# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
BETWEEN THE BURIED AND ME – Colors
| 15.03.2009

 

Yasal Uyarı: Bu yazı, albüm kritiği yazan kimselerin arada bir aşırı hislenip yazdığı sevgi pıtırcığı tadındaki kritiklerden biridir. Yazıyı yazan kişi aslında bildiğimiz öküz metal hastası bir insandır.

İşte o yazı!

Hakkında yorum yazacağı bir albümü dinlerken, insan düşünür. Hmmm.. şu konuda önceki albüme göre kendilerini geliştirmişler… gitarist sololarına daha bir özen göstermiş… vokaller eskiden daha bir içten miydi ne… bak bu şarkıya da cidden hiç gerek yokmuş… albüm kapağı bu müziğe hiç uymuyor yahu… bunların konserleri çok deli geçiyordur, belli… vay be, davulun atağı neydi öyle…

Bu sorgulama süreci, nihayetinde varacağı albüm kritiğine doğru yol alırken, albümün iyi ya da kötü olmaya ne derece yakın olduğuna göre kafada şekillenir. Albüm iyiyse, “bu sorular yoruma en iyi şekilde nasıl yansıtılır da okuyucu albümün iyi olduğunu kolayca kavrar” düşüncesi hakimdir kritik yazan kişide. Her müzikte olduğu gibi bu müziği seven insanlar da, iyi bir şey bulduklarında, bu müziği seven diğer kişilerin de duydukları bu şeyden haberdar olmalarını isterler.

Bir de bazı albümler vardır. Dinlersiniz… Albüme yorum yazacaksınızdır. Hem bir dinleyici, hem de bir eleştirmen kulağıyla dinlersiniz. Daha en başından içinizde bir şeyler kıpırdar. Bir şeyler geliyor, bellidir; büyük bir şeyler. Albüm başta kendini bir sunar, açılışını yapar. Grup adeta kulağınıza fısıldar… Tekrar merhaba.. Seni önündeki bir saat içinde neler bekliyor, merak ediyorsun değil mi? Biz, son buluşmamızdan bu yana çok çalıştık, müziğimize karşı farklı bakış açıları, farklı ilhamlar bulduk, geliştik. Bugüne kadar yarattığımız en güzel müziği yaptık ve işte sana sunuyoruz. Kendini ona göre hazırlasan iyi edersin.

Between the Buried and Me, “Alaska” albümüne kadar kimliğini aramış, “Alaska”yla ayağını yere vurmuş, “bakın ben yakında önemli şeyler yapacağım, beni aklınızın bir köşesine yazın” diyen bir gruptu. “Alaska”, kusursuz olmasa da, içinde barındırdığı bazı şarkılarla “şu an böyle müzik yapan başka bir grup daha yok” diye düşündürtmeyi başarıyordu. Bir “Selkies: The Endless Obsession”ı, bir “All Bodies”i dinlerken, insan o gücü, o görkemi, o meydan okumayı içinde hissediyordu.

Yıl 2007 olduğunda, Between the Buried and Me yeni albümü “Colors”ı bizlere sundu. Uzatmayayım. “Colors” kapağından şarkı sözlerine, davulun en ufak bir tuşesinden vokalin en arkada kalan bir vurgusuna kadar, her şeyi, ama her şeyi doğru yapan, sınırları zorlamayı bırakın, sınırı alıp bambaşka yerlere taşıyan bir çalışma.

Bu noktada, yazının ilk kısımlarındaki o albüm harici “dış gözlem” vıdıvıdılarına neden başvurdum, ona geleyim. “Colors”, ilk dinlememden itibaren nefesimi kesen, ihtişamıyla beni tek kelimyle ezen, albümün tamamını ara vermeden dinleyebilmek için yolumu uzatıp gideceğim yere geç varmama neden olmuş, bu müziği dinlediğim bunca yıl sonra beni aptallaştırmış, yaratıcılık konusunda bir kez daha düşünmeye itmiş bir albüm. 2007’nin en iyisi olmayı falan bir kenara bırakın, hayatımda dinlediğim en iyi birkaç albümden biri diyebildiğim, gerçek değerini düşürmemek adına bu albüm için bir yorum yazmasam mı diye düşündürtmüş bir yaratım.


Teknik death metal, hardcore, metalcore, progresif metal, adını ne koyarsanız koyun, “Colors”, anormal denebilecek düzeyde yetenekli müzisyenlerden çıkmış, hakkında yorum yazan insanların, “zaten sayısız yorumcu bu albüme tam puan verecek ve ne kadar olağanüstü olduğundan bahsedecek, ben nasıl daha yaratıcı ve farklı övgü sıfatları kullanırım da okuyucunun ilgisini çekerim” diye kendilerini yemesine ve bu uğurda saçma sapan isim tamlamalarına başvurmasına neden olan, dinleyeni de, yorum yapanı da mal gibi ortada bırakan, kısacası “eşi benzeri olmayan” bir albüm.

Şu an itibariyle yeryüzünde Between the Buried and Me’den daha yaratıcı bir grup olmadığını düşünüyorum (bakın yazının manşetini de verdim). “Colors”ı da bir başyapıt, yıllar sonra bile geçilmeye çalışılan bir kilometre taşı olarak görüyorum. Tek kaygım, Between the Buried and Me’nin sonraki işlerinde “Colors”ı aşıp aşamayacağı. Çünkü eğer aşarlarsa (hafif bir ürperti), bu gruba tapan ve sayıları katlanarak artan kitle bunu kaldırabilir mi, insan bünyesi “Colors”dan daha güçlü bir yüklemeye dayanabilir mi, olur da grup “Colors”dan daha iyi bir albüm yaparsa, “Colors” için kendini yiyip bitiren bu kitle akıl sağlığına mukayet olabilir mi, henüz bilmiyorum.

Albümün şu anda bulamadığım yabancı bir kritiğinde de dendiği üzere; “Bayanlar baylar, karşımızda duran şey, yeryüzünün belki de en üstün, en komple gruplarından birinden, çağımızın Bohemian Rhapsody’si.”

Onlar daha da gelişmeye karar vermedikçe, ötesi yok.

10/10
Albümün okur notu: 12345678910 (8.42/10, Toplam oy: 420)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2007
Şirket
Victory Records
Şarkılar
1. Foam Born: (a) The Backtrack
2. (b) The Decade of Statues
3. Informal Gluttony
4. Sun of Nothing
5. Ants of the Sky
6. Prequel to the Sequel
7. Viridian
8. White Walls
  Yorum alanı

“BETWEEN THE BURIED AND ME – Colors” yazısına 67 yorum var

  1. baldur says:

    inanılmaz bir albüm, between the buried and me’nin in absentia’sı, scenes from a memory’si, operation mindcrime’ı. bundan sonra btbam metalcore yapıyor demenin hakaret sayılmasına sebep olacak bir başyapıt.

  2. Ben says:

    Colors gerçekten de hayatımı derinden etkileyen bir albüm. Hatırlarım her gün en az bir kez baştan sona dinlerdim zamanında. Ama orta vadede -bir yıl- dinlenebilirliğini kaybediyor. Prodüksiyon albümün diğer özelliklerinin yanında zayıf kalıyor ondandır belki bilmiyorum ama şahsen ülkemizde The Silent Circus’a haksızlık yapıldığını düşünmekteyim. Herşeyiyle kusursuz bir albüm ama nedense zaten son derece az olan BTBAM yorumlarında hep arkaplana atılıyor. Hala Colors benim için gelmiş geçmiş en iyi 10 albümden biri olsa da The Silent Circus ilk üçe oynar.

  3. baldur says:

    o değil de neden btbam metal archives’te yer almıyor? onlara göre metalcore olduğu için diyeceğim ama bence btbam progressive metal ve as i lay dying yer bile yer alıyor. ilginç valla.

  4. Ahmet Saraçoğlu says:

    metal-archives bazı konularda çok bağnaz bir site.

    devildriver da daha yenilerde eklendi, hatta “grup eskiden mallcore yapıyodu ama artık death metale kaydılar, biz de koyalım dedik” şeklinde lavuk bir de böbürlenme açıklaması yapmışlardı.

  5. baldur says:

    haha kabul edilebilir metal türlerine kaymaları gerek yani, peki devildriver death metal’den mallcore’a geçerse gene, bu sefer ne yapacaklar? siteyi bakıma sokup o hengamede silecekler o zaman:D

  6. Berca B. says:

    Bu albüm, Scar Symmetry albümlerinden sonra telefonumda en uzun süre kalmayı başarma rekorunu elinde bulunduran, ilk 2 dinleyişimde tarafımdan “ya çok güzel de, tam anlamadım, bi saniye” yaklaşımlarına maruz kalmış, sonraki her dinleyişimde “oha oha. yuh. allahım nereloloyor? inanamıyorum lan bu gerçek mi?” yorumlarını almıştır ve her dinleyişte daha güzelleşen gerçek ötesi bir baş yapıttır. Bir albüme efsane diyebilmek için belki de birkaç yıl gerekir ancak bu albüm kesinlikle bir istisna. Yıllar sonra dinlenirken yine “abi inanılmaz ya” şeklinde insanı hayretler içerisinde bırakacağına dair en ufak bir şüphem yok. Ve katılıyorum, bu albümden sonra düşünülebilecek tek kötü şey, “ya bundan sonra daha iyisini duyamazsak?” olacaktır. Ama Btbam öyle bir potensiyel bombası ki, daha iyisini duyarsak da şaşırmayacak, önlerinde secdeye büyük bir zevkle ineceğim.

  7. like fire says:

    Belki de hayatımda dinlediğim en iyi albüm. Ants of The Sky nasıl bir manyaklık öyle, aklım almıyor. Yeni albümde bunu aşacaklarını zannetmiyorum. Umarım yanılırım. Renkler ve zevkler tartışılmaz. vol 1. renkler (colors) tartışılmaz. Saçmaladım biraz, olsun. Bu albüm benim için hakikaten öyle. Tartışmasız bir başyapıt.

  8. Sambalici says:

    oha hakikaten yok btbam metal-archives’de, daha geçen aylarda vardı halbuki. neden çıkarmışlar çözemedim allah allah.

  9. demandred says:

    protest the hero ile birlikte tam olarak metal olmadıkları gibi bi sebepten (poly-metalimsi gibi bi şey demişlerdi) çıkarılmışlar. baya bi gülmüştüm sen ne şeker şeysin metal-archives diye….

  10. Sambalici says:

    çok malca bir hareket olmuş, btbam yıllardır sitedeydi ki adamlara metal değil demek metal müziğe hakaret, zaten sevmezdim iyice uyuz oldum heriflere bak. ayrıca toplu bir silme mevzusu olmuş, onlarla beraber şu gruplar da gitmiş mesela:

    suicide silence
    bring me the horizon
    disfiguring the goddess
    poolside at the flamingo
    arsonists get all the girls

  11. aliihsan balı says:

    soulfly falan da yok metal archivesde.

  12. demandred says:

    soulfly başlarda hardcore tabanlı olmasından kelli bi nebze karşılanabilir ama site de btbam, protest the hero, destroy the runner (ilk albümleri çok sağlam metalcore, ikinci albümü bilemiyorum) olmaması çok saçma. bir de neden disturbed yok metal-archives’de?

  13. havitetty says:

    Progressive metalin son yıllardaki (son on yıldaki belki, belki daha fazla) en iyi albümü bu. Zamanının çok ilerisinde. Tonlarca progressive metal/deathcore doğmasına sebep verdi ABD’den, mantar gibi türüyorlar, o biraz kötü bir yan olarak sayılabilir belki ama o kadar. Her anı ayrı bir keyif. Seviyorum ulan resmen, 10/10 bile yetmez bu albüme, 11 vermek lazım. (Sonlara doğru kendimi kaybettim biraz)

  14. janslore the celebrity says:

    iyide kardaş, bu kurulan tonlarca prog metal-deathcore grupları sana gelip “abi biz bu grubu kuruyoz ama btbam den etkilendik ona göre” diye rapor mu verdiler. nerden biliyorsun btbam den etkilendiklerini. belki ztbam dan etkilendiler.
    bu arada ben şimdi “yorum yaz, yorum yaz” moduna girip şu sizin beleş cd varmış, onu kazanırsam, mail adresimde fake, nasıl olcak. yani rahat rahat bi fake adres kullanamıcak mıyız. vercek olan her türlü verir cd yi. amma kastırmışsınız, yok ööle olursa vermeyiz bööle olursa vermeyiz. vermiceksseniz adam gibi söyleyin. verceksenizde her türlü verin kardeşim.

  15. Ahmet Saraçoğlu says:

    Mail adresini deneriz, cevap gelirse tabii ki veririz ama tamamen sallama bir şeyse sana ulaşamayız, doğal olarak da veremeyiz. O zaman bir sonraki kişi kazanır albümü.

    Diğer şartta ise bulunabilen, normal olarak dağıtılan bir albüm olma şartı var sadece. Kastırmayla bir ilgisi yok.

    Koray

    @Ahmet Saraçoğlu, Sabrına hayranım Abi.

  16. havitetty says:

    Hee rapor verdiler. Benim onayım olmadan albümlerini salmıyor plak şirketleri çocukların. Saygıda kusur etmezler sağolsunlar.

  17. agalloholic says:

    Şimdi haber yayınlandıktan sonra başlık altına girilen ilk yorumun haberden sonraki ilk yorum olarak varsayarsak, bu yorumun numerosu 2551.. Şu an itibariyle en son yorum ise 2616 olarak görünüyor, bununla 2617 dersek..

    2617-2551=66

    Haberde 1900′ü aşkın denmiş.. Yani yaklaşık olarak 20 ila 40 arası bir aralık söz konusu geri kalan periyodda kazanmak için..

    Bir de evet geçerli mail haricinde şart falan yok.. Her albüme müthiş, süper, eh işte, fena değil gibi yorumlar girsek kafadan, işgüzar yaklaşımı tespit edip böylesi yorumları yayınlamama hakkınız mahfuz mu.. :P

  18. Ahmet Saraçoğlu says:

    tabii ki. şu andan itibaren motorize yorum kasan biri kazanabilir belki. :)

    “çok iyi bi albüm”

    “sevmedim”

    “10 verdim buna”

    “bu bi albüm”

    “albüm”

    “müzik bu”

    “yorum yapıyorum şu an”

    “oldu mu?”

    “2010 bu mu?”

    “bu mu?”

    “o zaman bu?”

    .
    .
    .

  19. Ahura_Mazda says:

    Öylesi de çok yapmacık olacak, ruhsuz yorumlarla dolu olarak anılmak istemeyiz ama değil mi?

  20. Ahura_Mazda says:

    Bu arada bahsetmemişim, müzik bu!

  21. janslore the celebrity says:

    ha

  22. Kolombus says:

    Colors bambaşka.

  23. Burak Gür says:

    an itibariyle dvd’sini edindim ve kendimden geçiyorum. canlı performanslarına tanık olduktan sonra “çok görmek istediğim” gruplar listesinden çıkarıp “görmeden ölürsem gözüm açık gider” listesine alıyorum.

  24. Ahmet Saraçoğlu says:

    Benimki de yeni geldi. Aşmış bir şey. Kelime bulamadım izlediğimde.

  25. darth sidious says:

    bu albüm yüzünden son albümlerini dinleyemedim. her gün 2 şer kere dinliyorum o kadar sarıyo albüm. white walls un son 5 dk sı, ants of the sky, informal gluttony nin girişindeki baslar… albüm komple süper. 11 butonu isteriz =)

  26. darth sidious says:

    ha ayrıca bu albümün notu nasıl 8 den aşağıda olur yahu?! saçma!

  27. Ahmet Saraçoğlu says:

    özel istek üzerine görsel neyin de koydum. adı gibi renklendi yazı. (canısı…)

  28. duraganyolcu says:

    Dünyanın en muhteşem kapanışına sahip olan albüm budur. (White Walls. Son 4 dakika. Secde ettirir.)

  29. nordson says:

    güzel albüm
    7/10

    like fire

    @nordson, Abi şu albüme 1 ver, ama 7 verme ya nolursun :D çok kötü bi not ldksfgjlkafd

    nordson

    @like fire, yok ben trollük için burda değilim. o kadar kusursuz bir albüm değil nezdimde. iyi mi evet iyi. orada sorun yok, ama tüm zamanların en yaratıcı albüm olması konusunda şüphelerim var.
    1′i Braindrill’e vermiştim bi tek bu arada :)

    illuminati

    @nordson, ben de aynısını veriyorum.

  30. havitetty says:

    Bu albümün notunun 7.81 olması (an itibariyle) bu sitenin ayıbıdır.

    sdf şaka bir yana da, dinlemekten bıkmayacağım herhalde bunu ben. Her seferinde mi Sun of Nothing’den Ants of the Sky’a geçerken kendimi kaybederim, White Walls’un son dakikalarını gözlerim kapalı dinlerim? Vallahi her defasında.

  31. nordson says:

    “The Anatomy Of” isimli cover albümü dinleyen var mı?

    Ahmet Saraçoğlu

    @nordson, evet cover albümü.

    nordson

    @Ahmet Saraçoğlu, yok yahu yanlış anladın, ilgi çekmek için yapmadım. fikrini sordum millete.

  32. Ertuna Yavuz says:

    ben grubun m-a.com’dan çıkarılmasını grubun yaptığı müzikle ilgisi olmadan, bu müziği dinleyen kitleden intikam almak adına, başarılarını yedirememek adına core müziğe yönelik tamamen tuhaf bir intikam almak üzerine yorumluyorum, çünkü BTBaM gibi müzikalitesi, üretkenliği, yeteneği tartışılmaz bir gruba kıyasla birbirinden berbat yüzlerce core eğilimili gruplar var arşivlerinde ama onlarla uğraşmıyorlar. ayrıca çok da rahatsızlık duymuyorum, hatta memnunum BTBaM’i daha ayrıcalıklı kılar bu herhangi bir kalıba sığma sıkıntısı yaşamadan müzik yaptıkları için.

  33. saklanan saman says:

    dark side of the moon’dan sonra hayatımda dinlediğim en bir arada en dağılmaz albüm. hiç bir şarkısını tek tek dinleyemiyorum. albümü baştan sona dinlemek apayrı bir keyif.

  34. illuminati says:

    albüme bir türlü alışamıyorum, dinlemeye çalışıyorum ama olmuyor. ara ara güzelleşiyor ama vokal başladığı an müziğin derinliği benim için bitiyor çünkü grubun brutal vokal kısımlarını çok metalcore buluyorum. hayır metalcore olması bir kusur değil ama metalcore’dan zerre hoşlanmayan bir kişi olarak bu albüme yüksek not vermem imkansız gibi gözüküyor.

  35. blackroseimmortal says:

    50 tane albümün karışıp 1 albüme sığması gibi olmuş, zor iş yawt 50 tane albüm 1 albüme sığar mı, 10 verdim tabi :)

  36. illuminati says:

    Ben de 7 verdim gitti. Ara ara mükemmel olaylar var ama şu metalcore yerler müziği çok düşürüyo be.

    saklanan saman

    @illuminati, allah aşkına bi örnek ver bu albümde metalcore olan bir yere.

    illuminati

    @saklanan saman, b)the decade of statues, direkt introsu ve çoğu yeri. Tamam teknik olabilir bir şey demiyorum ama sonuçta bana direkt metalcore’u andırıyor.

  37. death metal ne alaka yahu, bangır bangır metalcore işte.

    9/10

  38. Burak Canik says:

    sound of perseverance gibi müziğin sınırlarını yeniden tanımlayan bi albüm. 10.

    defectivedecay

    @Burak Canik, konuyla alakasız olacak ama eurobattle serverında bir burak tanıyodum nicki spirit crusher dı o senmisin?

    Burak Canik

    @defectivedecay, evet ama account lock yemiştim sen kimdin ya :D

    defectivedecay

    @Burak Canik,

    orhun ben chuckschuldiner account u benimdi hatta.

    Burak Canik

    @defectivedecay, Orhun yıllardır seni arıyorum :D

    bloodshower

    @defectivedecay, oha ben de hatırladım sanki o nicki hatta büyük ihtimal zamanında (1-2 sene önce) “death terk” demiş bile olabilirim.

  39. Itachi says:

    Bazen aylarca dinlemeyip, bazen de günlerce sırf bu albümle yatıp kalkıyorum. Fazla sakat bir albüm.

    Bir de Paul, saçları kısa tut be abi hep böyle.

  40. ups says:

    brutal vokal kullanılmamış olsa etkisini iki katına çıkartacak bir albüm.

  41. Jester says:

    Sanırım en sevdiğim albüm, bilmiyorum ama yine de çok sevdiğim yeri ayrı olan bir albüm. Hatta o kadar güzel bir albüm ki The Great Misdirect gibi gerçekten müthiş olan bir albüm bile bu albümden daha geride kalıyor benim için.

  42. Beleg says:

    On numara albüm, 2000 sonrasını şekle şemale sokan albüm, deneysel albüm, harika albüm, gitar albüm, davul albüm.
    Bi de yorumları baştan sona okuyunca baya bi eğlenceli oluyo, bi sırıtıp bi ciddileşiyorum paso.

  43. GiantZillerIndo says:

    Dinlerken HIĞK! diye gidivericem bi gün, sebebim olucaksın Colors. Ants Of The Sky’ın 11.40′ta giren kısmı gelsin o halde. Manyak mısınız nesiniz anlamadım ki ?

  44. MuratT says:

    Benim bu albüme alışmam zaman aldı. İlk dinlemelerimde “Ants of the Sky” da falan kapatıyordum. 3-4 tam dinlemeden sonra albüme bağlanmaya başlıyorsunuz. Hatta bir ara haftalarca her gün dinlediğim oldu, o derece yani..
    Albüme 3-4 dinleme şansı tanıyan, türü seven herkez bence 10 u basar.
    Notum 10/10.

  45. brutallica says:

    vay arkadaş bu albümün tamamının davul cover’ını yapan übermansch’lar da var, bana Dream Theater’ın A change of seasons’ını guitar pro ya döken mayakları hatırlattı…

  46. This is Anfield says:

    Dinlediğim en iyi albümlerden biridir.

  47. aliihsan balı says:

    Bugün eve dönerken yolumun da uzun olması sebebiyle bu albümü dinlemeye karar verdim. White Walls’ın 4. dakikası geldiğinde evin merdivenlerindeydim. Kalan 10 dakkayı dinlemeden kapatmak gelmedi içimden ve 10 dakika boyu merdivenlerde duvara yapışık bir vaziyette şarkının kalanını dinledim ve albümü o şekilde tamamladım. Bu kadar müthiş bir albüm işte..
    Bu arada sağ bacağım ağrıyor hala..

    Ahmet Saraçoğlu

    @aliihsan balı, “Kalan 10 dakkayı dinlemeden kapatmak gelmedi içimden ve 10 dakika boyu merdivenlerde duvara yapışık bir vaziyette şarkının kalanını dinledim”

    vallahi sarılasım geldi.

    Kemal

    @aliihsan balı, haha benzer olaylar basima cok geliyo ya, mesela sirf bir albumu bastan sona dinleyebilmek icin uzun yoldan giden otobuse binmisligim filan vardir :D

    Jester

    @aliihsan balı, Benzerlerini yapıyorum ben de. Genelde son 5 dakikaya denk geliyor bende, bildiğin aldım-verdim yapa yapa gidiyorum eve sfsdg.

    aliihsan balı

    @Ahmet Saraçoğlu, Kemal, Jester
    Ahmet Abi sağol valla duygulandım. Bu arada yolu uzatma, yolda oyalanma konusunda yalnız olmadığımı bilmek güzelmiş. İnsan rahatlıyor.

    aliihsan balı

    @aliihsan balı, ahahahah BTBAM canıma kastetmeye devam ediyor dostlarım. Akşam çay demledim bir yandan da son albümü dinliyorum. Dur bir şakı daha dinleyeyim öyle çay koyarım kendime diye diye Bloom’a kadar geldim. Sonra winamp’ı durdurup çay koymaya gidince alt demlikte suyun asırlar önce bittiğini ve çaydanlığın ısıdan hafif bir kırmızı rengine döndüğünü gördüm. Mutfakta acayip bir yanık kokusu vardı ve çaydanlık y.rrağı yemişti. Hem çay piç oldu hem de babamdan hoş bir azar yedim. Bu olmadı BTBAM :(

  48. Buhtunnasr says:

    Dünyanın en iyi açılış ve kapanış şarkılarına sahip albümü, hatta dünyanın en iyi albümü

  49. arple says:

    Bir kez daha anmak istiyorum bu muhteşem albümü

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.