geri kalan tüm parçalarda -ki albümün geneli oluyor bunlar- kulağı sarıp sarmalayacak melodiler etrafında dönen sweepler, zor olduğu kadar kulak dostu sololar (diş dostu sakız “falım” gibi oldu) ve yağ gibi akıp giden rifler bulunuyor. Black Gold Reign, bahsettiğimiz küçük heavy metal çığlığının bulunduğu parça. Aslında burda önemli olan Eddie’nin bu sesi çıkarıyor olabilmesi değil, şarkıda nasıl bir yerde kullanacağını çok iyi bilmesi.

In Flames tarzı grupların etkisi de hissediliyor. Arada bi yerde Colony- Clayman döneminden fırlayıp gelmiş ve kullanımı çok yerinde riflere de rastlıyoruz. Never…Again nakaratından önceki geçişte gitar kullanımı ve ana melodisi akılda kalıcı olmakla beraber çok orijinal bir parça. Awaken The Dreamers, albümün en “akıp giden” parçası. Gitar yürüyüşü, harmoni, vokaller, hepsi hüzün ve umutsuzluk aşılar, bir mesaj verir durumda. Albümün en iyi parçası diyebilirim. Hissedilen hüzünlü ve umutsuz hava “Memories of A Glass Sanctuary” ile zirve noktasına ulaşıyor. Awaken The Dreamers’ın sonlarında giderek kısılan bir sesle ağıt yakan gitarların ardından bu parçanın girmesi hem huşu, hem de bir burukluk hissettiriyor. Misery’s Introduction, From So Far Away ve The Ones We Left Behind gibi kısa geçiş parçaları albümün kaburgasını sağlamlaştırmış. “When Life Meant More…” çarpıcılık açısından tam bir “ilk parça” iken “Songs For The Damned” istenen hüzün dolu atmosferi yaratmak açısından tam bir son parça.

Tarzı seven herkese duyurulur.

duraganyolcu

8/10
Albümün okur notu: 12345678910 (7.41/10, Toplam oy: 66)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2008
Şirket
Nuclear Blast
Şarkılar
1. When Life Meant More...
2. Black Gold Reign
3. Never... Again
4. The Ones We Left Behind
5. Awaken the Dreamers
6. Memories of a Glass Sanctuary
7. Stabbing to Purge Dissimulation
8. Gagged, Bound, Shelved and Forgotten
9. Until the End
10. From So Far Away
11. Misery's Introduction
12. Songs for the Damned
  Yorum alanı

“ALL SHALL PERISH – Awaken the Dreamers” yazısına 16 yorum var

  1. heat says:

    koalalı poz supermıs yaw aklıma serkan altunigne nın bı karıkaturu geldi:)

  2. Ahmet Saraçoğlu says:

    Kirk Hammett’a göre son on yılda çıkan en iyi 25 albümden biriymiş bu.

  3. duraganyolcu says:

    Haklıdır. Tarzı seven dedim ama aslında metal seven herkese önerebilirim bu albümü. Adam gibi dinleyip de sevmeyen tek kişiye rastlamadım.

    yukarıdaki vidyoda doğrudüzgün anlaşılamayan parça için:

  4. Sambalici says:

    adamlar tipten çok pis kaybediyor, yazık vallahi.

  5. dfg says:

    hacı tiplerini napıcan çok merak ettim?adamları  yataana mı alıcan?

  6. Sambalici says:

    @dfg: her resmini gördüğün grubu yatağına mı alıyorsun? sahne karizması neden bi mevzu var, nice gruplar heder oldu şebeklik yüzünden.

  7. janslore the celebrity says:

    ulan ne demek şimdi herifleri yatağına mı alcan. laf mı yani. hani imaj, görsellik, kas, atlet, tişört…

  8. Burak Gür says:

    o değil faq var tip deyince..

  9. Suffokate says:

    Black Cold Reign ‘deki heavy metal çığlıklarını 3 inches of blood’un vokalisti Cam Pipes atiyormuş.

  10. ismail vilehand says:

    uzak ara en kötü All Shall Perish albümü. ilk dinlediğimde üzüntüden ağlıycaktım “ne oldu lan bu gruba?” diye. hala aynı fikirdeyim. birbirinden şahane ve ultra gaddar ilk 2 albümün üzerine böyle melodiye boğulmuş bir yapmanın ne anlamı vardı diyorum da, cevap gayet basit; şu albümdeki yaptıkları müziği dinleyecek kitle kesinlikle daha geniş. zaten bu albümden grubun popüleritesi epey bir katlandı. işin kaymağını gayet güzel yediler ama benim gibi eski All Shall Perish’i sevenleride epey üzdüler. buda bir gerçek.

    iksvayzed

    @ismail vilehand, adamlar farklı birşey denemiş kötü de olmamış.. illa deathcore semalarında gezen ultra gaddar işler istiyorsan the last felony, thy art is murder, applaud the impaler falan dinlersin, olur biter.

    ismail vilehand

    @iksvayzed, evet zaten bu albümü dinlemek yerine saydığın grupları ve çok daha fazlasını dinliyorum ama 6 senedir All Shall Perish dinleyen ve takip eden biri olarak albümle ilgili fikrimi belirtmemde bir sakınca olmamalı. her ne kadar beğenenler çoğunlukta olsada benim gibi düşünen eski All Shall Perish fanlarıda bulunmakta.

    Avcı

    @ismail vilehand, Bende All Shall Perish’in 2. albümüne hayran kalan biri olarak bu albüme ısınamadım.Ben Orum’un zaman zaman teknik olmak için eşeğin kulağına suyu kaçırması mı ya da Eddie adlı arkadaşımızın hayvan vokalini daha az kullanması mı bilmiyorum ama bu albüm kesinlikle The Price Of Existence’ın gerisinde.Ama ilk albüm kadar da kötü demiyelim de vasat değil.Abartmayalım şimdi . (:

    ismail vilehand

    @Avcı, kesinlikle Eddie’nin hayvan vokalini az kullanması ve albümün All Shall Perish’ten beklenmeyecek kadar melodik olması eski All Shall Perish’i aratan özellikler. birde işin ilginç kısmı ben en çok ilk albümü seviyorum :)

  11. Avcı says:

    Gagged,Bound,Shelved and Forgotten’ın ana melodisi Anadolu’dan çıkma gibi.Hatta ilk dinlediğimde “Pentagram mı cover’ladı bunlar ?” demiştim.

  12. crowkiller says:

    Deathcore duyunca öğüren birisi olarak bu grubun The Price of Existence albümüne bayılıyorum, bence dünyanın en iyi deathcore albümü olabilir, deathcore u anlamsız böğürtlüler ve beatdownlar çöplüğü olarak görsem de bu albümde müthiş riff ve vokaller var

    Wage slaves parçasını dinleyin mesela, hem söz hem de vokal/riff açısından hayvan gibi pir parça

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.